...aşk içinde sen varsan güzel....
Sunday, 16. November 2008, 14:02:23
her şey toz pembedir başlarda. ismini duysan heyecan basar,sesini duysan dilin dolanır,yüzünü görsen elin ayağına dolaşır,bir müddet kullandığın cümlelerin içinde farkında olmadan hep onun ismi vardır. hatta o kadar sık ondan bahsediyorsundur ki dostların "ee yeter artık" der. onu düşünerek uyursun geceleri ve onu düşünerek uyanırsın yeni güne. sanki onun olmadığı bir hayat yokmuş gibi düşünürsün,geçmişin artık gerçekten geçmiş olmuştur hatırlamak bile istemezsin eskileri. hayatına yeni bir sayfa açmanın hoşluğu vardır üstünde. en sonunda doğru kişiyleyim dersin. sabah kalktığında saçmasapan bir gülümseme vardır yüzünde. onun sesi ile uyanmak yerini hiçbir şeyin dolduramayacağı kadar özeldir. hayata gülümesersin bütün olumsuzluklarına rağmen. aşk gülümsetir canını yakmadan önce. ama illa bir yerde bir sorun olması gerekiyor ya bu görevi bir taraf mutlaka yapar. mükemmel bir ilişki yoktur gerçeğini ya sen gösterirsin ya dao gösterir sana. bu durumda da ya sen acı çekersin ya da o. işte aşk yakmaya başlar o an. her yarım saatte bir seni arayan sevgilin bu süreyi olabildiğince uzatır. saatlerce süren o telefon konuşmalarının yerini dakikalar alır. aşkımlı bebeğimli başlayan uzun mesajların yerini "evet,iyiyim,sağol,sonra konuşalım mı?" gibi kısa cümleler alır. başlarda bir anlam veremezsin olanlara. çünkü her şey fazlasıyla iyi gidiyordur. buna anlam veremediğin gibi ona ne olduğunu sorduğunda o da gayet normal sanki sen bir yerinden uyduruyormuşsun,sorun çıkarmaya çalışıyormuşsun gibi davranır sana. hatta sana nasihatlerde bulunur. her şeyin yolunda olduğunu,bazı şeylere fazla taktığını düşünür. bu sözlerinin seni rahatlatacağını zanneder ama bu daha çok geçiştirilmekten başka bir şey değildir senin için. sende fazla üstelemezsin alttan almaya devam edersin. bu ilişkiyi korumak istersin. ya da kendince huzurlu olmayı denersin. hani bu ilişki biterse "ben elimden geleni yaptım bu ilişkiyi bu noktaya getiren sensin."demenin verdiği hazzı yaşamak istersin belki de. hoş ucunda ayrılık varsa bunun haz neresinde? önemli olan ayrılmak değil ayrılmamayı başarabilmektir aslında. sen sabırla toparlamaya çalışırsın bu ilişkiyi ya da onun bu ilişkiyi benimsemesini ya da bitirmesini beklersin. ama mutlaka bir şey yapmalı diye düşünürsün. beklemek hiç bu kadar acı vermemiştir hayatta. sevdiğin kadar acı çekersin. onun ilgisizliği bir yandan sende hayal kırıklıkları yaratıp seni ondan biraz daha uzaklaştırsa bile kalbin yine de hala onun için çarpar. çünkü hissettiklerin hemen vazgeçilecek kadar basit değildir. her şeyin düzeleceğini ümit edersin. yaptıklarının farkına varmasını istersin. çevrende başkaları vardır belki seni ondan çok daha fazla seven insanlar. bir dediğini iki etmeyecek insanlar. ama istemezsin,yapamazsın,ne kendini ne de onları kandıramazsın. yine dostlarınla konuşursun ama bu sefer gözlerinin içi gülmez onu anlatırken. yüzünde sarı bir hüzün vardır. içinden hiçbir şey yapmak gelmez. devamlı bir şeyleri sorgularsın "hata nerede,bilmeden bir şey mi yaptım?" gibi sorular sorarsın kendine.. bu aşk böyle bitmesin diye çok uğraşırsın.özlersin,beklersin... ondan vazgeçmemek için bahaneler yaratırsın kendine. aşkın zor bulunduğunu bilirsin bu kadar kolay harcamak bencillik olur diye düşünürsün. sonra uzun zamandır düşünmediğin geçmiş gelir aklına ve kendine dersin "ben bu filmin sonunu biliyorum." diye. kabullenmek istemediğin sona yavaş yavaş yaklaşırsın ve elinden hiçbir şey gelmez. kontrol artık sende değildir çünkü. yaşanması gereken ne varsa yaşanıyordur adım adım.artık sadece izlersin olanları.yaşanması gerekenler yarım da olsa yaşandı.heyecan duyuldu,aşık olundu,sevildi,özlenildi,istenildi,hayaller kuruldu,hayal kırıklıkları yaşanıldı,vazgeçildi,bitirildi,tüketildi...
"Nereye gidersem gideyim aklımın bir köşesindesin .sabah uyanıyorum sen, gece uykumda yine sen…kafamda kelimeler oyun yapıyor bana sanki.bir yanım sessiz sakin gelişini bekliyor diğer yanım da fırtınalar kopuyor hırçın dalgalar eşliğinde.ve sen öyle tepkisizsin ki duruşum karşısında.ağzından çıkan o iki kelime uçup gitmesin diye kapılıyorum sana hiç vazgeçmemek üzere.her düşümün efendisi , sevdiğim,sevmek için delirdiğim tek adamsın.sana dair öyle çok şey var ki…" bu söz gibi yarım kaldı her şey...
ee şimdi mutlu muyuz?















