Skip navigation.

exploreopera

| Help

Sign up | Help

gül ey saf çelişki

yaşasın yağmur, imgeden daha güzel duruyor, her şiirde...

„dedem kurşun asker çerçi tandır „ rüyam



iki diken otunun arasına bir dil koyup
ateşledi sabun köpüğünde ki yangını
taşlar öksürdü haritanın kırışık yüzüne
dumanlı tarihi ve dürbünlü dedemi

ama ben bildim
bu tandır ağızları neden siyahtır dudakları
öpüp öpüp ısıtır karadudu taşıyan oğlan ayaklarını

göğün külü tanrı ateşi bu tandır
şahit bir lastik ayakkabı bir naylon toka
bir de köye gelen gelinin sarı altın alnına
daha bir renkliymiş meğer çerçi boncukları
örülmeden önce yaşmak kenarına


gönül harbine düşen duvaklı telgraf
önce okunur sonra katlanır
kılınır ardından rekatsız akşam namazı
ki tutar dedemin köstekli kalbi ağırdan ağıt
bir cimşit edasıyla akan nehrin suyunda

ben dedemin yeleğinde sarılı tütün iken
çerçinin boncukları kırık toynakları süsler iken
eski radyoda sıcak bir türkü ot biçer
yayık ayran beyaz dantel bir de gelinin yüzü
bildin mı gazel yakılır ter damlarken şah damara
böyle biçilir yeşil vadi, esmer oğlanın pazusunda


bir çerçi geldi heybesinde kurşun asker
belinde fişek omuzunda tüfek
vurdu örüklerini çözmeden uyuyan kızları
harp meydanında açılsın diye kağıt uykuları

bildim
tandırın dumanı tanrıya dua
benim gördüğüm dedeme rüya



gitme vaktibir

October 2008
MTWTFSS
September 2008November 2008
12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
2728293031