Gitmek
Monday, August 20, 2012 7:24:24 PM
Gitmek, Geçmişi Öldüren Bir
İntihar Şeklidir
Çok değil,
Biraz zaman önce,
Parmaklarımın mürekkebiyle
Çizdim duvarlara,
Çocukluktan kalma hayal evlerini.
Hepsinin üstünde güneş
Ve hepsinin bacasında duman.
O vakitten beri
Ne zaman güneş görsem,
İçim duman.
Sanma ki,
Gözlerinin feri sönmüş her kadın,
Bir erkeğin terk etmesine maruz
kalmıştır.
Olsa olsa,
Bir erkek tarafından aldatılıp,
Terk etmek zorunda kalmıştır.
Unutma,
Gitmek, geçmişi öldüren bir
intihar şeklidir,
Ve sırf bu yüzden her kadın,
Geleceği doğuran bir cennettir.
Bugün,
İhtişamını kaybeden,
Kara bulutların en ak günü.
Üzgünler,
Yağmurlarının suyunu sıkmışlar,
Şimşeklerini göğün kubbesine
çakmışlar,
Tanrı'nın matemini benimsedikleri
için,
Unutulmuşlar.
Konuşma,
O bulutlar bugün asıldı,
O bulutlar bugün bütün
devrimleri kaldırdı.
O bulutlar, yarını Tanrı'dan aldı,
fırlattı.
Ve son bir sigara...
Gök öldü,
Yer öldü,
Toprak öldü,
İnsanlar zaten hep ölüydü...
Bu nedenle,
Kızmıyorum hüznün ateş rengine,
Canımı yakıyor biraz,
Hepsi bu.
Merve Ceylan
İntihar Şeklidir
Çok değil,
Biraz zaman önce,
Parmaklarımın mürekkebiyle
Çizdim duvarlara,
Çocukluktan kalma hayal evlerini.
Hepsinin üstünde güneş
Ve hepsinin bacasında duman.
O vakitten beri
Ne zaman güneş görsem,
İçim duman.
Sanma ki,
Gözlerinin feri sönmüş her kadın,
Bir erkeğin terk etmesine maruz
kalmıştır.
Olsa olsa,
Bir erkek tarafından aldatılıp,
Terk etmek zorunda kalmıştır.
Unutma,
Gitmek, geçmişi öldüren bir
intihar şeklidir,
Ve sırf bu yüzden her kadın,
Geleceği doğuran bir cennettir.
Bugün,
İhtişamını kaybeden,
Kara bulutların en ak günü.
Üzgünler,
Yağmurlarının suyunu sıkmışlar,
Şimşeklerini göğün kubbesine
çakmışlar,
Tanrı'nın matemini benimsedikleri
için,
Unutulmuşlar.
Konuşma,
O bulutlar bugün asıldı,
O bulutlar bugün bütün
devrimleri kaldırdı.
O bulutlar, yarını Tanrı'dan aldı,
fırlattı.
Ve son bir sigara...
Gök öldü,
Yer öldü,
Toprak öldü,
İnsanlar zaten hep ölüydü...
Bu nedenle,
Kızmıyorum hüznün ateş rengine,
Canımı yakıyor biraz,
Hepsi bu.
Merve Ceylan
Biraz üzül, biraz anla!..
Thursday, May 24, 2012 8:51:12 PM
Bugün sana yabancıyım yüreğim..
Düşünmeden dökmek istiyorum
içimdekileri..
Belki biraz kırıl istiyorum bana..
Biraz üzül…
Biraz anla…
Vazgeç istiyorum,
Hayallerden…
Kimbilir !
Belki de benden…
Saçmalamak istiyorum
alabildiğine…
Bağırmak, durup dururken..
Gülmek, nedensizce..
Tersine yaşamak istiyorum
hayatı…
Anla işte !
