Skip navigation

Lost password? | Help

Kent portalı

kente bütüncül bakış

Şehir ve bölge planlama

Yarışma, “ Mimarlık, Peyzaj Mimarlığı, Şehir ve bölge planlama Mühendislik, Kentsel TasarımProjeleri, Şehir ve Bölge Planlama ve Güzel Sanat Eserleri Yarışması Yönetmeliği” uyarınca serbest, ulusal ve tek aşamalı olarak düzenleniyor.

Yarışmanın amacı şöyle özetleniyor:
"Küçükçekmece ilçesi, konumu, sahip olduğu potansiyel alanları ve demografik yapısı gereği, 'İstanbul Metropoliten Alan' bütünü içinde Bakırköy merkezinin hinterlandında kalan bir alt merkez özelliği göstermektedir. İlçede Basın Şehir ve bölge planlama Ekspres Yolu üzerinde yer alan ve metropoliten ölçekte bir Şehir ve bölge planlama kimlik ortaya TMMOB Şehir Plancıları Odası (ŞPO) Ankara Şube Başkanı Erdal Kurttaş, bugün Ankara’nın, “başlangıçtaki ideal planlama anlayışını çoktan terk ederek, kendiliğindenci bir gelişim anlayışıyla, ihtiyaçlarını doğru karşılayamayan, yaşanabilir bir yer olmaktan hızla uzaklaşan, yaşam kalitesinden epeyce kayıp vermiş, kalabalık, sıkışık, sağlıksız, altyapısı zayıf, sıradan bir kente, kimliksiz bir kente dönüştürüldüğünü” söyledi.
hizmet edebilecek, Küçükçekmece’nin metropoliten alan içindeki konumundan kaynaklanan önemini ortaya Şehir ve bölge planlama koyabilecek, organize, karma kullanımlı bir kent merkezine ihtiyaç duyulmaktadır. Yarışmanın konusu, tüm bu değerlerle buluşabilen bir kentsel tasarım proje yarışması ile elde edilecek alt merkezin, Küçükçekmece’ye kazandırılmasıdır."

Yarışmanın amacı, yaklaşık 800 bin kişinin yaşadığı Küçükçekmece için çağdaş planlama ve kentsel tasarım kriter ve ilkelerine sahip, kimlikli, çevreye duyarlı, çağdaş bir vizyon doğrultusunda kurgulanmış kaliteli ve Şehir ve bölge planlama yaşanmaya değer bir alt merkez modelinin yaratılması. Yarışma alanı ise, 98,3 ha. büyüklükteki Sefaköy sanayi alanı ile 83,2 ha. büyüklükteki Şehir ve bölge planlama Halkalı Meydanı arasında kalan alan ile sınırlandırılmış, toplam 181, 5 ha. lık alan olarak belirlenmiş. Küçükçekmece İlçesi’nin büyük ölçüde plan kararlarına aykırı olarak yapılaşmış, donatı alanlarından mahrum, yüksek deprem riski taşıyan, sanayi ve kemikleşmiş konut alanlarından oluşan yarışma alanının, yeniden üretilerek ve geliştirilerek (redevelopment) bir alt merkez olarak tasarlanması bekleniyor.

Yarışma alanı, 98,3 ha. büyüklükteki Sefaköy sanayi Şehir ve bölge planlama alanı ile 83,2 ha. büyüklükteki Halkalı Meydanı arasında kalan alan ile sınırlandırılmış, toplam 181, 5 ha. lık bir alanı içeriyor. Küçükçekmece İlçesi’nin büyük ölçüde plan kararlarına aykırı olarak yapılaşmış, donatı alanlarından mahrum, yüksek deprem riski Şehir ve bölge planlama taşıyan, sanayi ve kemikleşmiş konut alanlarından oluşan yarışma alanının, yeniden üretilerek ve geliştirilerek (redevelopment) bir alt merkez olarak tasarlanması bekleniyor.

Mimarlık, Peyzaj Mimarlığı, Mühendislik, Kentsel Tasarım Projeleri, Şehir ve Bölge Planlama

Yarışma, “ Mimarlık, Peyzaj Mimarlığı, Mühendislik, Kentsel TasarımProjeleri, Şehir ve Bölge Planlama ve Güzel Sanat Eserleri Yarışması Yönetmeliği” uyarınca serbest, ulusal ve tek aşamalı olarak düzenleniyor.

Yarışmanın amacı şöyle özetleniyor:
"Küçükçekmece ilçesi, konumu, sahip olduğu potansiyel alanları ve demografik yapısı gereği, 'İstanbul Metropoliten Alan' bütünü içinde Bakırköy merkezinin hinterlandında kalan bir alt merkez özelliği göstermektedir. İlçede Basın Ekspres Yolu üzerinde yer alan ve metropoliten ölçekte bir kimlik ortaya koyan ticaret-hizmet aksı’nın dışında merkez olarak nitelendirilebilecek, organize olmuş bir alt bölge bulunmamaktadır. Bu bağlamda, gelecekte Küçükçekmece ve yakın çevresinde yer alan konut alanlarına (TEM kuzeyi) hizmet edebilecek, Küçükçekmece’nin metropoliten alan içindeki konumundan kaynaklanan önemini ortaya koyabilecek, organize, karma kullanımlı bir kent merkezine ihtiyaç duyulmaktadır. Yarışmanın konusu, tüm bu değerlerle buluşabilen bir kentsel tasarım proje yarışması ile elde edilecek alt merkezin, Küçükçekmece’ye kazandırılmasıdır."

Yarışmanın amacı, yaklaşık 800 bin kişinin yaşadığı Küçükçekmece için çağdaş planlama ve kentsel tasarım kriter ve ilkelerine sahip, kimlikli, çevreye duyarlı, çağdaş bir vizyon doğrultusunda kurgulanmış kaliteli ve yaşanmaya değer bir alt merkez modelinin yaratılması. Yarışma alanı ise, 98,3 ha. büyüklükteki Sefaköy sanayi alanı ile 83,2 ha. büyüklükteki Halkalı Meydanı arasında kalan alan ile sınırlandırılmış, toplam 181, 5 ha. lık alan olarak belirlenmiş. Küçükçekmece İlçesi’nin büyük ölçüde plan kararlarına aykırı olarak yapılaşmış, donatı alanlarından mahrum, yüksek deprem riski taşıyan, sanayi ve kemikleşmiş konut alanlarından oluşan yarışma alanının, yeniden üretilerek ve geliştirilerek (redevelopment) bir alt merkez olarak tasarlanması bekleniyor.

Yarışma alanı, 98,3 ha. büyüklükteki Sefaköy sanayi alanı ile 83,2 ha. büyüklükteki Halkalı Meydanı arasında kalan alan ile sınırlandırılmış, toplam 181, 5 ha. lık bir alanı içeriyor. Küçükçekmece İlçesi’nin büyük ölçüde plan kararlarına aykırı olarak yapılaşmış, donatı alanlarından mahrum, yüksek deprem riski taşıyan, sanayi ve kemikleşmiş konut alanlarından oluşan yarışma alanının, yeniden üretilerek ve geliştirilerek (redevelopment) bir alt merkez olarak tasarlanması bekleniyor.

logo yarışması 2008 Uluslararası Yapı Merkezleri Birliği eylül ekim kasım

logo yarışması logo yarışması Uluslararası Yapı Merkezleri Birliği (UICB) 1958 yılından beri, yapı ve inşaat endüstrileri için bilgi paylaşımı ve dokümantasyon konularında dünya çapında tüm yapı merkezleri arasında bir köprü görevi gören bir kuruluş. UICB, kuruluşunun 50. yılında, vizyonunu ve hedeflerini yansıtacak yeni bir logo için tasarım yarışması düzenliyor.

Tüm bağımsız, amatör ve profesyonel tasarımcı ve firmalara açık olan yarışma, jürinin son değerlendirmesi dışında internet üzerinden yürütülecek. Katılım için her hangi bir ücretin talep edilmediği yarışmaya, tek kurum veya kişinin birden fazla tasarımla katılma şansı var.

Yarışmanın katılım şartları arasında ise, katılımcının özgün işini yollaması, her hangi bir yayın hakkını ihlal etmemesi ve daha önce hiçbir yerde yayınlanmamış olması sayılabilir. Bunların haricinde logo tasarımlarının ‘UICB’ ifadesini barındırmaları ve kuruluşun internet sayfasından da indirilebilecek ‘ev’ sembolünü kullanmaları gerekiyor.






yapi_ev.jpg





Gerekli olan ev sembolü





Başvuruların da internet üzerinden gerçekleştirileceği logo tasarım yarışmasının jüri üyeleri:

Gunnel Adlercreutz - Building Information Foundation RTS, Finlandiya
Markku Salmi - Building Information Ltd, Finlandiya
Jørn Vibe Andreasen - Byggecentrum - Danish Building Information Center, Danimarka
Johan Vyncke - Belgium Building Research Institute, Belçika
Rudolf Böhm - National Building Centre Brno, Çek Cumhuriyeti
Barış Onay - Yapı Endüstri Merkezi, Türkiye



Yarışma Takvimi:

Yarışmanın Duyurulması: 15 Nisan 2008

Son katılım tarihi: 1 Temmuz 2008

Kazananların İlanı: 6 Ekim 2008

Ödül Töreni: 6 Kasım 2008 – Yapı-Endüstri Merkezi, İstanbul (Ödül töreni, UICB'nin İstanbul'da gerçekleştirilecek 50. kuruluş yıldönümü kutlamaları kapsamında gerçekleştirilecektir.)

1. ödüle : 1500 €
3 Adet Mansiyon : 500 €

Yarışma hakkında daha detaylı bilgiye ulaşmak ve başvuruda bulunmak için lütfen

kentsel tasarım - urban design

Toprak ve doğal - kültürel kaynaklar, sınırlı ve artırılma olanağı bulunmayan, ulusal hatta küreselleşen dünya düzeni içinde uluslararası değerlerdir. Günümüzde imar planları anlayışı ile organize edilmeye çalışan bu değerler çağın gereği yeni yaşam mekânları, tarzları ve olanaklarını ortaya koyamamaktadır. Kısaca bugün artık yalnızca imar planlama sisteminin kentlere ve kentlilere iyi yaşam kalitesini vermesinin mümkün olmadığı tüm gelişmiş ülkelerde olduğu gibi Türkiye'de de görülmektedir. Bu bağlamda yeni kentsel yaşam kalitesini elde etmede, kentsel alanların çözümlenmesinde yeni bir araç olarak kentsel tasarım ortaya çıkmıştır. Çubuk'un belirttiği gibi çağdaş ve yeni bir kent planlama anlayışı çerçevesinde kentsel tasarımın öneminin daha da artarak 21. yüzyılın kentsel sanat yüzyılı olacağını vurgulayabiliriz.

