bana ölü günün diri kadınını getirin
Saturday, 10. January 2009, 14:58:32

zahir
bu kin bu kimlikten seçilmiyor
bana sureti siretine gizlenmiş
bir haram için terk-i yetmiş haram etmiş
göz yaşının cehennem kazanındayken
ayrılıgı eline verilmiş
kendini aşka kurban vermiş kadınları getir.
şehrin tüm melekeleri
kırgın düşüyorum
etini saplamıştım hayatın ölüm gelmeyen yerlerine
ellerini bir bir kaldıran agaçları gözleriyle silmiş
bilekler aramış kendini bir daha yenecek
öyle güç yetirirdim seni bu sularda gömecek
neydim ki ben;dünya üzerine serilmiş
bana dünya ahvalinde yenilmiş kadınları getir.
ellerim yüzümü yırtıyor
çıglıklar basıyor oldugum yeri
yüzümle besleniyor aynalar
isyan bu peşmergeler nöbet veriyor zabit erlerine
bana
sevdigini beşikte etmiş...
lakin susarsam
,
lakin susarsam
;
kim derdi ki
yoklugunu mihrap bilip visaline gömülecegim.
ben seni iklim serecegim zindan olsa mevsim.
getir
kuşluk vakti kuzgun leşleri birikiyor gönülsüz gögüs kafesimde
sabaha varmadan bogazlanıyorum her gece içinde
ölü seriliyorum yattıgım çarşaf resmine
umut yok ümit merdiven dayıyor zemin dibine
hangi kapılardan dileniyorum
yeniden düşülüyorum ana rahmine
ruhuma bindirdigim visal
misaline kurban düşüyorum
kimliksiz kinsiz geziyor ayak izlerinde
ayagını koydugun yere başım düşüyor
hangi dua beşeriyetini gizler
Affet hazreti mevla
muafilinin yüz görümlügünü seccadeler veriyor
Hükümranım yoklugunun mütercimsiz haline
kabusları kıracagım
getir
Ah benim sevigilim
Diyesim var ki bu kadın ikiye geçirilmiş
yüzümün şiltesi kaç kuşak eksitmiş
ayinler okunmuş toprak bitmiş ellerimin altnda
görsen şimdi kendini
günleri geçmiş
öyküsünü anlatıyor
sen
ölü bil
ben diri













