My Opera is closing 3rd of March

Sana geldim yani SON'a.....

Sen Kadar Yaşadık / Biz Kadar Öldük

i.ergene

Kalabalık cümlelerin arasında bir ben…
Tenhalarda beni arayan kocaman yürekli sen…
Bir de kıyısı olmayan sarı sonbahar..
Bir de siyah- beyaz fotoğrafları işgal eden bir türkü…
Sonu hep hüzünlü biten…

Ben kadar yürüdük / sen kadar yaşadık ve “ biz “ kadar “ öldük…

Sen..Ben..Bir de biz…Biz ki bu sevdaya başlamadan sonumuzu çizen iki kahramandık sırtları hiçbir zaman birbirine dayanmayacak..Biz ki tek umudun peşine takılıp ölümü birbirimizin dudaklarından içen iki kurşunduk girse de yüreğimizin en derine…Kanasa da gövdemiz gözlerimiz hiç acımayacak...İki yoksulduk biz gözlerimizde sevdamızın varlığıyla zenginleşen..Tek bir yolduk avuç içlerimizden düşüp uçurum kenarlarında ilerleyen..Rüzgara denk gelen zamanları gözyaşlarımızda eleyip mavi bir bilyenin peşinde koşan tek bir cümleydik..Yüklemi ben öznesi sen olan…Ve biz birbirimizi hiç sevmedik…Sadece dua dua yaşadık birbirimizi…Cümle cümle büyüdük birbirimizde..En sonunda ben kadar yürüdük sen kadar yaşadık ve biz kadar öldük ….

“ Bize ölüm ancak biz olduğumuzda müstahak…
Şimdi zaman seni delice yaşamak..
Ne bir nefes kadar yakın ne de ölüm kadar uzak..
Şimdi zaman " seni " içime yazmak..
Ne ben kadar kısa ne de ölüm kadar uzun..
Sadece yaşamak seni öylece…
Özlemin kavuşmaya gebe kaldığı an’a kadar…




---- Yerinden kalkamasa da er geç toprak mavi’ye idrak olacaktır.. Tıpkı sen de bana gelemesen de elbet sen bu cesede bir gün sevda libasını giydireceksin..Adımın ilintisine en yakın yerdesin çünkü----

OySa HeRkEs öLDüRüRüR sEvDiĞiNi...DRAMA KÖPRÜSÜ

Comments

güncegünebakan Tuesday, November 10, 2009 7:21:10 PM

Sana bir şarkının orta yerinde,
Rastlamak isterdim
Sonunu birlikte getirmek için.
Kıyısından uzağında bir denizin,
Beraber ayak basmak için toprağa.
Bir gecenin en karanlık anında,
Işıltılı bir sabahı karşılamak için.
Hazan bitmeye yaklaşmışken,
Baharı saçlarından yakalamaya.
Bu fırtına dinmeden bulmalı seni,
Sakinleşmek ve durulmak,
Güzel olacaksa kollarında.
Nasıl kaybettiysem hiç birşeyin başlangıcında
Bulmalı seni,
Başlamayan herşeyin orta yerinde..a.y/mert

uzay Tuesday, November 10, 2009 9:27:16 PM

Kimse kimsenin yalnızlığını bilmez,
Herkes biraz yalnız yürür kendine;
Şu suskun lilyum çiçekleriyle örtünen tenin,
Şu sevmedim diyen eşkıya gözlerin bile.

Nehrin koynunda uyur su samuru,
Asılır düşlerine çan çiçekleri,
Çölün yüreğinde özlemdir vaha,
Kalkıp gelsem karadut ağacı olur tenin...t.kurt.

bir nehir gibi yorgun yaşamak hayatı, yol almaktır günler içinde...bazen de sürüklenerek...

güncegünebakan Tuesday, November 10, 2009 9:56:45 PM

Hercaidir kağıt
Unutur yazılanı
Adımı duru sulara yaz
Su çoğaltır anlamı.”

Usulca okşadı mızrap udun tellerini
Başladı gecenin karanlığa veda şarkısı
Mumun gölgesi üşüdü…

Güneşe sığındı düş
Kırıldı hüznün tayfları bir bir
Eridi buzullar
Baharın ellerinden süzüldü…

Şimdi
Ya güz bahara dönüşecek
Ya bahar güze
Beklemeli… s/inal


bazen de o nehirdeki akıntıya kürek çekmek.hoşgeldin..

uzay Tuesday, November 10, 2009 10:08:09 PM

Nasıl istersen
Önce saçlarını dağıt
Bak nasıl huylandı rüzgâr
Kızıl gölgelerin ucunda
Sen dalgalı Bahar
Tut onu bütün hışmınla
Sonra içerilere sokul
Tel tel durul düş yağmuru
İkiz tepeleri yalayarak
Damla damla sal kestane ağacına
Alevden gölgeleri
O esrik rüzgârdan deli
Dağılmış perçemler bir ışık seli
Ve coşkun bir ırmak yağmura karışan..a.suvak

