İncelikler peygmaberinin,şefkat peygamberinin ümmetiyiz ama hayatımıza onu bir türlü geçiremeyen biçare ümmetiz ( çok çok güzel kendime getirdin beni Funya Ablam Allah razı olsun
evet biz tam olarak anlatamadığımız için yanlış biliniyor İSLAM.. geçenlerde bir haber okudum bir amerikalı arabasının arkasına soyle bır yazı yazmıs.. "İSLAM DİNİ HAKKINDA HER ŞEYİ 9/11 DE ÖĞRENDİM" yani 11 eylül de..
Ahmet Yordamın sunumu çok güzel. Müzik resimler yazılar çok güzel olmuş. Hz Muhammed (sa) ölen kuş için çocuğa taziye giderdi, en zayıf olanlara karşı son dere şefkatliydi evet bunun yanında kafirlerle sizin dininiz size benim dinim bana diyen, yeryüzünde Allah'ın dini islam egemen oluncaya kadar kafirle savaşın emrini bir ömür boyu yerine getirmek için bir çok savaşa çıkan bir komutan bir devlet adamıydı. Peygamberimiz tek bir yönden değil her yönüyle Allah'a örnek bir kulun nasıl olması gerektiğini yaşantısıyla gösteren örnek kul, Vahyi insanlara anlatan Allah yeryüzünde seçtiği elçiydi.
Tüm bunları düşünerek bilerek Hz Muhammed (Sa) anlamalı, o bağlamda müslümanların müslümanlarla ve kafirlerle arasındaki ilişkiyi anlayarak hareket etmelidir.
Ya Rab bize öyle bir anlayış ver ki Hakkı batıldan ayıran Kur'anı en güzel şekilde anlayıp onu yaşantımızda canlandıralım, yaşayalım. Biz bilerek yada bilmeden kalbimizden dahi kötü yanlış işleri düşünmekten sana sığınırız. Hak açıkça belli iken yanlışlara sapanlardan eyleme, Hz İbrahim gibi zor çetin bir sınav veren örneklikleri anlayıp onlar gibi bu hayatta seni birleyen müslümanlardan eyle. Koskoca Kur'anın naslarını bir kenara atıp ağızlarını eğip büken sanki Kur'andanmış gibi yalanlarını süsleyen şerli şeytan ehlinden bizi uzak eyle, Dini, yürünülen yolu, yalnız ve yalnız sana has kılarak yürüyen ihlaslı kullarından eyle, Amin Amin Amin
Saol Canimcim .Biliyorum ki ölüm öldürülmüyor ve kacisimiz yok tabiiki bize sira gelecek ama o ana kadar yasadiklarimizin hesabini Allah kolay vermeyi nasip etsin
yürek dolu sevgi sunan,yaşamıyla insanlık dersi veren bir peyganberin(sav) ümmeti olmak,dünyada sahip olunacak tüm hazinelerden daha değerlidir.Rabbim bizi bu değerin farkında olan insanlardan eylesin.
bu kıssayı görünce aklıma Japonlar geldi ... Japonlar İslamiyet'i merak ediyorlar ve araştırma yapmak için Türkiye'ye geliyorlar ... Sonra dini bilen bir kaç kişiye soruyorlar sizin dininizde neler var ... Başlıyorlar anlatmaya . Biz günde beş vakit namaz kılarız,sene de bir ay Ramazan ayında oruç tutarız,malımızın 4/1 ini zekat veririz ... Hacca gideriz v.s... diye sonra Japonlar kendi dinleriyle İslamiyeti karşılaştırırlar ve kanaatleri şu olur.Bizim de ibadetlerimiz var namaz değil ama ona benziyor,bizde yediklerimize dikkat ediyoruz,malımızdan da fakirlere veriyoruz,ee hacca benzer bir olayda var demek ki İslamiyet'in bizim dinimizden farkı yok derler ve dönerler ... İyi anlatılmayan bir din,iyi tanınmayan bir din nasıl başkalarına anlatılabilinir ki ? İncelik ve nezaket dinimiz bu kadar basit bir şekilde anlatılmamalı ... Kim bilir belki o japon kafilesi Müslüman olurdu güzel anlatılsa idi ... Ve Japonya'da İslamiyetle güzel bir şekilde tanışırdı .... Teknolojinin ileri olduğu bir ülke Kur'an nuruyla da aydınlanırdı ....
