Skip navigation.

exploreopera

| Help

Sign up | Help

Lâ yezâl

Dert, insanı yokluğa götüren rahvan attır.MEVLÂNA

80ler-90'lar


Süper Baba'nın müziğini flütle çalmışsanız

LC Waikiki veya benetton tüm renkleriyle kıyafetlerinizde önemli markalar olduysa...

SHOW TV'nin müziğini hala hatırlıyorsanız dup dıbu dıp dıp dıbı dıp dum...Tabi ki bir de :İyi TV eyç bi bi, eyç bi bi iyi TV

Önce hüplet sonra gümlet' hayat felsefeniz olmuşsa

Bizimkiler dizisi ertesi gun okul oldugunu bi sureligine unutturduysa

Parliament pazar gecesi sinemaları müziğini duyduğunuzda içinizde hala garip duygular uyanıyorsa (yarın okul var hüznü, ailenin seni yatırıyor olmasına duyduğun kızgınlık, o güzel mavinin romantizmi...)

Polis Akademisindeki her sesi çıkaran adama hayranlık duyuyorsanız

Elm sokağında kabus yüzünden hala yatağın altına bakmaktan korkuyorsanız

Chucky yüzünden en sevdiğiniz oyuncağınızı bile göz önünden kaldırmışsanız

Okulda coca-cola kutusunu ezip mac yaptiysaniz (kızlar yan yatırıp üstüne tam ortasına ayagı yerlestirip ustune basıp yururlerdi, topuklu ayakkabı gibi olurdu)

Apartmanin altindaki zil veya taksi diafonuna basmak müthiş heyecanlı bir yaramazlıksa

Tutti frutti çok ayıp ve olağanüstü merak uyandırıcı bir şovsa

Dört tekerlekli ayakkabının üstüne takılan patenlerden sonra roller bladeler size büyüleyici geldiyse

Bakkala gönderilmenin en güzel yanı küçük sarellenin dibini minik plastik kaşığıyla kazımak veya leblebi tozu yiyip konuşmaya çalışmaksa

Aterideki ördek vurmaca oyununda silahın nasıl çalıştığına hala kafa yoruyorsanız

Işıklı spor aykkabılar hava atmanın önemli bir unsuruysa

Bayramda harçlıklarla aldığınız ilk şey kinder süpriz yumurtasıysa(kağıdını tırnakla yırtmadan dümdüz yapmak da sabır ister doğrusu)

Clementine sizde derin izler bırakmışsa

Kasete kayit yapilabilmesi icin alt tarafinda bulunan karelerin bantla kapatilmasi gerektiğini öğrenmenin önemini biliyorsanız

Commodore 64'de tornavidayla kasetin kafa ayarını yaptıysanız

Anne saat kaç, simiiit, birdir bir, çay kahve gazoz, akşam ebesi, dansa davet, çatlak patlak, yakan top gibi kalabalık oynanan sokak oyunlarından sonra anneniz sizi balkondan yemeğe çağırmışsa
________________________________


"bandıra bandıra ye beni" şarkısını hızlı söylemeye çalıştığınız günler varsa

Rönesans sanatçılarını ilk kez Ninja Kaplubağaların ismi olarak tanıdıysanız

Tele On diye bir kanalı hatırlıyorsanız

Haftasonları çizgi film izlemek için errken kalkmanın ne demek olduğunu biliyorsanız

Şirinler geyiğini arkadaşlarınızla mutlaka çevirdiyseniz (Şirine aslında Gargamel tarafından yapıldı...)

Beğenseniz de beğenmeseniz de tüm çizifilmleri art arda izliyorduysanız

Bir Başka Gece çocukluk hayatınızdaki en görkemli şovsa

Pazar geceleri yıkanma günüyse

Seden Gürel'in neden öyle giyindiğini şimdi sorguluyorsanız

Müzik yelpazesi hayatınıza büyülü yabancı müzisyenler kattıysa

Bir sanal bebeğiniz olmuşsa,

Tetris'i süper hızla oynayabiliyorsanız,

MIRC ergenliğinizin önemli bir parçası olmuşsa(a/s/l ne demek biliyorrsanız)

ICQ nun 11 haneli rakamını ezberlemeye çalışmışsanız.

Pili bitmesin diye kasetleri kalemle havada sarmışsanız,

Çizgifilm şarkılarının ingilizce veya japonca olsa da ezberlemişseniz

Kokulu silgiye, deftere, kaleme harçlığınızı yatırdıysanız.

Eti Cin, Eti Puf, ABC, Balık Kraker, Negro, Bonibon,
Topitop, Yumiyum...vb çok seviyorsanız ve her zaman yeme kabiliyetiniz varsa

Sulugöz'ü düşününce bile ağzınız sulanıyorsa

Küçük bir kızsanız Sindy ile Barbie'yi karşılaştırıyorduysanız

Tsubasa'yı ve küre biçimindeki sahanın sonundaki dev kaleyi hatırlıyorsanız

"Hey Corç versene borç" deyince cevabı hemen yapıştırabiliyorsanız

Macarena dansını yapabiliyorsanız

TV den çekilmiş çizgifilmli sayısız kere izlediğiniz VHS leriniz varsa

Telefonların jetonla çalıştığını hatırliyorsanız

İstop diye bağırdığımızda renk yakalamaya çalışırken onun aslında stop olduğunu uzun zaman önce çözmüşseniz

Saçları renkli ve uzun patlak gözlü çirkin trolleri bile bir furyada satın almışsanız.

