Skip navigation.

exploreopera

| Help

Sign up | Help

HaNgİ GüZeL GöZdÜrKi YeRe bAkMaDı,HaNgİ GüZeL YüZdÜr kİ ToPrAk oLmAdI...

beklemek..

Bilmiyorum. Hangi kadın gelmeyeceği bilindiği halde
her gece sabah ezanlarına kadar beklenildi?

Hangi erkek, sevdiği kadının ellerini bir daha
tutamayacağını bilse de sevdiğinin- daha tövbesi edilmemiş-
taze günahlarına kefil oldu?

Giden bir kadının ardından kaç erkek,
sevdiği kadının gülüşlerini dualarına katıp giden sevgilinin kangrenleşmiş acılarına “yarım bedenini “ kefen bildi ?

Cevabı olmayan onlarca soru sevgili.
Evet, sen gittin diye etrafımı tel örgülerle çevirdim.
O tellere hasretinin ölümcül elektriğini verip
gelmeyeceğini bile bile seni bekledim
gülüşlerinin tomurcuk açtığı tepelerde…

kime ne !!!

Seni Sevmek için ne kadar sebep varsa içimde..
İşte, sevmemek için de öyle,
Seni Sevmek için ne kadar söz varsa dilimde,
Seni Yermek için,
Sana Ermek için..
Yok işte,

Bir yalan uyduruyorum ben kendimce,
Kendime umutsuzluk,
Sana Umudum,
Yollarına çaresizlik düşmüş Eşkıya,
Ben sana zehir zemberek suskunluğum,
Ben sana gözlerinden vurulmuşum;
Sana açılan Kapıların kapanan sesinde,
Ben seni değil Kendimi unutmuşum;
Yaralarımın kanayan damarlarına,
Uykusuz gecelerimden kör sokaklar sürmüşüm;
Ne mutlu bana...
Ne mutlu,
En çok bir yıldız kayıyor biliyormusunuz?
Bir dilek tutuyorum işte,
Ellerin oluyor... Tutunuyorum sana..
Soluksuz bir sokak lambası altında,
Şubat'a müebbet gözlerini sunuyorum sana
Anlasana.....


Seni Sevmek için ne kadar sebep varsa içimde..
İşte o kadar yalan uyduruyorum kendime,
O kadar yalan... Kime ne...

Kendime yalanlarla tutunuyorsam kime ne?
Kendimi sende unutuyorsam kime ne?
Sende susuyor, Sende konuşuyorsam
Sende uyuyup Sende uyanıyorsam,
Vuruyorsam talan olan umudun mahzeninde kendimi,
Kime ne,
Kime ne kendimi kanatıyorsam senin düşüncende,
Yalan yada gerçek,
Sen sakın gecesiz uykularımda üşüme!
Ben üşüyorsam kime ne....



Bedirhan GÖKÇE

AH KABRİMİN İLK GECESİ !!!

Şeytanın Nefse Tadlı Gelen 12 Sözü



1 - Bir defayla bir şey olmaz.
2 - Daha genciz.
3 - Allah kalb temizliğine bakar.
4 - Allah ile kul arasına girilmez.
5 - Emekli oldukdan sonra (sakal bırakırız, namaz kılarız, hacca gideriz)
6 - Zaman size değil siz zamana uyun.
7 - Bir şey olmaz, Allah afw eder.
8 - Bu kadar günahdan sonra biraz zor afw edilirsin.
9 - Fazla düşünme kafayı yersin.
10 - Cehennemde bir süre yandıkdan sonra Cennete girmeyecek miyiz? (Sanki kibrit çöpünün ateşine dayanabiliyormuş gibi!)
11 - Biz büyüklerimizden böyle gördük.
12 - Aman ha dikkat, beynini yıkamasınlar