Bu bağlamda, çalışmada özellikle 80'li yıllardan sonra güncelleşen kentsel tasarım olgusu Türkiye'deki yerinin tartışılması amaçlanmaktadır. Bu amaç doğrultusunda öncelikle dünyadaki planlama yaklaşımları incelenerek kentsel tasarımın mekan biçimlenmesinde neden önemli bir araç olduğu, kentsel tasarım eğitiminin özellikleri, uygulama ve yasal mekanizma içindeki konumu saptanarak son bölümde kentsel tasarım olgusunun tanımlaması yapılacaktır.
Genel Olarak Kentsel Tasarım Olgusu
Günümüzde kentleşme olgusu, kentsel mekanlarda olumsuz etkiler sergilemektedir. Bunun temel nedeni kentlerde yaratıcılığı önleyen ve bozulmayı artıran uygulamalardır. Çok hızlı değişimin yarattığı bu uygulamalar, kentsel mekanın görsel zenginliklerini yok etmekte ve niteliksiz ticari amaçlı gereksiz bir yapı yoğunlaşmasına itmektedir.
Ülkemiz açısından oldukça yeni ve farklı tanımlanan, karmaşık bir kavram olan kentsel tasarım eyleminin bir uzmanlık alanı olarak algılanması yenidir.
kentsel tasarım kavramının üzerinde çeşitli çevreler (odalar, yasalar, akademik çevreler) tarafından farklı görüşler ortaya atılmaktadır. Bu aşamada kentsel tasarım kavramının ne olduğunu tanımlayabilmek için önce kent planlama süreci yaklaşımlarının irdelenmesi yerinde olacaktır.
baranidil.jpgBursa Santral Garajı Yarışması 2. Odül (TH İdil Mimarlık Ofisi)
Kent Planlama Yaklaşımı
Kent planlama, batıda, sanayi devriminin yarattığı yerleşme-ulaşım-çevre sorunlarına çözüm arayışları oluşturmaktadır. Kentsel mekanın daha yaşanabilir yapma çabaları 1900'lü yıllarda Ebenezer Howard'ın Bahçe Şehir kent modeli üretmesi ve daha sonrasında Camillo Sitte (Kent İnşa Sanatı), Tony Garnier (Endüstri Kenti), Soria Mata (Lineer Kenti) gibi kent planlama düşünürleri kentlerdeki, hızlı nüfus artışları, ulaşım teknolojisindeki gelişmeler ve kentlerin çağa uygun işlevlerinin gelişmesi ve daha yaşanabilir kentler yaratmak amacıyla yeni kent modelleri oluşturmuşlardır. Kent planlama meslek disiplini başlangıçta, sanat temelli bir tasarım olarak ele alınmış ve sanayi devriminin neden olduğu kent fiziksel çevresindeki kalite kaybının giderilmesi ve proletaryanın yaşam koşullarının iyileştirilmesi amaçlanmıştır. Günümüzde ise kent planlama bilimin sunduğu teknik ve yöntemleri giderek daha yoğun olarak kullanmaya ve kamu politikasının bir aracı haline gelmiştir. Kent planlama mesleği temelde kentsel mekanın kamusal politikalarla üretimi şeklinde algılanmaktadır. (Çelik, 2003)
Kent sınırlarını zorlayan gelişmeler, kentlerin yalnızca fiziksel ölçütlerle denetlenemediğini göstermiş ve bölgesel, sosyal, ekonomik, politik süreçlerin anlaşılmasının kentsel gelişmeyi yönlendirme ve denetleme açısından gerekli olduğu gözlenmiştir (Günay,1997). Kapsamlı planlama, batıda, 19. Yüzyılın ilk yarısında kentsel mekanın biçimlenmesinde etkili olmuştur. Kapsamlı planlama yaklaşımında amaç, öncelikle kentin bölge içindeki yerinin tanımlaması, sosyal, ekonomik ve fiziki yapısını anlamaya çalışan "analiz" ve "araştırma"ya dayanan bir Nazım Plan üretilerek kent makro formunun denetlenmesi ve bu plana dayalı olarak tüm kentin uygulama planlarının hazırlanması şeklindedir. Çelik (2003) kapsamlı planı, toplumun fiziksel gelişimine yönelik politikalarda rehberlik yapacak, yerel yönetim karar vericileri için hazırlanmış bir kamu belgesi olarak tanımlamaktadır.
1930'lu yıllarda merkezi yer kuramı, CIAM ile zoning kavramı geliştirilmiştir. Aynı yıllarda Amerika Birleşik Devletleri'nde bölge planlama çalışmaları başlayarak kapsamlı planlamaya bölgesel boyut da katılmış ve planlama kademeleri eylemine sokulmuştur.
1960'lı yıllarda batı toplumlarında nüfus ve kentleşme hızlarının düşmesi, planlamanın kentlerin dinamik gelişme süreçlerine yanıt verememesi, farklı disiplinlerdeki bilim ve teknolojik gelişmeler ile birlikte bilgi toplama ve işlem sürecindeki yenilikler, kentte yaşayanların kendi yaşam mekanlarının biçimlenmesinde karar verme istemleri, yaratılan uzman plancı profili, merkeziyetçilikten yerelleşmeye dönen dünya, katı ve durağan bölgeleme uygulamalarına eleştiriler ile kapsamlı planlamanın yetersizliği ve günün koşullarına ayak uyduramaması kapsamlı planlamaya yönelik önemli eleştirilerdendir. (Eke, 1994)
Yukarıda belirtilen olumsuzlukların giderilmesi amacıyla geliştirilen yapısal planlama yaklaşımı, fiziki bir düzenlemeden çok sosyo ekonomik verilerin değerlendirildiği alternatifli gelişme politikalarını belirleyen yazılı rapor ve ana şemadan oluşan ve bu doğrultuda eyleme dönük yenileme, koruma ve sağlıklaştırma projelerinin üretildiği ve uygulaması için gerekli örgütlenme ve finans modellerinin düşünüldüğü kentsel projeler yaratmıştır. Stratejik plan olarak da adlandırılan yapısal planlama batı toplumlarında planlama mevzuatının temelini oluşturmaktadır.
Yapısal yaklaşımlı planlamaya, bilgi işlem teknolojisindeki değişimler, bilim dünyasına getirilen yeni tekniklerle, kentsel sistemlerin analizi, kestirimler ve alternatiflerin değerlendirilmesi ve daha çok bilginin işlenebilmesi ile karmaşık ilişkiler sisteminin matematiksel olarak ifade edilip çözümler aranması sistem yaklaşımlı planlama ile sağlanmıştır (Günay 1992). Kent planlama sürecinde sistem yaklaşımın kullanımın çok yoğun olmasında planlama bilime, daha az yoğun olmasında ise planlama sanata yaklaşacaktır. (Çelik, 2003)
Kapsamlı planlamada, plan uzman plancılar tarafından hazırlanarak mecliste onanması süreci sonunda kabul edilmelidir. Kentlilerin ise bu planın kendilerini ilgilendiren bölümüne itiraz hakları vardır. Yapısal planlama ile getirilen katılım modelinde ise hem Strateji Planı, (burada kentin geleceğine ilişkin kararlar, yatırımcı -özel ve kamu kuruluşları- ile sivil toplum örgütlerinin katılımı ile üretilmekte) hem de Yerel -eylem- Planı (bu aşamada ise planlama, doğrudan etkilenen mülk sahipleri ile o yörede yaşayanların katılımı ile üretilmekte) aşamalarında, hazırlanan planlar toplumun önünde tartışılmaya açılmakta ve katılımcı planlama ile çözümler üretilmektedir.
Dünyadaki kent planlama anlayışında, katılımcı, belli bilimsel temellere dayanan matematiksel modellerin kullanıldığı, bilgiye ulaşmada teknolojilerin kullanımı, alternatif seçeneklerin üretilmesi, estetik, mekan kalitesinin ön plana alındığı ve toplumla birlikte yaşayan, üretilen, dinamik bir planlama yaklaşımı benimsenmektedir.
Türkiye'deki kent planlama sistemini oluşturan yasalar ve yönetmelikler incelendiğinde; sistemin temel dayanağının kapsamlı planlama yaklaşımına dayandırıldığını belirtebiliriz. Fakat imar planları, kentsel arsa spekülatif değeri ve üzerindeki fiziki yapılaşma haklarına indirgendiği için üretilen planlar, kentsel mekanların çarpık, betonlaşma, düzensiz yapılaşma gibi sıfatlarla tanımlanmasına ve kimliklerini yitirmesine neden olmuştur.
II. Dünya Savaşı sonrası değişen dünya düzeni sonucunda kent planlama karar ve uygulamalarında köklü gelişimler olmuştur. Uzun süreçler içeren klasik imar planları, yerini geleceğin belli bir dönemindeki verileri doğrultusunda statik, katı ve kesin planlama kararları üretmek yerine denetim ve uygulamalarda toplumun dinamiklerine kolayca uyabilecek ve hızla üretilebilecek stratejik (yapısal) planı hazırlanması sürecine bırakmıştır. (Gürel, 1993)
Bugün batı ülkelerinde kent planlama gerek bilgi birikimindeki ve bilgi teknolojisindeki girişimleri kullanmak, diğer meslek disiplinleri ile disiplinler arası çalışmalar yapabilmek, planlamayı teorik temellere oturmak ve tartışmak, mesleğin meşruiyetini güçlendirmek ve daha güvenilir bir temele ulaşabilmek üzere alt uzmanlıklar olarak şekillenmektedir. (Çelik, 2003)
Batıdaki bu alt uzmanlık dallarından bazıları şunlardır: Ulaşım ve Altyapı Planlaması, Çevre Planlama, Bölge Planlama, Sosyal Planlama, Ekonomik Planlama, Konut Planlaması, Kent Merkezi Planlaması, Kentsel Tasarım... Vb. Görüldüğü gibi kentsel tasarım kent planlamanın bir alt uzmanlık alanı olarak ortaya çıkmaktadır.
ayhanusta.jpgBaşakşehir Kent Merkezi Tasarım Yarışması 1. Odül (Ayhan Usta ve ekibi)
Kentsel Tasarım Eğitimi
Kentsel tasarımın sosyal, ekonomik, kültürel, psikolojik, ekolojik, estetik ve yasal ögelerin etkileşimini dikkate alarak, kentsel mekanın yaşam kalitesini geliştirmeye dönük bir uzmanlık alanı olduğu ve bu alanda kent planlama, mimarlık, peyzaj mimarlığı disiplinlerinin ilgilendiği görülmektedir. (Çubuk, 1997)
Türkiye'de kentsel tasarım eğitimi incelendiğinde iki farklı yaklaşım ortaya çıkmaktadır. İlki MSÜ, İTÜ, İYTE, ODTÜ'de uygulanan kentsel tasarım yüksek lisans eğitim programları konuya ilgi duyan kent planlama, mimarlık ve peyzaj mimarlığı temel disiplinlerinden öğrencilerin daha ileri düzeyde eğitilmesinin hedeflendiği bir uzmanlık yaklaşımı şeklinde ele alınmaktadır. İkinci yaklaşım da ise Bilkent Üniversitesi Peyzaj Mimarlığı ve Kentsel Tasarım Lisans programında kentsel tasarım meslek diploması verilmektedir. (Bk. İlgili üniversitelerin web adresleri)
Kentsel tasarım uzmanlık eğitiminde belirtilen disiplinlerin diğer iki disipline ilişkin olarak belli bilimsel hazırlık dersleri alması farklı formasyonlar elde edilmesi açısından olumlu olacaktır. Bu nedenle MSÜ ve İTÜ'nün mimar kökenli öğrencilerini, ODTÜ'nün ise mimar ve kent planlama kökenli öğrencilerini bilimsel hazırlık programına sokmaması önemli bir eksiklik olarak görülebilir. İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü'nde ise belirlenen programda mimar ve kent plancısı (peyzaj mimarlığı kökenli öğrencilerin alınmaması bir eksiklik kabul edilebilir.) kökenli öğrencilere kendi meslek grubuna yönelik hazırlık dersleri okutularak temel eğitim verilmektedir.
Yaklaşık 30 yıllık bir kentsel tasarım eğitim programına sahip olan MSÜ, Kentsel Tasarım Uygulama ve Sempozyumları ve Tasarım+Kuram hakemli dergisi ile kentsel tasarımın kuramsal yapısını oluşturmaya yönelik bilimsel ortamları sağlamaktadır. Bu bilimsel ortamlarda kentsel tasarımın uzmanlık eğitimi olduğu üzerinde durulmaktadır. Kent planlama ilkelerine göre gelişen kentlerde kentsel tasarımın canlılığı yaşanabilirliğin ve kendine özgü yaşam kalitesinin geliştirilmesinde kent planlama sürecinin önemli bir aracı olarak kabul edilmektedir.
Birbirine yakın ve farklı disiplinlerin katkısı ile oluşturulan ortak bir yüksek lisans eğitim programı çerçevesinde verilecek formasyon, mekan düzenleme aracı olan kentsel tasarımın kullanımını olumlu yönde etkileyebilecektir.
Kentsel Tasarım Uygulamaları ve Yasal Dayanağı
Türkiye'deki kent planlama eylemini biçimlendiren ve yasal çerçeveyi oluşturan 3194 sayılı İmar Kanunu ve ilgili yönetmeliklerde kentsel tasarımın tanımı yapılmamıştır. Yani kent planlama süreci içinde kentsel tasarımın hangi ölçekte, hangi aşamada ve nitelikte yapılacağı bir hukuksal belgeye bağlanmamıştır. Buna karşın Organize Sanayi Alanları, Toplu Konut Alanları gibi tek işlevli büyük mekanlar ile kent merkezi gibi karmaşık sorunların ve fonksiyonların bulunduğu küçük mekanların kentsel projeleri, yarışma yada ihale yöntemleriyle kentsel tasarım teknikleri kullanılarak elde edilmektedir.
Kentsel tasarımın yaygınlaşmasında ağırlık yarışmalardır. Ancak bu projelerin büyük çoğunluğu yaşama geçirilememektedir. Bunun nedenleri olarak;
• kentsel tasarım projelerinin tek çözüm peşinde olan projeler değil, sadece istenilen yapısal ve işlevsel çözümlerin ana hatlarıyla belirlendiği detay projelerin elde edilmesini oluşturulan dil çerçevesinde esnek bırakan ara ölçek çözümler olarak yarışmacılar tarafından algılanmaması (bir başka deyişle bu süreçte istenilen mimari tasarımlar hedeflenen kent kurgusunun işlevliğini kanıtlayan test tasarımlar olduğunun unutulması (Vardar, 1997),
• Yarışma sonuçlarının ve jüri raporlarının meslek çevrelerinde tartışılamaması ya da tartışılmaması ve belgelenememesi,
• Kentsel tasarımın disiplinler arası bir ekip çalışması olmasına rağmen bu tür ekiplerin oluşumunun sağlanamaması ve desteklenmemesi,
• Tasarıma konu olan alandaki verilerin yeteri derecede ve hassaslıkta ortaya konulamaması,
• Belediyenin akçal kaynaklarının kısıtlı olması,
Belirtilebilir.
Elde edilen kentsel tasarım projeleri, yasal bir belge olan imar planı tekniğine dönüştürülmektedir. Halbuki imar planları mekanın arazi kullanımı, yoğunluğu, çekme mesafeleri, yükseklik denetlemeleri ile sınırlı kalmış ve bunun sonucu kentin kimliğini yitirmesine neden olmuştur. İmar planlarındaki yeterli araçların oluşturulmaması nedeniyle kentsel tasarım, imar planlarının bir aracı olarak ortaya konulmuş idi. Kentsel tasarım rehberleri imar yönetmeliklerine ve imar planı notlarına bu nedenle dönüştürülemediğinden uygulamalarda başarısızlıkların ortaya çıkması doğaldır.
Ayrıca belirli bir uzmanlık eğitiminden geçmiş kentsel tasarımcının yeni bir meslek odasına üye olma gibi bir endişesi olmamalıdır. TMMOB yasasında lisans düzeyinde elde edilen diplomaya bağlı olarak meslek odasına kayıt yaptırılacağı belirtilmektedir. Zaten kentsel tasarım, uzmanın kökeninde kent planlama, mimarlık ve peyzaj mimarlığı disiplinlerinden birine sahip olunması ve bu meslek odalarından birine üye olunma gerekliliğini ortaya koymaktadır. Bu durumda Şehir Plancıları, Mimarlar Odası ve Peyzaj Mimarları Odalarının kentsel tasarım projelerinde bu formasyona sahip üyelerinin ekipte bulundurulmasını sağlayacak bir tüzük düzenlemesine gidilerek sorun ortadan kalkabilecektir. (Bugünkü Koruma İmar Planlama sürecinde olduğu gibi)
ozgurbingol.jpgAdana Ziyapaşa Mahallesi Kentsel Tasarım Yarışması Satınalma (Özgür Bingöl ve ekibi)
Kentsel Tasarım Kavramı
Hızlı ve düzensiz kentleşme sonucunda ekonomik yaklaşımların ve toplumun yapısının değiştiği bu dönemde, doğal çevre üzerinde (tarım alanları, orman alanları, su kaynakları ...) ve tarihi çevre üzerinde (kentsel sit alanları, arkeolojik ve tarihsel alanlar) aşırı talep sonucunda büyük bir baskı oluşmuştur. Bu baskılarla ilgili yasalar ve yetki dağınıklığı birleşince, kentsel mekanlarda daha fazla yozlaşma, taşlaşma ve uyumsuz yapılaşma oluşmaya başlamıştır. Planlama ve tasarım sistemi ise bu değişim baskısını karşılayamamakta ve kentsel mekanda bir kaos yaratmaktadır. Bu kaos, ister olumlu, ister olumsuz olarak tanımlansın kentlerin kimliğinde önemli bir değişim sağlamaktadır.
Kent planlaması uzun vadeli bir süreç olarak görülmelidir. Geleceğe yönelik değişimler bilinmeden, kentsel mekana yönelik katı sınırlamalar getirilmemeli, genel hedefler dışında (stratejik hedefler diye de adlandırılabilir) kesin plan kararlarının verilmediği yapısal şemalar ile yerleşmeler yönlendirilmelidir. Çünkü, günümüz teknolojisinin ekonomik ve politik alanlarda hemen her an değilşebilen dengeleri, toplumların esneklik ve çeşitlilik gerektiren dinamik yapıları planlama sistemine de aktarılmalıdır.
Bu nedenle imar planlarında, statik formasyona sahip, en küçük detayı bile bugünden geleceğe yönelik olarak karara bağlayan süreç kırılmalıdır. Toplumla birlikte yaşayan, üretilen, planlı gelişmeyi gerçekleştirebilecek, yaratıcı, yenilikçi, katılımcı ve değişime açık bir modele geçiş yapılması zorunludur.