Capri Sun ın reklamı ve melodisini hatırlıyorsanız.

Annenizin mavi ped torbalarını şişirip patlattıysanız.

Power Rangers'ın renklerini hatırlıyorsanız

Mc Donalds a gitmek için ailenize yalvardıysanız

Olacak O kadar, Yasemin'in penceresi, Hadi Anlat Bakalım, Adam Olacak Çocuk, Saklambaç.. gibi programları hatırlıyorsanız.

Lambada'nın müziği kulağınızda çalabiliyorsa

"Nereye çufçufluyoruz"un kimin dediğini biliyorsanız.

Sayısız joystik kırdıysanız ve gün gelince artık joystik satılmadığını fark ettiyseniz

Fame City cennetle eşdeğerse

En sevdiğiniz sayı altıysa

Prince of Persia'da alttaki dikenlere düşünce çıkan dınnzk sesini ve kanları hatırlıyorsanız

Mon Ami 48 lik boyalardaki altın ve gümüş renkleri statü sembolüyse

Gençlik hayaliniz Beverly Hills teki havuzlu arabalarsa.

Uhuyla oynamanın zevkini biliyorsanız

Kolalı jelibonun önce kapağını yediyseniz

annenizin poşetler dolusu taso,misket, sporcu kağıtları,
gazoz kapaklarını attığını öğrenince ağladıysanız

Peçete, kağıt, poşet vb... koleksiyonu yapmışsanız
...



tek bildiğim unutmam gerektiği..


ben
ne susabildim
ne söyleyebildim
ne anlatabildim
ne dinleyebildim
ne adam akıllı sevebildim
ne de u.n.u.t.a.b.i.l.d.i.m.
.ben bu işleri beceremedım.

life.

son kez zehirledim bugün kendimi,
öldüm yeni bir hayat için,
dirildim yeni bir hayata..

ah!

gözler sözlerin sertliğiyle yaşa bulanıp,
ah çekti..!

resımsız,anlamsız.

-Ben "senin beni sevebilme ihtimalini" sevdim.-

Senleyken sensiz..

Nasıl anlatsam bilmem ki?
"Oltaya düşmüş, yüzeyde çırpınan balık gibi..
Sensiz kalmak işte böyle birşey -gibi- "
Oysakı ben yakaladığım tek minik balığı kancasından canını acıtmadan kurtarıp maviliğe salıverip gidişini izlerdim tebessumle...
Hayat öle yapmadı! Önce canımı acıttı sonra da acımadan közün üzerine koyuverdi..
Afiyet olsun.
Elleri (n) e sağlık.

never!

you will never walk alone!

ümitsizlik.


bilirsin aslında adaletsizliği
istemezsin.

only


Artık herşey yoluna girsin istiyorum.
hevesle kalemı alıp da yazdığım aşk üzerine herşeyi
silgi alıp da hırsla ağlayarak silmeye kalktığımda,
defterimin sayfalarını yırttığımı
silgi parçalarının masamı kapladığını
ve o silgi parçalarında aşk uğruna neler yazıldığını
görünce ve ne fedakarlıklar yapıldığını düşününce
alıp kalemi bu seferde efkarımı yazıyorum kağıtlara..
Şimdi aşkımı değil nefretimi hiç değil
efkarımı yazıyorum.
aklımı ve kalbimi sarıp sarmalayan bu hissiyatı dışa vuruyorum.
Geçmişe dalıp geçmişe efkarlanıyor,
şimdiye bakıp geleceğe ağlıyorum .
Ve yazarken düşündüğüm anlarda ıslanan kirpiklerim ve ordan düşen damlacıklar eşlik ediyor yazdıklarıma.
ıslak ıslak oluyor önce sayfam.Kalemın deftere bıraktığı ince çizgileri dağıtmaktan da başka bir şeye yaramıyor.ama yinede okunuyor yazdıklarım.Yazmaktan yorulunca da yaktığım sigaranın dumanı altında bir şarkı dinleyiveriyorum.En sevdiklerimi,benı uzaklara en çok götürenleri özellikle.
Özellikle değil aslında elim gidiveriyor.Kendimi bulunduğum durumdan daha beterine itmesini istiyor sankı beynım.Acı vermek istiyor kalbime..onca yıldır çektiğim acıları umursamadan.
...
biten sigaramı kultablasında öldürürken yarım kalmışları yazıyorum.Tekrar ağlayıp tekrar yazıp tekrar dinliyorum şarkılarımı.
Koskoca bir geceyi böyle bitirdiğimi düşünüp yatağa girdiğimde gecenın aslında bitmediğini hatta yenı başladığını anlayıveriyorum.
Bu sefer d sessizlik le boğuşuyorum.
böyle bitirdiğim gecenın gündüzü durgun sessiz hüzünlü geçiyor.
akşamıda efkarlı ağlamaklı devam ediyor.
işte bu yüzden herşey yoluna girsin istiyoırum.
Rahatça uyumak.
gülmek.
mutlu olmak.
i-s-t-i-y-o-r-u-m.



biraz .

Biraz hüzün
biraz sevinç.
biraz karışık
biraz da net.
Hayat işte..
birazlarla harmanlanmış,
yuvarlanıp gidiyor.
Gidiyor gitmesine de
bizide eritiyor sanki?
July 2008
MTWTFSS
June 2008August 2008
123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
28293031