ESMA-HUSNA

Allah,
er-Rahmân, er-Rahîm,
el-Melik, el-Kuddûs, es-Selâm,
el-Mü'min, el-Müheymin, el-Azîz, el-Cebbâr,
el-Mütekebbir, el-Hâlık, el-Bâri', el-Musavvir, el-Gaffâr,
el-Kahhâr, el-Vehhâb, er-Rezzâk, el-Fettâh, el-Alîm, el-Kâbıd,
el-Bâsıt, el-Hâfıd, er-Râfi, el-Muiz, el-Müzill, es-Semi', el-Basîr,
el-Hakem, el-Adl, el-Lâtîf, el-Habîr, el-Halîm, el-Azîm, el-Gafûr,
eş-Şekûr, el-Aliyy, el-Kebîr, el-Hafîz, el-Mukît, el-Hasîb, el-Celîl,
el-Kerîm, er-Rakîb, el-Mücîb, el-Vâsi', el-Hakîm, el-Vedûd, el-Mecîd,
el-Bâis, eş-Şehîd, el-Hakk, el-Vekîl, el-Kaviyy, el-Metîn, el-Veliyy,
el-Hamîd, el-Muhsî, el-Mübdî, el-Muîd, el-Muhyî, el-Mümît, el-Hayy,
el-Kayyûm, el-Vâcid, el-Mâcid, el-Vâhid, es-Samed, el-Kâdir, el-Muktedir,
el-Mukaddim, el-Muahhir, el-Evvel, el-Âhir, ez-Zâhir, el-Bâtın, el-Vâli,
el-Müteâlî, el-Berr, et-Tevvâb, el-Müntakim, el-Afüvv, er-Raûf,
Mâlikü'l-Mülk, Zü'l-Celâli ve'l-İkrâm, el-Muksit, el-Câmi',
el-Ganiyy, el-Muğni, el-Mâni', ed-Dârr, en-Nâfi',
en-Nûr, el-Hâdi, el-Bedî', el-Bâkî,
el-Vâris, er-Reşîd,
es-Sabûr.


BABA


1
BABA

Sığmazsın bilirim bir kaç mısraya,
Anlatmak isterim seni dünyaya,
Acelen neydiki uçtun semaya,
Mezar'ının başında ağlarım baba,

Gururu sevgiyi senden öğrendim,
Mis gibi kokunu özledim baba,
Bu kadar genç yaşda ölmemeliydin,
Hasretin ciğerimi deliyor baba,

Bu kadar acıya nasıl dayandın,
Sabırlı olmayı öğrettin baba,
Bu koca dünyaya neden sığmadın,
Geride bıraktın bizleri baba,

Hastane yolları kaderin oldu,
Yanında biz varız üzülme baba,

BABAM







































bir gün

Bir Gün

--------------------------------------------------------------------------------

Oturma tüylü postuna
Güvenme dunya dostuna
İki tahtanını üstüne
Vücudun serilir birgün

Anan ağlar sağ yanında
Baban ağlar sol yanında
Dünyadan göçme anında
Kefenin biçilir birgün

Hani çalışan ellerin
Hani konuşan dillerin
Cehennemde kemiklerin
Yanıp kül olacak birgün

Ettiğin zülümlar için
Yediğin haramlar için
Geçirdiğin günler için
Hesap vereceksin birgün

mektup (OKUYUN)







Canım oğlum,kızım....
Benim yaşlandığımı düşündüğün gün (ki yaşlı olmayacağım) sabırlı ol lütfen ve beni anlamaya çalış.

