Ağlamak güzeldir...
Friday, November 5, 2010 7:48:11 PM
Ağlayan birine “ne olur ağlama, üzme kendini” neden deriz. Ağlamanın, insan bünyesine ve gözüne faydalarını hep gözardı ederiz.
Gandalf, J.R.R. Tolkien’in unutulmaz eseri Yüzüklerin Efendisi’nde;
“Size ağlamayın demeyeceğim; çünkü her gözyaşı şerden akmaz.” diyordu…
Göz pınarlarımızdan akıttığımız gözyaşlarının çeşitliliğini hiç düşünmüş müydünüz ?
Sakın bana gözyaşının çeşitleri mi olurmuş demeyiniz,
Anlatayım o zaman;
Hepimiz, stresten, sevinçten, çevremizdeki olumsuz faktörlerinden dolayı gözyaşı dökmüşüzdür…
Bu çevre faktörleri de; ”neyin nesi, kimin fesi” der gibi kulağıma fısıltılar gelmeye başladı.
Çevre faktörlerinden daha çok kadınlarımız etkilenirler erkeklere ziyade…
Zaten kadın milleti denilince gözyaşları sel olup akar, ummanlar derya olup taşarmış…
Mutfakta soğan doğrayan gözyaşı akıtmadan o soğanı doğrayamaz, sobalı evlerde inat eden sobayı yakmaya uğraşan biri dumandan dolayı gözyaşı akıtmadan o sobayı yakamazmış…
Doğanın kanunlarından olan sis yüzünden gözyaşı akıtanlarımız da vardır, hele hele bahar aylarında bitki polenlerinden etkilenip gözyaşı akıtanlarımızı unutmamalıyız.
Çevresel faktörlerden dolayı, aklıma gelen gözyaşı akıtılmasının sebepleri ilk etapta bunlardan ibarettir. Mutlaka daha çok örneklemeler mevcuttur…
Stres gözyaşlarını durdurmayınız, bırakın ağlayabildiğiniz kadar ağlayınız. Kuru olan bir gözün sağlıklı göz olması zordur.Gözyaşı refleksel olup, dış etkilere karşı kendisini savunma amaçlıdır…
Çoğumuz şöyle güzel bir ağladıktan sonra kendimizi daha iyi hissederiz. Bu rahatlama duygusu hayali sayılmaz. Sağlam bir ağlama nöbeti duygusal yükümüzü içimizden atmamıza yardımcı olduğu gibi, bütün vücudumuzu rahatlatıp sakinleştirebilir.
Duygusal tepki olarak ağlamak ile çevresel tepki ağlamasının farklılığı da varmış.
Her iki tür ağlamada vücudumuzun salgıladığı hormonlar farklılıklar gösterirmiş.
Vücudumuzun duygusal ya da fiziksel durumuna göre zehirli olabilecek hormonlardan kurtulması için ağlarız ve ağlama ihtiyacı duyarız.
Aşırı stres hormonları bağışıklık, kilo alma ve psikolojik moda etki edermiş...
Yani iyi bir ağlama nöbetinin, iyi haberlerle rahatladığımızda, aşırı bir şekilde sevindiğimizde, yas tuttuğumuzda veya korkutucu bir olaydan sonraki hislerimiz için en iyi ilaç olduğunu söyleyebiliriz.
Ağlamak bir zayıflık göstergesi değildir, kendinizi ağlamaya bırakın gitsin.
Doya doya, kana kana ağlayınız…
Hayırlı ve sağlıklı ağlamalar...
*marmarali-12 Şubat 2010






