My Opera is closing 3rd of March

Ellerini, yakıcı hatıralar gibi benim aşık ellerime bırak...

Rüzgar bizi kendisiyle götürecek...

takır tukur hasbihal

moi:
gece,
tuz basılmış kokusuyla uzatırken ayaklarını,
bir tebessüme sıvanmış dişleri altında
rakımına ters -dingin-bir çığlığın,
açılan gözlerim;
-nasıl parçalamak için okunuyorsa pençeleri
yavru bile olsa bir aslanın,
şefkatin belden yukarı çıplak,
öfkeye dineldiği-
annemin kucağında yaprak gibi.
dalgalı: taşlanan ırmak yanağı,
çevirse diğer yanı olmayan.
-isterse ancak ambarlarını
balık salyalarına büyülten deniz-
ve düşmek; bir kör ve bir topalın
bir deyim ettiği hayata,
üşüşmek
ya da…

moi!
yakınmak -önünde diz çökerek ,
ölümü ‘denenmiş’ olan bir cesette
beyazı gayrı meşru çocuk kefen gibi-
kayarken omuzlarından,
durmadan yaşamak;
bir zambağı itiraf eden bakışlarla sınanmaktır,
günahkâr kokusunda.
semizleşince rüyalara sığmayacak kadar,
tanrın sanrındır.
bir, iki… sayar kemiklerini çocuklar,
çıkarken hep evde unuttuğundur; vicdan.

moi:
ve bilmem kaç kez saniyede
-yasaklı fırtınaları
aniden çıkarıp ininden
bir cengin orta yerine
binlerce bozgunla aynı anda eker gibi
olasılığı mahmuzlayıp salan- tanrı,
görünür kendi üfürdüğü
kanadında bir ruhun
sanarak girdiğimden midir arasına insanların,
karanlık pınarlar!
tokmak suyuna dumbara dum dum
dumbara dum:
vurmalı-kırmalı bir çalgı mıdır yoksa hayat!

moi!
günler durur üzerinde,
askıdan alınmış, daraltılmış, şımartılmış;
dilin uçurumlarına
-gözü bağlı bir rüzgarla- devrilmek,
en çok sende iyi duran giysilerdir.
yollar –dünyanın mahrem yerlerine uzanan kollar-
adımladıkça bir tütsüden yayılır gibi,
sonuna götürmez hep adımladıkça.
çıkar başını dökülsün kumlar saçlarından.
çevirme yüzünü bak!
iyi bak!
burası, başladığın yerdir!



Hares YALÇİ

bir düşün masal kokan ağzıNerde Başlar Ölüm

Comments

Unregistered user Saturday, November 28, 2009 8:22:44 PM

writes: suyun kalbi kadar temiz yüreğine bir merhaba