Yemek yerken üstümü kirletirsem lütfen sabırlı ol.
Sana bir şeyler öğretmek için seninle ilgilendiğim günleri hatırla...
Seninle konuşurken, aynı şeyleri 1000 kere tekrarlıyorsam sözümü kesme.
Beni dinle.
Sen küçükken, uyuyana kadar sana aynı hikayeyi 1000 defa tekrar tekrar okumak zorunda kaldığımı hatırla.
Banyo yapmak istemediğimde; beni utandırma ya da azarlama...
Seni banyoya götürmek için icat ettiğim küçük yöntemlerimi ve oyunlarımı hatırla...
Yeni teknolojiler karşısındaki cahilliğimi görürsen bana zaman tanı; beni yüzünde alaycı bir gülümsemeyle izleme...
Bazı zamanlarda unutkan olursam yahut konuşmalarımızda ipin ucunu kaçırırsam lütfen hatırlamam için gerekli zamanı bana tanı; hemen sinirlenme...
Çünkü asıl önemli olan senin yanında olabilmem ve beni dinliyor olmandır.
Ben sana bir sürü şeyi nasıl yapacağını gösterdim.
İyi yemek yapmayı,iyi giyinmeyi...
Yaşamı göğüslemeyi...
Yaşlı bacaklarım yürümeme izin vermediğinde bana elini ver.
Tıpkı, benim sana ilk adımlarımı atarken verdiğim gibi.
Ve bir gün artık daha fazla yaşamak istemediğimi; ölmek istediğimi söylediğimde bana kızma.
Bir gün beni anlayacaksın.
Yaşamın; zevk alma değil, artık idareten yaşama yaşı olduğunu anlamaya çalış.
Hatalarıma karşın hep senin için iyi olanı gerçekleştirmeye ve senin yolunu hazırlamaya çalıştım.
Senin yanında olduğumda üzgün, kızgın ya da güçsüz hissetme kendini. Benim yanımda olmalısın, beni anlamalısn ve bana yardım etmelisin.
Yürümeme yardımcı ol ve yolumu sabırla sevgiyle bitirmeme...
Benim için yaptıklarını, ya bir gülümseme ya da senin için her zaman taşıdığım çok derin sevgiyle geri ödeyebilirim ancak.
Seni çok seviyorum ve hep seveceğim;bunu sakın unutma.

UNUTMAYALIM Kİ ONLAR HER ZAMAN BİZİM YANIMIZDA OLDULAR.YAŞARKEN DEĞERLERİNİ BİLELİM



PEYGAMBERİMİZ GELSE !!!

Peygamberimiz Gelse !..

Eğer bir gün, Peygamberimiz ziyaretimize gelse,
Yalnızca bir kaç günlüğüne,
Hem de aniden gelmiş olsa;
Merak ediyorum ne yapacağımızı?
Biliyorum en güzel odamızı kendisine tahsis edeceğimizi.
Böylesi şerefli bir misafire yiyeceklerin en iyisini,
İçeceklerin en iyisini sunacağımızı.

Onu evimizde görmekten mutlu olacağımıza,
Ona hizmet etmemizden alacağımız hazzı,
Başka hiçbir şeyden alamayacağımıza da inanıyorum.

Tüm bunlara rağmen merak ediyor ve düşünüyorum:
Onun evimize doğru geldiğini gördüğümüzde,
Kapıda mı karşılayacağız?
O güzel misafiri içeri almadan "Buyur Ya Resulullah!" demeden,
Kollarımız bu mübarek konuğumuza uzanmış olarak
"Hoş geldiniz!" deyip içeri almadan önce neler yapacağımızı merak ediyorum.

Masamızın üzerindeki bazı gazete ve dergileri saklayıp,
Onun yerine Kur'an mı koyacağız?
Hala açık saçık programları izlediğimiz televizyonun üzerini örtüyle mi kapatacak
Veya alelacele yerinde kaldırıp bodrum kattaki izbeye mi saklayacağız?
Yahut da koşacak mıyız kapatmaya, O kızmadan önce?
Veya o nurlu misafirin işitmediğini umarak kapatacak mıyız radyomuzu,
Yüz kızartıcı bantları izlediğimiz videomuzu?
Evin rafında üst üste dizdiğimiz müzik bantlarını unuttuk galiba.
Hemencecik onları kaldırıp, onun yerine Hadis kitapları mı yerleştireceğiz.

