Skip navigation

Sign up | Lost password? | Help

Dönüşünde gözüm yok. benim aklım gidişinde, Yok sattı hatıralar senin eksikliğinde...

.

kurtlar vadisi-beyaz

....

eskiden sen baktığında görebiliyordum düşlerimi, şimdi kim gözlerime baksa, sensizliğin intihar sahnelerinde buluyor kendisini sen hiç bir çift gözün içinde öldürüldün mü..? ben senin gözlerinde şahadet getiriyorum.

Dün Gece Tozunu Aldım, Yüreğimin...

Geç anladım zamanın da yorulacağını ve o güzelim saatlerin de bir gün duracağını. ‘Günaydın’ dendiğinde karanlıklarla savaşılmayacağını, ‘iyi uykular’ dendiğinde güneşin aranmayacağını.

Kimbilir belki yanlış bir yerden başlamıştı hayat, ama doğmakla anlaşılmaz ki hayatın değeri. O müthiş kavuşmasını görmeseydim bedenin toprakla, belki daha da anlamayacaktım hayatın önemini.

Yüreğimin tozunu aldım dün gece. Geç anladım kıtaların da hareket edebileceğini. Sanki yürek koca bir atlas da, sınırları var.. Silinmez bölünmez sanki... ama dün gece... Anladım artık o kadar da zor değil kıtaların hareketi. İnsan zannediyor ki böyle gelmiş gidecek böyle. değil... Anlamıyor bir afilli yumruk yüzüne değmedikçe. Belki bir göktaşı, belki deprem, belki bir çift göz nebileyim. Bir milat yani...ben sana döksem kelimeleri, toplasam roman yazsam adına, mil çekiliyse gözlerine görebilir misin? Gidince geri dönersin ama, döndüğünde aynı yerde misin? Ben kelimelerimi sana açık ettim bunca zaman, hepsine değip geçen rüzgar gibiydin. Dün gece tozunu aldım eskimiş günlerin. Bunca zaman sızlamadı da yüreğin, şimdi mi farkına vardın sevdiğinin.

Kader bir başka kaderle karışınca ancak kadermiş. Yoksa sen dur orada öyle çini vazoda, dünyanın 9.harikası gibi...kaderim kaderine değmedikten sonra ne fayda?

Ama geç...geç anladım yüreğimin bir yangın söndürücüye ihtiyacı olduğunu. Ve o yangın söndürücünün kendi gözyaşlarım olduğunu. Meğer kimse söndüremezmiş içimin yangınını benden başka, meğer kimse ısıtamazmış yüreğimi, ben istemeden. Şimdi koy bir yanına geçmişi, öbür yanına gelecek günleri.. Hangisinin acısıdır kıtaları sallayan? .. Hangisidir takdire şayan?

Yüreğimin tozunu aldım dün gece. Tarihleri karaladım, pusulamı kırdım, kitapları topladım, mektupları yırttım, gemileri yaktım, çığlık çığlığa uzandı hayat kollarıma. Yolculuk bitti ve kıtalarda kader buluşmaları..Ve seller aşındırıyor artık yüreğimin duvarlarını. Ağlamak yok, hadi artık sus. Deli çizgiler atmışsın bunca zaman boynuma. Ben nice uysal çizginin içinde yeterince oyalanmışım. Döndürülmüyor zaman en başa... Yüreğimden çekilen kelimelere bir bak... neler söylüyor sana... Sen benim güvercin kırılganlığımı unuttun da, söylesene biraz geç kalmadın mı bana?

Gitme demişim yüreğime, gitmemiş.. Onca sözcük tıkılıp kalmış, esirgenmiş. Sonra dökülmüş bir denizin ortasına, değememiş kulaklarına. Hadi canım, beterin beteri var, üzülmeyelim... Bir yangın varsa eğer ve sarmışsa tüm bedenini, biri çıkar susturur ağlayan kelimelerini. Bundan böyle düzgün çiz yüreğinin mühim çizgisini. Öyle düzgün çiz ki, tütmesin o yangın yeri. Malum bir kabulleniş gerekir filmin bittiği yeri.

