Skip navigation.

Adına aşk koyduğun o büyük boşluğa, Ben koca bir hayat sığdırdım..!!!

bir kahpe kurşuna vurulda bir kadın'a vurulma... melankoli_can@msn.com

...





Söylesem ah söylesebilsem derdimi.
Mehtap bir gecede açabilsem sana kalbimi.
Göreceksin seninle dolu.
Desem diyebilsem ki seviyorum seni
Çılgınca aşığım sana.
Ama demem diyemem.
Çünkü aramızda dağlar denizler
Ve benim o kahrolası gururum var.
Bu hep böyle sürüp gidecek.
Sen seni sevdiğimi bilmeyecek, öğrenmiyceksin.
Ben her gece yıldızlara seni sevdiğimi söyleceğim.
Sana asla...
Çünkü aramızda dağlar denizler
Ve benim o kahrolası gururum var

EYLÜL' de Gelen SEVGİLİ







Yüreğimin en berbat haliyle sana sesleniyorum… Sen yine sağır ve dilsiz’i oynuyorsun… Bense sensizliğe sığınıyorum… Oysa gözlerimde seni taşıyorum. Kimseler bilmiyor. Bazen bir ilkbahar oluyorsun bazen eylül… Ama en çok eylül de kalıyorsun… Ve ben en çok eylülü seviyorum…Ayaklarıma takılıyor sağır ve dilsiz oluşun… Çığlık çığlığa susuşumla bir değil binlerce kez öldüyorum… Damarlarımdan çekiliyorsun… Kış geliyor… Ayrılık rüzgârı esiyor… Ve yağmurla raks ediyorlar…

Evet…
Bu sevdaya kış düşüyor…

Seni, senin anlayamayacağın bir biçimde seviyordum ben.





Seni, senin anlayamayacağın bir biçimde seviyordum ben. Benim olmak zararlı ya senin için, acı çekersin ya, işte bilerek bu gerçeği benim olmamanı isteyecek kadar çok seviyordum seni. Uzaklaş istiyorum kıyılarımdan, kayalıklarıma toslama, oturma karama... açıl, açıl, açıl. Uzaklaş benden, engin sularda ol. Lacivert mavilere dik gözlerini. Yosun yeşillerimden ıraklara düş. Yunuslar eşlik etsin yol alışlarına, hadi git artık, ne olur git. Uğurlar olsun. Gitmeni arzulayacak kadar deli bir kimlikle seviyorum seni.

...












Artık ben vazgeçtim,

Yalnızlığı seçtim

Her şey bitti anlasana

Dokunma bana…

??????



























Hep ertelenen bir an hiç yaşanmamaya mahkumdur




Hep ertelenen bir an hiç yaşanmamaya mahkumdur.
Düşlerin bekleyişini yalnızca bir hüsran karşılayacaktır.
Mevsimleri sayarsak ömür baharsız tükenir gider.
Sevdiğimizi bulmak yada bulduğumuzu sevmek tercihi,
en zor olan iki seçenektir bu sınavda.
Boşuna akan ırmaklar mı var yüreğimizde.
Sebepsiz mi coşkun bir denizde maviye hasretliğimiz?
Ufukta görünen o ki mutluluk tek kişiliktir aslında.
Karşımızdakinin çabasına ihtiyacı yoktur mutluluğun.
Aşkında sevdiğin kadar büyüktür.
Sevdiğin sürece meydan okur dünyaya.
Hasretle beklenen gelmez hiçbir zaman, bu hasreti yalnız tüketirsin.
Karşılık bulmuyorsa sevda,umut değil,kendini hükümdar sanan köleler üretir dönemezsin.
Ama boşa geçmemiştir dolan vakit.
Heba olan şiirlerin de değildir.
Türkülerin diliyle yas tuttuğun geceler,sırdaşlığını hiç terk etmez.
Kıymetini bilmediğin kır çiçekleri yeniden açar,o gül solarken.
Ayrılanlar yıllar geçse de üstünden hep aynı acıyı çeker.
Ama yollar hiç bitmez.
Sonuna geldiğini zannettiğin yerler birer duraktır aslında.
Ve sen yolculuğunu gönüllü bitirmişsindir o durakta.
Güneş hep geç kalırmış gibi gelir,sen bir baharda mevsimler başka havada.
Gerçeklerle düşler yerini kaybeder.
Bir tek o kalır yüreğinden hiç gitmeyen.
Aynı bakışlı resmine saatlerce dalışın kalır,sevdanın tutsaklığında acılarını dindirmeyen…
Şöyle dimdik durup rüzgara karşı ”EY HAYAT SEN ŞAVKLI SULARDA BİR DOLUNAYSIN,ASLINDA YOKUM BEN BU OYUNDA,ÖMRÜM BENİ YOK SAYSIN.”diyerek çekip gitmek gelir aklına.
Bedeninizin parçalanması hiç umurunda değildir ama sevdiği uğruna ölenlerden olmak istemezsin.
Çünkü yalnız yaşarken bir ihtimal daha vardır.
Belki ölüme değil ama onun hayatına geç kalmışsındır.
Uzaktır,öyle kalacaktır belki.
Hep bir umutla beklenirken sevda habercisi,yüreğini teselli etmek de sana düşer.
Her şeye rağmen korkutmasın seni bu sevdanın ateşi.
Her yangın önce başladığı yeri yakar.
Sana küçük kendime büyük gelen yüreğimde,yıllar geçse de
SENİN ADIN YAZAR.
Ve bil ki sevdiğim,uslanmaz ruhum yaşadıkça
SENİ SEVER, SENİ SEVDİKÇE YAŞAR