Teşekkürler ... konunu biraz sabote ettim gibi oldu ama Hakkını helal eyle....
Hayat, gerdanlık gibidir. Hayat gerdanlığında,aile, akrabalar, dostlar, bu gerdanlığı değerli kılan kıymetli taşlardır. Sohbet ise, o taşları belirli bir düzen halinde birbirine bağlayan iptir. Peki, aşk. Aşk nerede? Aşk, hem o inci tanelerinde, hem ipte ve hem de nazlı ve edalı duruşuyla sevgilide saklı özdür. Değişmez kural olan ayrılık elbet bir gün tecelli edecektir. Mühin olan şun unutmamaktır: Kişi sevdiğiyle berabedir...
Cenab-ı Hak Feyyazı Mutlak Rabbül felak hazretleri meleğinizi Rahmetiyle sarsın, rahmetiyle kanatlandırsın. Ölüm son nokta değil üç noktadır...
Tabiri caizse nasil ki bir odadan bir baska odaya gecerken hayatimizda bir degisiklik olmuyor sadece ortam degistirmis oluyoruz bence hayatla ölüm arasinda cok ciddi bir fark yok önemli olan Rabbimin ya güzel bi ömür ya da güzel bir ölümün nasip olmasi, cünkü herkes hastalilara acilar adayanamiyp isyankar oluyor ve insanin buna sahit olmasi
Tabiki hayatla ölüm arasında ne varki. İnsan doğunca cenaze namazının ezanı kulağına okunmuyormu. Hani yaşlı bir dedeye torunu sormuş; "dedeciğim hayat nedir"? diye. Dedesi de cevaben; " Namazsız ezan ile ezansız namaz arasındaki vakittir" demişya.
“En zayıfınızın yürüyüşüne göre yürüyün.” Bu lafızla bir hadis yoktur.Yani Hadis külliyatlarında böyle bir söz hadis olarak geçmiyor.Sadece cemaatle namaz kılnıyorsa efendimiz en zayıfa göre hareket ediyor.Ya da namazı daha kısa kıldırıyor,örn. ağlayan bir çocuk sesi buna sebeb olabiliyor.Risale'de hadis diye geçmiş ama malesef hadis kaynaklarında bu söze rastlanmamış...
"Halkı, en zayıfına göre takdir edip değerlendir! Çünkü, onların içinde yaşlı, hasta, (evi) uzak, işi gücü olanlar vardır." (Tirmizî, Salât, 175/236; İbn Mâce, İkāmetu’s-Salât, 48/987) Bu hadis namazla alakalıdır.
Yorum yazıp yazmamakta izlediğim günden beri tereddüd etmekle beraber yazmaya karar verdim sonunda.Peygamber s.a.'den namazla alakalı insanların en zayıfına göre namaz kıldırın hadisi vardır.
Esas geçen eserde zaten Türkçesi yok.Bunu araştırmışlar ve sonuç olarak hadis olmadığı belirlenmiş. '' «.ﻢﻜﻓﻌﺿﺃ ﺭﻴﺴ ﻰﻠﻋﺍﻮﺭﻴﺴ » Said Nursî, bu rivayet için "Hadis-i Şerif" demiş, tercüme etmemiştir. Şöyle tercüme edilebilir: "En zayıfınızın yürüyüşüne göre yürüyün!" el-Karî’nin Mevzuat’ında, bu rivayet için şu açıklama yapılmıştır: Sehavî dedi ki: Bu lâfızla (böyle bir hadisin olduğunu) bilmiyorum.''