Bir zamanlar gözlerimi kör, kulaklarımı sağır eden, hatsız hudutsuz, sevgili. Bir zamanlar kıtaları hareket ettiren, coğrafyayı değiştiren, hain savaşçı, kaçınılmaz barışçı. Ben seni hiç bir zaman ‘kader’ deyip fırlatmadım ki. Yavaş yavaş eriyip gitti masumiyetin.

En güzel yerinde durdurdum şimdi, seyrediyorum eski filmi. Baştan yazılabilir mi aynı senaryo, tekrar çekilebilir mi aynı film, oyuncular hala aynı oyuncu mu? ... Gitme demiştim yüreğime, gitmemiş bak... Giden başka şeylermiş.... Tozunu aldım dün gece, orada sana ait hiçbirşey kalmamış...!

çok özlüyorum...

aklımda hasta yatağında hayata inat yüzünde beliren o tatlı gülüşün...hani "artık benim için çabalama ben artık iyileşmeyeceğim" der gibi alaycı bakışın.boynumda düğünümde takılmak için saklanan aile yadigarı kolye,çok şey söylemek isteyip susan o mahçup hallerin kaldı.aniden çığlık atar gibi çalan telefon,çekingen bir ses,sonra derin bir sessizlik.sonrasında tek bir soru "gitti mi?" ve tek bir cevap "gitti." üzerime ne geçirdiğimin bile farkına varmadan evden çıkışım,yanına gelişim,üzerine örtülmüş beyaz boylu boyunca bir çarşaf...başucundaki koltuğa oturuşum,çarşafı aralayıp elini tutuşum,soğumaya yüz tutmuş pamuk ellerin,biraz daha cesaretimi toplayıp yüzünü açışım,son kez sana doymaya çalışan bakışlarım,arkamda beni durdurmaya çalışanlar,"lütfen gitme beni bırakma.şimdi olmaz daha değil" deyişim.sana uzun uzun bakıp hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağını anlayışım.kendimi hiç olmadığım kadar yalnız hissedişim.evden çıkarılışın,tabutunun başında saatlerce bekleyişim,bir türlü engel olamadığım gözyaşlarım,yine beni hasta olmamam için eve sokmaya çalışan kalabalık,senin yerine üzerinde en sevdiğin çiçekler olan tabutuna sarılışım.yanıma gelip başsağlığı dileyenler,susmayan telefonlar,sürekli birilerinin bir şeyler demesi fakat benim o an hiçbirini duymayışım.her şey o kadar bulanık ki zihnimde.her şey parça parça.sen gittiğinden beri her şey yarım.hiçbir şeyin tadı kalmadı.yaptığım hiçbir şeyde anlam aramıyorum şu sıralar.bildiğim tek şey var senin bir daha gelmeyeceğin...seni çok özlüyorum ve çok seviyorum.daha vedalaşmamıştık biz seninle.elimde mutlu günlerimizden kalma fotoğraflarla sana doymaya çalışıyorum.aklımda anılarımız.aklımda kırmızı terliklerim,ilk mavi boncuklu küpelerim,senin yaptığın o enfes dondurmalar,çizgi film kasetlerim,babamların çektiği videoda kucağından inmeyişim,akşamüzeri bahçede yaptığımız çay keyfi,"sen benim kızımsın,prensesim" deyişin kaldı.zaman yaşadığım acıyı nasıl ya da ne kadar dindirecek bilmiyorum.ama seni çok seviyorum prensesim.

normal mi sence?

bir gün daha geçti.daha ne kadar var?
uzun bir uyku bu.içinde her şey var.
BIRAKTIĞIN HER İZİ,SARFETTİĞİN HER SÖZÜ...
KAZIYORSAN AKLIMA NORMAL Mİ SENCE?
istemedim uyanmayı bu soğuk uykudan.
cevapları aradım,soruları sormadan.
düşürdüğün gölgeleri,düştüğün yerleri...
kazıyorsan aklıma normal mi sence?

canım

lokumum

mutluluk



Mutluluk, bakmaktır, saygı duymaktır, dinlemektir, güvenmektir, sürprizlerdir...

Mutluluk hayatta ki küçük sürprizlerdir... Söyle bana eğer her şeyi bilirsen sana nasıl sürpriz yapabilirim? Arada bir kapat gözlerini, hesaplama her adımı, bilme geleceği ne olur...