Kentsel mekanın düzenleme yöntemleri ve araçları, bir yerleşmenin tarihi içine alan ülkesel ve bölgesel politikalar ve amaçlar doğrultusunda nüfus, işgücü, konut, sanayi, ticaret, sosyal hizmetler gibi fonksiyonların geleceğe yönelik mekana yansımasında bir rehber, yol gösteren belli bir esneklikte bir çerçeve (yapısal) plan şeması (üst ölçekli plan) ile sorunlu, problemli alanlara müdahale edilecek öncelikli alan, özel ilgi odağı, eylem alanlarının (alt ölçekli plan) belirlenerek çözümlenmesini ve denetlenmesini içermelidir (yapısal planlama yaklaşımı).
Bu bölümde; kentsel tasarımın ne olduğu ve ne tür özellikleri yerine getirmesinin beklendiği açıklanarak, kentsel tasarımın disiplinler arası ilişkilerinin ortaya konulması amaçlanmaktadır.
Kentsel tasarım dilimizde, city architecture (kent mimarlığı), batıda ise civic design (kamu alanları tasarımı) aşamasından geçerek son şeklini urban design (kentsel tasarım) (Gürel, 1997) olarak kavrama yaklaşımımızı tarihsel olarak özetlemektedir.
Kentsel tasarım çalışma alanının yeni bir uzmanlık alanı olarak ortaya çıkması Reyner Baham'ın 1960‘lı yıllardaki notlarında; mimarlık ve planlama disiplinleri arasındaki mil karelik alan boşluğunu belirleyerek bunu doldurmak için yeni bir uzmanlığa ihtiyaç olduğunu belirtmesiyle olmuştur. (Ayataç,1999) Günümüzde ise kentsel tasarımın en yaygın tanımlaması da bu doğrultudadır. Kentsel tasarım her iki disiplin arasında gerek içerik, gerekse ölçek açısından bir geçiş olarak tanımlanmaktadır.
Kentsel tasarım mekanın organizasyonu olduğu için tasarım disiplini diyebileceğimiz kent planlama, peyzaj mimarlığı ve mimarlık dalları ile ilişkisi yoğundur. İlgili bu üç disiplin kentsel tasarımı farklı yaklaşımlarla tanımlar; peyzaj mimarları, kentsel tasarımı binalar dışında kalan çevrenin tasarlanması, kent görünümü, kısaca kentsel peyzaj olarak tanımlarken, mimarlar da (Mimarlar Odası kentsel tasarım hizmetleri ücret şartnamesinde) kentsel tasarıma büyük ölçekli mimarlık uygulaması olarak yaklaşmaktadır. Kentsel tasarımı kent plancıları ise kentin planlamaya ilişkin detaylarını çözümleme, estetik ile ilgili düşünülen konuların saptandığı bir süreç olarak görmektedirler. (Ayataç,1999)
İlgili disiplinlerin kentsel tasarımın kendilerince en uygun tanımlamalarını kabul ettirmek için karşılıklı mücadeleye giriştikleri ve uzmanlık sınırlarıyla ilgili sürekli anlaşmazlıklarının olduğu bilinmektedir. Belirlenen bu yaklaşımların bir bütünlük içerisinde doğrulukları olduğu kabul edilebilir. Kentsel tasarımın çok değişkenli bir disiplin olması tanımında da farklılıkları ortaya koymaktadır. Bu tartışmalara girmek yerine kentsel tasarımdan beklenilenlerin ne olduğunun ortaya konulması daha uygun olacaktır.
İstanbul'da yapılan Habitat II Toplantısının temel sonucu yaşanabilir kentsel mekanların üretilmesidir. Bu bağlamda kentsel tasarım eyleminin tanımlanmasını şu şekilde yapabiliriz. (Günay,1997,s.56)
• Yaşanabilir kentin biyofizik çevresi (ya da kentin ekolojik dengesinin kurulması),
• Yaşanabilir kentin sosyo-psikolojik çevresi (sosyal yaşamın parçaları olan yer'lerin ortak yaşam, güven duygularının, kentlerin anlamının, imgelerinin, karakterinin ve kimliğinin korunması),
• Yaşanabilir kentin mimarlık, estetik çevresi (kentsel tasarım kütle-mekan-biçim ilişkilerinin kurgulanarak görsel değerlere, estetik kaygılara, tarihsel değerlerine göre yorumlanması)
• Yaşanabilir kentin üretim süreci (kentsel tasarım, belirlenen kriterlerin istenilen düzeyde tutulması zorunluluğu nedeniyle kenti inşa etme süreci olarak düşünülmelidir.)
Kentsel tasarım projesinin iç dinamikleri;
Tanımı, amacı, hedefi yukarıda belirlenen kentsel tasarım fiziki mekanın biçimsel organizasyonu yanında toplumsal bileşenleri katarak anlamlı mekanlar yaratmaktadır. Tekeli (1993:57-58) bu amaçla bir kentsel tasarımın gerçekleştirmesi gereken kaliteleri yada değerleri yedi kriter altında sıralamaktadır. Bunlar:
• Yaşanabilirlik (insanların yaşamını ve faaliyetlerini sürdüreceği kentsel mekanlarda yaşam kalitesinin sağlanması),
• İşlevine uygunluk (insan ölçeğine, kültürel davranışına, kent içindeki konumuna göre düzenlemeler),
• Kolayca okunurluk (insanın mekanı algılamasını kolayca öğrenebilmesi),
• Görsel doyum sağlamak (mekan ölçeği, oranları, renkleri, dokusu vs. ögelerin estetik değerleri karşılaması)
• Çağrısal algılama yoluyla anlam yüklemiş olmak (kentsel tasarımla mekanın yer niteliğine ulaşarak yer kimlik kazandırılması ve bunun yanında algılamayla ona anlam yüklenmesi)
• Özel ve kamu denetiminde olan mekanlar dengesi (kenti kullananların faaliyetlerinin kamusal alanlarda görsel ve simgesel değerlere ulaşabilmesi)
• Gerçekleştirilebilirlik (tasarım ürününün belli bir yaşamsal kalitesini sağlayacak şekilde alt ve üst yapıların yapılmasında kapital ve uygulamasının sağlanabilmesi)
Kentsel tasarımın araçları;
Kentsel tasarımı yapılabilir kılmak için tüm yukarıda sıraladığımız kuramsal çerçevelerin yanında planın gerçekleşmesi için gerekli finans mekanizması yanında uygulama araçlarına da ihtiyaç vardır. Kentsel tasarım eyleminin dört ana çıktısı vardır. Bunlar:
• Politikalar
• Planlar
• Programlar ve
• Rehberlerdir.
Kentsel tasarım projelerinin en önemli aracı tasarım rehberleridir. Rehberler, belirli bir yöre için geçerli olacak tüm standartlar, yöntem ve teknikleri açıklayıcı ve yönlendirici kararlardır. Bu kararların imar planları raporundaki plan notları ve kararlarından farkı üçüncü boyut mimari karakter, detay, malzeme ve ulaşım gibi konuların yer almasıdır.
Nasıl bir kentsel tasarım uzmanlık eğitimi?
Bugünkü eğitim sistemi kentsel tasarımcıyı, daha önce bahsedildiği gibi plancı, mimar, peyzaj mimarı disiplinlerinden olabilirliğini sağlamaktadır. Bu temel disiplin eğitimine sahip olanlar yüksek lisans, doktora eğitimi yaparak bazı nosyonlara sahip olmalıdır. Kentsel tasarımcının mekanların korunması, yönetimi, ekonomik ve sosyal dinamiklerin değişimi ve erişimi ölçütü, estetik, üçüncü boyutun sunacağı vizyon, farklı bakış açısı, hayal gücü ve yeteneğine ihtiyaç vardır.
Genellikle ve bireysel olarak kentsel tasarımcı sorunların çözümünde Lang'in belirttiği şu bakış açılarına sahip olmalıdır.
• Sosyal, ekonomik, kültürel ve uzlaştırıcı güç olarak kentsel tasarımcı kent planlama bakış açısı,
• İmge yaratıcı ve artist olarak kentsel tasarımcı mimari bakış açısı,
• Uygulamalı ekolojist olarak kentsel tasarımcı peyzaj mimarlığı bakış açısı ve
• Altyapı tasarımcısı olarak kentsel tasarımcı mühendislik bakış açısı. (Karaman,1999, s. 236)
İzlendiği gibi bu uzman profiline sahip kentsel tasarımcı nasıl yetiştirilebilir? K. Lynch kentsel tasarımın nasıl öğretileceği üzerinde düşünerek üç temel becerinin zorunlu olarak verilmesi gerektiğini belirtmektedir. Bunlar;
• İnsan, mekan ve olaylar arasındaki ilişkiyi ve bunları düzenleyen kurumları anlayabilen keskin bir görüş ve kavrayış becerisi,
•Kent tasarım teorisine, tekniklerine ve değer sistemine ilişkin sağlıklı bilgilenme,
• İletişim, öğrenme ve ifade etme heves ve yeteneği
şeklinde sıralanabilir. (Şanlı, 1991)
Sonuç; Kentsel tasarım kent planlama sürecinin bir parçasıdır
Günay (2003), şehirciliği kent olgusunun teknolojik ve sosyal süreçleri arasında bir bağlantı kurarak kültür kavramına gönderme yaparken, kent planlamayı ise şehire müdahalenin aracı olarak düşünülmesi gerektiğini belirtiyor ve şehirciliğin bir yapma sanatı olduğunu vurguluyor.
Kısaca şehircilik; planlamayı, mimarlığı, mühendisliği kapsayan bir alan, kenti yapma sanatı olarak değerlendirildiğinde kent planlama, kentsel tasarım, mimarlık bir araç olmaktadır. Burada Günay'ın belirttiği gibi bir kültür ürünü üretme sorunsalının altı çizilmelidir.
Yeni sosyal-kültürel yapı ve teknolojik-bilimsel gelişmeler sonucu disiplinler arası sınırların anlamının yitirildiği şeklinde yorumların yapıldığı bir dönemde yeni bir uzmanlık alanın ortaya çıkarılması mesleklerin temel ölçütlerinden biri olan sınır kavramının bir anlaşmazlık ve çıkar konusu olması nedeniyle bir kargaşa ve krize neden olmaktadır.
Kentsel tasarım, kentsel yerleşmelerin bütünündeki politikalar, kentsel karakteristikle uyumlu, kısaca kentsel planlamanın devamlılığı ve ilişkisi içinde sonuçlanan, üç boyutlu tasarım projeleri ile kentsel yaşam kalitesini artırıcı eylem planları olarak (mimari-peyzaj-altyapı uygulamalarını yönlendiren) önemli bir araçtır.
Makro ve mikro ölçekte mekanların sorunlarının çözümlenmesinde görev ve sorumluluk alanlarının net olarak belirlenmemiş olması önemli bir sorundur. Sonuç olarak kent planlama süreci içinde kentsel tasarımın yeri, kapsamı, araçları ve tekniklerinin neler olabileceği üzerinde şu hususlar dile getirilebilir;
• Kent planlama sürecinde kentsel tasarımın etkinliğinin artırılabilmesi için öncelikle bugünkü İmar Yasası, kenti ve doğal çevreyi bütünüyle kapsayacak bir çerçeve yasa olarak geliştirilmelidir.
• Kentsel tasarımın etkinliğinin artırılabilmesi için diğer bir husus ise küçük parsel ölçeğinden kurtularak toplu yapılaşma girişimlerini özendirecek bir mülkiyet anlayışı benimsenmelidir.
• Belediyelerin İmar Müdürlüklerine bağlı olarak yer alan Planlama Büroları, kentin sorunlarını kentsel planlama sürecinde ve genel planlar doğrultusunda çözen imar planları ve kentsel tasarım plan ve programlarının uygulanması ve denetlenmesinden yükümlü bir kurum olarak yeniden yapılanmalıdır. Bu kurum; kent plancısı, kentsel tasarım uzmanı, mimar, peyzaj mimarı, sanat tarihçisi gibi çeşitli meslek disiplinlerini içeren uzmanlardan oluşturularak işlerliği artırılmalıdır.
Mekan organizasyon sürecinin işlerliğini şu şekilde belirleyebiliriz:
Kent planlama sistemimiz bir yerleşmenin tarihini içine alan ülkesel ve bölgesel politikalar ve amaçlar (Bölge Planları) doğrultusunda nüfus, işgücü, konut, sanayi, ticaret, sosyal hizmetler gibi fonksiyonların geleceğe yönelik mekana yansımasını bir rehber, yol gösteren, belli bir esneklikte bir çerçeve (yapısal) plan şeması ile kentin makro formunun şekilleneceği üst ölçekli plan ile elde edecektir.
Kentin makro formunun elde edilmesi sonucu yoğunluk ve ulaşım ilişkilerini oluşturan Nazım Planlar; geleceğe nasıl ulaşılacağının ara aşamalarını, etaplarını belirleyen ve girişimcileri yönlendiren kentin fiziksel şemalarıdır. Nazım planlar hemen işleyen, zamana bağlı gelişmelere ve değişimlere esneklik taşıyan İmar planları ve uygulama sürecinde özellikle öncelikli alanlarda kentsel tasarım zorunluluğu getirilerek çözümlenmelidir. Uygulama imar planları, belirlenen etap ve öncelikleri içinde program, plan ya da eylem planı anlayışı çerçevesinde elde edilmelidir.
Öncelikli alanlar için üretilen uygulama imar planları kentsel tasarım projeleriyle beraber ele alınarak yapılaşma programları oluşturulmalıdır. Bu oluşumlar ile çerçeve yasada bulunması gereken tanımların yanısıra imar planları üzerinde çizili, plan notlarında yazılı olarak kesinlik ve belirginlik kazandırılmalı ve hatta kentsel tasarım projelerinin onanarak yasal bağlayıcı ek belgeler olabilmesi sağlanmalıdır.
Böyle bir kapsamda sit alanı, turizm alanı, kıyı alanı, özel çevre veya kentin sorunlu bir alanı, kentsel tasarımda bu süreç içerisinde ve problem çözümüne yönelik alt detay planı olarak görülmeli ve plan bütünlüğünü bozucu uygulama ortadan kaldırmalıdır. Bu alt detay planlar ile mekanın fiziksel yapısını oluşturan yapılar ve yapılar arasında kalan boşlukların biçimlenmesi ve böylece mimarlık-peyzaj mimarlığı ile bağların kurulması görevini kentsel tasarım eylemi yüklenmelidir (Özer,1998). Süreç, elde edilen planlar sonucu yapılaşma alanlarının uygulama projelerinin oluşturularak mimari, peyzaj mimari ve mühendislik projelerinin elde edilmesi şeklinde özetlenebilir. Şemada o konuyla ilgili temel disiplinler belirtilerek diğer meslek disiplinlerinin gerektiği bilgi ve zaman içerisinde desteklerin alınacağı düşünülmelidir.
Yeniden tanımlanmaya çalışılan kent planlama süreciyle yapılmaya çalışılan düzenlemeler, kentliye çağın gereği bir yaşam vermeyi amaçlamaktadır. Bu süreçte hangi planlama yaklaşımı kullanılırsa kullanılsın, hangi tür planlama çalışması yapılırsa yapılsın planlamaya veri olabilecek bilgilerin araştırılması, değerlendirilmesi önemli bir sorundur. Bu sorunun aşılmasında kentsel tasarımın kullanımına bu şekilde bir yaklaşım kent mekanının fiziki biçimlenişinde daha verimli mekanlar üretilerek kentlere dinamizm ve kimlik kazandırılmasını sağlayacaktır.
Kaynakça
AYATAÇ, H.K. 1999, "Gerçek Kent Tasarımcısı Kimdir?", 1. Ulusal Kentsel Tasarım Kongresi; Kentsel Tasarım: Bir Tasarımlar Bütünü, MSÜ Mim.Fak. Yayını, ss. 250-257, İstanbul.
ÇELİK, H.M., 2003, "Türk Kent Planlama Sisteminin Dünya Planlama Teorisindeki yeri ve Açmazları", Planlama Dergisi 2003/4 Sayı 26, Şehir Plancıları Odası Yayını, ss. 93-105, Ankara.
ÇUBUK, M, 1997, "Kentsel Tasarım Formasyonu ve Eğitimi Sunuş Bildirisi ve Sonuç Metni", VIII. Kentsel Tasarım ve Uygulamalar Sempozyumu 15-16 Mayıs 1997, MSÜ Mim. Fak. Yayını, İstanbul.
EKE, F., 1994, "Değişen Dünya Türkiye ve Planlama", Belediyeler Dergisi Yıl:8 Sayı:24, T.C. B.İ.B. TAU Yayın No:81, Ankara, ss.3-9.
GÜNAY, B, 1992, "Mekan Planlamasında Temel Yaklaşımlar ve Temel sorunlar Türkiye Gerçeğinde Bir Değerlendirme", Friedrich Ebert Vakfı Ekonomi Formu için Hazırlanan Ana Tebliğ, Çırağan Palace Kompinski, İstanbul.
GÜNAY, B, 1997, "Kentsel Tasarım Kültürü ve Yaratıcılığın Sınırları", Planlama Dergisi 97/2, Şehir Plancıları Odası Yayını, ss. 54-61, Ankara.
GÜNAY, B, 2003, "Şehircilik; Bir Kültür Ürünü Üretme Sorunsalı" 8 Kasım Dünya Şehircilik Günü 27. Kolokyum; Şehircilikte Reform - 6-7-8 Kasım 2003, TMMOB Şehir Plancıları Odası ve Mersin Üniversitesi Yayını, ss. 1-19, Mersin.
GÜREL, S, 1997, "Kentsel Tasarım Eğitiminin Dünü-Bügünü-Yarını", Planlama Dergisi 97/2, Şehir Plancıları Odası Yayını, ss. 4-5, Ankara.
KARAMAN, A, 1999, "Bir Disiplin ve Meslek Olarak Kentsel Tasarımın Yeri, Konumu ve İçeriği", 1. Ulusal Kentsel Tasarım Kongresi; Kentsel Tasarım: Bir Tasarımlar Bütünü 26-28 Mayıs 1999, MSÜ Mim.Fak. Yayını, ss. 234-239, İstanbul.
Özer, M.N., 1998, Planlı ve Tasarlı Yaşam alanlarının Kent Kimliği Üzerindeki Etkileri, Antalya Örneği, Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Gazi Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü, Ankara.
SÖKMEN, P, 1999, "Batı Kentlerinin Gelişmesinde Bir Politika Aracı Olarak Tasarım", Tasarım+Kuram Dergisi Sayı 1, MSÜ Mim.Fak. Yayını, ss. 17-27, İstanbul.
ŞANLI, İ, 1991, "kentsel tasarım Eğitimi Üzerine Yanıtlanmamış Bazı Temel Sorunlar", 1. Kentsel Tasarım ve Uygulamalar Sempozyumu, MSÜ Mim.Fak. Yayını, ss. 5-9, İstanbul.
TEKELİ, İ, 1994, "Bir Kentsel Tasarım Kuramının Geliştirilmesi Üzerine Düşünceler", Kent, Planlama, Politika, Sanat, ODTÜ Mim.Fak.Yayını, ss. 591-610, Ankara.