HAYAT AŞKI YAŞADIĞIN KADARDIR...











HOŞÇAKAL DOSTUM...




Yüreği parça parça ağlıyordu
Son bir gayretle çöktü duvarın dibine
Tatlı bir tebessüm ayırıyordu
Kırgın yüreğini umut ışığı gözlerinden



Zaman tüneline girmiş gibiyim
Gece karanlık ve sessizlik sürüyordu
Usulca doğruldu korkar gibiydi,
Tuttu sıcacık ellerimi sanki rüya görüyordu...



Sisler arasında gördüğü bir güzeldi
Giderken anıları gözlerinin önündeydi
Tatlı bir tebessümdü dondu dudaklarında
Kırılan bir saz gibi içli bir şarkı gibi




Hoşçakal dostum benim, hoşçakal
Can dostum seninle dolu göğsüm
Çok önceden belirlenen bu ayrılık,
Buluşmayı vaad ediyor ileride birgün.
Gün gelir yürekte , hüzünde söner artık
Ne mutluluğun ne acıların olduğu bir yerde
Düşlerde , anımsayışlar da silinir gitgide
Kalır sadece herşeyi bağışlatan bir uzaklık
Hoşçakal , hoşçakal dostum
El sıkışmadan konuşmadan
Hüzünlenme ve eğme kaşlarını umutsuzca
Yeni birşey değil ki ölüp gitmek bu yaşamdan
Ama yaşamakta daha yeni değil ki kuşkusuz
Hoşçakal , hoşçakal dostum...




DEĞERMİYDİ...!!!!!!!!!!!







dostum öldü dün topraga indirdim,
kendim gömdüm anlatmasi bir hayli zor
acisi sönmeyen bir kor yanar bu kalpte sonunda sende çekip gittin
yarim kalan hayallerinle mahkûm ettin maziye biz ayni yerdeyiz yine
sense bizsiz simdi nerde kapali
gözlerinle terk ettigin evin ailen kederde
bense dertle suskunum ve saskin halde beklide yalandir diye umutluyum
kizginim birazda sana onca yilin hatrina vedasiz ayrilmakmi reva
kalkip baksana arkadaslarin kabir basinda
helal olsun varsa hakkim bir degil de bin defa
yirmi üç yasinda umutlara zamansiz elveda
sararmisti yüzün dönüp baktigimda son defa
acelemizmi vardi sanki gömdük tam bir dakikada
kaçacak miydin ki dostum çaktik dokuz tane tahta
vefasiz olma arada bir misafir ol rüyama
eskilerden lafla varsin senden olsun her bir tafra
bir yani bos ve tadida yok sensiz kurdugumuz sofra
rabba isyan degil bu mektup yazdim ben bi dosta
arada gözlerim dolar gülüsünü hatirladikça dostum elveda



