Sen Kadar Yaşadık / Biz Kadar Öldük
Tuesday, November 10, 2009 1:42:29 PM
i.ergene
Kalabalık cümlelerin arasında bir ben…
Tenhalarda beni arayan kocaman yürekli sen…
Bir de kıyısı olmayan sarı sonbahar..
Bir de siyah- beyaz fotoğrafları işgal eden bir türkü…
Sonu hep hüzünlü biten…
Ben kadar yürüdük / sen kadar yaşadık ve “ biz “ kadar “ öldük…
Sen..Ben..Bir de biz…Biz ki bu sevdaya başlamadan sonumuzu çizen iki kahramandık sırtları hiçbir zaman birbirine dayanmayacak..Biz ki tek umudun peşine takılıp ölümü birbirimizin dudaklarından içen iki kurşunduk girse de yüreğimizin en derine…Kanasa da gövdemiz gözlerimiz hiç acımayacak...İki yoksulduk biz gözlerimizde sevdamızın varlığıyla zenginleşen..Tek bir yolduk avuç içlerimizden düşüp uçurum kenarlarında ilerleyen..Rüzgara denk gelen zamanları gözyaşlarımızda eleyip mavi bir bilyenin peşinde koşan tek bir cümleydik..Yüklemi ben öznesi sen olan…Ve biz birbirimizi hiç sevmedik…Sadece dua dua yaşadık birbirimizi…Cümle cümle büyüdük birbirimizde..En sonunda ben kadar yürüdük sen kadar yaşadık ve biz kadar öldük ….
“ Bize ölüm ancak biz olduğumuzda müstahak…
Şimdi zaman seni delice yaşamak..
Ne bir nefes kadar yakın ne de ölüm kadar uzak..
Şimdi zaman " seni " içime yazmak..
Ne ben kadar kısa ne de ölüm kadar uzun..
Sadece yaşamak seni öylece…
Özlemin kavuşmaya gebe kaldığı an’a kadar…
---- Yerinden kalkamasa da er geç toprak mavi’ye idrak olacaktır.. Tıpkı sen de bana gelemesen de elbet sen bu cesede bir gün sevda libasını giydireceksin..Adımın ilintisine en yakın yerdesin çünkü----
Kalabalık cümlelerin arasında bir ben…
Tenhalarda beni arayan kocaman yürekli sen…
Bir de kıyısı olmayan sarı sonbahar..
Bir de siyah- beyaz fotoğrafları işgal eden bir türkü…
Sonu hep hüzünlü biten…
Ben kadar yürüdük / sen kadar yaşadık ve “ biz “ kadar “ öldük…
Sen..Ben..Bir de biz…Biz ki bu sevdaya başlamadan sonumuzu çizen iki kahramandık sırtları hiçbir zaman birbirine dayanmayacak..Biz ki tek umudun peşine takılıp ölümü birbirimizin dudaklarından içen iki kurşunduk girse de yüreğimizin en derine…Kanasa da gövdemiz gözlerimiz hiç acımayacak...İki yoksulduk biz gözlerimizde sevdamızın varlığıyla zenginleşen..Tek bir yolduk avuç içlerimizden düşüp uçurum kenarlarında ilerleyen..Rüzgara denk gelen zamanları gözyaşlarımızda eleyip mavi bir bilyenin peşinde koşan tek bir cümleydik..Yüklemi ben öznesi sen olan…Ve biz birbirimizi hiç sevmedik…Sadece dua dua yaşadık birbirimizi…Cümle cümle büyüdük birbirimizde..En sonunda ben kadar yürüdük sen kadar yaşadık ve biz kadar öldük ….
“ Bize ölüm ancak biz olduğumuzda müstahak…
Şimdi zaman seni delice yaşamak..
Ne bir nefes kadar yakın ne de ölüm kadar uzak..
Şimdi zaman " seni " içime yazmak..
Ne ben kadar kısa ne de ölüm kadar uzun..
Sadece yaşamak seni öylece…
Özlemin kavuşmaya gebe kaldığı an’a kadar…
---- Yerinden kalkamasa da er geç toprak mavi’ye idrak olacaktır.. Tıpkı sen de bana gelemesen de elbet sen bu cesede bir gün sevda libasını giydireceksin..Adımın ilintisine en yakın yerdesin çünkü----













güncegünebakan # Tuesday, November 10, 2009 7:21:10 PM
Rastlamak isterdim
Sonunu birlikte getirmek için.
Kıyısından uzağında bir denizin,
Beraber ayak basmak için toprağa.
Bir gecenin en karanlık anında,
Işıltılı bir sabahı karşılamak için.
Hazan bitmeye yaklaşmışken,
Baharı saçlarından yakalamaya.
Bu fırtına dinmeden bulmalı seni,
Sakinleşmek ve durulmak,
Güzel olacaksa kollarında.
Nasıl kaybettiysem hiç birşeyin başlangıcında
Bulmalı seni,
Başlamayan herşeyin orta yerinde..a.y/mert
uzay # Tuesday, November 10, 2009 9:27:16 PM
Herkes biraz yalnız yürür kendine;
Şu suskun lilyum çiçekleriyle örtünen tenin,
Şu sevmedim diyen eşkıya gözlerin bile.
Nehrin koynunda uyur su samuru,
Asılır düşlerine çan çiçekleri,
Çölün yüreğinde özlemdir vaha,
Kalkıp gelsem karadut ağacı olur tenin...t.kurt.
bir nehir gibi yorgun yaşamak hayatı, yol almaktır günler içinde...bazen de sürüklenerek...
güncegünebakan # Tuesday, November 10, 2009 9:56:45 PM
Unutur yazılanı
Adımı duru sulara yaz
Su çoğaltır anlamı.”
