Skip navigation.

mehmed uzun a dicle....

Dicle şimdi yakarıyor...

"Siz istediniz, ben de anlatacağım. O vakit, kandili yakın ve unutulmuşların sesine kulak verin."
Mehmed Uzun böyle diyordu Dicle'nin Yakarışı'nda. Dicle'nin sesi Dicle'nin doğduğu yerde sonsuzluğa akıp gitti. Mehmed uzun öldü.

Mehmed Uzun'un, Kürtçe, Türkçe ve İsveççe yazdığı kitapları yirmiye yakın dilde yayınlandı. 1985 yılından bu yana romanlarını kaleme alan Uzun hakkında Türkiye'de çok sayıda dava açıldı.
Mehmed Uzun, İsveç Yazarlar Birliği yönetim kurulu üyeliği yaptı. Ayrıca İsveç Pen Kulübü ve Uluslararası Pen Kulüp'te aktif çalıştı. İsveç ve Dünya Gazeteciler Birliği'nin de üyesi olan Uzun'un bugüne kadar çok sayıda Kürtçe roman yayımlandı.
Mehmed Uzun, "Aşk Gibi Aydınlık Ölüm Gibi Karanlık" romanı ve "Nar Çiçekleri" adlı deneme kitabı ile ilgili olarak 2001 baharında yargılandı. Aynı yıl Türkiye Yayıncılar Birliği'nin her yıl verdiği Düşünce ve İfade Özgürlüğü Ödülü'nü, roman sanatına ilişkin belirleyici katkılarından dolayı Berlin Kürt Enstitüsü'nün Edebiyat Ödülünü, edebiyat ve sözün özgürlüğüne ilişkin duruşundan dolayı İskandinavya'nın en önemli ödüllerinden olan Torgny Segerstedt Özgürlük Kalemi Ödülünü ve 2002'de İsveç kültür yaşamına sunduğu katkılarından dolayı İsveç Akademisi'nin Stina-Erik Lundeberg Ödülü'nü aldı.
Uzun süredir yakalandığı mide kanseri nedeniyle tedavi gören ünlü edebiyatçı Mehmet Uzun,11 Ekim 2007 günü Diyarbakır'da yaşamını yitirdi.

bize göre

SÖZ ÖZGÜRLÜĞÜ



İster sözle olsun, ister davranışla, zorbalığın her çeşidinden nefret

ederim. Düşüncemizi duyular yoluyla aldatan gösterişlere her zaman

karşı koymuşumdur. Üstün sayılan insanlara yakından bakınca

anladım ki çoğu, herkes gibi insandır.



Rarus enim ferme sensus communis in illa. (Juvenalis)



Yüksek mevkilerde sağduyuya az raslanır.



Kralların şaştığım tarafı, hayranlarının bu kadar bol olmasıdır. Her

şeyimizi emirlerine verelim, ama düşüncemiz bize kalsın. Önlerinde

bükülen, dizlerimiz olsun, aklımız değil.



Melanthius'a Dionysios'un bir tragedyası hakkında ne düşündüğünü

sormuşlar: Laf kalabalığından tragedyayı görmedim ki, demiş. Onun

gibi, büyüklerin nutukları üstüne hüküm verecek olanlar da şöyle

diyebilirler: Bu kadar ciddilik, büyüklük, şatafat içinde sözlerinin

gerçek anlamı anlaşılmıyor ki. Bilgiçlik, çok yüksek mevki ve

ünlerle de bir araya geldi mi, büsbütün tehlikeli oluyor. Geçen gün bir

yerde dev ünlü bir adam, masasında rahat rahat konuşulan önemsiz bir

konuya karıştı ve söze şöyle başladı: Kim böyle düşünmüyorsa

yalancıdır, cahildir...



İnsan düşüncesi böyle bir yola saptı mı hançerinizi hazırlayın

tetik durun. (Kitap 3, bölüm 7)



Her okuldan bütün filozofları birleştiren genel bir anlaşma varsa o da

en iyi şeyin ruh ve beden rahatlığı olduğudur, ama nerede, kimde

bulabiliriz bu rahatlığı? (Kitap 3, bölüm 2)



Güzel eylemlerin karşılığını başkalarından beklemek, çok kararsız ve

bulanık bir varlığa bel bağlamak olur. (Kitap 3, bölüm 2)



Ben ne isem, ne durumdaysam, eylemlerim de ona göre, ona uygun

olur. (Kitap 3, bölüm 2)


December 2009
M T W T F S S
November 2009January 2010
1 2 3 4 5 6
7 8 9 10 11 12 13
14 15 16 17 18 19 20
21 22 23 24 25 26 27
28 29 30 31