Saçma ne varsa yapmak
istiyorum kendimce…
Ve sende saçmala istiyorum
acımasızca…
Belki de…
Gelişi güzel ağlamak istiyorum
sana…
Her bir damla da bensizliğe alış
istiyorum …
Alış ki kolay olsun gitmek..
Can yakmadan…
Yaralamadan...
Yalan !
Hiçbir gidiş, acısız gitmez…
Giderse "o" gitmek olmaz…
Ama sen git...
Ve öyle bir git ki,
Her adımda, senden değil
kendimden vazgeçtiğimi hissettir
acıyla …
Yüreğim
Sözün özü;
Vazgeç, saçmala ve git istiyorum
izinsizce…!
Ben gidemiyorum ...
Sen git işte !
Düşünmeden dökmek istiyorum
içimdekileri..
Belki biraz kırıl istiyorum bana..
Biraz üzül…
Biraz anla…
Vazgeç istiyorum,
Hayallerden…
Kimbilir !
Belki de benden…
Saçmalamak istiyorum
alabildiğine…
Bağırmak, durup dururken..
Gülmek, nedensizce..
Tersine yaşamak istiyorum
hayatı…
Anla işte !
Saçma ne varsa yapmak
istiyorum kendimce…
Ve sende saçmala istiyorum
acımasızca…
Belki de…
Gelişi güzel ağlamak istiyorum
sana…
Her bir damla da bensizliğe alış
istiyorum …
Alış ki kolay olsun gitmek..
Can yakmadan…
Yaralamadan...
Yalan !
Hiçbir gidiş, acısız gitmez…
Giderse "o" gitmek olmaz…
Ama sen git...
Ve öyle bir git ki,
Her adımda, senden değil
kendimden vazgeçtiğimi hissettir
acıyla …
Yüreğim
Sözün özü;
Vazgeç, saçmala ve git istiyorum
izinsizce…!
Ben gidemiyorum ...
Sen git işte !
Gözlerin
Wednesday, March 21, 2012 12:37:35 PM
Gözlerinde müebbeti
istiyorum..En acımasız
mahkemelerde yargılasınlar beni.
Bedenimden yüreğimi söküp,
Yüreğinde nefes almak olsun
suçum.
Son isteğim;
Darağacım, yıldızların düştüğü,
Saçlarının tellerinden örülsün...
Yüreğinde ölmeyi istiyorum.
Baharları mevsimlerden çalıp,
Gözlerine doldurmakla suçlasınlar
beni..
İnfazım, gözyaşlarında son
bulsun...
Çıplak yüreğime, Gözyaşlarının
umut zincirlerini geçirsinler.
Aldığım her nefes sevdana olsun.
Gözlerinin güneş gibi düştüğü,
Gönül mapusluğunda,
Ömür boyu yüreğinin müebbetini
istiyorum.
Gülüşlerinde erimeyi istiyorum.
Yağmurların sadece gözyaşında
saklı olduğu, Güneşin, hep
gülüşlerinde solduğu,
Bir ceza istiyorum...
İnfazım, gözlerinde yavaş yavaş
erimek olsun.
Avuçlarında solmayı diliyorum.
Ömrümden vazgeçip, Senin
gözlerine firardan yargılanayım.
Susma hakkımı kullanıp,
G ö z l e r i n d e Müebbeti
istiyorum....
İsmail Sarıgene
istiyorum..En acımasız
mahkemelerde yargılasınlar beni.
Bedenimden yüreğimi söküp,
Yüreğinde nefes almak olsun
suçum.
Son isteğim;
Darağacım, yıldızların düştüğü,
Saçlarının tellerinden örülsün...
Yüreğinde ölmeyi istiyorum.
Baharları mevsimlerden çalıp,
Gözlerine doldurmakla suçlasınlar
beni..
İnfazım, gözyaşlarında son
bulsun...
Çıplak yüreğime, Gözyaşlarının
umut zincirlerini geçirsinler.
