demirden parmaklı kız.....
Saturday, 25. July 2009, 17:19:27
Dramatik bir piknik yeriydi kanın gövdeyi götürdüğü mangallarca çocukluğumuz. Pijamalı adamların boy gösterdiği, çam ağaçlarına bembeyaz kedilerin tırmanıp aşağıya inemeyişi. Hayat kebab ve şiş şiş ve sis sis ve kuş başı ve bakışı tepeden tepeden önce büyüyüp sonra küçülüp adam adam ve kadın kadın düşüp yenildiğimiz afiyetsizliğimizdi. Aklımdadır hala bir lades kemiği gibi ve kırık şekli gibi iki parçaya bölünüp bir araya gelemeyişlerim. Kendime gelemediğim halde kendi kalabalıklarımdan gidemeyişim.....
Gözlerimin yettiği kadar beyaz gelincik ve gözlerimin yittiği kadar kırmızı papatya tarlaları. Sırtımı toprağa emanet edip yüzümü bulutlarla şekillendirdiğim o çocukluk günlerim. Paçalarımın/parçalarımın susuzluktan sırılsıklam olduğu derelerimin içindeki onlarca prens olmaya niyetli kurbağaların beni binlerce kez öpmesi ile yedi cücelerle kaçtığım gökkuşağından kule ve kalemin kırmızı pamuktan prensesiydim.....
Kocaman bir kalem vardı. Kalemin içinde odalarım ,odalara kimseler girip çıkamasın diye yapılan demirden kapılarım. Kaleydi kaleydi ya benim kalemdi orası. Emrimde bir sürü kendim gibi kalabalık vardı kalemin kapıları gibiydiler onlarda. Sonra surları, duvarları vardı kalemin asılmaz/aşılmaz surları. O kadar yüksektirki kalemin duvarları yıldızlara değerdi geceleri yanaklarıma nöbetçi düşerlerdi teskeresiz ve gündüzleri maviydi.Gözümü alamazdım maviden dört duvarımın içine sıkışan mavimden. Kuşlara hayrandım maviyle dans edişlerine istedikleri yere gidebilmelerine ve o kanatlarının altından s’üzülen kalemin dışındaki kırmızı gölgeleri getirmelerine.....
Çocuk ellerimle yapabileceğim kumdan bir kalem yoktu öyle bir şekli olamazdı. İstediğim zaman, canım sıkıldığı zaman bozup yeni bir ev ya da özgürlüğümün sembolü kuşlar yapabileceğim bir kum birikintisi yoktu önümde/önümde dört yüksek duvarım, bir sürü iç içe geçmiş demirden kapılarım, kapılarımın içinde paslanmış ve kilidi kırılamayan adamlarım ve kadınlarım vardı. Anahtarı o upuzun/rutubet tuğlalı kalemin sırdan ve surdan duvarları arkasında bir yerlerde saklıydı ve ben demirlerimin arasındaki kule ve kalem(im)le kendi dışımdan kendi içime kilitliydim belkide.....
~kronikŞairhiçe~
meltembrtn













