SuyaAtılmışSözler II.
Wednesday, 13. May 2009, 11:32:36
yakılmış gölgelerini sakla içinde/
bir karanlık böyle büyür...
arZsız ve yapraksız ağaçlar gömdüm ben,
ciğerlerime önce...
sonra küskün uyanmış çocukların gözlerine...
sabırsız kanatlanan bir gövde kadar,
bariz artık düşürdüğümüz aTlaslar...
tüy kadar / kader...
geri dönmek suç sayıldığı için
taşınmayan adresler buluyorum birTen bire...
gelişi güzel söylenen bir marş...
saçları örülmüş bir bayrak töreni...
ve sökülmüş duvarlar kadar bariz etiMde
tadın kadar/ keder...
beni içine çek/ İçin...
kesilmiş izler topluyorum bir bir.
ödünç ve bol küfürlü nikotin sıralarında.
okulun arkasından evet...
görkemsiz şatoma doğru kaçık bir patika bularak...
ilikledim cesedimi.
daha çok/ İçin...
doğru, sen kazandın mutlak bir oyunu
saçmaladın, dağıttın saçlarını ve domaldın...
içinde hacimler açarak/
dizlerinin üstüne çök!
böyle yüzleşir
ekilmiş tohumlar...
yak...
ve çek içine...
geriye bir tek karakutun sağ kurtulacak! SuyaAtılmışSözler olsun yine diye...

ilkesu # 19. June 2009, 15:49
ekilmiş tohumlar yüz bulsun diye sakladım ormanlarımı senden yana.. büyüyen o yaprakları
ve salındım çarşı sokak..
bir tavan arasından izlerdi bakışların.. salkım saçak asmalar bilirdi beni ve yanardı uzaklarım.. ismimi fısıldadığından beri.. dudaklarım arası bir gülümsemeye tabi dururdun işte öylesi..
sevdiğim şehirler ve yarım ekmek arasında bir şeyler ve bir yerler.. esiyorduk adım adım.. bazen derme ve çatma kaşların arası bazen topuklarım daha uzunken hep yolumdan.. bilirdim ben yürümeyi bir çeşit gölge gibi.. ezerek adımlarımla fethetmeyi kendimi.. bir kırdım aslına bakarsan.. çiçekleri toplanmaz ve engebeli..
geri dönmek göç sayıldığı için
taşınmayan cesetler akladık belki de..
suç mahal kadar gerçekti çiçekten taçlarımız..
bir de çocuktuk hatırla.. ellerimizde ipten yalanlarımız saçlarım yine savruktu ve bacaklarımda lal dururdu ve çocuktuk ağlamaya düşürürdüm kabuktan izlerini..
bir aralık böyle büyür..
ve ocak ve şubat büyür
kapıların ardından bırakmadın sözlerimi..
kapatmadım bende bu hisli seyri.. göz göze odaları olmalı yüreğinin.. karşılıklı konçertolar yükselmeli ve de.. sana uzanır gibi bir düşle dolaşıyor şimdi akşamlarım.. gecelere dahi uzanıyorum sana olan düşmelerimde..
ve domalmış yalanları çektim içime.. bir sıyrık acısı gibi üstelik.. geçipgidenin hangi an olduğunu bilmedim bile.. pencereyi kapattım ve saçlarımı topraladım.. esen her ne varsa gözlerimle kapattım içime.. şimdi kır topla beni..
hiç görülmemiş gibi yapacağım bir şeyleri.. saklanmak çünkü gözlerindeki gömüyü bulup karada yitirmenin dibi..
çocuktuk hatırla.. masumdu o zamanlar inmediğimiz duraklar.. şimdi bir durak olsun istemiyorum bendeki adımlar.. ve masum anılan her ne kaldıysa çocuktular.. dün ve bugün..
dizlerimin üstüne hatalar serpiliyor ve bir denizden esiyorken damla serpintileri sence tuz nasıl birikir.. denizin içindeki ya da kayganlık nasıl birikir ve ter ve ser.. en güzeli sende bırak beni.. oran yol alır düşünceler.. çözdüm sonelerimi.. konçertolar karşılaşır.. saçlarımı topladım ve bunu düşündüğümü söylüyordum sana.. toplama ve çıkartma üstündekileri.. bir iç böyle de dağılır..