Skip navigation.

Sign up | Lost password? | Help

Aynalarda Boşluklar

...
Kuaför saçlarımı tarıyordu.Karışmış saçlarım tarağın dişleri arasında kayıp giderken biçim alıyor, düzene giriyordu.Aynada bir yandan kendime bakıyordum.Hayatım karmakarışıktı.Hâlâ öyle.Ne hissediyorum, ne düşünüyorum bilmiyorum.İçimde büyük bir boşluk var.Geleceğimi karanlık görüyorum.Hayatımdaki karmaşayı düzene sokacak bir tarağa ihtiyacım var..Hani saçlarınız birbirine karışır, düğümlenir ya.Benim hayatım da öyle işte.Ruhumda sıkı sıkıya atılmış düğümler var.

Mustafa Ulusoy / Aynalar Koridorunda Aşk

Caddelerde İnsan Seyri

Günlerce aç kalanların yemeğe saldırdıkları gibi, insanlar da caddede fark edilme açlıklarını büyük bir oburlukla gidermeye çalışıyor; ilgiye, takdire, fark edilmeye, onaylanmaya ve bir gözde yansımaya çalışıyorlardı.Avını bekleyen kurdun pusuya yatması gibi insanlar da kendilerini birkaç tatlı sözle avutacak birini avlamak için pusuya yatmışlardı.Buralar başkalarına kendilerini gösterecekleri, böylelikle varoluşlarını hissedecekleri yerlerdi.Diğerlerinin varoluşunu hissedecekleri birer ibadethane ya da tapınak gibiydi.Tapınağın ikonları olmak istiyorlardı.İnsanların sevmek gibi bir dertleri yoktu sanki.Sevilmek istiyorlardı sadece.

Mustafa Ulusoy / Aynalar Koridorunda Aşk

Pejmürde Hayat

Hayat insan saçı gibi değildi.
Öyle kesilip atılamıyordu bir kenara.

Mustafa Ulusoy / Aynalar Koridorunda Aşk

Benlik Sorunu

Hayatta insana en çok sıkıntı veren kendi ben'idir.İnsanın sorunları 'ben'inin kendisiyle ilişkisinden kaynaklanıyorsa, o derde devayı da başka yerde bulamaz.'Ben'lik ile kendilik arasındaki sorun halledilemeden diğerleri çözülemez.Belki de 'ben'inin kendisiyle ilişkisi sorunundan başka bir problemi yoktur insanın.

Mustafa Ulusoy / Aynalar Koridorunda Aşk

Her Şey Yarım - İbrahim Sadri

Çocuk ve Hüzün

I

Ne zaman bir çocuk ölse

gözü evlerinde

annesinin kavurduğu

helvada

kalır

II

Yoksul bir çocuk görsem

yağmur altında üşüyen

köprü olmak geçer

hiç değilse

içimden

III

Her akşamüstü oyuncakçı

camekanından

çocuk ellerinin

izlerini

siler


Sunay Akın

Hayal

Hayal, insan derbederliğinin en büyük ziynetidir.

Aslı Erdoğan / Bir Kez Daha

Yalnızlık ve Ölüm

Yalnızlık aşkın vekâletidir.
Ölüm aşkın kefaretidir.

Nazan Bekiroğlu / Cümle Kapısı

Gölgeler

Gönlüm uçmak isterken semavî ülkelere,
Ayağım takılıyor yerdeki gölgelere!

Necip Fazıl Kısakürek / Çile

Merdiven

Diyorlar bana : Kalsın şiir de söz de yerde !
Sen araştır , göklere çıkan merdiven nerde?

Necip Fazıl Kısakürek / Çile

Delilere Selam

Çok daha ferah olmalıdır,
Cinnet dedikleri o cennet,
şu akıl zindanlarımızdan!

Cahit Sıtkı Tarancı / Delilere Selam

Cennet Azığı

Her düşüş ya bir kopma ya da kovulma.
Her kovulan ya da kopan telaş içinde bir şey alıyor ya yanına. Onlar da bu hatıra hikayesinden yanlarına bir şeyler almak istediler.

Üç şey seçtiler cennetten çıkarmak için:
Bir: Kelimeler
İki: Aşk
Üç: Annelik duygusu

Kelimeleri Adem yanına aldı, annelik duygusunu taşımak Havva’ya kaldı.

Ama aşk çok ağırdı.

İkisinin de, aşkı tek başına taşıması mümkün olmayınca ikisinin zembili de aşkı bir başına kaldıramayınca, bölüştüler yükü. Yarısını Adem sırtlandı, aşkın yarısı Havva’ya kaldı.
Öyle sert düştüler ki dünyaya, bu fenaya, Adem’in dizlerinin bağı çözüldü, ciğerleri yandı. Nutku tutuldu. Üçüncü defa, bildiği kelimelerin hepsini önce unuttu. Sonra bir kısmını hatırladıysa da o bir kısmını kıyamete değin unuttu.
Aşk? Daha yollarda sakin durmamıştı bir türlü. Kabına sığmamıştı. Bir yarısı yollarda kayboldu. Getirebildikleri ancak öbür yarısıydı.
O gün bu gün yeryüzü kelimeleri yetersiz, aşk bu dünyada kusurlu.
Annelik duygusu?
Havva’nın cennet duygusu.
Gönül evinde, kadın bedeninde, tastamam duruyordu.


Nazan Bekiroğlu / Lâ

Benîâdem

Adem sadece Adem değildi.
Bütün insanlığın temsili onda gizli.Ezel bezminin tek sorusuna o uğultulu cevabı verenlerin, kıyamete değin şu dünya üzerinden gelip de geçeceklerin hepsiydi.Adem hepsini arkasına almış, muazzam bir insanlık ümmetinin önünde tek imam, tek müezzindi.
Şimdi önünde secde edilen, kendisine selam verilen, kadri kıymeti bilinen, değeri fark edilen de bütün bir insanlık alemi, beniadem'di.
Adem.Cennetin gölgeliklerinde emaneti yüklendi.
Masumdu henüz.Omuzlarında bir ağırlık, kalbinde bir ağrı hissetmedi.
Dağlara taşlara kalsa bu emanet taşınır gibi değildi.

Nazan Bekiroğlu / Lâ

Nokta

Küçücük bir noktadan bile küçük olduğumu fark edince varlık ırmağının üzerinde, büyük hiçbir şey kalmıyor geriye. Ve bir nokta kadar küçülecek denli uzaktan baktığımda yaşama, hiçbir şey can acıtmıyor: Kozmik bakış noktası. Anladım ki ne geçmiş var ne gelecek. “Sufi an’ın oğlu”. An bir nokta, hal bir nokta.
...
Bir nokta imiş aslı sühan evvel ü ahir (Ruhi), sözün başı sonu bir nokta.

Nazan Bekiroğlu / Mor Mürekkep

Döngü

Bütün kimliklerimi çıkardım teker teker...
Baktığım bütün aynaların derinliğinden birikmiş olabilecek bütün görüntülerimi topladım...
Sonra adımlarımın izlerini, düştükleri kaldırımlardan...

Nazan Bekiroğlu / Mor Mürekkep