"Ben Resulullah Efendimizden daha güzel birisini görmedim; sanki güneş, onun mübarek yüzünde devrediyor gibiydi Peygamber Efendimiz (sav)'den daha hızlı yürüyen birisini de görmedim; yürürken adeta yeryüzü ayakları altında dürülürdü Bizler, arkalarından giderken, geri kalmamak için büyük çaba harcardık (Et-Tirmizi İmam Ebu İ'sa Muhammed, Şemail-i Şerife, 1 cilt, Hilal Yayınları, Ankara, 1976, s157) "
Hz Ali'nin torunlarından İbrahim b Muhammed (ra), "Dedem Hz Ali, Resulullah Efendimizi tanıtırken şöyle derdi: "Resulullah Efendimiz, yürürken, adeta yokuş aşağı inercesine, ayaklarını sertçe kaldırırlardı" (Et-Tirmizi İmam Ebu İ'sa Muhammed, Şemail-i Şerife, 1 cilt, Hilal Yayınları, Ankara, 1976, s158) diyerek, Peygamberimiz (sav)'in rahat bir yürüyüşü olduğunu belirtmiştir
Hz Yezid İbni Mirsad (ra) ise şöyle demiştir: "Yürüdüğü zaman vakarlı fakat hızlı giderdi Yanındakiler ona yetişemezdi (GAhmed Ziyaüddin, Ramuz El Hadis, 2 cilt, Gonca Yayınevi, İstanbul, 1997, 541/1) "
Hz Ebu Atabe (ra)'den: "Yürürken kuvvetli adımlarla yürürdü (GAhmed Ziyaüddin, Ramuz El Hadis, 2 cilt, Gonca Yayınevi, İstanbul, 1997, 541/2) "
" Yürürken, ayaklarını yerden biraz kaldırıp önlerine hafif eğilerek yürürlerdi Ayaklarını ses çıkarıp toz kaldıracak şekilde yere sert vurmazlar; adımlarını uzun ve seri atmakla birlikte sukunet ve vekar üzere yürürlerdi Yürürken, sanki meyilli ve engebeli bir yerden iniyor görünümünü arzederdi Bir tarafa dönüp baktıklarında, bütün vücudları ile birlikte dönerlerdi Rastgele sağa sola bakmazlardı Yere bakışları, göğe bakışlarından daha çoktu Çoğunlukla göz ucu ile bakarlardı Ashabı ile birlikte yürürken, onları öne geçirir kendileri arkada yürürlerdi Yolda karşılaştığı kimselere, onlardan önce hemen selam verirdi (Tirmizı'nin Şemail isimli kitabının tercümesinden; Prof Dr Ali Yardım, Peygamberimiz (sav)'in Şemaili, Damla Yayınevi, 3 Baskı, İstanbul, 1998, s 66-67) "
"Hep harekatı mutedil idi Bir yere azimetinde (Yola çıkmak, gitmek) acele ve sağ ve sola meyletmeyip, kemal-i vekar (ağırbaşlılığın olgunluğu) ile doğru yoluna gider ve fakat sür'at (hızlı) ve sühulet (kolaylıkla) ile yürür idi Şöyle ki; adeta yürür gibi görünür, lakin yanında gidenler, sür'at ile yürüdükleri halde geri kalırlar idi (Ahmed Cevdet Paşa, Kısas-ı Enbiya, IV Cüz, Kanaat Matbaası, İstanbul 1331, s 364-365; Prof Dr Ali Yardım, Peygamberimiz (sav)'in Şemaili, Damla Yayınevi, 3 Baskı, İstanbul, 1998, s 51) "
Bkz Hz Peygamber’in Şemaili, Prof Dr İbrahim Bayraktar
Takva # Wednesday, May 5, 2010 7:33:48 AM
funya # Wednesday, May 5, 2010 8:07:22 AM
KuLahuzar # Wednesday, May 5, 2010 8:09:35 AM
Allah rahmetiyle tecelli etsin inşallah..
funya # Wednesday, May 5, 2010 8:12:43 AM
kuLmawii # Wednesday, May 5, 2010 8:28:01 AM
Rabbim imanlı, tertemiz alsın huzuruna...
funya # Wednesday, May 5, 2010 8:51:08 AM
funya # Wednesday, May 5, 2010 9:28:01 AM
mechuLe # Wednesday, May 5, 2010 10:16:54 AM
...
maide # Wednesday, May 5, 2010 10:21:11 AM
saol funya paylaşım için...
insan bilmediğinden korkarmış,
ama bu korkulan islam değil elbet,,,
bilmediğimiz birşey hakkında ya susarız yada onu araştırırız,,
funya # Wednesday, May 5, 2010 10:23:36 AM
Originally posted by mechuLe:
o senin güzelligin ...Originally posted by maide:
herkes degil Maidecim , bazen insalar susmak yada arasatirmak yerine saldir ve konusarak parcalayi uyguluyorlar nedenseKenDimCeKendimce # Wednesday, May 5, 2010 10:25:43 AM
Yüreğine Sağlık Kardeşim...