Usulca okşadı mızrap udun tellerini
Başladı gecenin karanlığa veda şarkısı
Mumun gölgesi üşüdü…
Güneşe sığındı düş
Kırıldı hüznün tayfları bir bir
Eridi buzullar
Baharın ellerinden süzüldü…
Şimdi
Ya güz bahara dönüşecek
Ya bahar güze
Beklemeli… s/inal
bazen de o nehirdeki akıntıya kürek çekmek.hoşgeldin..
uzay # Tuesday, November 10, 2009 10:08:09 PM
Önce saçlarını dağıt
Bak nasıl huylandı rüzgâr
Kızıl gölgelerin ucunda
Sen dalgalı Bahar
Tut onu bütün hışmınla
Sonra içerilere sokul
Tel tel durul düş yağmuru
İkiz tepeleri yalayarak
Damla damla sal kestane ağacına
Alevden gölgeleri
O esrik rüzgârdan deli
Dağılmış perçemler bir ışık seli
Ve coşkun bir ırmak yağmura karışan..a.suvak
çok hoş bulduk, evet allah kimseyi akıntıya kürek çektirmesin... akşam kahvesi afiyet olsun
güncegünebakan # Tuesday, November 10, 2009 10:19:45 PM
Küskün tarih buharlaşır yüzümde.
Yanlış istasyonlardan
Anons ediyorlar adımı.
Fesleğenler yağmura tutuluyor,
Gün kışa dönüyor
Burada olmanın vatansızlığıyla
Büyüyor tiran.
Yıkılıyor totemleri şehrin
Kalanlar birkaç parça gözyaşı.
Duman çökerse sokağa
Dağ başlarında gördüğümüz rüyayı hatırla.
Sesimi yazma kâğıda.
Gidişimizin rengine bürünsün şehir.
Sinema çıkışında arama beni
Telgraf tellerine bakma
Ateş altındayım
Belki Kudüs de belki Bağdat ta
Sesimi yazma.
Soluğun saklı kalsın
Tarihin dar sokaklarında..m.a/erdoğmuş
amin diyorum çok zor...kahve için tşkler
uzay # Tuesday, November 10, 2009 10:25:39 PM
o mavi ışık yanardı gözlerinde,
sustuğun yerde; yalınayak çocuklar gibi
koştururdu papatyalar,
kızılcık ağaçlarım çiçeklenir,
anamın ak sütü kaynardı içimde...(t.k)
afiyet olsun eee napim senin ikram edeceğin yok ev sahibine ben ikram edeyim dedim... gerçi biz misafir sayılmayız canım,
ama blog yazısı çok güzel aklına sağlık,
güncegünebakan # Tuesday, November 10, 2009 10:34:26 PM
aşk şiirinden çalıntı
iki dize gözlerin
hüznü geriye almayı unutma
bu gece saat birde
aşkı çok geçe zaman
ki hüzün
hayatı banmak içindir
-mutluluk beni tutar...e/gümüşdoğan
haklısın misafir sayılmazsın bi dahakine ben ısmarlarım ödeşiriz.
beğendiğine sevindim bende çok sewdim
uzay # Tuesday, November 10, 2009 10:44:53 PM
ben aklımı dolandırayım
şikâyet eden kalbine büyüsün..(s.a)
mutfağı öğrendim valla sormam bile canım sıkıldımı gelirim yazıyı sevdim çünkü.. sevgiyle kal
güncegünebakan # Tuesday, November 10, 2009 10:51:03 PM
"olsun" dedin...
gelmediğin yoldandı gidişin...
yokluğun doğma büyüme bende
durur sözün sancısı, yormadan...
sokağında yön tabelasıydım
neşter değdiğinde başladı afişimde
şivesi bozuk isyan...
incitmeden bir göz bir gözü
yazmadan o şiiri yüzünün mevsimine
içimdeki göle vurnmadan ay
sana adlar verirdim adımdan
susuz toprak
kurak dille yazar öyküsünü
verir çakır dikeni yele...
sen, gün gibi karşıladığım
ve uğurladığımsın...
dikkat et "tehlikelidir sığlar"e/g
şiir tadında yersen hem doyar hemde kilo almazsın..okudukça okuyası geliyor insanın..eli boş gelmediğin için tşkler saçtiğin şiirler çok güzel.
siyahbiricik # Thursday, November 12, 2009 12:20:41 PM
Hataların doğrultusunda bir darbede nefesini almakta umudun
İkinci bir şans diye köle oldu arzularım
Bir küçük çocuk vardı karşısında mutluluğun
Ezdi geçti hüzün
Sarsılsın bırak
Yıkıntılar altında kalsın saflık
Avuçlarım kavuşamadan birbirine
Dağlansın duygularım...
İsimsiz bir hikâyenin
Sonu belli meçhul kahramanı biz
Adı bilinen yalan aşk’ın
Sonu gelmeyecek darbeleri...
S.Osmanoğlu //
bir şarkının nakaratına sıkıştı can tadında duygu ki ötesi iki damlaya sığdırılmış aşk...
sevgimle...
güncegünebakan # Friday, November 13, 2009 8:30:44 PM
Gelirsen çokça kal,
Gelince bekle ben yoksam,
Nereye gidebilirim,
Hep o yerdeyim
Gidip geldiğin çizgide
g.Erbaş
hoşgeldin biricik.şiir için ayrıca tşkler çok güzeldi..
birbeyazgelincik # Tuesday, November 17, 2009 1:47:09 PM
güncegünebakan # Tuesday, November 17, 2009 8:33:48 PM
birbeyazgelincik # Wednesday, November 18, 2009 7:04:11 AM
güncegünebakan # Wednesday, November 18, 2009 3:27:47 PM
birbeyazgelincik # Wednesday, November 18, 2009 4:50:31 PM