My Opera is closing 3rd of March

AŞK; 'A'cıya 'Ş'eker 'K'atmaktır

Taşın Hikayesi (mutlaka okunmali)

Genç bir Yönetici, yeni Jaguarı içinde kurulmuş, biraz da hızlıca, bir mahalleden geçiyordu. Park etmiş arabaların arasından yola fırlayan bir çocuk olabilir düşüncesiyle dikkatini daha çok yol kenarına vermişti. Bir şeyin yola fırladığını görünce hemen fren yaptı ama aracı durana kadar geçen mesafede yola çocuk fırlamadı. Bunun yerine, yepyeni arabasının yan kapısına büyükçe bir taş çarptı. Adam hızlıca frene yüklendi ve taşın fırlatıldığı boşluğa doğru geri geri gitti.

Sinirlenmiş olan genç adam arabasından fırladı ve taşı atan çocuğu kaptığı gibi yakında park etmiş olan bir arabanın gövdesine sıkıştırdı. Bunu yaparken de bağırıyordu : Sen ne yaptığını sanıyorsun serseri? Bu yaptığın ne demek oluyor? O gördüğün yepyeni ve pahalı bir araba ve attığın o taşın mahvettiği yeri düzelttirmek için kaportacıya bir sürü para ödemek zorunda kalacağım. Neden yaptın bunu ?

”Küçük çocuk üzgün ve suçlu bir tavır içindeydi. “Lütfen, amca, lütfen kızmayın. Ben çok üzgünüm ama başka ne yapabilirdim, bilemedim. Taşı attım çünkü işaret etmeme rağmen diğer arabalar durmadı. Çocuk, gözlerinden süzülen yaşları elinin tersiyle silerek park etmiş bir aracın arkasına işaret etti. “abim orada. Yokuştan aşağı yuvarlandı ve tekerlekli sandalyesinden düştü ve ben onu kaldıramıyorum.”

Çocuğun şimdi hıçkırıklardan omuzları sarsılıyordu ve şaşkın adama sordu : “Onu kaldırıp tekerlekli sandalyesine oturtmama yardım edebilir misiniz? Sanırım abim yaralandı ve benim için çok ağır.
Ne diyeceğini bilemez halde, genç yönetici boğazındaki düğümden yutkunarak kurtulmaya çalıştı. Yerde yatan sakat çocuğu kaldırıp tekerlekli sandalyesine oturttu, cebinden temiz ve ütülü mendilini çıkartıp, çeşitli yerlerinde oluşmuş ve kanayan yara ve sıyrıkları dikkatlice silmeye çalıştı.

Bir şeyler söyleyemeyecek kadar duygulanmış olan genç adam, abisinin tekerlekli sandalyesini iterek yavaş yavaş uzaklaşan çocuğun ardından bakakaldı. Jaguar marka arabasına geri dönüşü yavaş yavaş oldu ve yol ona çok uzun geldi.
Arabanın yan kapısında taşın bıraktığı iz çok derin ve net görülür şekildeydi ama adam orayı hiçbir zaman tamir ettirmedi. Oradaki izi, şu mesajı hiç unutmamak için sakladı :

Hiçbir zaman yaşamın içinden, seni durdurmak ve dikkatini çekmek için birilerinin taş atmasına mecbur kalacağı kadar hızlı geçme.
Yaratıcı ruhumuza fısıldar ve kalbimizle konuşur. Bazen, onu dinlemek için vaktimiz olmuyorsa, bize taş fırlatmak zorunda kalır.

Fısıltıyı dinle… veya taşı bekle.
Seçim senin.

Tek Cicekinsan

Comments

byzaza Tuesday, April 13, 2010 6:53:12 AM

Hiçbir zaman yaşamın içinden, seni durdurmak ve dikkatini çekmek için birilerinin taş atmasına mecbur kalacağı kadar hızlı geçme.

Harikaydı hakikaten.smile Aynen böyle bir olaya gözlerimle şahit oldum. Ama benim şahit olduğum adam bu kadar güzel bir ders çıkaramamıştı.

kuLmawii Tuesday, April 13, 2010 9:48:07 AM

Fısıltıyı dinle… veya taşı bekle.
Seçim senin.

NE GÜZEL DERSİNİ ÇIKARABİLMİŞ..

HİÇ BİŞİ TESADÜF DEĞİLDİR..


SAOL FUNYACIM İNAN Kİ OKUDUM...:)nefsimi ezdim okudum..

funya Tuesday, April 13, 2010 11:29:34 AM

Originally posted by byzaza:

byzaza

güzel ders gercekten...