sende terk edipte gitme görürsen aglarken üzülme
biryani mezara gömdük senle çok severmisiz megerse
sen yasarsin bu kalpte artik geriye dönmesende
dün yanimda bugün nerde adina dünya denen kahpe
çekti yüzüne perde iste burasi böyle sahte
bir gün güldürürse elbet aglatir bir günde yüzün hüzünlü son resimde

kabrinde kar var gözümde yas içimde yanar ates
gömüp döndük seni ve sen soguktan üsümedin mi kardes
hayatta sirt dönenlerin simdi alayi es
bes kurusluk maskelerinin ardi maskeden beles ve
rast gelirsen sen yüzles utanmadan kisner kalles
birkaç gebes duayi kesip yolda dedikoduyla pes
yarami desme der sorunca hazir gözlerinde yas
üzülme sen dostlarin var özleyip içten seven
isminin telaffuzunda kâh gülüp hüzünlenen
yakismamis son elbisen büyük sanki iki beden
beni avuntu söyleten dört bayram sensiz geçen ve yok nesem
son nefeste yüzünü dahi görmeden ansizin çekip giden bedende
sen yoktun neden eceldi dostu gömdüren ölümdü kefeni giydiren
geri dönülmez diyarlarda tek bi basina senmisin ?
biz hasretinle kahrolurken sende bizi özlermisin biyerden
izlediysen sayet aglayip gülermisin saka yapipta assam siniri
sirt dönüp gidermisin dün neseyken ortaminda bugün bize kedermisin
saysam bütün dertlerimi bikmadan dinlermisin
elalemin kalemi düzgün bizimkisi kadermisin

Sende terk edipte gitme görürsen aglarken üzülme
Biryani mezara gömdük senle çok severmisiz megerse
Sen yasarsin bu kalpte artik geriye dönmesende
Dün yanimda bugün nerde adina dünya denen kahpe
Çekti yüzüne perde iste burasi böyle sahte
Bir gün güldürürse elbet aglatir bir günde yüzün hüzünlü son resimde...






KARA ÇOCUK

ÖLÜMDEN ÖTE KÖY YOK..




SON DELİKANLI


VARSA KADERDE KEFENE GENÇ GİRMEK GERİ VİTES BİLMEZ BİZ DE Kİ BU YÜREK...


Seninle Olmak...





*Seninle olmanın en güzel yanı ne biliyormusun?
*Elin elime degmeden avuclarımı terleten sıcaklıgını taa icimde hissetmek.


*Seninle olmanın en kötü yanı ne biliyor musun?*
''Seni seviyorum'' sözcügü dilimin ucunu ısırırken her konusmamızda bos yere
saatlerce havadan sudan söz etmek.


*Seninle olmanın en heyecanlı yanı ne biliyor musun?*
Aynı seyleri seninle aynı anda düsünmek birlikte aglamak
gülmek.Veburadayken bile seni cılgınca özlemek.


*Seninle olmanin en acı yanı ne biliyor musun? *
Seni hic tanmadıgım bir sürü insanlarla paylasmak.Senin yanında olan seninle
konusan herkesi cocukca kıskanmak.


*Seninle olmanın en mutlu yani ne biliyor musun?*
Tanıdık birileriyle karsılasma tedirginligi ile yollarda yürümek yan yana...
Elimdeki semsiyeye inat yagmurda ıslanmak birlikte. Elimde kırcicegiyle seni
beklemek... Ayni mekanlarda aynı yiyecekleri yemek.


*Seninle olmanın en romantik yanı ne biliyor musun?*
Sensiz gecelerde sana söyleyemediklerimi yıldızlara aya anlatmak... Okudugum
kitabın sayfalarında dinledigim sarkıların türkülerin siirlerin her
mısrasında seni bulmak.


*Seninle olmanın en zor yanı ne biliyor musun?*
Seni kaybetme korkusuyla hayatta ilk kez tattıgım o tarifsiz duygularımı
umut denizinin ortasında küreksiz bir sandala hapsetmek... Sevgili yerine
yıllarca dost kalmayı basarmak.Yalın ayak yürümek bıcagın en keskin yerinde.
Kanadıkca tuz yerine gözyaslarımı basmak yüregime.