çok hoş bulduk, evet allah kimseyi akıntıya kürek çektirmesin... akşam kahvesi afiyet olsun coffee

güncegünebakan Tuesday, November 10, 2009 10:19:45 PM

Sesimi yazma
Küskün tarih buharlaşır yüzümde.
Yanlış istasyonlardan
Anons ediyorlar adımı.
Fesleğenler yağmura tutuluyor,
Gün kışa dönüyor
Burada olmanın vatansızlığıyla
Büyüyor tiran.
Yıkılıyor totemleri şehrin
Kalanlar birkaç parça gözyaşı.
Duman çökerse sokağa
Dağ başlarında gördüğümüz rüyayı hatırla.
Sesimi yazma kâğıda.
Gidişimizin rengine bürünsün şehir.
Sinema çıkışında arama beni
Telgraf tellerine bakma
Ateş altındayım
Belki Kudüs de belki Bağdat ta
Sesimi yazma.
Soluğun saklı kalsın
Tarihin dar sokaklarında..m.a/erdoğmuş

amin diyorum çok zor...kahve için tşkler coffee

uzay Tuesday, November 10, 2009 10:25:39 PM

Ne vakit rastlaşsak,
o mavi ışık yanardı gözlerinde,
sustuğun yerde; yalınayak çocuklar gibi
koştururdu papatyalar,
kızılcık ağaçlarım çiçeklenir,
anamın ak sütü kaynardı içimde...(t.k)

afiyet olsun eee napim senin ikram edeceğin yok ev sahibine ben ikram edeyim dedim... gerçi biz misafir sayılmayız canım,
ama blog yazısı çok güzel aklına sağlık,
angel up

güncegünebakan Tuesday, November 10, 2009 10:34:26 PM

içine hüzün bulaşmış
aşk şiirinden çalıntı
iki dize gözlerin

hüznü geriye almayı unutma
bu gece saat birde
aşkı çok geçe zaman

ki hüzün
hayatı banmak içindir
-mutluluk beni tutar...e/gümüşdoğan

haklısın misafir sayılmazsın bi dahakine ben ısmarlarım ödeşiriz.
beğendiğine sevindim bende çok sewdim angel

uzay Tuesday, November 10, 2009 10:44:53 PM

sözcüklerle yaptığım her savaş ayrıntı taşıyor mirasımıza; bedenim senden kalan tek mülk… alay ettiğim yaşların ayrıntısındayım… dilime yıldırım düşse kalbim şaşırmaz; sus, biraz gözlerinde kalayım; yüzümdeki hayat boşuna gitmesin...
ben aklımı dolandırayım
şikâyet eden kalbine büyüsün..(s.a)

mutfağı öğrendim valla sormam bile canım sıkıldımı gelirim yazıyı sevdim çünkü.. sevgiyle kal flirt

güncegünebakan Tuesday, November 10, 2009 10:51:03 PM

dağlarım nemrut" dedim, sana
"olsun" dedin...

gelmediğin yoldandı gidişin...

yokluğun doğma büyüme bende
durur sözün sancısı, yormadan...

sokağında yön tabelasıydım
neşter değdiğinde başladı afişimde
şivesi bozuk isyan...

incitmeden bir göz bir gözü
yazmadan o şiiri yüzünün mevsimine
içimdeki göle vurnmadan ay
sana adlar verirdim adımdan

susuz toprak
kurak dille yazar öyküsünü
verir çakır dikeni yele...

sen, gün gibi karşıladığım
ve uğurladığımsın...

dikkat et "tehlikelidir sığlar"e/g

şiir tadında yersen hem doyar hemde kilo almazsın..okudukça okuyası geliyor insanın..eli boş gelmediğin için tşkler saçtiğin şiirler çok güzel. flirt

siyahbiricik Thursday, November 12, 2009 12:20:41 PM

// Geçmişin satır aralarında kör bir bıçak
Hataların doğrultusunda bir darbede nefesini almakta umudun
İkinci bir şans diye köle oldu arzularım
Bir küçük çocuk vardı karşısında mutluluğun
Ezdi geçti hüzün
Sarsılsın bırak
Yıkıntılar altında kalsın saflık
Avuçlarım kavuşamadan birbirine
Dağlansın duygularım...


İsimsiz bir hikâyenin
Sonu belli meçhul kahramanı biz
Adı bilinen yalan aşk’ın
Sonu gelmeyecek darbeleri...

S.Osmanoğlu //


bir şarkının nakaratına sıkıştı can tadında duygu ki ötesi iki damlaya sığdırılmış aşk...

sevgimle...




güncegünebakan Friday, November 13, 2009 8:30:44 PM

Gidip gidip gelme,
Gelirsen çokça kal,
Gelince bekle ben yoksam,
Nereye gidebilirim,
Hep o yerdeyim
Gidip geldiğin çizgide
g.Erbaş

hoşgeldin biricik.şiir için ayrıca tşkler çok güzeldi.. flirt

birbeyazgelincik Tuesday, November 17, 2009 1:47:09 PM

ismail sarıgene... heart favori şaiirim bütün eserleri biliyorum..paylaşımın için teşekkürler canım up

güncegünebakan Tuesday, November 17, 2009 8:33:48 PM

ben ziyaretin için tşk ederim canım.okunası bir şaiir.anlaşılan vizeler iyi geçmiş smile

birbeyazgelincik Wednesday, November 18, 2009 7:04:11 AM

pek iyi geçmedi ama yinede iyi sayılır..öğrencilik işte smile

güncegünebakan Wednesday, November 18, 2009 3:27:47 PM

finallerden sonra emimin sıkıntılar biter... smile

birbeyazgelincik Wednesday, November 18, 2009 4:50:31 PM

evet canım...şimdide final sıkıntısı var..