funya # Wednesday, May 5, 2010 10:26:54 AM
maide # Wednesday, May 5, 2010 10:39:08 AM
ama bizler iyi anladıktan sonra iyi anlatmalıyız sanırım,
bizlerde bilmemize rağmen susuyoruz...
funya # Wednesday, May 5, 2010 10:43:37 AM
.....nazenin1 # Wednesday, May 5, 2010 10:48:29 AM
nasibim # Wednesday, May 5, 2010 11:21:34 AM
adamasalim # Wednesday, May 5, 2010 12:26:49 PM
funya # Wednesday, May 5, 2010 1:58:17 PM
Originally posted by nazenin1:
saol canim
Originally posted by nasibim:
Originally posted by Masalım:
saol canim dualrinizda unutmazsaniz cok sevinirim
kırkaltı # Wednesday, May 5, 2010 3:03:58 PM
geçenlerde bir haber okudum bir amerikalı arabasının arkasına soyle bır yazı yazmıs..
"İSLAM DİNİ HAKKINDA HER ŞEYİ 9/11 DE ÖĞRENDİM"
yani 11 eylül de..
kırkaltı # Wednesday, May 5, 2010 3:04:21 PM
kuLmawii # Wednesday, May 5, 2010 3:10:20 PM
müslüman olmadan önce müslümanları tanısaydım müslüman olmazdım..
diye bir sözü var..
kırkaltı kardeşimin yazısı üzere hatırladım..
ve beni çok acıtan bu dogru söz..
Melik HakerMelikhaker # Wednesday, May 5, 2010 3:15:19 PM
Tüm bunları düşünerek bilerek Hz Muhammed (Sa) anlamalı, o bağlamda müslümanların müslümanlarla ve kafirlerle arasındaki ilişkiyi anlayarak hareket etmelidir.
Ya Rab bize öyle bir anlayış ver ki Hakkı batıldan ayıran Kur'anı en güzel şekilde anlayıp onu yaşantımızda canlandıralım, yaşayalım.
Biz bilerek yada bilmeden kalbimizden dahi kötü yanlış işleri düşünmekten sana sığınırız.
Hak açıkça belli iken yanlışlara sapanlardan eyleme,
Hz İbrahim gibi zor çetin bir sınav veren örneklikleri anlayıp onlar gibi bu hayatta seni birleyen müslümanlardan eyle.
Koskoca Kur'anın naslarını bir kenara atıp ağızlarını eğip büken sanki Kur'andanmış gibi yalanlarını süsleyen şerli şeytan ehlinden bizi uzak eyle,
Dini, yürünülen yolu, yalnız ve yalnız sana has kılarak yürüyen ihlaslı kullarından eyle,
Amin Amin Amin
funya # Wednesday, May 5, 2010 3:24:30 PM
Originally posted by kırkaltı:
... Maalesef
Originally posted by mawii:
Originally posted by Melikhaker:
Herzaman ki gibi harikasin Melik Haker...
Rabbim razi olsun hepinizden
maide # Wednesday, May 5, 2010 4:47:57 PM
ben de pazartesi günü amcamı kaybettim,,
sıra bizlere de gelecek ,
ölüm değil de ölümden önce nasıl yaşadığımız önemli,
inşallah ALLAH'ın rızasına uygun yaşarız...
ALLAH YARDIMCIMIZ OLSUN.
maide # Wednesday, May 5, 2010 4:48:52 PM
Kariha # Wednesday, May 5, 2010 4:50:38 PM
funya # Wednesday, May 5, 2010 5:09:47 PM
Originally posted by maide:
Saol Canimcim .Biliyorum ki ölüm öldürülmüyor ve kacisimiz yok tabiiki bize sira gelecek ama o ana kadar yasadiklarimizin hesabini Allah kolay vermeyi nasip etsin
Originally posted by 1stconqueror:
Originally posted by Kariha:
Saol Karihacim
Karahitaykarahitay # Wednesday, May 5, 2010 5:35:39 PM
değerli paylaşımın için teşekkür.