istanbul 2010

istanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Sahne ve Gösteri Sanatları Yönetmenliği tarafından gerçekleştirilen 'İstanbul Üniversiteleri Tiyatro Şenliği' kapsamında, 10 gün boyunca 17 üniversiteden 22 tiyatro topluluğu toplam 39 gösterim sunacak. Şenlik boyunca, Atila Alpöge, Ayla Algan ve Şahika Tekand gibi tiyatronun önde gelen isimlerinin katılımıyla seminerler ve atölye çalışmaları yapılacak.

İstanbul 2010 avrupa kültür başkenti istanbul projelerinin ilki 'İstanbul Üniversiteleri Tiyatro Şenliği' 21-30 Nisan 2008 tarihleri arasında yapılıyor. Şenliğe, 22 tiyatro topluluğu katılıyor.



'İstanbul Üniversiteleri Tiyatro Şenliği' açılışı, 18 Nisan 2008 tarihinde Liman Lokantası'nda düzenlenen tanıtım toplantısıyla yapıldı. Toplantıya, tiyatro camiasının önde gelen isimleri, üniversite tiyatro topluluklarının temsilcileri ve basın mensupları katıldı.


Tiyatro Şenliği ile bu alanda da geleceğin liderlerini desteklediklerini belirten İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Genel Sekreteri Eyüp Özgüç konuşmasında şunları söyledi: 'Avrupa Kültür Başkenti olmak demek, kültür ve sanat aracılığıyla ortak evrensel değerlere katkıda bulunmak, kültür sanatı her kesimden insana ulaştırmak ve tabii özellikle de değişimin, gelişimin öncüsü olan gençleri kültür sanatın içine çekmek için yol açmak demektir. Bu bağlamda, İstanbul 2010 AKB olarak, tüm faaliyet ve projelerimize yönelik çalışmalarımız ile ülke çapında 'sürdürülebilir kültürel dönüşüm' başlatmayı ve bir marka kent haline getireceğimiz İstanbul'un dünyanın benzersiz Kültür Başkentleri'nden biri olduğunu tüm dünyaya kanıtlamak yönünde ilk adımları atmayı hedefliyoruz'.



Şenlik, 2009 yılında 'Türkiye Üniversiteleri Tiyatro Şenliği' olarak Türkiye genelindeki üniversitelere yaygınlaştırılacak. 2010 yılında ise 'Avrupa Üniversiteleri Tiyatro Şenliği' olarak Türkiye ve Avrupa'nın seçkin üniversite tiyatro topluluklarının buluştuğu büyük bir şenliğe dönüştürülecek.

Şehir Plancıları Odası Ankara Şubeden Basın Açıklaması

Şehir Plancıları Odası Ankara Şubeden Basın Açıklaması

Nüfusu 4 milyona yaklaşan Ankara’daki toplam raylı sistem uzunluğu 23 km.dir. Dünyanın azgelişmiş ülkelerinde dahi Ankara’ya eşdeğer büyüklükteki kentlerde yüzlerce km. raylı sistem bulunmaktadır.

KATLI KAVŞAKLAR İDEOLOJİK BİR TERCİHTİR!

Çağdaş kent yaşamı konforlu, çevre dostu ve daha güvenli ulaşım teknolojileri kullanımını gerektirmektedir. Oysaki Ankara ’da raylı sistemler ve çağdaş kent projelerine ayrılması gereken kaynaklar sonu gelmeyen ve toplumsal faydası bir türlü görülemeyen katlı kavşaklar için harcanmaktadır. Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne karşı Odamız, Mimarlar Odası ve diğer birçok oda ve dernek İdare Mahkemeleri’nde dava açmıştır. Mahkeme kararları ile Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin katlı kavşak projelerinin kamu yararına, şehircilik ilkelerine ve planlama esaslarına aykırı olduğu gerekçesiyle iptal edilmiştir. Yargı kararlarına rağmen bütün bu inşaatlar tamamlanmış, Mahkeme kararları yok sayılmıştır.

Bugüne kadar 50’ye yakın katlı kavşak inşa eden Büyükşehir Belediyesi, ne kentin ulaşım sorununu çözmüş ne de trafikte kayda değer bir iyileşme sağlamıştır. Bu yöntemlerin kalıcı çözümler üretemeyeceği, yeni kavşakların yapılmasına neden olacağı daha önce defalarca belirtilmesine rağmen bilimden ve teknikten yoksun kararlar verilmiş Belediye kaynakları boşa harcanmış, Ankara Büyükşehir Belediyesinin Hazineye olan borçları katlanmıştır. Hizmete açılan katlı kavşakların bir çözüm getirmediğini gören Belediye yönetimi bu kavşakları yıkmak ve “hata yaptığını” kabullenmek istememektedir. Bu nedenle sorunu yine geçici çözümlerle seçim sonuna ertelemek istemektedir. Zaman içinde yetersiz kalan ve kalıcı çözüm sağlamayan köprülü kavşaklara ek olarak kentin farklı bölgelerinde 54 adet yeni katlı kavşak yapılmasına karar verilmiştir.

Büyükşehir Belediyesi’nin katlı kavşak yapmaya yönelik yeni aldığı kararları ve uygulamaları kentin yararına sonuç getirmeyecektir. Ne ulaşım sorunu çözülecek ne de trafik rahatlayacaktır. Buna rağmen kentin tarihi yapılarının önünde, yaya mekanlarını yok eden, yolları genişleterek kamuya yüksek bedeller ödeten katlı kavşak inşaatları sürmektedir. Mahkemelerin aksi yöndeki kararlarına rağmen Belediye yönetimi ne hukuki ne de bilimsel ilkeleri dikkate almaktadır.

Boşa harcanan kaynaklar kentin yararına kullanılmalıdır

Katlı kavşaklar için harcanan kamu kaynakları yıllardır tamamlanmayan metro inşaatları için kullanılmalıdır. Bu projeler için harcanan kaynaklar ile Çayyolu, Keçiören ve Sincan metroları tamamlanabilir ayrıca en az 20 km. uzunluğunda yeni metro hattı inşa edilebilir. Mevcut metro inşaatlarının tamamlanması ile bugün kentin yollarını kullanan yaklaşık 300 otobüsün günde 5-6 sefer yaparak trafikte yarattığı ve 3000 otomobile denk yoğunluk azalacaktır. Kent içinde yoğun yolları kullanan çok sayıda otobüsün kullanımına gerek kalmayacak bu taşıtlar daha az yoğun olan ve toplutaşım ulaşım olanakları az olan bölgelerde kullanılabilecektir. Bunun sonucunda doğal olarak trafikte bir rahatlama yaşanacaktır. 14 yıldır aralıksız Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığını yürütmekte olan mevcut yönetim devraldığı metro sistemine 14 yıldır tek bir istasyon bile ilave edememişdir. Kent içi ulaşımı özel araç temeline oturtan anlayışın tamamen “ideolojik”bir yaklaşım olduğu açıtır.


Katlı kavşakların maliyeti kentteki her bireye yansımaktadır

Katlı kavşaklar için hesaplanan keşif bedelleri inşaatlar başladıktan sonra arttırılmakta, kamuya açıklanandan çok daha yüksek maliyetlerle tamamlanmaktadır. Bu inşaatlar için ödenen bu maliyetler başta metro ve otobüs fiyatları olmak üzere bütün kentsel hizmetlere yansımaktadır. Yüksek maliyeti olan bu tür uygulamalar için Belediye bütçesi dahi yeterli gelmemektedir. Bu nedenle önce Belediye otobüsleri, daha sonra gaz dağıtımı özelleştirilmiş ve en son metronun özelleştirilmesi gündeme gelmiştir. Özelleştirme sonucunda hizmet kalitesi azalmış maliyetler ise artmıştır. Ankara bugün dünyanın en pahalı kentlerinden birisi konumuna gelmiştir. Büyükşehir Belediyesi’nin yerine getirmesi gereken birçok hizmet sunulmamakta ya da eksik sunulmaktadır. Bir büyükşehirde, üstelik bir başkentte Belediye’nin sunması gereken sosyal ve kültürel hizmetler Ankara’da yok denecek kadar azdır. Kentin fiziki çevresi gün geçtikçe bozulmakta ve kötüleşmektedir, kentin tarihi alanları yok edilmektedir.

Katlı kavşaklar yayaların can güvenliğini tehdit etmektedir

İstanbul Yolu, Eskişehir Yolu ve Konya Yolu üzerinde yapılan katlı kavşaklar nedeniyle kent merkezinden uzak bölgelerde sürücülerin hız yapması teşvik edilmiş, bunun sonucunda çok sayıda ‘yaya’ araçların çarpması sonucu hayatını kaybetmiştir. Bunun yanında çok sayıda taşıt aşırı hız nedeniyle kaza yapmıştır. 2000 yılından bugüne kadar Ankara kent içinde yaşanan ölümlü ve yaralanmalı kazaların sebebi Ankara Büyükşehir Belediyesi''''nin yaptığı katlı kavşakların yol açtığı kesintisiz trafik akımı ve bunun ardından yaya güvenliği açısından hiçbir önlemin alınmamasıdır. Kent merkezi dışında aşırı hız yapılması merkeze doğru araç trafiğinde yoğunlaşmaya neden olmuştur. Büyükşehir Belediyesinin mevcut yaklaşımı ve uygulamaları ile insan hayatı, kent yaşamı için olumlu ve kalıcı çözümlere ulaşılması olanaklı değildir. Bu nedenle bir an önce bu proje ve uygulamalardan vazgeçilmelidir.


Katlı kavşaklar kentin tarihsel ve mekansal değerlerini yok etmektedir

Katlı kavşaklar nedeniyle, Ankara kentinin Cumhuriyet döneminin önemli mekanları, köşeleri, sokakları niteliksizleştirilmekte, kentin estetik değerleri yok edilmektedir. Bir zamanların havuzların, heykellerin süslediği meydanlar şimdi katlı kavşakların yarattığı görsel niteliksizleştirme ile karşı karşıyadır. En son, ANKARA GARI önünde inşa edilmekte olan katlı kavşak çarpıcı bir örnektir.

Ankara Garı’nın bulunduğu meydan, modern Ankara’nın hemen hemen ilk meydanıdır. Ankara Garı’ndan Ulus’a ulaşan İstasyon Caddesi, Kurtuluş Savaşının tarihi ve önemli tanıdığıdır. Bu yol üzerinde Gençlik Parkı, 19 Mayıs Stadyumu, TBMM Birinci ve İkinci Binaları, Sayıştay Binası, Ankara Palas ve yolun Ulus Meydanı’nda sona erdiği noktada Cumhuriyet tarihinin ve Cumhuriyetin kuruluşunun kurumlarının önemli yapılarıdır. Bu yolun kendisi başlı başına tarihi bir değere sahip bir tören yoludur. Bir ucunda Kurtuluş Savaşı’nın cepheleri ile bağlantıyı kuran Ankara Garı, diğer ucunda görkemli Atatürk Anıtı.

Katlı kavşaklar inadını sürdüren Belediye Yönetimini Cumhuriyeti ve Kurtuluş Savaşının Ankara kentine kazandırdığı değerlere ve mekanlara saygılı olmaya davet ediyoruz.


Ankara’da ulaşım sorununun kalıcı biçimde çözülebilmesi için

• Çayyolu, Sincan ve Keçiören Metro inşaatları bir an önce tamamlanmalıdır.

• Katlı kavşak inşaatları bir an önce durdurulmalıdır.

• Kentte yayaların yoğun olarak kullandığı bölgelerde bulunan katlı kavşaklar yıkılarak çağdaş kent mekanları tasarlanmalıdır.

• İnsan yaşamına ve medeni değerlere önem veren ülkelerde kent merkezleri motorlu taşıt trafiğinden arındırılmakta, yaya ve toplu ulaşım sistemleri geliştirilmekte, kentler insanca yaşam mekanları olarak tasarlanmaktadır. Bu kapsamda, yayalar için güvenli ve otopark olarak kullanımı kısıtlanmış kaldırımlar yapılmalı, yaya geçişleri düzenlenmeli, yaya güvenliği sağlanmalıdır.

• Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin yürürlükte bulunan bir ulaşım ana planı bulunmamaktadır. Mevcut ulaşım ana planı zamanını doldurmuş, Büyükşehir Yasasının ve Ankara 2023 üst ölçek planının öngördüğü ulaşım ana planı yapılmamıştır. Kentin ulaşım sorunlarına uzun vadeli, kalıcı, toplu taşıma ve yayalara öncelik veren, çağdaş dünyada uygulanan yöntemlere dayanarak çözümler üreten bir ulaşım ana planı hazırlanmalıdır.


Büyükşehir Belediyesi’nin mevcut uygulamalarının sürmesi halinde;

• 2010 yılı ve sonrasında ulaşımda ve trafikte çözümü çok daha zor ve ağır sorunlar yaşanmaya başlanacaktır.

• Kızılay, Kavaklıdere, Maltepe, Kolej ve Ulus çevresinde trafiğin yüzlerce yol ve caddeyi kapsayan çok yaygın alanlarda saatlerce tıkanması anlamına gelen hiper-trafik sıkışıklıkları yaşanmaya başlayacaktır.

• Hem sürücüler hem de yayaların kent içindeki hareketi bir zorlaşacak, Ankara bugünkünden çok daha büyük, çözümü daha fazla kaynak gerektiren ulaşım sorunlarıyla karşı karşıya kalacaktır. Bugün büyük maliyetlerle inşa edilen katlı kavşakların tamamının yıkılması zorunlu olacaktır.

Kamuoyuna saygı ile duyurulur.


TMMOB ŞEHİR PLANCILARI ODASI ANKARA ŞUBESİ

Student coach in turkey - Öğrenci Koçu web sitesi açıldı ...

Öğrencinin kendi evinde branşlarında en iyi öğretmenlerle sabitlenmiş özel dersler

Başarıya ulaşabilmek için evde eğitim vazgeçilemez bir uygulamadır. Bu uygulamanın temel amacı, öğrencinin ana derslerinden sürekli bilgilerinin taze tutulması ve kafasına takılan her problemin o hafta hatta o gün içinde çözüme kavuşturulmasıdır.

Aşağıda bir lise 2 mf öğrencisinin haftalık sabit özel ders saatleri verilmiştir.
Ders adıHaftalık
Saat
matematik3 saat
türkçe1 saat
fizik1 saat
Kimya1 saat

Ders saatleri öğrenci koçunun tespitleriyle azaltılabilir, arttırılabilir. Öğrenci koçunun uygun gördüğü doğrultuda başka dersler eklenebilir.


öğrenci koçu

ÖSS Sisteminin değişmesinin kimlere yararı vardır

Öss sisteminin değişmesinin kime yararı vardır sizce ?

1998 yılında öss ve öys ile insanlar üniversitelere girebiliyordu, bu sistemin tabiki hataları vardı. Neydi bu hatalar tabiki öğrenci tercihini sınavdan önce yapıyorrdu. Bu da rastgele meslekler anlamaına gelmekteydi. Ama iki aşamalı olması seçim açısından daha garantili olamktaydı. Sistem değişti tüm kitaplar yeniden basıldı.

Sonra ne oldu ? öss sistemi değişti. ÖSs sisteminin değişmesi ile öğrenciler tek aşamalı sınav ile üniversiteye girmeye başladılar. Bu arada Öğrencileri Orta öğretim Başarı puanı hesaplama sistemleri de değişti. Tabi bu işlemler yapılırken MEB den karar vericiler kesinlikle "ince eğirip sık dokumadı" lar. Halkımız hemen sistemin açığını aradı ve buldu. okul değiştirmeler, öğrencilere yapılan haksızlıklar bu sistemlerin bir parçasıydı. Sistem değişti tüm kitaplar yeniden basıldı.

2005 te de öss sistemi değişti. O zamanki gazetelerde çıkan yazılara bakınca hemen hemen aynı manşetleri gördük "Uzmanlar şu ana kadar sadece “sınavın tek oturumda, tüm lise konularını kapsayan 180 soruyla ve 3 saatte yapılması”nı kesinleştirdi. Fen sorularının sınavdaki etkisinin artırılması ve eşit ağırlık alanına yeni düzenlemeler getirilmesi de gündemde."

yine ufak rütuşlara sistem denildi. Sistem değişti tüm kitaplar yeniden basıldı..

