Skip navigation.

KARŞI KIYILAR SENİ BEKLERKEN

nerdesin ?

ding dang dong

gene aynı şeyleri söyleyeceğim
ben hiç değişmedim çünkü!

..

kayıp şehrin kayıp kedisi dersiva


düşünebildiğin kadar kendine yakınsın

....

tam da istediğim bir zaman


öyleyse neden olmasın!

KÖR DÜĞÜM

hiçbir elin açamadığı
demirden bıçağın bile kesemediği
kör düğümdü yaşanan
iki adım atılıyordu bilinmeden
bir ileri bir geri giden
işte çıkmaz böyle başlıyordu sokakta aniden


m.b

gidiyorum

Bir kelebek uçar gibi
Gidiyorum gidiyorum
Sevgiliden kaçar gibi
Gidiyorum gidiyorum

Karlı dumanlı dağlardan
Ovalardan yaylalardan
Mavi masmavi sulardan
Gidiyorum gidiyorum

Ne okuyup ne yazmışım
Ne sevilip ne sevmişim
Keklik ceylan bir av mışım
Gidiyorum gidiyorum

Kıvrım kıvrım yol içinde
Gonca gonca gül içinde
Beyaz beyaz sal içinde
Gidiyorum gidiyorum

Bir kapıyı açar gibi
Sevgiliye kaçar gibi
Anam gibi babam gibi
Gidiyorum gidiyorum

alintıdır.mehmet kindap

...böyle umursamaz göründüğüme bakma tüm dertleri topladım kabuk diye sırtladım

sözler

düşüncelerle karşılaşınca ;zayıflar korkar;
aptallar karşı gelir; akıllılar karar verir.

ama istersen

bu küçücük ömrü genişletirsin
AMA İSTERSEN...
genişlettiğin ömrüne sayısız iyilik sığdırabilirsin
AMA İSTERSEN...
yaptığın iyiliklere Allah sevgisi yükleyebilirsin
AMA İSTERSEN...

ŞİMDİ MUTLU OLMA ZAMANI

Evet yanlış duymadınız şimdi mutlu olmalısınız. Mutlu olmak için size ne pembe gözlükler takmanızı ne de problem sandığınız hayatınızın gerçeklerinden kurtulmanızı öneririm.
Eğer bir yerden başlamak gerekiyorsa size sahip olduğunuz şeylerin birkaçını hatırlatırım.
Bu yazıyı okuyor olmanız gözlerinizin gördüğünü, birinin size okuyor olması kulaklarınızın işittiğini, buraya kadar yazılanları anlamanız idrak edebildiğinizi, yani akıllı olduğunuzu, içinizde biraz olsun kıpırtı oluştu ise hala hissedebildiğinizi, bunları da okudunuz ise dünyada hala yaşıyorsunuz anlamına gelmektedir. Sürekli sahip olamadığınız şeyleri, ulaşamadığınız seviyeleri düşünmek yerine sahip olduklarınıza bakmanız içinize huzurlu bir mutluluk getirecektir.
Oysaki bizler her gün binlerce kişinin aramızdan ayrıldığı dünyada, nefes almanın önemini bile unuttuk. Araçları amaç edindik belki de. Ne yazık ki biz dünyalılar her nefesimizin bize bahşedilmiş bir hediye olduğunun farkına, hastalanınca ya da bir ölüm haberi alınca varabiliyoruz Kimin garantisindedir ki diğer bir güne ulaşmak. Yeni bir güne ulaşabildiysek işte o gün elimizdeki fırsatları değerlendirmek için en güzel gün olmalıdır bizim için.
Yoksa siz de hayatınızdan memnun olmak için işe girmeyi, evlenmeyi, kızınız, oğlunuz olmasını, daha çok para kazanmayı, araba almayı,arabanın modelini değiştirmeyi,çocuğunuzun başarılı olmasını,ev yaptırmayı,ev almayı,evin üstünü çıkmayı,tuttuğunuz takımın maçı kazanmasını,zayıflamayı,çocuğunuzun mezun olmasını,emekli olmayı,yazlığı kışlığı… Bekleyenlerden misiniz?

Mutlu ve memnun olmak için hep bir şeyleri bekliyorsanız. Daha çok beklersiniz. Çünkü sahip olmak istedikleriniz, beklentileriniz hiç bitmeyecektir. Sahip olduğunuz şeylerin ardından hep yeni istek ve arzularınız gelecektir. Saydığım şeyler her ne kadar bizleri hayata bağlayan sebepler gibi gözükse de bu hayata gelmemizin asıl amacı olabilirler mi? Hayatta mutluluk ve huzur adına sadece bunlar için büyük uğraşlar vermek bunlar için kaygı ve üzüntülere kapılmak; derin bir okyanusta beyhude çırpınışlar sergilemekten öte gitmez. Ömrümüz elde edemediğiniz yeni şeylerin peşinden koşarak yaradılış gayesinden uzak bir çiçek misali soluverir.
Bu eşsiz kainatta insan gibi yüce ve kutsi bir varlığın yaradılış amacını sorgulaması gerekmektedir ki hayattaki diğer uğraş ve çabalarımız da anlamlı hale gelip bizleri mutlu ve huzur edebilsin.
Eğer bu günde üzerimize güneş doğdu ise içinde bulunduğumuz vakit küçük şeylerden kocaman mutluluklar çıkarmak için tam zamanıdır. Unutmayın her yeni gün her saniyesi ile şükretmek Yaradan’ı düşünmek mutlu olmak için paha biçilmez bir hazinedir.

M.B