Merak ediyorum .
Evimize girmek üzere bulunan bu şerefli Misafirin hemen girmesine müsaade edecek miyiz ?
Ya da sağa sola mi koşturacağız?
Yahut da "Biraz bekler misiniz?" diyerek Onu kapımızın önünde mi bekleteceğiz ?

Merak ediyorum...
Eğer Peygamberimiz bir kaç gününü geçirmiş olsa,
Alışagelen yaptıklarımıza devam mıi edeceğiz?
Her sabah gün doğusuna veya kaba kuşluğa kadar uyabilecek miyiz?
Ailemizle kavgalı-gürültülü savaş ortamını sürdürebilecek miyiz?
Yoksa bir kaç saat sonra sıkılmaya, daralmaya mi başlayacağız?

Merak ediyorum...
Hiç yüzümüzü asmadan tüm aile fertlerimizle beraber her vaktin namazını kılabilecek miyiz?
Sabahın erkeninde yatağımızdan fırlayıp sabah namazı hazırlığını yapabilecek,
Nişanlanma çağına gelen kız ve erkek çocuklarımızı yataklarından kaldırabilecek miyiz?
Veya, Şerefli Misafirin abdest suyunu dökerken,
Öbür odada 15 yasına gelmiş ancak secde yüzü görmemiş oğlumuzu nereye saklayacağız?
Yoksa bir kaç günlüğüne otele veya akrabalarımızın evine mi göndereceğiz?

Merak ediyorum...
Alıştığımız hayat seyrimizin, kontrolden çıktığındaki acı halimizi.
Bayimiz gazeteyi kapıdan uzattığında ne yapacağımızı.
Müslüman bir sahabe kadının kıyafetine dokunan Yahudilere karşı
Savaş başlatan Misafir Peygamberin yanında
O müstehcen gazeteyi okuyabilecek miyiz?

Acaba diyorum...
Peygamberimizi yanımıza alarak gitmeyi planladığımız yerlere götürebilecek miyiz?
17 yaşındaki kızımızın yanına gelerek "Siz ne alırdınız. "
diyecek olan şık bir garsonun sözüne karşı tavrımızı.

Acaba diyorum.
Gittiğimiz yerde üç-dört saat boyunca yemek masasında Peygamberimiz de bulunabilecek mi?
Yoksa Onu evimize istirahata mi alacağız?

Düşünüyorum.
Hem de gözlerimle görmüş gibi düşünüyorum.
Bir kaç günlüğüne evimize misafir olarak gelmiş olan Peygamberimizle
24 saatimizi nasıl geçirdiğimizi göstermemizi.
"Bonjour" diyerek evimize giren oğlumuzu, yarım etekle arabadan inen genç kızımızı.
"Bunda benim suçum yoktur "Ya Resulallah!" deyip,
Ölüp ölüp dirilen ana ve babaları....
Düşünüyorum Peygamberimiz evimize otururken,
Evimize gelecek aile misafirlerimizi.
Peygamberimizden habersiz olan misafirlerimizin girişlerini, konuşmalarını, görüntülerini.

Evet evimize sadece bir kaç günlüğüne misafir olarak gelecek olan,
Peygamberimize karsı sergileyeceğimiz tavırlarımızı merak ediyorum.
Bu Peygamberin nasıl karşılanıp, nasıl uğurlanacağını merak ediyorum.

Peygamberimiz eğer bizimle bir kaç gününü geçirecek olsa,
Alışagelen yaptığımız islere devam mı edeceğiz?
Yahut da ziyaret bittiğinde ve evimizden ayrıldığında rahat bir nefes mi alacağız?

Evet sevgili Peygamberimiz bizimle biraz vakit geçirmek için gelse;
Hayatımız altüst mü olacak?

Yoksa, evet yoksa...




İbrahim Sadri...



July 2008
MTWTFSS
June 2008August 2008
123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
28293031