2009 da yine 2009 öss sistemi değişecek ismi yöges olacak köklü değişiklik vs vs. yine 2000000 öğrenciden 200000 i sınavı kazanacak diğerleri ise değişen sistemin yeni kitaplarını almaya kitapçıların önüne dersanelerin rehberliklerine ....


bu paradoksta unutmamaız gereken öss sistem değişikliği = matbaa + yayın evlerine, emekli hocalara, kitaçılara,dersanelere kar olarak deönerken öğrencilerin hayatı arada hiç olup gitmekte....

EMRAH GEN .TR AÇILDI

EMRAH EMRAH.gen.tr sitesi açıldı.

kentlob proje açıldı !

www.kentlob.com adresinde Yarışma, öğrenci ve profosyonel projeler sizlerle paylaşılacak...
kentsel tasarım yarışma projeleri

kentleşme konuları

Sürdürülebilir Kentsel Gelişme için Bütünleşik Kentsel Gelişme Strateji Dokümanı: KENTGES Düzenle Yazdır E-posta

kentges_logo.jpgTürkiye'nin "Bütünleşik Kentsel Gelişme Strateji Dökümanı"nı (KENTGES)oluşturmak üzere Bayındırlık ve İskan Bakanlığı büyük çapta bir proje hazırlığına başladı. Ortak Akıl Projesi olarak kamoyuna duyurulan KENTGES ile Ulusal düzeyden başlamak üzere, her düzeyde genel yerleşme politika ve stratejilerinin geliştirilmesine yönelik düzenlemelerin yapılması ve planlama bütünlüğünün sağlanabilmesi amacıyla stratejik planlama araçlarının tanımlanmasını ve uygulanabilir kılınmasını sağlayacak bir Strateji dökümanı ve Eylem Planı elde edilmesi planlanmakta.

kentleşme şurası Ülkemizde, kapsamlı planlama anlayışının geleneksel üretim süreçleri mekan üzerinde artık beklenen sonuçları verememekte, kısa vadeli çözümleri öngören ve parçacı uygulamaları savunan, "projeyi" bütünden koparan planlama yaklaşımı ile de gerçekçi hedeflere ulaşılamamaktadır. Mevcut yasal ve yönetsel örgü bu çelişki ve çatışmayı beslemektedir. Mevcut planlama sisteminin sorunları;

•· Değişen yönetim anlayışı ve sistem yaklaşımından yoksun olma,

•· Makro politika eksikliği, mekansal yaklaşım/boyut noksanlığı,

•· Yetki/görev/sorumluluk kapsamında yasal ve yönetsel yapıdaki dağınıklılık, çok başlılık, kurumsallaşamama/çok kurumlulaşma,

•· Plan süreçlerinin veri/bilgi elde etme, kullanma, katkı alma, ortak etme, alternatif üretme, karar alma, uygulama ve izleme konularındaki eksik ve yanlışları,

•· Kademeli birliktelik ilkesinin, plan kademelerinin ve yer seçimlerinin yaşadığı sorunlar,

•· Harita, etüt, rapor, plan, proje ve yapım konularında yaşanan teknik denetim (özdenetim) eksikliği,

•· Yeterli uygulama araçları tanımlanmaması, program, proje ve eylem paketleri fakirliği,

•· İmar Yasasının afetlere yönelik teşhis, tedbir ve değerlendirme eksikliği, olarak sıralanabilir.

Ulusal düzeyden başlamak üzere, her düzeyde genel yerleşme politika ve stratejilerinin geliştirilmesine yönelik düzenlemelerin yapılması ve planlama bütünlüğünün sağlanabilmesi amacıyla stratejik planlama araçlarının (ülke fiziki planlar, mekansal boyut katılmış bölge planları, metropoliten alanlara yönelik strateji planları, havza planı) tanımlanması ve uygulanabilir kılınması gerekmektedir. Stratejik planlama sürecinde farklı idareler arasında ulusal, bölgesel ve yerel düzeyde eşgüdüm ve denetim mekanizmalarının kurulması gerekli görülen diğer bir noktadır. Aynı şekilde, plan kademelerinde birlikteliğin sağlanabilmesi için üst ve alt planlama düzeyleri arasında bir denetim ve uygunluk mekanizmasının oluşturulması gerekmektedir. Alt düzeyde üretilen planların üst düzey bir birim tarafından üst planlara ve mevzuata uygunluk açısından denetlenmesi sağlanmalıdır. Sayılan bu iki unsura ek olarak, planlama sistemindeki çok başlılığın ortadan kaldırılması amacıyla, her düzeyde planlamaya ilişkin yetki, görev ve sorumlulukların yeniden tanımlanması gerekmektedir.

Belirtilen konuların mevcut "İmar Yasası" ve ilgili afet mevzuatları kapsamında geçici tedbirlerle çözümü olası görünmemektedir. Ulusal Planlama, politika ve değerlendirmelerden başlayarak yerel ölçekte yürütülecek her türlü iş ve işlemler de dahil olmak üzere yönetim modeli ve planlama yaklaşımında farklı davranmak gerekmektedir. Özellikle ve öncelikle makro planlamada stratejik planlama yaklaşımının kurgulanması önem kazanmıştır. Kalkınma planlarına mekansal boyutu katacak "Ulusal Stratejik Planlama"nın, bölge planlamasında stratejik planlama anlayışının, alt bölge veya yerleşme ana ölçeğinde bir üst üretimin getirdiği vizyon ve hedeflere, alternatifleri ortaya koyarak, ortak düşünme, karar alma, tartışma, uygulama görgüsünü getirerek hareket etmek değişen anlayışın sonucu olacaktır.

Mekansal stratejik planlama yaklaşımı; durum analizi, vizyon, misyon ve ilkeler, stratejik amaç ve hedefler, faaliyet, program, proje ve eylem alanları ve izleme, değerlendirme ve performans ölçümü ana bileşenlerinden oluşmaktadır. Mekansal strateji planlaması orta ve uzun erimli ilke ve hedefleri, ana yönlendirme ilke kararlarını, dinamik bir üretim ve uygulama sürecini, üretim ve gerçekleşmede katılımcı bir anlayışı, alt düzey planlamalarına esnek ancak temel politika ve kararlarda yol göstericiliği, genel kapsayıcı kullanım kararları yerine vizyon, hedef ve bunlara bağlı proje/eylem bölgelemelerini içeren bir planlamadır ve yol haritası niteliğindedir.

1960'lı yıllardan itibaren Türkiye'de yürütülmeye başlayan bölgesel ve kentsel politikalar ve uygulamaların, AB ile karşılaştırıldığında hala birçok alanda eksikliklerinin bulunduğu belirtilebilir. Ulusal bazda birçok sektörel stratejiler geliştirilmiş olmasına rağmen Kentsel Gelişme Stratejisi ve Eylem Planı eksikliği gözlemlenmektedir.

Sürdürülebilir Kentsel Gelişme Stratejisi, kentlerin gelişme ve kentleşme sürecinde ortaya çıkan kentsel yaşam kalitesi oluşturulmasında bir anahtar, uyum ve iradecilik teminatı olarak görülmelidir.

Ülkemiz için hazırlanacak Kentsel Gelişme Politikası; Dünya ve Avrupa Birliği ülkelerindeki kentleşme politika ilkeleri dikkate alınarak hazırlanmalıdır. Sürdürülebilirlik ilkesi, yaşam çevresinin fiziksel, örgütlenme ve politika boyutlarına ilişkin çerçevelerin daha bütüncül ve bütünleştirici bir şekilde ele alınması gerekmektedir.

Ülkemizde kentsel gelişme sorunlarının arttığı ve çözüm önerilerinin yetersiz kaldığı görülmekte ve Ulusal Kentsel Gelişme Stratejisinin geliştirilmesi gerektiği görülmektedir. KENTGES Projesinin ulusal düzeyde katkıları, izlenen ulusal politikaya DPT tarafında oluşturulan Kalkınma Planı için girdi sağlayarak; Yerel Yönetimleri kentsel sorunların çözümünü yönlendiren bir belge olarak ve AB birliğine uyum programına katkıda bulunarak olacaktır.

Zaha Hadid

Mimar Zaha Hadid ile birlikte Kartal Kentsel Dönüşüm projesine bir adım daha

Mimar Zaha Hadid ile birlikte Kartal Kentsel Dönüşüm projesini tanıtan Başkan Topbaş, planlama sürecinin yılsonuna kadar bitirileceğini belirterek, “Burada 5 milyar dolarlık bir yatırımla modern bir merkezi iş alanı oluşturacağız” dedi.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Haber Tarihi : 22.02.2008

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, Mimar Zaha Hadid ile birlikte “Kartal Sanayi Bölgesi Merkezi İş Alanları Planlaması” projesini basın mensuplarına tanıttı. Tepebaşı’ndaki İstanbul Metropoliten Planlama ve Kentsel Tasarım Merkezi’nde (İMP) düzenlenen toplantıya Kartal Belediye Başkanı Arif Dağlar, İMP Başkanı Prof. Dr. İbrahim Baz ile Süha Özkan’ın da aralarında bulunduğu çok sayıda mimar ve şehir plancısı katıldı.
Toplantıda konuşan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, 2006 yılının Mart ve Nisan aylarında Kartal ve Küçükçekmece Kentsel Dönüşüm projeleri için uluslararası bir yarışma açtıklarını ve yarışmanın dünya mimarlarının büyük bir buluşmasına sahne olduğunu belirterek, jürinin Kartal’da Irak asıllı İngiliz Mimar Zaha Hadid’in, Küçükçekmece’de ise Ken Yeang ve Ekibinin hazırladığı projeleri birinci olarak seçtiğini hatırlattı.

Dünyada birçok şehrin dünyaca tanınmış mimarların eserleriyle tanındığına dikkat çeken Başkan Kadir Topbaş, İstanbul’da da mekansal bütünlük açısından peyzaj, estetik, kültür değerlerinin öne çıktığı, kaliteli ve sağlıklı bir merkezi iş alanı yaratma projeleri ortaya koyduklarını söyledi. Kentsel dönüşüm projeleriyle eğitim, ticaret, sanayi, yerleşim, turizm ve konaklama dengesine göre yeni bir kent kurguladıklarını ve bunu yaparken modası geçmiş şehir planlama, gelişigüzel işyerlerinin bölge dışına çıkarılacağını kaydetti.

İstihdamda öncelik bölge halkına…








Mimar Zaha Hadid tarafından Kartal’da 555 hektarlık alanda hazırlanan ve çevresiyle birlikte 4.5 milyon insanı barındıracak olan Kartal Kentsel Dönüşüm Projesi ile bölgede nitelikli iş gücünü barındıran, bir ticaret merkezi oluşturmayı hedeflediklerini ifade Başkan Topbaş, “İstanbul’u artık tek merkezli olmaktan kurtarmak zorundayız. Dünyanın önemli metropolleri arasında olan şehrimizi tek merkezli olmaktan çıkararak çok merkezli hale getiriyoruz. Bu merkezlerin en önemlilerinden olan Kartal Kentsel Dönüşüm Projesi tam anlamıyla İstanbul’un balans merkezi olacak” diye konuştu.

Kartal ve Küçükçekmece kentsel dönüşüm projelerinin Türkiye’de bir ilk olduğunu ve modern yüzüyle Türkiye’ye, hatta dünyaya örnek oluşturacağını ifade eden Başkan Topbaş, bölgede yaşayanların mağdur edilmeyeceğinin de altını çizdi. Oluşturulan iş merkezindeki istihdam önceliğinin bölge insanına verileceğini ve bölgenin 270 bin kişilik nitelikli iş gücünü barındıracağını dile getiren Kadir Topbaş, “Kartal’dan Gebze’ye kadar uzanacak bu merkez Ankara’nın nüfusu kadar olan 4.5 milyon insanı barındıracak. Burada 5 milyar dolarlık bir yatırımla modern bir merkezi iş alanı oluşturacağız. İşgücü belirlenirken istihdam önceliği elbette bölge insanına verilecek. Her attığımız adımı yargıya taşıyanlar, bu gelişi güzel alanların devamını mı istiyorlar? Biz İstanbul’u yeniden kurguluyoruz. Kentimizi 21. yüzyıla taşırken, insanlarımızın modern ihtiyaçlarını karşılamak çabasındayız. Hedefimiz, tarihini koruyarak geçmişin ruhunu taşıyan 21. yüzyıl yapıları ile geleceğin İstanbul’unu yaşatmaktır” dedi.

İki yaka arasındaki dengesizlik gideriliyor…

Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, projeyle bölgedeki modası geçmiş, sağlıksız işyerlerini de bölge dışına çıkaracağını belirterek, projenin 5 binlik planlarının Mart sonuna kadar, binlik planlarının ise yılsonuna kadar tamamlanacağını söyledi. Kartal Kentsel Dönüşüm Projesinin amacının Taksim, Levent, Maslak gibi merkezi iş alanlarına alternatif oluşturacak yeni bir merkezi alan oluşturmak olduğunu vurgulayan Başkan Kadir Topbaş, şöyle konuştu; Unesco

“İstanbul’un Avrupa ve Asya yakaları arasında ticaret, sanayi, kültür, yönetim, konut ve yenileme alanlarında büyük farklılıklar ve dengesizlikler var. Özellikle merkezi iş alanları İstanbul’un Batı yakasında yoğunlaşmış durumda. Bu dengesiz durum, tarihi çevre ve İstanbul Boğazı kıyılarını baskı altında tutuyor, kent siluetinin bozulmasına neden oluyor ve ulaşımda büyük sıkıntılara yol açıyor. Yaşayan konumuyla hizmet sektörü bağlamında Anadolu yakası ‘yatakhane’ konumunda. Bu nedenlerle İstanbul Çevre Düzeni Planı ’nda çok merkezli bir metropol yapısına geçerek, Doğu-Batı arasında dengeli bir gelişmenin sağlanmasını ve mevcut baskı altındaki alanların sağlıklaştırılmasını öngörüyoruz. Bu doğrultuda Kartal projesi, İstanbul’un doğu yakasında merkezi nitelikli bir iş alanının yaratılması için stratejik açıdan önemli bir fırsat. Kartal’ı 24 saat yaşayan iş, kültür, sanat, spor ve barınma merkezine dönüştürüyoruz.”

Kartal, Küçükçekmece, Cendere ve Riva projelerinin tamamında şeffaflık ve katılımcılığa çok büyük önem verdiklerinin altını çizen Kadir Topbaş, “Kentsel dönüşüm alanı içinde mülk sahipleri tarafından örgütlenen bir dernek proje üretimine doğrudan taraf olarak katılmaktadır. Proje alanındaki arsa sahipleri tarafından “İstanbul Kartal Kentsel Geliştirme Derneği” adıyla Kasım 2006 tarihinde bir dernek kurulmuştur. Böylece İstanbul’da bu ölçekte ilk olarak, yaşayanlar ve yerel yönetim Büyükşehir Belediyesi’nin koordinasyonu ile ortak bir proje geliştiriliyor. Bu dernek, proje alanı için Zaha Hadid Architects’in ürettiği projenin finansmanını karşılamayı üstlenmiştir” diye konuştu.

Zaha Hadid projeyi heyecan verici buluyor…

Toplantıda konuşan Mimar Zaha Hadid de Kartal Kentsel Dönüşüm Projesi’nin kusursuz ve eşsiz bir proje olduğunu belirterek, “Sahille ilgili çok önemli bir fırsat var. Prens Adaları ile bağlantı güzel kuruldu ve kültürel bir merkez haline getirildi. Organik ve çok daha düzenli bir şekilde her şey yerli yerine konuldu. Yüksek binaların sıralanışı çok farklı bir şekilde planlandı. Bu proje, şehir için çok büyük bir fırsat. Çok heyecan verici proje oldu” dedi.