Aldığım her nefes sevdana olsun.
Gözlerinin güneş gibi düştüğü,
Gönül mapusluğunda,
Ömür boyu yüreğinin müebbetini
istiyorum.
Gülüşlerinde erimeyi istiyorum.
Yağmurların sadece gözyaşında
saklı olduğu, Güneşin, hep
gülüşlerinde solduğu,
Bir ceza istiyorum...
İnfazım, gözlerinde yavaş yavaş
erimek olsun.
Avuçlarında solmayı diliyorum.
Ömrümden vazgeçip, Senin
gözlerine firardan yargılanayım.
Susma hakkımı kullanıp,
G ö z l e r i n d e Müebbeti
istiyorum....
İsmail Sarıgene
Şubat, sevda, hazan
Tuesday, February 14, 2012 3:59:01 PM
Bu sabah şubatın 14'üne uyandım...
Kırmızı gül ve yaslanacak omuzlara nefretle bakanların ülkesinden giriş yaptım şehre,
bilirim şubat yangınlarını ardında binlerce ölü bırakır...
Kırmızı gül ve yaslanacak omuzlara nefretle bakanların ülkesinden giriş yaptım şehre,
bilirim şubat yangınlarını ardında binlerce ölü bırakır...
Saturday, December 3, 2011 5:26:12 PM
Hangi şiire başlasam suskunum
sana
Dağ göğsünde bir kaya diliyle
suskun
Güneşte kavrulan bir kum tanesi
Çatlayan dudaklarım oluyor her
gece
Yağmura suskun yaşamaya
suskun
Haykırabilsem
Belki bir nehir köpürebilir sesimde
Silinebilir kuraklığın bütün izleri
Upuzun çöller vadileşebilir içimde
Hangi güzelliği özlesem suskunum
sana
Yürek boşluğunda bir of kadar
suskun
Özlüyorum seni masmavi
Koşuyorum sana bembeyaz
Ve kahroluyorum bir anda
kapkara
Ah oluyorum
Of oluyorum
Ve susuyorum
Oysa haykırabilsem
Işık yumağı bir pınar olur
soluğum
Hangi türküye uzansam
suskunum sana
Ağıt ağıt, özlem özlem suskun
Tut ki vurulmuşum
Aşktan ve kandan bir damla
olmuşum
Bir saçlarının rüzgarına
Bir de ağzının kıyılarına
konmuşum
Hangi dalga silebilir beni senden
Hangi kasırga koparabilir
Ben saç tellerinde bir ezgi
olmuşum
Coşkuların her şahlanışında
Sana deprem deprem susmuşum
Ve sana susmaktan inan ki
yorulmuşum
Yeter olsun gözlerinde ışık
fırtınası
Sözlerinde baskı yasası yeter
Hangi kavgayı özlesem suskunum
sana
Zafer sabahlarında gece kadar
Bayram sabahlarında yas kadar
suskun
Böyle güzelliklere de
Böyle suskunluklara da lanet
olsun
Al bu suskunluğumu al artık
Al ki
Bütün gürültüler kahrolsun
ADNAN YÜCEL
sana
Dağ göğsünde bir kaya diliyle
suskun
Güneşte kavrulan bir kum tanesi
Çatlayan dudaklarım oluyor her
gece
Yağmura suskun yaşamaya
suskun
Haykırabilsem
Belki bir nehir köpürebilir sesimde
Silinebilir kuraklığın bütün izleri
Upuzun çöller vadileşebilir içimde
Hangi güzelliği özlesem suskunum
sana
Yürek boşluğunda bir of kadar
suskun
Özlüyorum seni masmavi
Koşuyorum sana bembeyaz
Ve kahroluyorum bir anda
kapkara
Ah oluyorum
Of oluyorum
Ve susuyorum
Oysa haykırabilsem
Işık yumağı bir pınar olur
soluğum
Hangi türküye uzansam
suskunum sana
Ağıt ağıt, özlem özlem suskun
Tut ki vurulmuşum
Aşktan ve kandan bir damla
olmuşum
Bir saçlarının rüzgarına
Bir de ağzının kıyılarına
konmuşum
Hangi dalga silebilir beni senden
Hangi kasırga koparabilir
Ben saç tellerinde bir ezgi
olmuşum
Coşkuların her şahlanışında
Sana deprem deprem susmuşum
Ve sana susmaktan inan ki
yorulmuşum
Yeter olsun gözlerinde ışık
fırtınası
Sözlerinde baskı yasası yeter
Hangi kavgayı özlesem suskunum
sana
Zafer sabahlarında gece kadar
Bayram sabahlarında yas kadar
suskun
Böyle güzelliklere de
Böyle suskunluklara da lanet
olsun
Al bu suskunluğumu al artık
Al ki
Bütün gürültüler kahrolsun
ADNAN YÜCEL
Aşk olsun...
