Derviş Kaşıkları
Monday, August 24, 2009 9:15:16 PM
Bir gün sormuşlar ermişlerden birine...Sevginin sadece sözünü edenlerle, onu yaşayanlar arasında ne fark vardır?
Şöyle demiş ermiş;
- Bakın göstereyim.
Önce sevgiyi dilden gönüle indirememiş olanları çağırarak onlara sofra hazırlamış. Hepsi oturmuşlar yerlerine. Derken tabaklar içinde sıcak çorbalar gelmiş ve arkasından derviş kaşıkları denilen bir metre boyunda kaşıklar.
Ermiş: Bu kaşıkların ucundan tutup öyle yiyeceksiniz.
Peki demişler ve içmeye teşebbüs etmişler. Fakat o da ne? Kaşıklar uzun geldiğinden bir türlü döküp saçmadan götüremiyorlar ağızlarına. En sonunda bakmışlar beceremiyorlar, öylece aç kalkmışlar sofradan. Bunun üzerine şimdi demiş ermiş, sevgiyi gerçekten bilenleri çağıralım yemeğe. Yüzleri aydınlık, gözleri sevgi ile, gülümseyen ışıklı insanlar gelmiş oturmuş sofraya bu defa... "Buyurun" deyince, her biri uzun boylu kaşığı çorbaya daldırıp, sonra karşısındaki kardeşine uzatarak içirmiş. Böylece her biri diğerini doyurmuş ve kalkmışlar sofradan.
Ermiş: İşte, kim ki gerçek sofrasında yalnız kendini görür ve doymayı düşünürse, o aç kalacaktır ve kim kardeşini düşünür de doyurursa o da kardeşi tarafından doyurulacaktır. Şüphesiz ve şunu da unutmayın, gerçek pazarında alan değil, veren kazançtadır daima.
Şöyle demiş ermiş;
- Bakın göstereyim.
Önce sevgiyi dilden gönüle indirememiş olanları çağırarak onlara sofra hazırlamış. Hepsi oturmuşlar yerlerine. Derken tabaklar içinde sıcak çorbalar gelmiş ve arkasından derviş kaşıkları denilen bir metre boyunda kaşıklar.
Ermiş: Bu kaşıkların ucundan tutup öyle yiyeceksiniz.
Peki demişler ve içmeye teşebbüs etmişler. Fakat o da ne? Kaşıklar uzun geldiğinden bir türlü döküp saçmadan götüremiyorlar ağızlarına. En sonunda bakmışlar beceremiyorlar, öylece aç kalkmışlar sofradan. Bunun üzerine şimdi demiş ermiş, sevgiyi gerçekten bilenleri çağıralım yemeğe. Yüzleri aydınlık, gözleri sevgi ile, gülümseyen ışıklı insanlar gelmiş oturmuş sofraya bu defa... "Buyurun" deyince, her biri uzun boylu kaşığı çorbaya daldırıp, sonra karşısındaki kardeşine uzatarak içirmiş. Böylece her biri diğerini doyurmuş ve kalkmışlar sofradan.
Ermiş: İşte, kim ki gerçek sofrasında yalnız kendini görür ve doymayı düşünürse, o aç kalacaktır ve kim kardeşini düşünür de doyurursa o da kardeşi tarafından doyurulacaktır. Şüphesiz ve şunu da unutmayın, gerçek pazarında alan değil, veren kazançtadır daima.







enis90 # Monday, August 24, 2009 8:20:21 PM
gercekten cok anlamli ve dogru...
meryemmeryem24 # Tuesday, August 25, 2009 4:31:54 PM
_B_O_Z_D_A_Ğthekubilay # Wednesday, August 26, 2009 11:20:02 AM
YaBedi...
funya # Wednesday, August 26, 2009 11:25:27 AM
Saffvâna # Wednesday, September 2, 2009 8:40:06 PM
Hayata yansıtabilenlere ne mutlu..
Veren eller kazanacaktır daima,
çünkü onları geri dolduranın hazine ne büyüktür...
selam / saygı ile..