Originally posted by mawii:

mawii

saol...

adamasalim Tuesday, April 13, 2010 3:05:32 PM

funya çok güzel gerçekten... o taşlar özüne döndürüyor insanı...
Bu dersin üstüne çay olsa whistle

funya Tuesday, April 13, 2010 3:11:40 PM

olarrrrr buyur coffee

adamasalim Tuesday, April 13, 2010 4:03:09 PM

oh oh, ellerine sağlık bigsmile... Tee oralardan sıcak sıcak smile

ebrinisan Tuesday, April 13, 2010 7:07:45 PM

teşekkürler, hisseli bir anlatımdı...eyv.

funya Tuesday, April 13, 2010 7:40:31 PM

wink saol ebrinisan ...


masalim sen gel ben san hep cay yaparim smile

maveramavera Tuesday, April 13, 2010 7:45:07 PM

bazan da dostun attıgı taşlar acı-ibretli gelir..Ne mutlu ibret alana..Heleki dost Allah ise..Rabbim, unutur yada yanılırsak bizi hesaba cekme..

sağol kardeşim funya..çok sağol..

funya Tuesday, April 13, 2010 7:57:00 PM

Sende saol mavera ... Rabbim hep dostumuz olsun Insallah ...
InsAllah derse yapan Insaa eder Yaradan

maveramavera Tuesday, April 13, 2010 7:57:39 PM

inşallah..

Melik HakerMelikhaker Thursday, April 15, 2010 6:46:02 PM

Taş

Öylece duruyor yerinde
Ağırlığı ve hareketsizliği
Sanki her an gelecekleri
Uyarmak
Dimdik doğrulup yerinden
Dur demek için,
Sert ve haşin,
Azimli ve cesur duruyor.
Yol üzerinde, dağ başında
Kaldırım üzerinde
Taş.

Nokta,
Bir taşa benzer,
Dil takılır duraklar
Nefes alır ya.
Taşa takılan insan düşünür
Noktaya takılan gibi
Küçük siyah bir durak
Nokta.
Düşünecek kadar bir zaman verir.
Gittiğin yer nedir,
Sen gerçekten o halde
olmak
ya da olmamak için
Düşündün mü?,
Bir nokta koyup işine
Şöyle dolu dolu bakarak
Yaptığın farkına vardın mı?

Acı,
Kim ister acı çekmeyi
Hüzün keder, bunlar nedir?
Eğer onlar olmazsa
Nasıl anlarsın yaşadığını
Sevinç mutluluk istersin hep
Bunları içinde
Dur dinle biraz
İçinden sızı gelsin
Bağır bir kuyu dibine
Sırlar duyulsun
Neyin sesinde.

funya Thursday, April 15, 2010 6:47:13 PM

Saol Melik haker her zaman ugra olurmu böyle güzl yorumlar cok hos duruyor sayfalarda bence smile

Melik HakerMelikhaker Thursday, April 15, 2010 6:53:11 PM

Ben bu şekilde kendi sayfama bir şeyler yazabiliyorum. Bir güzellik varsa sizlerden gelen smile

funya Thursday, April 15, 2010 7:01:06 PM

wink

غرباء stranger garibmuhacir Friday, April 16, 2010 5:17:58 PM

Cebinden sigara paketini çıkardı.
- Sigara içer misin?
- Bıraktım
Bir sigara çıkararak yaktı. Çayından da bir yudum alarak bardağı masanın üzerine koydu.
- Ben insanları sevmiyorum!.
Söylediği söze kendisi de şaşırdı!. Ne olmuştu kendisine!. İnsanların sorularına cevap vermek istemezken, bu ihtiyara sorusuz cevap veriyordu.
- Genel bir cevap mı bu?
- Evet, genel
- O halde bir insan olarak kendini tanımıyor, kendini sevmiyorsun.
İhtiyarın bu teşhisini hiç beğenmemişti. Bu kesin kanıya nereden ve nasıl varmıştı ki! Fakat yine de düşündü, yine de düşündü kendisini sevip-sevmediğini!..
Aklı ve duyguları karıştı.
Açık ve net bir cevap bulamadı sorusuna. Buna rağmen ihtiyarın teşhisini cevapsız bırakmak istemedi.,
- Kendime değer veriyorum
İhtiyarın yüzünde ilk kez bir şaşkınlık ifadesi gördü. Onun neden şaşırdığını düşündü. İhtiyar şaşırmakta haklıydı. Bu ihtiyara göre kendisine değer verdiğini söyleyen birisi intihara gidiyordu. Kendisini anlamaktan aciz olan bu ihtiyarın, acizliğini yüzüne vurmak istedir.,
- Beni anlayamazsın!.
- Önemli olan bir insanın kendisini anlaması, doğru anlamasıdır.
Bu sefer ikisi de şaşırmıştı. İhtiyar sözlerine devam etti.,
- Kendisini anlayan, doğru anlayan bir insan, bence anlaşılır bir insandır.
İhtiyarın bu bilgiç edası canını sıkmıştı. Bu nedenle cevabını çürütmek istedi.,
- Neden sigara içtiğimi anlıyor musun?
- Evet
Hiç sigara içmeseydin anlayabilir miydin?
- Hayır

Taş'dan bir anekdot.Paylaştığınız hikaye çok anlamlı ve güzel:)

funya Friday, April 16, 2010 5:21:16 PM

Teskkürler sizin yazdiklariniz kadar olmasada wink

pictures of the world hayatabakiş Monday, April 19, 2010 8:35:20 AM

up
teşk paylaşımınız için..

Write a comment

New comments have been disabled for this post.