Friday, October 21, 2011 5:35:47 PM
Tenine dokunmak mı? Haşa! gözüm gözünün menziline girsin yeter. Hadi düş düşlerime tutmayana AŞK olsun.
Aşk yorgunu...
Thursday, October 6, 2011 10:27:35 AM
Aşk Yorgunuyum…
Herkes çok yorgun
olduğunu söylüyor…
Kimsenin inancı kalmamış
aşka… Yorgunluk dediğimiz,
ilişkilerden yediğimiz
kazıkların toplamına eşit!
Ne yapalım peki? Tası tarağı
toplayıp dağ başında mı
yaşayalım? İnsanlardan,
hayatın gerçeğinden kaçıp bir
yere mi sığınalım? Bir daha
kimseye güvenmeyelim mi?
Yoksa intikam almak peşine mi
düşelim? Hangisi daha sağlıklı?
Elbette hiçbiri!
Kimisi uzun yıllar süren
ilişkisine nokta koymuş, o
yüzden yorgun ve inançsız.
Kimisi her seferinde tamam
dediği kısa ilişkilerden bıkmış, o
yüzden güvensiz ve hali yok.
Peki hep böyle mi gidecek? Hep
inkar ederek aşkı, hep kaçarak
bize yaklaşmaya çalışanlardan,
hep gizlenerek mi geçireceğiz
ömrü?
Cevabınız evet ise, bu yazının
devamını boşuna okumayın!
Gidip kapatın kendinizi özenle
hazırladığınız o mağaraya…
Ben hala aklında soru işareti ve
yüreğinde biraz umut
taşıyanlara seslenebilirim ancak
ve biraz kızabilirim. Ne olmuş
yani? Düştüysen, canın acıdıysa
ne olmuş? Hayatın başka her
yanı güllük gülistanlık da, bir
tek aşkta mı vurgun yiyorsun?
Ailen, dostların, iş arkadaşların,
başka hiç kimse seni hayal
kırıklığına uğratmadı da, ilk
defa sevgilin mi, vurdu?
Yaşamın özü nedir ki? Neden bu
hayattasın diye düşündün mü?
Nelerden geçiyorsun? Nelerle
rendeleniyorsun?
Hangi acılar seni büyüttü?
Hangi sıkıntılarla geliştin,
akıllandın, tecrübelendin? Şimdi
olduğun sen ve bu hale geldiğin
yolda tek darbeyi aşktan mı
yedin? Geçiniz efendim bunları!
Kimse ömrünün sonuna kadar
var olma garantisi veremez,
hele günümüzde hiç veremez!
Sen de kimseye böyle beylik
laflar etmemelisin.
Seviyorsan tadını çıkarmalısın.
Dileğince yaşamalısın. Sorunları
akılcı yollarla çözmeye
çalışmalısın. Egona, hırsına
kapılmadan sevmeyi
öğrenmelisin. Elbette ilişkin için
mücadele etmelisin ama
yürümüyorsa da, artık ipin
ucunu bırakmayı öğrenmelisin.
