Elektrik, Gerçekten Can Damarımız mı?
Thursday, September 5, 2013 11:28:42 PM
Evimizde elektrikler kesildiği için mutlu olan tek insan benim. Annem dizisini kaçırdığı için, babam maç izleyemediği için, kardeşim bilgisayar oynayamadığı için mutsuzdur ya da onlar mutsuz olduklarını sanırlar (günümüz teknolojisi ve psikoloji bunu tetikliyor sanırım). Bense beraber ortaklaşa yaptığımız işlerin her birinden memnun kalarak sürekli elektriklerin gitmesini isteyen bir kişiyim. Elektrikler gittiği zaman evde sadece tek mum yakar, mutfakta beraber yemek hazırlar, beraber şakalaşır ve beraberce sofrayı hazırlarız. Salon'da mum ışığında muhteşem bir romantik (!) yemek yeriz. Daha sonra yine mum ışığında çayımızı içerek sohbet ederiz. Telefon yoktur elimizde. Kardeşim odasında, annem odasında, babam ayrı bir yerde değildir. Hep beraber aynı konu üzerine konuşur, aynı şakaları yapar, aynı tebessümü paylaşırız. Ve işin en sevdiğim kısmı ise benim onlara hikayeler okumam olur. Ben okurken hem kendim mest olurum, hem de onlar hayranlık ile izlerler. Hikayenin sonunda yine büyük bir istişare ve sıradaki hikaye.. Elektrik gelene kadar bu böyle devam eder. Onlar mutludurlar bu hallerinden. Hani demiştim ya elektrikler gittiği için mutsuz oluyorlar diye işte teknolojinin bir zararı bu. Mutlu olacağımız o kadar çok şey varken teknolojiye bağlanmak mutsuzluk getirir. Sürü psikolojisine uymayın. Elektrikler gitmiyor mu sizde? O halde çaktırmadan 1 saatliğine sigortaları indirin. Sonra başlayın benim taktiği izlemeye. Sevdiklerinize zaman ayırın. İleride zaman ayırmak istediğiniz de onları bulamayabilirsiniz..
Vesselam..
Vesselam..