öylesine # Wednesday, May 5, 2010 6:11:40 PM
Japonlar İslamiyet'i merak ediyorlar ve araştırma yapmak için Türkiye'ye geliyorlar ... Sonra dini bilen bir kaç kişiye soruyorlar sizin dininizde neler var ... Başlıyorlar anlatmaya . Biz günde beş vakit namaz kılarız,sene de bir ay Ramazan ayında oruç tutarız,malımızın 4/1 ini zekat veririz ... Hacca gideriz v.s... diye sonra Japonlar kendi dinleriyle İslamiyeti karşılaştırırlar ve kanaatleri şu olur.Bizim de ibadetlerimiz var namaz değil ama ona benziyor,bizde yediklerimize dikkat ediyoruz,malımızdan da fakirlere veriyoruz,ee hacca benzer bir olayda var demek ki İslamiyet'in bizim dinimizden farkı yok derler ve dönerler ... İyi anlatılmayan bir din,iyi tanınmayan bir din nasıl başkalarına anlatılabilinir ki ? İncelik ve nezaket dinimiz bu kadar basit bir şekilde anlatılmamalı ... Kim bilir belki o japon kafilesi Müslüman olurdu güzel anlatılsa idi ... Ve Japonya'da İslamiyetle güzel bir şekilde tanışırdı .... Teknolojinin ileri olduğu bir ülke Kur'an nuruyla da aydınlanırdı ....
Teşekkürler
funya # Wednesday, May 5, 2010 6:59:11 PM
Originally posted by karahitay:
saol arkadsim güzel yüregin icin tesekkürlerOriginally posted by öylesine:
yooo sabote degil dogru söylüyorsun ...TUSEMYAR # Wednesday, May 5, 2010 7:58:14 PM
funya # Wednesday, May 5, 2010 7:59:05 PM
TUSEMYAR # Wednesday, May 5, 2010 8:00:28 PM
funya # Wednesday, May 5, 2010 8:03:26 PM
ferayim # Wednesday, May 5, 2010 11:49:54 PM
boğazım tıkandı.
Gerçekten!
hele kuşu ölene peygamberimizin ziyareti. ne kadar büyük bir incelik. Ne yüce bir kalp.
anneannene acil şifalar... yakınlarına metanet...herşeyin hayırlısı olsun dileklerim ve dualarımla.
byzaza # Thursday, May 6, 2010 3:09:06 AM
Cenab-ı Hak Feyyazı Mutlak Rabbül felak hazretleri meleğinizi Rahmetiyle sarsın, rahmetiyle kanatlandırsın.
funya # Thursday, May 6, 2010 6:22:58 AM
Originally posted by ferayim:
saol sevgili arkadasim ...
Originally posted by byzaza:
maide # Thursday, May 6, 2010 7:22:33 AM
byzaza haklısın.
ölüm hayatın devamı bence,,,
funya # Thursday, May 6, 2010 11:11:57 AM
byzaza # Thursday, May 6, 2010 5:35:12 PM
celalbermon # Friday, May 7, 2010 10:53:04 AM
Dünya Sultan Süleyman’a kaldı mı
Tövbe edin sığınınız Mevla’ya
Lokman ölümüne çare buldu mu
Ecel yakın iki kaşın arası
Her canlının mutlak gelir sırası
Bizim gerçek hak evimiz orası
O tarafa giden geri geldi mi
Nice oldu dünya benim diyenler
Başlarına altın taçlar giyenler
Ebedi mekana göçüp gidenler
Bir kefenden başka bir şey aldı mı
Hanı nice oldu mahmurlu yurtlar
Şimdi yuva yapmış içinde kurtlar
Hüküm süren Firavunlar Nemrutlar
Onlar bu dünyada abad oldu mu
Gürkani der düşün Allah aşkına
Ecel çevirmez mı seni şaşkına
Öyle ise elin uzat düşküne
İnsan ölür insanlıkta öldü mü
غرباء stranger garibmuhacir # Sunday, May 9, 2010 9:11:15 AM
Bu lafızla bir hadis yoktur.Yani Hadis külliyatlarında böyle bir söz hadis olarak geçmiyor.Sadece cemaatle namaz kılnıyorsa efendimiz en zayıfa göre hareket ediyor.Ya da namazı daha kısa kıldırıyor,örn. ağlayan bir çocuk sesi buna sebeb olabiliyor.Risale'de hadis diye geçmiş ama malesef hadis kaynaklarında bu söze rastlanmamış...
"Halkı, en zayıfına göre takdir edip değerlendir! Çünkü, onların içinde yaşlı, hasta, (evi) uzak, işi gücü olanlar vardır." (Tirmizî, Salât, 175/236; İbn Mâce, İkāmetu’s-Salât, 48/987) Bu hadis namazla alakalıdır.