*Seninle olmanın tek yan etkisi ne biliyor musun?*
Nereden bileceksin?Sen benimle hic olmadın ki. Olsaydın avuclarım
terlemezdi... Isırmazdım dilimin ucunu... Özlemezdim seni yanımdayken...
Kıskanmazdım. Korkmazdım yollarda yürümekten. Islanmazdim yagmurlarda...
Yıldızlara aya dert yanmaz böyle her sarkıda sarhos olmazdım.Korkmazdım seni
kaybetmekten ayaklarım kan revan atlardım sandaldan denize...


Ve her kulacta haykırırdım seni


*Ama sen hic benimle olmadin ki...*


*Ya aklin baska yerlerdeydi ya yüregin...
*



CAN YÜCEL



Hep daha çok boşvermiş göründüm, daha çok endişelenerek…





Hep daha çok boşvermiş göründüm, daha çok endişelenerek…
Daha çok alay ettim kendimle, hayatla…
Hep tutarak kendimi, hiç ağlamadım
Daha çok gülümsedim, çok kızgındım oysa
Daha cesur göründüm, korkudan ölüyordum oysa
Daha güçlü gibi göründüm, aklımı kaybetmeye yakınken düşünüp durmaktan
Panikten sağa sola koşacak gibiyken, oturdum sakin sakin
Ve gülümsedim bilmişcesine… Hiç bir şeyi bilmeden

Sarılmak istiyordum birine, hiç kimse bana sarılmadı diye…
Sarılmadım kimseye ama, hiç kimse sarılmadı diye bana
Kafamda bir yerlerde, beyaz koridorlarda gölgeler arasında,
Koşarken ben deli gibi, soluk soluğa kovalıyordu yalnızlığım beni,
Her an yakalayacak gibi…

Sevmek istedim, sevmedim, kendimi çıkarırım diye açığa
Her şey önemsiz oldu benim için, kendim bile…
Hep öyle sandılar, gördükleri gibi yani
Ama yanıldılar, değildim göründüğüm gibi
Hep rol yaptım, her gün ayrı maske taktım
Korktum herşeyden, hiç göstermedim kendimi
Oradaydım esasında ama gerçek şuydu,
Kimsenin bilmediği biriydim

Hep açıksözlüymüşüm gibi davrandım
Aklımdan geçenleri asla söylemedim oysa
Hep oyunu izledim, hiç müdahale etmedim
Karışmadım
Ama zannettiler ki, oynadım
Oysa ben hiç dahil etmedim kendimi oyuna

Aklımdan siyah geçerken, beyaz dedim
Siyah deseydim olmazdı, uğraşırdınız benle
Ben uğraşmak istemedim sizinle
Dahil olmak istemedim oyuna
Beyaz dedim ve gizlendim
Bilmediniz

Demezdim hiç düşündüklerimi, hissettiklerimi
Denmezdi, ayıp olurdu nedense…
Kırılırdınız
Güya yakındık ya biz birbirimize, korkunç mesafelerle
Ama anlatılmazdı, ayıp olurdu
Kral çıplak hesabı…
Tercihen ikiyüzlülük modaydı
Çıkmaz sokaklara aşinaydık ya biz
El mahkum gülümserken, gözlerimiz donuktu
Hep aynı devam ederdi bu oyun, kısır döngü…

Herkes çok iyi bilirken beni
Giderek daha bir gizledim kendimi
Anlatılamaz haldeydi tüm bu hesaplar
Anlatmayı denediysem de önceleri
Geri çekildim yenik, manzara iç açıcı değildi…
Her şey yolunda gibi görünürken
Her gün duyar oldum çekip gitme, kaybolma özlemini…
Kimsenin bilmediği, tanımadığı bir yerde
Bir yabancı olabilmek yegane dileğimdi

Her şeyi kimse istemedi bilmek
Kimse istemedi duymak
Sözlere dökülmesi sakıncalılar listesi uzar giderdi
Sustum; içimde bir yerlerde gölgesi bol serin odalarımda kapanan kapıları sayarak…
Hep yalnız kalırdım hiç şikayet etmezdim değil mi
Taş duvarlar gibiydim değil mi
Yine de yosun tutardım çok ender de olsa ağladığım için

__________________

RAMAZAN BAYRAMINIZ MÜBAREK OLSUN...





