Evet, öyle dedi paşamız ve o geceden altı ay sonra da sizlere ömür, mefat oldu. Artik ne o Sevros suflör var, ne uyanık Ahmet Fehim, ne de hazır cevap Küçük İsmail. Hepsine tanrı rahmet eylesin. Dalgacı Holas, şık ve zarif Hiranus, Virjinya Zagakyan, Satenik ve kulunuz Fasulyeciyan da dünya deniştirdik. Bizim de toprağımız bol olsun.
Zaten aktör dediğin nedir ki?
Oynarken varızdır, yok olunca da sesimiz bu boş kubbede bir hoş seda olarak kalır, bir zaman sonra da unutulur gider.
Olsa olsa eski program dergilerinde soluk birer hayal olur kalırız.
Görorum hepiniz gardroba koşmaya hazırlanorsunuz.
Birazdan teatro bomboş kalacak.
Ama teatro işte o zaman yaşamaya başlar.
Çünkü Satenik’in bir şarkısı şu perdelerden birine takılı kalmıştır.
Virjinya’nın bir diyaloğu eski kostümlerin birinin yırtığına sığınmıştır.
İşte bu hatıralar, o sessizlikte saklandıkları yerden çıkar, bir fısıltı halinde yine sahneye dökülürler.
Artık kendimiz yoğuz. seyircilerimiz de kalmadı. ama repliklerimiz fısıldaşır dururlar sabaha kadar.
Gün ağarır.. temizleyiciler gelir.. replikler yerlerine kaçışır..
Perde !
Haldun Taner / Sersem Kocanın Kurnaz Karısı / Fasulyeciyan
Cinnetime gelin mavi şaraplarımdan için Bambaşka başkalıklar içindeyim Bir deliyim ben önümde eğilin Aşkın yolu tektir denir Onu bulmak isteyen benimle sevişir Derin bir nefes alın, rahatlayın ve kendinize gelin Gökyüzünde uçan kuşlar var İçinizdeki uçurumun ortasından geçin Bakın bir tüy kadar hafiflediniz artık Şimdi düşümdeki karanlığa takılın Beklemeden girin oraya Derin bir kuyu var sakın korkmayın Kendinizi kuyunun içine bırakın Sonsuzluk ayracıdır onun adı Kavrayıp kucaklayacak hepinizi Ama sakın gözlerime bakmayın Gözyaşlarımdan düşüp ölürsünüz ağlarım sonra Alacalı bir gezegen çıkacak karşınıza Terazi şeklinde Bir kefesinde dünya ötekinde şeffaf bir balon İçinizden dilsiz olanı dudaklarındaki dikenle ısıracak O balonu ve patlatacak Dünya boşluktaki sesin genişleyen ritmine karışacak Yabani aşklar adına kutsuyorum seni insan başlı yılan Isır bedenimi ve akıt zehrini kanımdaki şehvete Bir kertenkele kuşu olup konayım Yıldız evlerinin bahçelerine... Sakıncalı bir düş benimkisi Gerçek ötesi bir romanımdan alıp getirdiğim... Saçları... saçları... saçları... Sürgitleşen bir yumak gibi Yapıştı yumuşak kalçama sevgilinin okşayan parmakları Balon ve dünya... İkisi de... Suss... Uyandırma Saçları... saçları... Bir ünlemler tuzağı Çok uzaklarda bir bebek ağlamakta... Suss... Uyandırma Balon ve dünya... İkisi de uyuyo... uyuyo... o uyuyo... Suss... Uyandırma... Saçları... sevgilinin saçları Yüzüme vuruyo... vuruyo... Saçları... bir ünlemler tuzağı Çok... çok uzaklarda bir bebek ağlamakta Sus uyandırma... "Sembolik vezin... değil karıştırma yeniden oku... Serbest vezin sembolik şizofreni... Hadi bakalım... hoşçakalın"
Güzel ama, çok uzun söylemiş.. azını ifade edebilmiş..
Sevdiğim bir söz bunları kapsıyor..
Adam dediğin, kavgada.. ayrılıkta belli olur..
i had a thought of you, in solitude without rescue. your thoughts are in the puring rain, and you feel the way you did before i met you. now i see the pain forcing you to blame, the only man that loved you. well no one more got close to me before. i'm amazed i let you.
to & fro, is how my thoughts would go, while i was looking for, my release. you should know, i had to let you go, now and forever more, i'm out of reach.
now i see it all, right before me, your little story. my role was on the page, i refused to play in your tragedy. i feel no remorse while you deal with yours. how you feeling lately? well no one more got close to me before. lady you betrayed me.
to & fro, is how my thoughts would go, while i was looking for, my release. you should know, i had to let you go, now and forever more, i'm out of reach.
..... hence in the past tense, the sentiments, the arguments, taking offence. the only consequence, i'm left to lament, the love that came and went. i'm still a true gent. never bitter and never twisted. only optimistic about the main statistic. number one is standing vertical cause i never take things personal. believe me, my woman my woman is gone, and so me jus move on. da linguist, this producer this performer, moulded by the pain and the trauma. i'm on a mission to listen to intuition more than i've ever done before never keep it hidden. i won't waist away, i'll wake up from day to day and i'll face this. you're on a need to know basis.
to & fro, is how my thoughts would go, while i was looking for, my release. you should know, i had to let you go, now and forever more, i'm out of reach. out of reach.
-----------------
seni düşündüm, yalnızlığımda, kurtuluş olmadan. senin düşüncelerin yağan yağmurda ve sen biz tanışmadan önceki gibi hissediyorsun. şimdi seni seven tek adamı suçlamaya zorlayan acıyı görüyorum evet, kimse bana bu kadar yaklaşamamıştı. hayret sana izin verdim.
ileri geri düşüncelerim gidip gelirdi kurtuluşumu ararken. bilmelisin gitmene izin vermeliydim. şimdi ve sonsuza dek, ulaşamayacağın yerdeyim.
şimdi hepsini görüyorum hemen önümde küçük hikayen. rolüm sayfadaydı, senin trajedinde oynamayı reddettim. vicdan azabı hissetmiyorum sen kendininkiyle uğraşırken. bu aralar nasıl hissediyorsun kendini? evet, kimse bana daha çok yaklaşmamıştı bana ihanet ettin.
bu yüzden geçmiş zamandaki düşünceler, tartışmalar, alınganlıkların tek sonucu matemindeyim, gelen ve giden aşkın. hala gerçek bir beyefendiyim. asla acımasız ve asla zalim değil sadece iyimserim asıl istatistikler hakkında. bir numarada dik durmak var çünkü asla hiçbir şeyi kişisel almadım. inan bana kadınım, kadınım gitti ve ben sadece ilerlerim.
dil bilimci, bu yapımcı, bu oyuncu acıdan ve travmadan kalıplaşmış. bir dinleme görevindeyim sezgiyi, şimdiye kadar yaptığım her şeyden fazla. asla saklı tutmam. saklanmayacağım, günden güne uyanıp bununla yüzleşeceğim. esasını bilmeye ihtiyacın var.