Ölüm var dünyada!
Yaşadıklarını sevgiyle anı
depona kaldırıp, yeni umutlara
yelken açmayı denemelisin. Bir
de her düşüşünden kendine bir
ders çıkartıp, aynı hataları
yapmamayı becerirsen, vallahi
tadından yenmezsin!
Candan Ünal
Herkes çok yorgun
olduğunu söylüyor…
Kimsenin inancı kalmamış
aşka… Yorgunluk dediğimiz,
ilişkilerden yediğimiz
kazıkların toplamına eşit!
Ne yapalım peki? Tası tarağı
toplayıp dağ başında mı
yaşayalım? İnsanlardan,
hayatın gerçeğinden kaçıp bir
yere mi sığınalım? Bir daha
kimseye güvenmeyelim mi?
Yoksa intikam almak peşine mi
düşelim? Hangisi daha sağlıklı?
Elbette hiçbiri!
Kimisi uzun yıllar süren
ilişkisine nokta koymuş, o
yüzden yorgun ve inançsız.
Kimisi her seferinde tamam
dediği kısa ilişkilerden bıkmış, o
yüzden güvensiz ve hali yok.
Peki hep böyle mi gidecek? Hep
inkar ederek aşkı, hep kaçarak
bize yaklaşmaya çalışanlardan,
hep gizlenerek mi geçireceğiz
ömrü?
Cevabınız evet ise, bu yazının
devamını boşuna okumayın!
Gidip kapatın kendinizi özenle
hazırladığınız o mağaraya…
Ben hala aklında soru işareti ve
yüreğinde biraz umut
taşıyanlara seslenebilirim ancak
ve biraz kızabilirim. Ne olmuş
yani? Düştüysen, canın acıdıysa
ne olmuş? Hayatın başka her
yanı güllük gülistanlık da, bir
tek aşkta mı vurgun yiyorsun?
Ailen, dostların, iş arkadaşların,
başka hiç kimse seni hayal
kırıklığına uğratmadı da, ilk
defa sevgilin mi, vurdu?
Yaşamın özü nedir ki? Neden bu
hayattasın diye düşündün mü?
Nelerden geçiyorsun? Nelerle
rendeleniyorsun?
Hangi acılar seni büyüttü?
Hangi sıkıntılarla geliştin,
akıllandın, tecrübelendin? Şimdi
olduğun sen ve bu hale geldiğin
yolda tek darbeyi aşktan mı
yedin? Geçiniz efendim bunları!
Kimse ömrünün sonuna kadar
var olma garantisi veremez,
hele günümüzde hiç veremez!
Sen de kimseye böyle beylik
laflar etmemelisin.
Seviyorsan tadını çıkarmalısın.
Dileğince yaşamalısın. Sorunları
akılcı yollarla çözmeye
çalışmalısın. Egona, hırsına
kapılmadan sevmeyi
öğrenmelisin. Elbette ilişkin için
mücadele etmelisin ama
yürümüyorsa da, artık ipin
ucunu bırakmayı öğrenmelisin.
Ölüm var dünyada!
Yaşadıklarını sevgiyle anı
depona kaldırıp, yeni umutlara
yelken açmayı denemelisin. Bir
de her düşüşünden kendine bir
ders çıkartıp, aynı hataları
yapmamayı becerirsen, vallahi
tadından yenmezsin!
Candan Ünal
Öylesine...
Wednesday, October 5, 2011 5:57:30 PM
Sevdiğini mertçe
seven kişi, pervane gibi özler
ateşi. "Sevip de yanmaktan
korkanın, masal anlatmaktır
bütün işi".
Alıntı
seven kişi, pervane gibi özler
ateşi. "Sevip de yanmaktan
korkanın, masal anlatmaktır
bütün işi".
Alıntı













