Tuesday, March 26, 2013 7:36:29 PM
Bu toka, saçlarına takarsın. Bu da lastiği, toparlar sıkıca bağlarsın.
Sende kalmasını istediğim tek hediyem olsun.
Biliyorum saçma bulacaksın beklide. Genelde bu tür hediyeler verilmez. Gerçi ben hediye almayı da beceremem. Alabildiğimin de bir anlamı olsun isterim. Görünmeyen yerlerde saklansın, görünmeyen yerlerde yaşasın isterim.
Tuttuğu, sıkıca sardığı yerleri sadece senin bilip hissetmeni istedim. Dışarıdan görünmesin ama varlığını içinde hissedersin.
Toparlasın, bağlasın, sıkı tutsun…
Biliyor musun tokalar hisler gibidir. Dışarıdan sezilmeyen ama içinde yaşayıp her yerini saran, sarsan hisler gibi.
Hislerin mekânı yürektir gerçi. Tokalarınki saçlar. Ama hislerin dokunuşuyla sadece bir araç olmaktan çıkar tokalar. Dokunduğu, sardığı ve toparladığı her yerde küçücük bir yer işgal etse de, insan her şeyinde hisseder onu.
Sanırım birazda kendime benzettim aldığım tokaları. Görülmesin ama dokunsun, toplasın…
Arada bir saçlarından çıkar bak ona. Konuş onunla. Çıkardığında bile saçlarındaki ağırlığı veriyorsa hâlâ yüreğine, yine tak, yine bağla saçlarına.
Sürekli takacak değilsin elbette. Bir süre sonra çıkarıp sakla onları. .Yokluğunda bile hâlâ saçlarındaymış gibi oluyorsa, orada hissedebiliyorsan olmadan da, çıkar artık.
Sonra sakladığın yerden arada bir eline al. Bak ve yine konuş onlarla. Artık onlara bakmaya gözlerin ve yüreğin dayanamıyorsa bakma ve görme onları. Sadece koyduğun yeri unutma. Orada olduğunu bil. Elini uzatıp almaya cesaret edemesen de orada olduğunu bil.
Yok, ama var. Görmüyorsun ama hissediyorsun.
Görmesen de, bakamasan da saçlarında hissediyorsun, yüreğinde hissediyorsun...
Tıpkı benim gibi.
Mehmet Deveci (Toka ve Hisler)