Bugün ellerinizi her zamankinden daha çok açın. Avucunuza melekler gül koysun, yüreğiniz coşsun. Ramazan Bayramınız hayırlara vesile olsun.



اَلْحَمْدُ ِللهِ رَبِّ الْعَالمَِينَ. وَالصَّلاَةُ وَالسَّلاَمُ عَلىَ سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَ عَلىَ آلِهِ وَصَحْبِهِ أَجْمَعِينَ.






Allahım!
Mübarek ramazan ayını hayırlısıyla tamamladığımız şu mübarek bayram gününde rahmetine, fazlına, lütf-u keremine,
güç ve kuvvetine iltica ediyor ve bize dostluğunu lutfetmeni..
inayetinle bizi desteklemeni..
koruyup kollamanı..
me’mur kıldığın vazifelerimizi yerine getirmeye çalışırken yardımını esirgememeni..
başka kapılarda dolaşma ve elâleme el açma mecburiyetinde bırakmamanı
ve her zaman sıyanetin ve hıfzın altında bulundurmanı diliyoruz ya Rabbi!

Bir Çiçek Aldim



Dün gece yine yalnizdim
Sokaga çiktim
Ve kendime bir çiçek aldim
Kendim almamis gibi yürüdüm sokaklarda
Ve yalniz degilmisim gibi düsündüm
Ama her gece gibi
Dün gece de yalnizdim
Ve kendime bir çiçek aldim
Bir saat geri alinmis saatler
Ben geri almadim
Ve bir saat daha yalniz kalmadim
Bir masaya oturdum
Iki çay ismarladim
Ben içtim
Sen soguttun
Sana söyleyecegim her seyi yuttum
Çok dert etmedim
Çünkü yoktun
Dün gece yine yalnizdim
Rahat agladim
Yoklugundan gizlemedim gözyaslarimi
Ve lambalari hiç karartmadim
Dün gece
Her gece gibi yalnizdim
Sokaga çiktim
Ve kendime bir çiçek aldim
Sen sandim
Koklamadim


Ugur Arslan

öylesine ağlamaktayım..




Ben öylesine daldım gittim gözlerine,
Öylesine yok oldu kederim senin ilik nefesinde...
Öylesine mutlu oluyordum yanında...
Düşünmeden, nedeni, niçini?
Birleşen eller öylesine birleşmişti,
Bir gün ayrılacaklarını biliyorlar gibi...
Öylesine huzurluydum, öylesine bahardım yanında,
Öylesine yaz gecelerinde esen ılık rüzgarlar gibi, içime doldun...
Öylesine sevdim...ben öylesine sana aşık oldum...
Öylesine içim çığlıklarla doldu...
İçimde ki boşluğu sen öylesine doldurdun...
Ben seni beklentisiz sevdim...
Ben seni öylesine sevmek için sevdim...
Sen benim, öylesine kahramanım olmuştun....
Ben öylesine sana aşık olmuştum...
Ben zaten öylesine bekledim seni, gelip gelmemem önemli değildi...
Biliyorsun öylesine başlamıştı her şey...
Sadece yaşanmasını istediğimiz için yaşandı her şey...
Öylesine...Beklentisiz...
Bilirsin, ben zaten beklentisiz severim...
Geç olsa da öğrendim...
Bir şeyi daha öğrendim,
Geç diye bir zaman dilimi yokmuş...’
İNSAN HER YAŞTA AŞIK OLURMUŞ...
Zaten geç yada erken, öylesine başlamıştı her şey...
Hani beklentiler yoktu?, hani beklentiler sevgiyi boğmuştu?...
Şimdi , ben boğuluyorum...
Seni çok sevdim...
Gittiğinde, öylesine ağladım ki...Öylesine mutsuz oldum ki...
SENİ ÖYLESİNE SEVMEMEMİŞİM, SANIRIM...
Yoksa...
Şimdi, öylesine mi ağlamaktayım..........?
Download Opera, the fastest and most secure browser
December 2009
M T W T F S S
November 2009January 2010
1 2 3 4 5 6
7 8 9 10 11 12 13
14 15 16 17 18 19 20
21 22 23 24 25 26 27
28 29 30 31