Projenin detayları…

Kartal ve Pendik için geometrik şekillerde oluşan yeni bir mimari ağ ortaya konuluyor. 2 yaka birbirine bağlanacak. Karayolu ve demiryolu bağlantıları ile konut alanlarını birbirine bağlayan yeni bir metropol oluşturuluyor. Yeni bir kimlik oluşturarak bunun var olan alana gömülmesi amaçlanıyor. Projede iş ve konut kuleleri yer alıyor. 2 bin 500 metrekareden 25 bin metrekare büyüklüğe kadar parseller olacak. Karşılıklı büyük kuleler yapılacak. Kenarlarda boş alanlar bırakılarak parklar yapılacak. Küçük binalardan büyük binalara doğru giden bir yapılanma olacak. Geometrik şekillerden oluşan değişik mimari parçalar birbiriyle birleşecek. Ağırlıklı iş kuleleri, az miktarda da konutlar olacak. Kültürel alan, opera evi, park, oteller, restoranlar, yat limanı ve marina yer alacak.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Haber Tarihi : 22.02.2008

urban renesaince in anatolia

Anadoluda -Yeniden- Kentsel Rönesans: Kentsel Mekanlarda Planlama – Tasarım İşbirliği : Şehir Plancısı – Mimar - Peyzaj Mimarlığı Birlikteliği

Doç.Dr. Mehmet TUNÇER, M. Nazım ÖZER

(bu çalışma 22-24 Kasım 2007 tarihleri arasında Antalya‘da düzenlenen "Hedefler-Stratejiler-Politikalar" başlıklı Peyzaj Mimarlığı 3. Kongresinde sunulmuştur.)

Ülkemizde kent ve kentsel mekanın biçimlenmesinde etkili olan planlama sistemi, temelde İmar Kanunu ve ilgili yönetmelikleri ile tanımlanmaktadır. Kentsel mekanın biçimlenmesinde etkili olan planlama sistemi ve bu sistem içerisinde kentsel tasarımın rolü ile meslek disiplinlerinin etkinliği bu kanunda tanımlanmamaktadır.




Bu yazıda, özellikle 80'li yıllardan sonra güncelleşen kentsel tasarım olgusunun Türkiye'deki yerinin meslek disiplinleri açısından tartışılması amaçlanmaktadır. Bu amaç doğrultusunda öncelikle dünyadaki planlama yaklaşımları incelenerek kentsel tasarımın mekân biçimlenmesinde neden önemli bir araç olduğu, kentsel tasarımın tanımı, neden Anadolu'da -yeniden- kentsel Rönesans'a ihtiyaç olduğu ve nelerin yapılabileceği üzerine düşüncelerimiz ortaya koyulacaktır. Bildiri'nin temel varsayımı; Anadolu'da Cumhuriyetin ilk yıllarında yaşanan kentsel rönesans olgusunun, 2000'li yıllarda yeniden yaşanabilmesi için disiplinlerarası işbirliğine gereksinim olduğu, bu işbirliğinin temelinin de Şehir Plancısı - Mimar - Peyzaj Mimarı işbirliğinde aranması gerekliliğidir.


GİRİŞ

Şehir planlama ve kentsel tasarım, peyzaj mimarlığı yanısıra birçok disiplinin bilgi ve birikiminden yararlanan bir uzmanlık dalıdır. Günümüzde; bilim, iletişim ve teknoloji alanında yaşanan gelişmeler farklı disiplinlerin ve uzmanlık alanlarının doğmasına neden olmuş ve işbirliğini zorunlu kılmıştır. Çağdaş, yaşanabilir, sağlıklı, nitelikli fiziksel çevrelerin oluşturulabilmesi için planlama sistemi yeniden tanımlanmakta ve bu sistemin içerisinde kentsel tasarım, peyzaj mimarlığı eyleminin yeri ile niteliği yeniden değerlendirilmektedir. Şehir planlama ve kentsel tasarım gelecek için yaşam çevrelerinin ortaklaşa tasarlanması, düzenlenmesi ve birlikte yönetme fikrinin en önemli aşamasıdır. (Erten, 2007)

Böyle bir yaklaşım ile ülkemizde - Anadoluda Kentsel Rönesans dediğimiz aydınlanma ve estetik, çağdaş, modern, yaşanabilir ve sürdürülebilir kentsel çevrelerin oluşturulması amacıyla, ne tür oluşumların gerektiği bu çalışmada tartışılacaktır. Kentsel mekânların çağdaş tasarım ilkeleri doğrultusunda sürdürülebilir olarak ve kent ekolojisi düşünülerek yeniden ele alınması, bu konuda Peyzaj Mimarlığı - Şehir Planlama - Kentsel Tasarım, Mimar ve ilgili diğer disiplinlerinin birlikte çalışmasının önemi üzerinde durulacaktır.

MATERYAL ve YÖNTEM

Bildiride çeşitli varsayımlar ortaya konulmaktadır. Bunlar;

§ Kentsel Rönesans'ın ülkemizde sanat ve bilim dalları ile meslek dallarının işbirliği ile oluşabileceği,

§ Bu işbirliklerinin en önemlilerinden birinin şehir plancısı-peyzaj mimarı-mimar işbirliği olduğu,

§ Şehir plancısı, peyzaj mimarı, mimar işbirliğinin gerçekleşmesinin sağlıklı, yaşanabilir ve sürdürülebilir kentsel çevrelerin oluşması için öneminin büyük olduğu,

§ Şehir plancısı, peyzaj mimarı, mimar işbirliğine sanat boyutu katıldığında Kentsel Tasarımın niteliği değişeceği, estetikli ve yaşanabilir çevrelerin oluşabileceği, şeklinde özetlenebilir. .


Kentsel Mekânlarda Yaşanan Sorunlar

Günümüzde kentleşme olgusu, oluşturduğu kentsel mekânlarda insan üzerinde olumsuz etkiler sergilemektedir. Bunun temel nedeni kentlerde yaratıcılığı önleyen planlama anlayışının, kentsel mekânın görsel zenginliklerini yok etmekte ve niteliksiz ticari amaçlı gereksiz bir yapı yoğunlaşmasına itmesidir. Bu sorunların oluşmasında en önemli etmenler, hızlı nüfus artışı ve çarpık kentleşme, arsa spekülasyonu, kentsel rantların müteahhitlere gitmesi, yerel yönetimlerin bu rant paylaşımdaki olumsuz tutum ve davranışları, meslekler arası diyalog ve işbirliğinin yeterince olmaması, sanat ve bilim insanlarının kentsel mekanların oluşumundaki yetersiz katılım ve etkilei vd. sayılabilir.

Avrupa Konseyi, kentlerde ortaya çıkan ekonomik, sosyal ve fiziki sorunların çözümü ile ilgili olarak çevre ve yaşam kalitesinin artırılması için çeşitli kentsel politikalar üretmektedir. Bu kapsamda, Avrupa Kentlerinde daha iyi bir yaşam çevresi oluşturulması amacıyla Avrupa Konseyi'nin 1980'li yıllarda başlattığı Avrupa Kentsel Rönesans Kampanyaları, bu kampanyaların devamı olarak Avrupa'da kentsel programlar yaratılması gerektiğini vurgulayan "Avrupa Yerel ve Bölgesel Yönetimler Daimi Konferansı" (1986) ve "Avrupa Kentsel Şartı" (1992) çalışmaları yapılmıştır. (Budak, 2006; 100)

Avrupa Kentsel Şartının temelinde; Avrupadaki kentlerin, küresel rakabetteki yarışta avantajlı olması için sosyal adalet, refah dağılımı, kültürel kimlik, yaşam kalitesi, yaşanabilirlik ve sürdürülebilirlik gibi kentsel yaşamın (yerleşmelerde daha iyi yaşam A Better Life in Towns; Des Villes Pour Vivre; Stadte zum Leben) daha da iyileştirilmesi için temel kavramlar ortaya atılmakta ve bunların gerçekleşebilmesi için gerekli mali kaynaklar tanımlanmaktadır. (Budak, 2006; 99; Yerelnet, 2007) Görüldüğü gibi Avrupada olduğu gibi ülkemizde de mekansal planlama ve tasarımın üretilmesinde yeni bir yaklaşım veya sistem, "ulusal kentsel gelişim stratejileri" tanımlamak zorundayız. Bu anlamda planlama, tasarım ve uygulama yaklaşımımızda yeniden bir rönesans - reform yapılması gerekmektedir.


Kentsel Mekânlarda Rönesans


Rönesans; sanat, felsefe, din gibi birçok konunun her yönüyle yepyeni düşünce ve yaklaşımlarla yeniden tanımlandığı, yeni anlayış ve uygulamaların ortaya konduğu bir kavramdır. Bu kavramın etkilerinden en önemlisi, bugün bile geçerli olan, bilim ve sanatta modern insan ve pozitif (bilimsel) düşünce yaklaşımıdır.

Ülkemizde rönesansın başlangıcı Osmanlı dönemindeki Batılılaşma harekâtıdır. 1923 sonrasında Atatürk ve arkadaşları tarafından yapılan Devrimler ile ülkemizde yeni bir Rönesans harekâtı olarak değerlendirilmektedir. Bu dönemde şehircilikte, mimaride, sanatta, arkeolojide, bilimde, dilde kısaca kentsel yaşam kültüründe yeni bir arayış, aydınlanma ve kendi kültürünü yaratma hedeflenmiştir. (Tuncer, 2006)

Anadolu'da Yeniden Kentsel Rönesans‘ı, şehir plancıları, mimarlar, peyzaj mimarları, sanat tarihçileri, sanatçılar, arkeologlar, sanatçılar, kamu yönetimi ve siyaset bilimcileri vb pekçok meslek dalının işbirliği ile gerçekleştirebiliriz. Cumhuriyetin ilk yıllarında yaşandığı gibi bir kentin kentsel mekânlarının oluşumunda ilgili tüm meslek disiplinlerinin katıldığı, özellikle bilim ve sanatı öne çıkaran, çevreyi koruyan çağdaş, modern ve yaşanabilir kentleri oluşturmak olanağı vardır. (Tuncer, 2006)


Şehir planlama yaklaşımı ve meslekler arası çalışılabilirlik

Yeni kentsel yaşam kalitesini elde etmede ve kentsel alanların çözümlenmesinde yeni bir araç olarak kentsel tasarım önemli bir araçtır. Ülkemiz açısından oldukça yeni ve farklı tanımlanan karmaşık bir kavram olan kentsel tasarım eyleminin bir uzmanlık alanı olarak algılanması yenidir. Kentsel tasarım kavramının üzerinde çeşitli çevreler (odalar, yasalar, akademik çevreler) tarafından farklı görüşler ortaya atılmaktadır. Bu aşamada kentsel tasarım kavramının ve meslekler arası işbirliğinin ne olduğunu tanımlayabilmek için önce şehir planlama süreci yaklaşımlarının irdelenmesi gerekir.

Türkiye'deki şehir planlama sistemini oluşturan yasalar ve yönetmelikler incelendiğinde, sistemin temel dayanağının kapsamlı planlama yaklaşımına dayandırıldığını belirtebiliriz. Buna karşın dünyadaki şehir planlama anlayışında, katılımcı, belli bilimsel temellere dayanan matematiksel modellerin kullanıldığı, bilgiye ulaşmada ve bilgnin kullanımında teknolojiden yararlanıldığı, alternatif üretildiği, estetik, mekan kalitesinin ön plana alındığı ve toplumla birlikte yaşayan, üretilen, dinamik bir planlama yaklaşımı benimsenmektedir.


KENTSEL MEKANLARDA RÖNESANS NASIL OLABİLİR? : MESLEKLER ARASI DİYALOG VE İŞBİRLİKTELİĞİ


Şehir planlama Sürecinin Bir Parçası Olarak Kentsel Tasarım


Ülkemizde sürekli olarak üretilen bilgiler değerlendirilerek, her ölçekte ve nitelikte planlarda hiç bir zaman donmuş bir nitelikte olmayan "STRATEJİK VE YAPISAL PLANLAMA" yönteminin uygulanması zamanı gelmiş ve geçmektedir. İmar planlarında, statik formasyona sahip, en küçük detayı bile bugünden geleceğe yönelik olarak karara bağlayan yaklaşım dünyada ve Avrupa'da terk edilmiştir. Planlama sitemimizin, toplumla birlikte yaşayan, üretilen, planlı gelişmeyi gerçekleştirebilecek, yaratıcı, yenilikçi, katılımcı ve değişime açık bir modele geçiş yapılması zorunludur.

Kentsel tasarım projeleri ise; belirli bir yöre için geçerli olacak tüm standartlar, yöntem ve teknikleri açıklayıcı ve yönlendirici olmalıdır. Bu Projeler; imar planları raporundaki plan notları ve kararlarından farkı üçüncü boyut mimari karakter, detay, malzeme ve ulaşım gibi konuları içermelidir.

Kentsel tasarım mekânın organizasyonu olduğu için tasarım disiplini diyebileceğimiz şehir planlama, peyzaj mimarlığı ve mimarlık dalları ile ilişkisi yoğundur. İlgili bu üç disiplin kentsel tasarımı farklı açılarla tanımlamaktadır. Peyzaj mimarları, kentsel tasarımı binalar dışında kalan çevrenin tasarlanması, kent görünümü, kısaca kentsel peyzaj olarak tanımlarlarken, mimarlar da kentsel tasarıma büyük ölçekli mimarlık uygulaması olarak yaklaşmaktadır. Şehir plancıları ise; kentin planlamaya ilişkin detaylarını çözümleme, estetik ile ilgili düşünülen konuların saptandığı bir süreç olarak görmektedirler. (Ayataç,1999)

İlgili disiplinlerin kentsel tasarımın kendilerince en uygun tanımlamalarını kabul ettirmek için karşılıklı mücadeleye giriştikleri ve uzmanlık sınırlarıyla ilgili sürekli anlaşmazlıklarının olduğu bilinmektedir. Belirlenen bu yaklaşımların bir bütünlük içerisinde doğrulukları olduğu kabul edilebilir. Kentsel tasarımın çok değişkenli bir disiplin olması tanımında da farklılıkları ortaya koymaktadır. Bu tartışmalara girmek yerine kentsel tasarım projeleri kentsel sorunların çözümünde bu üç disiplin şu yaklaşımları;

§ Sosyal, ekonomik, kültürel ve uzlaştırıcı güç olarak kentsel tasarımcı-şehir planlama,

§ İmge yaratıcı ve artist olarak kentsel tasarımcı - mimari,

§ Uygulamalı ekolojist olarak kentsel tasarımcı - peyzaj mimarlığı ve

§ Altyapı tasarımcısı olarak kentsel tasarımcı - mühendislik yaklaşımlarını içermelidir. (Karaman,1999, s. 236)


Kentsel Tasarım Uygulamaları ve Yasal Dayanağı


Türkiye'deki şehir planlama eylemini biçimlendiren ve yasal çerçeveyi oluşturan 3194 sayılı İmar Kanunu ve ilgili yönetmeliklerde kentsel tasarımın tanımı yapılmamıştır. Yani şehir planlama süreci içinde kentsel tasarımın hangi ölçekte, hangi aşamada ve nitelikte yapılacağı bir hukuksal belgeye bağlanmamıştır. Buna karşın Organize Sanayi Alanları, Toplu Konut Alanları gibi tek işlevli büyük mekanlar ile kent merkezi gibi karmaşık sorunların ve fonksiyonların bulunduğu küçük mekanların kentsel projeleri, yarışma yada ihale yöntemleriyle elde edilmektedir.

Kentsel tasarımın yaygınlaşmasında ağırlık yarışmalardır. Ancak bu projelerin büyük çoğunluğu yaşama geçirilememektedir. Bunun nedenleri olarak;

§ Kentsel tasarım projelerinin tek çözüm peşinde olan projeler değil, sadece istenilen yapısal ve işlevsel çözümlerin ana hatlarıyla belirlendiği detay projelerin elde edilmesini oluşturulan tasarım dili çerçevesinde esnek bırakan ara ölçek çözümler olarak algılanmaması (Vardar, 1997),

§ Yarışma veya ihale ile elde edilen tasarım projelerinin meslek çevrelerince tartışılamaması yada tartışılmaması ve belgelenememesi,

§ Mekanın planlanma, tasarlanma ve uygulanma sürecinde kent tasarım, mimarlık ve peyzaj mimarlığı meslek disiplinleri (disiplinler arası bir ekip çalışması olmasına rağmen) birinci derece sorumludur. Ancak bu üç meslek disiplininin ortak çalışma ortamı bulması sadece kentsel tasarım yarışmalarında (zorunluluktan dolayı) olmaktadır. Birçok yarışmada ödül alan ekiplerin gerek projelerinde ve gerekse raporlarında bu mesleki birlikteliğin tam olarak yerine getirilememesi,

§ Yetkili kurumun akçal kaynaklarının kısıtlı olması belirtilebilir.