Mutluluk bu günde yaşamaktır... Söyle bana eğer geçmişin tozlu katmanları arasında kalmışsan seni nasıl görebilirim, duyabilirim yada dokunabilirim? Arada bir dön bana, geçmişi bir yana bırakıp şu dakikaları benimle yaşa ne olur...

Mutluluk oyun oynayabilmektir... Söyle bana her sözümü ciddiye alırsan seninle nasıl şakalaşabilirim? Arada bir gevşe, sakinleş, umursama kelimelerin altında yatan derin ve büyük anlamları, oyna benimle ne olur...

Mutluluk paylaşmaktır... Söyle bana eğer en derin korkularını, sırlarını, utançlarını benden saklıyorsan, senin yaşamını nasıl paylaşabilirim? Arada bir açıl bana, zayıflıklarını da sevmek istiyorum en az güçlü kolların kadar...

Mutluluk özgürlüktür...Söyle bana her yaptığıma karışıp beni sevgi zincirlerinle bağlarsan nasıl seni sevdiğimi ıspatlayabilirim? Hep içinde bir korku olmaz mı ‘ya beni bırakıp giderse bir gün?’ diye... Arada bir güven bana, serbest bırak, risk al, bırak seni özgürce sevebileyim ve her gün seninle kalmaya yeniden karar verebileyim...

Mutluluk güvenebilmektir...Söyle bana eğer duygularını ve düşüncelerini açık yüreklilikle bana anlatamıyorsan, nasıl kendimi sana yakın hissedebilirim? Nasıl kendimi sana teslim edebilirim? Arada bir kabuğundan sıyrıl ve bana güvenmeye çalış, sana güvenmeme izin ver ne olur...

Mutluluk fedakarlıktır... Söyle bana sürekli benim için yaptıklarını yüzüme vurup durursan, fedakarlıklarının değerini nasıl görebilirim? Arada bir sabret ve bırak yaptıklarını ben göreyim, sana teşekkür edebileyim...

Mutluluk dinlemektir... Söyle bana sürekli kendinden bahsediyorsan seni nasıl dinleyebilirim? Arada bir soru sor bana, gerçekten ilgilen benim söylemek istediklerimle, merak et ne olur...

Mutluluk saygı duymaktır... Söyle bana sürekli arkadaşlarımı, dinlediğim müziği, giydiğim kıyafetleri, sözlerimi, tavırlarımı eleştiriyorsan, nasıl kendime saygı duyabilirim? Arada bir beğenmesen bile kabullen benimle ilgili gerçekleri ne olur...

Mutluluk bakmaktır...Söyle bana başım ağrıyor dediğimde umarsızca ‘ağrı kesici al’ dediğinde nasıl sevildiğimi hissedebilirim? Arada bir yanıma gel, serin elini başıma koy, yatır beni koltuğa, üzerime bir battaniye ört, hatta uzanıver yanıma, bana tatlı bir hikaye anlat ne olur....

Seninle mutlu olmak istiyorum....

Severek ayrılanlar

İlgili aramalar: müzik - severek ayrılanlar -  sıla -  ayrılık -  sevmek
Severek ayrılanlar bilirler ayrılığı Sen benim eş ruhumsun. Unutmuş olsan hissederdim. Unutmuş olsan yanımda durmazdı her sabah hayalin. Seni görmek için geri geldim. Sen gideli çok olmuş. Nereye gidersen git. Çantanda bir resmim aklında gülüşüm olsun. Ben seni gerçekten sevdim. Bitmez demiştim bitmedi...

...

ne zaman yüzüm gülse hep seni hatırlarım dagılır gülüşlerim dagılır umutlarım...bi savaş gibiydi sanki, bi sevdadan daha fazla.kazanan da olmadıki sonunda...ikimizde kaybettik bak sonunda...
Download Opera, the fastest and most secure browser
December 2009
M T W T F S S
November 2009January 2010
1 2 3 4 5 6
7 8 9 10 11 12 13
14 15 16 17 18 19 20
21 22 23 24 25 26 27
28 29 30 31