Monday, 5. October 2009, 18:28:15

bir daha ağlasana
görmedim.
göremedim ağladığını
beni saçlarına bağışla
göremedim ağladım saçlarına bakarken
bir daha ağlasana.
yaşlılar gibi ağlamak
niyedir?
elin nerde?
nerede elin?
cebimdeki adresler yanlıştır
tutunduğum son çalı,
sevmedim onu senin kadar.
bulana durula nedir akan senden başka.
karanlık çekilinceye kadar alnacımdan,
küçücük bir yorgunluktu
aksayan ayaklarımda.
saçlarım dökülürken nemlenen alnım,
bana açılmaktadır en ücra uzaklarda.
kafa kemiklerimi zorlayan sesler,
ekşimiş yogurt kokusu,hızar gürültüleri,
hayatı arsızca kullanmaktadır.
keserek pörsümüş yaralarını
dalıyorum ceplerimdeki taşlarla
durgun sulara ve,
aşılanıyorum meyvesiz,bol budaklı bir agaca.
ferahlayabilmek,
götürür beni ıssız bir sorumluluğa
ama elmanın bozamadığı pas tadı ağzımda hala.
dişlerimin arasında demir kırıntıları
ağzımda kalmış pas kokusu.
aynı tepenin yamacındaki çalılıklar gibi
kaygular büyütmüşüm geri alınmayan sorularla.
hayatım yakın bir hedefti çocukluğuma.
damarlarımdan boşalacak kelimeler var
aşka dair.
aşkı anlatmak değil bu.
nedir benim bu halim,hallerden
nedendir güzelliği kış sabahlarının
neden benim ürkek duruşum?
neden,neden,neden,neden?
neden bu kadar vaadedicidir yaz geceleri?
içimde kıpranır tomarla dirim
nedendir peki
bakışlarımda üstüme çöken ıssızlık
ağzıma yayılan pas
ellerimdeki dokunma isteği.
ketum