Yorum yazıp yazmamakta izlediğim günden beri tereddüd etmekle beraber yazmaya karar verdim sonunda.Peygamber s.a.'den namazla alakalı insanların en zayıfına göre namaz kıldırın hadisi vardır.
funya # Sunday, May 9, 2010 9:24:45 AM
غرباء stranger garibmuhacir # Sunday, May 9, 2010 10:56:13 AM
'' «.ﻢﻜﻓﻌﺿﺃ ﺭﻴﺴ ﻰﻠﻋﺍﻮﺭﻴﺴ »
Said Nursî, bu rivayet için "Hadis-i Şerif" demiş, tercüme etmemiştir. Şöyle tercüme edilebilir:
"En zayıfınızın yürüyüşüne göre yürüyün!"
el-Karî’nin Mevzuat’ında, bu rivayet için şu açıklama yapılmıştır:
Sehavî dedi ki: Bu lâfızla (böyle bir hadisin olduğunu) bilmiyorum.''
funya # Sunday, May 9, 2010 3:59:29 PM
غرباء stranger garibmuhacir # Monday, May 17, 2010 8:14:40 PM
Hz Ali'nin torunlarından İbrahim b Muhammed (ra), "Dedem Hz Ali, Resulullah Efendimizi tanıtırken şöyle derdi: "Resulullah Efendimiz, yürürken, adeta yokuş aşağı inercesine, ayaklarını sertçe kaldırırlardı" (Et-Tirmizi İmam Ebu İ'sa Muhammed, Şemail-i Şerife, 1 cilt, Hilal Yayınları, Ankara, 1976, s158) diyerek, Peygamberimiz (sav)'in rahat bir yürüyüşü olduğunu belirtmiştir
Hz Yezid İbni Mirsad (ra) ise şöyle demiştir:
"Yürüdüğü zaman vakarlı fakat hızlı giderdi Yanındakiler ona yetişemezdi (GAhmed Ziyaüddin, Ramuz El Hadis, 2 cilt, Gonca Yayınevi, İstanbul, 1997, 541/1) "
Hz Ebu Atabe (ra)'den:
"Yürürken kuvvetli adımlarla yürürdü (GAhmed Ziyaüddin, Ramuz El Hadis, 2 cilt, Gonca Yayınevi, İstanbul, 1997, 541/2) "
" Yürürken, ayaklarını yerden biraz kaldırıp önlerine hafif eğilerek yürürlerdi Ayaklarını ses çıkarıp toz kaldıracak şekilde yere sert vurmazlar; adımlarını uzun ve seri atmakla birlikte sukunet ve vekar üzere yürürlerdi Yürürken, sanki meyilli ve engebeli bir yerden iniyor görünümünü arzederdi Bir tarafa dönüp baktıklarında, bütün vücudları ile birlikte dönerlerdi Rastgele sağa sola bakmazlardı Yere bakışları, göğe bakışlarından daha çoktu Çoğunlukla göz ucu ile bakarlardı Ashabı ile birlikte yürürken, onları öne geçirir kendileri arkada yürürlerdi Yolda karşılaştığı kimselere, onlardan önce hemen selam verirdi (Tirmizı'nin Şemail isimli kitabının tercümesinden; Prof Dr Ali Yardım, Peygamberimiz (sav)'in Şemaili, Damla Yayınevi, 3 Baskı, İstanbul, 1998, s 66-67) "
"Hep harekatı mutedil idi Bir yere azimetinde (Yola çıkmak, gitmek) acele ve sağ ve sola meyletmeyip, kemal-i vekar (ağırbaşlılığın olgunluğu) ile doğru yoluna gider ve fakat sür'at (hızlı) ve sühulet (kolaylıkla) ile yürür idi Şöyle ki; adeta yürür gibi görünür, lakin yanında gidenler, sür'at ile yürüdükleri halde geri kalırlar idi (Ahmed Cevdet Paşa, Kısas-ı Enbiya, IV Cüz, Kanaat Matbaası, İstanbul 1331, s 364-365; Prof Dr Ali Yardım, Peygamberimiz (sav)'in Şemaili, Damla Yayınevi, 3 Baskı, İstanbul, 1998, s 51) "
Bkz Hz Peygamber’in Şemaili, Prof Dr İbrahim Bayraktar