Kentsel Mekanın Biçimlenme Sürecinin İşlerliği


Şehir planlama sistemimiz; bir yerleşmenin tarihini içine alan ülkesel ve bölgesel politikalar ve amaçlar (Bölge Planları) doğrultusunda nüfus, işgücü, konut, sanayi, ticaret, sosyal hizmetler gibi fonksiyonların geleceğe yönelik mekansal yansımasını; bir rehber, yol gösteren, belli bir esneklikte bir çerçeve (yapısal) plan şeması ile kentin makro formunun şekilleneceği üst ölçekli plan ile elde edecektir.

Kentin makro formunun elde edilmesi sonucu yoğunluk, ulaşım ilişkilerini oluşturan Nazım Planlar geleceğe nasıl ulaşılacağının ara aşamalarını, etaplarını belirleyen ve girişimcileri yönlendiren kentin fiziksel şemaları olarak değerlendirilmelidır. Nazım planlar hemen işleyen, zamana bağlı gelişmelere ve değişimlere esneklik taşıyan İmar planları ve uygulama sürecinde özellikle öncelikli alanlarda kentsel tasarım zorunluluğu getirilerek çözümlenmelidir. Uygulama imar planları, belirlenen etap ve öncelikleri içinde program, plan ya da eylem planı anlayışı çerçevesinde elde edilmelidir.

Öncelikli alanlar için üretilen uygulama imar planları kentsel tasarım projeleriyle beraber ele alınarak yapılaşma programları oluşturulmalıdır. Bu oluşumlar ile çerçeve yasada bulunması gereken tanımların yanı sıra imar planları üzerinde çizili, plan notlarında yazılı olarak kesinlik ve belirginlik kazandırılmalı ve hatta kentsel tasarım projelerinin onanarak yasal bağlayıcı ek belgeler olabilmesi sağlanmalıdır.

Böyle bir kapsamda sit alanı, turizm alanı, kıyı alanı, özel çevre veya kentin sorunlu bir alanı, kentsel tasarımda bu süreç içerisinde ve problem çözümüne yönelik alt detay planı olarak görülmeli ve plan bütünlüğünü bozucu uygulama ortadan kaldırmalıdır. Bu alt detay planlar ile mekanın fiziksel yapısını oluşturan yapılar ve yapılar arasında kalan boşlukların biçimlenmesi ve böylece mimarlık-peyzaj mimarlığı ile bağların kurulması görevini kentsel tasarım eylemi yüklenmelidir (Özer,1998). Süreç, elde edilen planlar sonucu yapılaşma alanlarının uygulama projelerinin oluşturularak mimari, peyzaj mimari ve mühendislik projelerinin elde edilmesi şeklinde özetlenebilir. Şemada o konuyla ilgili temel disiplinler belirtilerek diğer meslek disiplinlerinden gerekli bilgi ve desteklerin alınacağı düşünülmelidir.

Yeniden tanımlanmaya çalışılan şehir planlama süreciyle yapılmaya çalışılan düzenlemeler, kentliye çağın gereği bir yaşam vermeyi amaçlamaktadır. Bu süreçte hangi planlama yaklaşımı kullanılırsa kullanılsın, hangi tür planlama çalışması yapılırsa yapılsın planlamaya veri olabilecek bilgilerin araştırılması, değerlendirilmesi önemli bir sorundur. Bu sorunun aşılmasında kentsel tasarımın kullanımına bu şekilde yaklaşılırsa kent mekanının fiziki biçimlenişinde daha verimli mekanlar üretilerek kentlere dinamizm ve kimlik kazandırılabilir.

Türkiye'deki şehir planlama eylemini biçimlendiren ve yasal çerçeveyi oluşturan 3194 sayılı İmar Kanunu ve ilgili yönetmeliklerinde kentsel tasarımın tanımı yapılmamıştır. Yani şehir planlama süreci içinde kentsel tasarımın hangi ölçekte, hangi aşamada ve nitelikte yapılacağı bir hukuksal belgeye bağlanmamıştır. Buna karşın tarihi çevreler, organize sanayi alanları, toplu konut alanları, açık ve yeşil alanlar gibi tek işlevli büyük mekanlar ile kent merkezi gibi karmaşık sorunların ve fonksiyonların bulunduğu mekanların kentsel tasarım plan ve projeleri, yarışmalar yada ihale yöntemleriyle, kentsel tasarım teknikleri kullanılarak elde edilmektedir. Bu tür uygulamaların çokluğu, planlama ve tasarım kültürüne katkısı bakımından önemlidir. Ancak elde edilen kentsel tasarım projeleri, yasal bir belge olan imar planı tekniğine yeterince dönüştürülmemektedir. Kentsel tasarım rehberleri, imar yönetmeliklerine ve imar planı notlarına dönüştürülemediğinden uygulamalarda başarısızlıkların ortaya çıkması doğaldır.

Kentsel tasarımın disiplinler arası bir ekip çalışması olması gerekmektedir. Özellikle son dönem kentsel tasarım yarışmalarında ekip içerisinde kent plancısı, mimar ve peyzaj mimarı bulunması gibi ekip üyelerinin farklı disiplinlerden oluşma zorunluluğu, kentsel tasarım projelerinin zengin, dinamik, uygulanabilir ve yaratıcı olmasını sağlamaktadır (Ertan, 2005).

•5. SONUÇ VE ÖNERİLER

Sonuç olarak çağdaş müziği, şiiri, tiyatroyu, resmi, heykeli ve mimariyi gerçek değerleriyle çabucak sevip, kavrayabilen ve bunu kent ortamlarına, yaşam biçimine uygulayabilen bir toplumu, kitleyi oluşturabildiğimiz sürece, kentimizi ve kent yaşantımızı olgunlaştırabilir ve Anadolu'da -yeniden- Kentsel Rönesans'ı oluşturabiliriz (Tuncer, 2006). Bu amaca ulaşmak için farklı meslek disiplinlerinin ve bilim insanlarının bir arada çalışarak yerel ve merkezi yöneticileri yönlendirecek mekansal tasarımlara yönelmesi gerekmektedir.

Kentsel Tasarımın, üst ve alt ölçekte mekanların sorunlarının çözümlenmesinde görev ve sorumluluk alanlarının net olarak yasal belgelerde belirlenmemiş olması önemli bir sorundur. Ancak bu sorun şehir planlama süreci içinde kentsel tasarımın yeri, kapsamı, araçları ve tekniklerinin neler olabileceğinin saptanması ile sorun aşılabilir;

§ Şehir planlama sürecinde kentsel tasarımın etkinliğinin artırılabilmesi için öncelikle bugünkü İmar Yasası ve diğer özel yasaları kenti ve doğal çevreyi bütünüyle kapsayacak bir çerçeve yasa olarak geliştirilmelidir.

§ Kentsel tasarımın etkinliğinin artırılabilmesi için diğer bir husus ise küçük parsel ölçeğindeki klasik imar yaklaşımından kurtularak toplu yapılaşma girişimlerini özendirecek bir mülkiyet anlayışı benimsenmelidir.

§ Belediyelerin İmar Müdürlüklerine bağlı olarak yer alan Planlama Büroları, imar planları ve kentsel tasarım plan ve programlarının uygulanması ve denetlenmesinden yükümlü bir kurum olarak yeniden yapılanmalıdır. Bu kurum kent plancısı, mimar, peyzaj mimarı, endüstri mühendisi, sanat tarihçisi gibi çeşitli meslek disiplinlerini içeren uzmanlardan oluşturularak işlerliği artırılmalıdır.

Ayrıca bu durumda; Şehir Plancıları, Mimarlar Odası ve Peyzaj Mimarları Odalarının kentsel tasarım projelerinde bu kentsel tasarım formasyonuna sahip üyelerinin ekipte bulundurulmasını sağlayacak ortak bir tüzük düzenlemesine gidilmelidir. Bugünkü Koruma İmar Planlama sürecinde olduğu gibi işin tanımına göre ekibin nitelikleri tanımlanmalıdır.

Kentsel mekanların daha yaşanabilir, sürdürülebilir ve estetik hale getirilebilmesi amacı ile "Güzelleştirme", "Sağlıklaştırma" ve "Çağdaşlaştırma" Plan ve Projelerini "KENTESL TASARIM" ağırlıklı olarak ele alarak uygulamaya koymalı,

Böylece, daha çağdaş, daha güzel ve estetik, daha yaşanabilir ve sürdürülebilir kentlere ulaşılacak ve Anadolu'da -yeniden- Kentsel Rönesans gerçekleştirilecektir.


KAYNAKLAR

Budak, S., 2006, "Yeniden Yapılanma, Avrupa Birliği ve Kent", Kamu Yönetiminden Planlamaya Yeniden Yapılanma, TMMOB Şehir Plancıları Odası Yayını, İstanbul, s.98-104.

Karaman, A, 1999, "Bir Disiplin ve Meslek Olarak Kentsel Tasarımın Yeri, Konumu ve İçeriği", 1. Ulusal Kentsel Tasarım Kongresi; Kentsel Tasarım: Bir Tasarımlar Bütünü 26-28 Mayıs 1999, MSÜ Mim.Fak. Yayını, ss. 234-239, İstanbul.

Özer, M.N., 1998, Planlı ve Tasarlı Yaşam alanlarının Kent Kimliği Üzerindeki Etkileri, Antalya Örneği, Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Gazi Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü, Ankara.

Şanlı, İ, 1991, "Kentsel Tasarım Eğitimi Üzerine Yanıtlanmamış Bazı Temel Sorunlar", 1. Kentsel Tasarım ve Uygulamalar Sempozyumu, MSÜ Mim.Fak. Yayını, ss. 5-9, İstanbul.

Tuncer, M., 2006, "ANADOLU'DA - YENİDEN - KENTSEL RÖNESANS", ANKARA, Hacettepe Üniversitesi - Güzel Sanatlar Fakültesi Tarafından Düzenlenen 8. ULUSAL SANAT SEMPOZYUMU "SANAT ve KENT" 18-20 Ekim 2006; Sunulan Bildiri, Bildiri Kitabı.

Yerenet, 2007, http://www.yerelnet.org.tr/uluslararasi/avrupakonseyianlasma7.php.

toki konutları ankara istanbul gaziantep

Eskişehir Yolu üzerinde 30. km’de TOKİ tarafından yapılmakta olan Turkuaz Vadisi Evleri’nin % 65’i tamamlandı. Çevre yolunun dışında da Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından alanın 1/5000 ölçekli imar planları tamamlanmış durumda.


Turkuaz Evleri ’nin karşısında köprüden itibaren Aşağı Yurtçu’ya doğru kalan bölgede 300 dönümlük alanda Çankaya Üniversitesi inşaatları sürmekte. Çankaya Üniversitesi’nin 2008’de bu kampüse öğrenci alabileceği de söylentiler arasında. Yine, Eskişehir Yolu’nun sağındaki arazide de (Turkuaz’ın karşısı) 25 bin konut yapılacağı yolunda beklentiler var.




Sürmekte olan Turkuaz Vadisi konut inşaatları



Buranın az ötesinde Aşağı ve Yukarı Yurtçu köyleri civarı “ DİSNEYLAND ” olarak düşünüldüğünde bölgenin süratli bir şekilde gelişmeye açık olduğu ve cazibe merkezi haline gelmesi olasılığı gözlerden kaçmıyor.

Urban planning competiton - kentsel planlama yarışması

Reach out. Take hold. The character of a neighborhood is a reflection of the people who live there. When people feel connected to a place, they feel more connected to one another. The community becomes an extended family and life more meaningful. Thus, we're looking for urban planning approaches where revamped environments bring current residents together, particularly families. This is a chance to repair the essential relationships between social work, nature and urban infill with ideas that value humanistic thinking and imagination over bulldozers. Ponder the kinds of structures and landscapes that typically exist in run-down areas and transform them into eco-wise spaces that make life better. How might you overcome the inevitable resistance to change, and harness the community's human resources? Introducing eldercare and childcare programs or sustainable landscaping with useable harvests might be just what's needed. The best plans, no matter their originality or scale, will aim to positively affect neighboring blocks as well.

We are currently forming our jury panel and will post their bios in the coming weeks.

Jury Process
Jurors will assess the submissions and determine winners. Jurors will base their judgment on their own expertise, the work submitted by the competitors, the information contained in the competition document, and any questions and answers that arise during the judging process. Each juror will examine every qualified submission. In the event of a tie, the competition advisor will cast the tie breaking vote utilizing the same competition criteria used by the judges.

Selection Criteria
Entries will be judged on the following criteria:

Sustainability and Reality of Intent - 25%
Design methods and systems that address environmental issues in unique ways. From the basic issues of energy conservation, to big picture issues such as our dependency on foreign oil, your solution address at least some sustainability concern.

Affordability and Constructability - 25%
Make sure your solution is something buildable/deployable in the next few years.

Innovation and Originality - 25%
Push the limits of your imagination. Find innovative ways to connect people through their community.

Encourage community interaction – 25%
Think of ways to continue to form interactions and social programs within a community.

Advisor
The Re:Vision advisor is Eric Corey Freed.

Bio
organicARCHITECT is the office of Eric Corey Freed, a licensed architect (California, New Mexico, Arizona), and a recognized pioneer in the tradition of Organic Architecture, first developed by Frank Lloyd Wright. A lifetime proponent of individualism and sustainability, Eric Corey Freed knew he wanted to be an architect at the early age of eight.

Promoting both an organic and ecological approach to design, Eric wishes to provide an alternative to what he calls the "harsh, style-driven fashions" that are so popular in architecture today.

Eric's work has been exhibited in numerous venues. He has been a visiting critic at several schools of architecture and the recipient of various awards and accolades. Eric teaches the Sustainable Design curriculum at the Academy of Art University and UC Berkeley. He served as Founding Chair of Architecture for The San Francisco Design Museum. He is currently on the Board of Directors of Architects, Designers & Planners for Social Responsibility (NorCal ADPSR) and Local Exchange and a Committee Member of the AIA Committee on the Environment (COTE) and the Friends of Kebyar. In addition, Eric is a Program Coordinator for the Environmental Committee of The Commonwealth Club of California.

In addition, Eric is co-founder and one of the editors of ecoTECTURE: The Online Journal of Ecological Design, a publication for people interested in the environment as well as a regular columnist for GreenerBuildings.com. He is author of the forthcoming book, "The Inevitable Architect: A Phase By Phase Guide to Green Building".

How can phones, computers, video, and technology create community and identity in densely populated areas.
How can education, healthcare, jobs and recreation be re-organized in a densely populated city block so that everyone has access to more?
Consider natural connective dynamics and design: spider webs, symbiotic relationships, "sticky" natural substances, herds, flocks, schools, currents, forces and life cycles.


How to Enter
Electronic registration forms will be posted on www.urbanrevision.com on February 15, 2008. Registration and submission deadlines for each competition are posted on our schedule . At the time of registration, each competitor must payment an entry fee in the amount of $25.00 (usd). Payments will be accepted either online with Visa, Mastercard and/or Discover cards and/or by check via mail. Once the fee is paid and the registration form filled out, each competitor will receive a confirmation email of their registration. The entrant's email address will then be linked to an internal registration number (this will only be seen by ReVision team and jury). Only one submission per registration may be made. Competition entries must be submitted in pdf, jpeg, tiff, or giff format and no larger than 5mb per file. Administering Sponsor may provide further details regarding the formatting of entries following registration. Each entry must include an approx. 100-200 word essay (in English) describing your entry, including the following: general ideas and concepts of the design; sustainable and energy efficient aspects of the design; design intentions, and strategies for involving the community; and reasons that the design can be used in various cities. Submissions may, at the discretion of Administering Sponsor, be posted on its website. Once your submission is made, it is your sole responsibility to maintain your contact information to be sure it is current. Administering Sponsor is not responsible for any failure to contact you if the contact information is not current. To update contact information, email your updated contact information to: questions@urbanrevision.com, You must also include your email address . Submissions that do not comply with the contest rules may be disqualified and not eligible for awards.

