Friday, 3. November 2006, 22:31:05

hep gitmeklerdi ağlatan ve kanatan gözlerimizi
hep acı sözlerdi giderken dağlatan yüreğimizi
söylediklerimizemi yanalım,yoksa yutkunduklarımızamı?
vakitlerde geçti artık,limanlarda kalmadı gemiler
ne getiren var yari,nede götüren beni yanına.
dedimya gitmekler kanattı gözlerimizi
dedimya ansızın solan çiçeklere aldandık
ansızın açanları kendimiz bildik.
yüzümde soldu be eyy can!
sen gideli bir yarım eksik
sen gideli tamam olmadım eyy can!
sen gideli demet demet gülleri deremeyip,
yeşile,maviye,leylak moruna bir başka baktım be eyy can!
sen gideli...
işte sen gideli hep yarımdım ve eksilen yanlarımı çoğalttım.
yüzünün yarısı bende kaldı sen giderken eyy yar!
özlemlerim kor alev renginde ve yitik.
yagmurlar söndüremedi içimdeki volkanları
serinletemedim ruhumu esen yellerde
ağrıdı elim,dudağım taa kirpiklerimin uçlarına kadar
yar biliyormusun yüzünün yarısı bende kaldı giderken sen.
zamanın en tenhasındayız şimdi
vakit yine hüzzam bakışları gösteriyor
tan yerindeki kızıllık,bakışlarımdaydı şimdi
şimdi ben gökteki maviliklere bakmayı bile unutacağım
belki mavi renklerin nasıl kızıl kor rengine döndüğünü,
yada kırmızıların karalara nasıl çaldığına şahit olacağım.
hayat bende saklı olanların içerisinde gizliydi sanki
sanki ben bende gizliydim sen hayalimdin.
takvimlerden günler çaldım bilirmisin?
bilirmisin yollara bakarken saatler nasılda uzar?
yokluğunun son demindeyim.
gelecekmisin diye sormuyorum sana
çünkü ben vereceğin cevabın haşmetinden,
korkuyorum korkmam gerekenlerden..
sen hiç gelmiyorsun
sen hep uzaktan bakıyorsun karanlığa
aydınlıklara kibrit çakıyorsun
gelmeyi vaad etsende bitecek hasrete
herşey gün geçtikçe daha da çetrefilleşiyor
ben seni anımsadıkça gelmelerinle
ama sen hç gelmiyorsun.
güneş batarken kayboluyordu yorgun ruhum.
kayboluyordum eskiyen tarihler misali.
bugulu gözlerle,buğulu camların arkasından,
yanık yürekle,sevdalı gönüllere dokunuyordum.
ölüyordum birde inceden inceye.
inlerken sesim göğü deliyordu sanki.
yağmurlar yağıyordu birde sağanak;
mıh gibi beynime düşüyordu her damlada sevdiğim
ellerim titriyordu ıslanıp dağılan saçlarıma dokunurken.
sanki saçlarıma değilde kalbime dokunuyordum,
saçlarım kalbim oluyordu birden
ben ise yağmur damlalarıydım sanki.
yaşayamadığımdır yar bende saklı kalan.
gözlerinin içindeydi en derin giz ler.
pişmanlıklarınmıydım sahi ben o kadarmıydım sende
oysa beni bakmaya doyamadığın sanıyordum.
hayret!!!
uzaklığın kendinemi acep yoksa kırılmışlıklarınamı
sor en mahrem sorularını bana
sor cevabının uykularını kaçıracak sorularını
sor allah aşkına sor
ketmet beni ruyalarında üryan
sade ve yalın sor,ne dersen de ama sor
yüreğime nasıl aktınsa
yüreğine nasıl süzdünse beni
öyle sor bana
sor ki umudumu yeşerteyim dikenlerin içerisinde.
ketum