Awards
The competition jury will award three cash prizes, and 7 honorable mentions. The prize for each of the three finalists is $2,000. The honorable mentions will be prizes in categories determined by the jury and will not include a cash prize. ALL CASH PRIZES WILL BE AWARDED. Winners may be required to furnish proof of identity, address and birth date in order to receive prizes. In order to receive prizes, winners may be required to execute a written affidavit of eligibility, a liability release, publicity release in favor of Administering Sponsor, and confirmation of right of first refusal (as described below). Taxes on all prizes, if any, are the sole responsibility of the winners.

Judging
The competition jurors are identified on jury section. Jurors will assess the submissions and determine winners. Jurors will base their judgment on their own expertise, the work submitted by the competitors, the information contained in the competition documents, and any questions and answers that arise during the judging process. Each juror will examine every qualified submission. Entries will be judged on the following criteria: Sustainability and Reality of Intent – 25% Affordability and Constructability – 25% Innovation and Originality – 25% Encourage community interaction – 25%

In the event of a tie, the competition advisor will cast the tie breaking vote utilizing the same competition criteria used by the judges. The names of competitors will not be revealed to the jury until after winning entries have been determined. Administering Sponsor reserves the right to replace any of the jury members for any reason whatsoever, and shall do so if a juror is found to be involved in any material way with a submission.

Eligibility
The competition is open to any person(s) including architects, designers, urban planners, engineers, artists, students and anyone interested in sharing their vision and ideas for a sustainable urban community. However, no officer, director, member, manager, partner, or employee of Urban Revision LLC or any of its affiliates, or any other person or entity involved in the development, production, implementation, distribution or sponsorship of this competition, or any of their immediate family members, or any others persons living in the same household of any such persons, is eligible to participate. In addition, no member of the jury, or any of their partners or business associates, or any of their immediate family members, or any others persons living in the same household as a member of the jury, may participate in the competition. Immediate Family Members include spouse, domestic partners, children (natural, foster, adopted), siblings, parents and of their respective spouses and domestic partners. minors (i.e. competitor must be 18 years of age or older as of registration date. Competitors must not communicate with the jury about the competition in any way until the winning design(s) are announced. Any competitor found in violation of this rule will be disqualified immediately. THIS COMPETITION IS VOID WHERE PROHIBITED BY THE LAW OF THE COMPETITOR'S PLACE OF RESIDENCE.

License to Use Submissions
All drawings, photographs, photocopies, plans, designs and other materials submitted to the competition become the property of Urban Revision LLC, and may be retained for archival purposes and possible exhibition, publication, and promotion. Each competitor hereby grants Administering Sponsor, its parents, affiliates, subsidiaries and assigns, and legal representatives, the irrevocable, perpetual worldwide license to edit, modify, reproduce, distribute, transmit, publicly and privately exhibit, display and publish, including, without limitation, as part of one or more books or other written publications, films, or art exhibits, all of the submitted materials, without compensation to entrant. . Wherever possible, Administering Sponsor will make reasonable efforts to properly identify the author of any submission to this competition when publishing or displaying that material, but can not be held responsible for failing to do so.

No Violation of Third Party Rights
By entering this competition, each competitor represents and warrants that: (i) the ideas and designs submitted neither infringes on any patent, trademark or copyright or any other third-party right nor does it violate any applicable law or regulation, (ii) the competitor has the right to grant any and all necessary rights and licenses provided herein, including without limitation, all necessary patent, trademark, copyright and other related rights to the design idea submitted, free and clear of all claims and encumbrances without violating the rights of any person or entity, including any right to privacy or publicity; (iii) the information contained in the competitor's entry is accurate, complete and correct and represents his or her own new, novel ideas; and (iv) the information contained in his or her entry has not been publicly disclosed prior to submission and shall not be publicly disclosed by him or her until the winners are announced. Each competitor agrees to indemnify, defend and hold the Administering Sponsor and its affiliates harmless from and against any third party claim arising from a violation of these representations. In the event that Administering Sponsor at any time determines that an entry violates any of the foregoing representations, the entry will be disqualified.

First Right of Refusal
Each competitor retains ownership of the design ideas submitted for the competition, but by entering agrees to give Urban Revision LLC or its assigns the first right of refusal, in perpetuity, to commercially exploit the idea, through a licensing, partnership or other type of agreement, under terms to be agreed to by the Competitor.. Organizing Sponsor is under absolutely no obligation, however, to enter into any contractual arrangement with any competition entrant.

Limitation of Liability
Administering Sponsor excludes all liability for any personal injury, loss, or damage of whatever kind (including loss of data) caused directly or indirectly, in whole or in part, from downloading any material from Administering Sponsor's web site, regardless of whether the material was prepared by Administering Sponsor or a third party, and regardless of whether the material is connected to Administering Sponsor's web site by a hypertext link. Administering Sponsor takes no responsibility for the content of third party web sites which may be linked to Administering Sponsor's web site by a hypertext link. Administering Sponsor reserves the right to cancel or modify the competition if fraud, technical failures, or any other factor beyond Administering Sponsor's reasonable control impairs the integrity of the competition as determined by Administering Sponsor in its sole discretion. In the event of such impairment, Administering Sponsor may choose potential winners from all eligible entries received as of the time of impairment. By receipt of any prize in the competition, the winner agrees to release and hold harmless Administering Sponsor, and its affiliates, directors, officers, members, partners, managers, employees and agents from any liability for damage, injury, death, loss, cancellation or other liability arising from the Winner's participation in this competition, including without limitation, personal injury, death, and property damage, and claims based on publicity rights, defamation, or invasion of privacy . Administering Sponsor and its affiliates, directors, officers, members, partners, managers, employees and agents assume no liability for losses incurred as a result of cancellation of the competition or for any reason whatsoever or for events occurring after the award of such prize.

Governing Law and Venue
This competition shall be governed by California law. Each competitor agrees that courts in San Francisco, CA shall have exclusive jurisdiction and venue over any dispute or litigation arising from or relating to this competition.

Acceptance of Rules
By registering, each competitor affirms that he or she has read these Official Rules and fully and unconditionally accept and agree to be bound by these Official Rules and the decisions of the Administering Sponsor and the jury. By entering, each competitor also unconditionally agrees to waive any right to claim ambiguity or error in these Official Rules. Administering Sponsor reserves the right to modify the rules of this competition in any way or at any time.

Administering Sponsor
The sole sponsor and administrator of this competition is Urban Revision LLC (herein referred to as "Administering Sponsor"). No other competition sponsor had any role in the development, production, implementation, distribution, or administration of this competition.

Winners Names
The names of all award winners will be posted on this site after the conclusion of each competition.




Kızılırmak suyu içilir mi ?

Tüketici Hakları Derneğini Ankara 'nın susuzluğuna çare olması düşünülen Kızılırmak suyu ile ilgili DSİ'nin 2005 yılında yayınladığı bir rapora dayanarak bir basın açıklaması yaptı. Devlet su işleri Genel Müdürlüğü’nün ( DSİ) 2005 yılında yayımladığı ve Kızılırmak üzerinde kurulu bulunan “ Hirfanlı ve Kesikköprü Baraj Gölleri ve Havzalarında Kirlilik Araştırması” Raporunda her iki baraj gölünün de fiziksel, kimyasal, biyolojik ve mikrobiyolojik yönlerden uygun olmadığına ilişkin bir çok gösterge ve değerlendirme yer almaktadır.

Haftalardır, Kızılırmak suyu üzerinde tartışmalar devam etmektedir. Tartışmaların uzamasının en önemli nedeni Melih Gökçek’in var olan gerçeklere aykırı, doğru olmayan ve başkent lileri yanıltıcı görüşlerinde ısrarlı olmasıdır. Bundan dolayıdır ki tartışmalar devam edecektir.
Raporun Tartışma ve Sonuçlar Bölümünde belirtilen bazı önemli değerlendirmeler ve öneriler şunlardır:
• Kızılırmak havzasının en belirgin özelliği suyunun tuzlu olmasıdır. Kızılırmak Nehrine tuzluluğu çok yüksek olan Acısu, Karasu ve Acıöz adında pek çok su kaynağı karışmaktadır. Toplam çözünmüş katılar bakımından her iki baraj gölü de kıta içi su kaynaklarının sınıflandırılmasına göre II. Sınıf su kalitesindedir.
• Hirfanlı Barajı için kritik fosfor yükünün 405mg/m2. yıl olarak hesaplanmasına karşılık göle gelen fosfor miktarının 948 mg/m2. yıl olduğu, kesikköprü Baraj gölünde ise kritik fosfor yükünün 7.256 mg/m2. yıl olarak hesaplanmasına karşılık göle gelen fosfor miktarının 16000 mg/m2. yıl olduğu tespit edilmiştir.
• Hirfanlı ve Kesikköprü Baraj Göllerinde yapılmış olan kirlilik araştırmaları kapsamında bölge hakkında görülen rahatsızlıklar doğrultusunda ( epidemi esas alınarak ) belirlenen mikroorganizmalar ve içme suyu kirlilik parametrelerinde belirtilen indikatör mikroorganizmalar incelenmiş, baraj göllerinin bakteriyolojik açıdan kıta içi II.sınıf su kalitesinde olduğu ve içme suyu olarak kullanılamayacağı belirlenmiştir.
• Kesikköprü Barajındaki su kalitesinin yükseltilmesi için; öncelikle Hirfanlı Barajı su kalitesinin iyileştirilmesi, bunun için de Kızılırmak Nehrine karışan kirlenmelerin önlenmesi gerekmektedir.
• Kızılırmak Nehrine karışan kirlenmelerin önlenebilmesi için konunun havza bazında ele alınması, 06.05.2004 tarihinde Ankara Valiliği’nde yapılan toplantıda alınan kararlar doğrultusunda ilgili Valilikler, Belediye Başkanlıkları ile diğer Kurum ve Kuruluşların işbirliğinin sağlanması gerekmektedir.
• Kızılırmak nehrinin doğal yapısı itibariyle klorür,sülfat ve sertlik değerleri çok yüksektir. Bu parametreler içme ve kullanma açısından çok önemlidir ve ileri arıtma teknikleri kullanmadan düşünmek mümkün değildir.
• Hirfanlı ve Kesikköprü Baraj Göllerinde Bacillariophyceae familyasından sulara hoş olmayan tat ve koku veren synedra sp. ve Asterionella sp. gibi alglerin ilkbahar aylarında yoğunluğu artmaktadır. Aynı zamanda filtre tıkayıcı özellikleri olan bu algler arıtma tesislerinde filtrasyon problemlerine yol açmaktadır.
• Mikrobiyolojik ölçüm sonuçları da Hirfanlı ve Kesikköprü barajları sularının bakteriyolojik açıdan kıta içi II.sınıf su kalitesinde olduğu ve içmesuyu olarak kullanılamayacağını göstermektedir.
• Ankara için içme ve kullanma suyu planlamalarında bu durumlar göz önene alınarak varsa Kızılırmak dışındaki seçeneklerin tekrar değerlendirilmesi yararlı görülmektedir.



Dünya Bankası 2009 Raporu Ana teması:"Mekansal Farklılıklar ve Bölgesel Kalkınma Politikaları"

2009 yılında yayınlanacak olan Dünya Kalkınma Raporunun ana teması Mekansal Farklılıklar ve Bölgesel Kalkınma politikaları" olarak belirlenmiştir. Konuyla ilgili Dünya Bankası yetkilileri Devlet Planlama Teşkilatında taslak rapor hakkında bilgilendirme ve kurum ve kuruluşlar ile bilgi alışverişinde bulunuldu.

2009 yılında yayınlanacak olan Dünya Kalkınma Raporunun (World Development Report 2009) ana teması Mekansal Farklılıklar ve Bölgesel Kalkınma politikalarıdır. Rapordaekonomik faaliyetlerin artarak, gelişmiş ülkelerde yoğunlaştığı yaratılan iktisadi ürününün ¾ ünün kentlerden elde edildiği belirtilmektedir. Hatta Çinin daha dinamik kıyısal bölgelerinin ülkenin GSMH sının yarısını ürettiği vurgulanmaktadır. Kişi başına GSMH farkları arasındaki uçurum gelişmekte olan ülkelerde, zengin ülkelere oranla daha fazladır.




Ancak, Dünyadaki iktisadi faaliyetin süratle konumunun değişmekte olduğu ve Gelişmekte olan ülkelerin daha fazla yatırım çekmeleri için ne yapmaları gerektiği vurgulanmaktadır.


2009 Dünya Kalkınma Raporu, gelişen dünyanın ekonomik coğrafyasının nasıl değiştiğini özetlemektedir. Genel olarak Raporun Amacı;


Mekansal faktörlerin boyutunu ve öneminin ekonomik kalkınma için öneminin çerçevesini çizmek,

Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde mekânsal desenlerin belirgin özellikleri ve evrimini özetlemek,

Hükümetlerin sahip oldukları kalkınma stratejilerini ve politikalarını değerlendirmek,

Hükümetler ve uluslararası topluluk kalkınma politikalarının mekansal sonuçlarını daha dengeli ve sürdürülebilir çıktılar için nasıl daha iyi kullanabileceğini tartışmaktır.

Rapor ekonomik aktivitenin eşit standartlarda Coğrafi olarak dengelemesi üzerine 3 sorunsalı masaya yatırmaktadır.


Sorunsal Dünyanın ekonomik aktivitesinin 4 te3 ü şehirlerde gerçekleşmekte iken fakirlerin 4 te 3 ünün kırsal alanlarda yaşamakta olmasıdır. Raporda, hangi kentleşme dokularının (urbanization patterns) kırsal alanlarda yaşayan fakirler ile kentler arasındaki köprüyü en iyi şekilde kurabileceği sorusu üzerine yoğunlaşmaktadır.

Sorunsal daha fakir bölgelerde ikamet edenlere nasıl yardım edilebileceği ve ekonomik aktiviteleri bu alanlara getirmenin veya buradaki yaşayan halkı ülkedeki daha dinamik alanlarla buluşturmanın irdelenmesi üzerinde yoğunlaşmaktadır.

Sorunsal ise gelişmiş kapitalist ülkelerin aksine coğrafi veya politik olarak Dünya pazarlarına ulaşmaları zor olan alanların ekonomik aktivitelerinin geliştirilmesidir.

Bu sorunsallar gelişmiş ülkelerde aşağıdaki konularda öne çıkmaktadır. Bunlar sırasıyla, Kentleşme stratejileri, Bölgesel Gelişme Yaklaşımları ve Bölgesel entegrasyon çalışmalarıdır.



2009 Dünya Kalkınma Raporunun amacı bu konularda bilgilendirmek yol göstermektedir.


Rapor Temel olarak 3 Bölümden oluşmaktadırlar.


1.Bölüm Tanımlardan oluşacak bu bölümde yeni kır-kent ilişkisi ve kırsal-kentsel dönüşüm (rural urban transformation) tarif edilecek, aynı zamanda, bu gelişmeler ile ilişkilendirilmiş ilkesel tartışmaları özetlenecektir. Ayrıca ekonomik kalkınmayı etkileyen 3 mekânsal boyut analiz edilecektir. (Yoğunluk, mesafe, bölünme) (density, distance, division)


2.Bölüm, Ekonomik analiz yöntemleri ve tarihi bilgileri kullanarak, uzun erimli değişiklikleri tetikleyen birincil güçleri açıklamaya çalışacak,


3.Bölüm de ise bu dönüşümleri şekillendirmek için ilkeleri/ politikaları teklif/tarif edecektir.


Raporda; operasyonel programlar ve bölgeler kısmında son iki yıldır, Batı Avrupa ve Asya'da devam eden bölgesel kalkınma çalışmalarının konsolide bir biçimde sürdürüleceği belirtilmektedir.
Kentsel dönüşüm
December 2009
M T W T F S S
November 2009January 2010
1 2 3 4 5 6
7 8 9 10 11 12 13
14 15 16 17 18 19 20
21 22 23 24 25 26 27
28 29 30 31