Skip navigation.

OPERA TÜRKİYE AÇILDI


Arkadaşlar Opera Türkiye yeni logosu ve ismi ile 1.10.2009 itibariyle yayın hayatına başlamıştır.“Opera Hakkında Her Şey” e yeni adresi OperaTurkiye.net üzerinden ulaşabileceksiniz. Bu yeni yapılanma ile tüm Opera kullanıcılarını tek bir çatı altında toplayarak, onlara Opera hakkında en güncel ve en doyurucu içeriğe sahip ve en önemlisi de Türkçe bir kaynak hedeflenmektedir.Tüm Opera severlere hayırlı olsun.

http://www.operaturkiye.net/

FLAG COUNTER

free counters

SEVDİĞİM BİR KAÇ ŞİİR

HERSEY SENDE GIZLI

Yerin seni çektiği kadar ağırsın,
Kanatların çırpındığı kadar hafif..
Kalbinin attığı kadar canlısın,
Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç...
Sevdiklerin kadar iyisin,
Nefret ettiklerin kadar kötü..
Ne renk olursa olsun kaşın gözün,
Karşındakinin gördüğüdür rengin..
Yaşadıklarını kâr sayma:
Yaşadığın kadar yakınsın sonuna; ne kadar yaşarsan yaşa,
Sevdiğin kadardır ömrün..
..........
..........
Can Yücel

Abbas

Haydi abbas, vakit tamam;
Akşam diyordun işte oldu akşam.
Kur bakalım çilingir soframızı;
Dinsin artık bu kalp ağrısı.
Şu ağacın gölgesinde olsun;
Tam kenarında havuzun.
Aya haber Sal çıksın bu gece;
Görünsün şöyle gönlümce.
Bas kırbacı sihirli seccadeye,
Göster hükmettiğini mesafeye
Ve zamana.
Katıp tozu dumanı,
Var git,
Böyle ferman etti Cahit,
Al getir ilk sevgiliyi Beşiktaş'tan;
Yaşamak istiyorum gençliğimi yeni baştan.

Cahit Sıtkı Tarancı 1942

Seviyorum Seni

Seviyorum seni
ekmeği tuza banıp yer gibi
Geceleyin ateşler içinde uyanarak
ağzımı dayayıp musluğa su içer gibi
Ağır posta paketini
neyin nesi belirsiz
telaşlı, sevinçli, kuşkulu açar gibi
Seviyorum seni
denizi ilk defa uçakla geçer gibi
İstanbul'da yumuşacık kararırken ortalık
içimde kımıldayan birşeyler gibi
Seviyorum seni
Yaşıyoruz çok şükür der gibi.

Nazım Hikmet Ran

Görürüm Seni

Kendini yüceltme dev aynasında
Ne kadar cücesin bilirim seni
Bir gün tökezlersin yol ortasında
İşte ben o zaman görürüm seni.

Elma şekeri mi sandın sen aşkı
Ne şiirin şiir ne şarkın şarkı
Hele bir kırılsın feleğin çarkı
İşte ben o zaman görürüm seni.

Ne yürek var sende ne içten bakış
Bütün sermayense bir avuç alkış
Baharın bahar da, ya gelecek kış
İşte ben o zaman görürüm seni.

Elbette atarsın böyle kahkaha
Umutların yumruk yememiş daha
Saatin beş kala 'Ah'a - 'Eyvah'a
İşte ben o zaman görürüm seni
Ah benim zavallım öperim seni...

Ahmet Selçuk İlkan

PİNK FLOYD--Another Brick In The Wall

GORAN BREGOVİÇ

(1950, Saraybosna), Sırp-Hırvat besteci ve müzisyen. 1950 yılında sırp bir anne ve hırvat babanın cocuğu olarak dünyaya göz açmıştır. 16 yaşındayken konservatuardaki klasik keman eğitimini bırakarak Yugoslavya'nın en başarılı gruplarından sayılan "White Button" (bijelo dugme, "Beyaz Düğme") adında bir rock grubu kurdu. Film müziğine ilk olarak 1978'de Mica Milosevic'in Nije Nego filmiyle başladı. Bregovic'in en renkli ortaklığı yönetmen Emir Kusturica ile gerçekleşti, 1989'da Dom Za Vesanje, 1993'de Arizona Dream, 1995'de Cannes Film Festival'ini kazanan Underground ve 1998'de Crna Macka gibi Emir Kusturica filmlerinin müziklerini yaparak Kusturica ve Bregovic çok başarılı bir ikili haline geldi. Sanatçı Türkiye'de İzmir, İstanbul, Bursa ,Ankara ve Diyarbakır illerinde de konserler vermiştir. Sanatçının parçalarından bazıları Sezen Aksu ve Candan Erçetin gibi Türk müzisyenler tarafından Türkçe sözlerle seslendirilmiştir.Goran Bregoviç

FARİD FARJAD

Farid Farjad (1938- ) İran asıllı keman virtüözü. Farid Farjad, 1938 yılında Tahran’da (İran) doğdu. Fars Halk Müziği’nde çok derin bir birikime sahip olan Farjad, keman ile Batı Klasik Müziği üzerinde de çalışmalarda bulundu. Batı Klasik Müziği üzerindeki çalışmaları Fars müziğinin gelişiminde büyük öneme sahiptir. Şu anda dünyanın en iyi keman virtüözlerinden biri olan Farjad’ın An Roozha I, An Roozha II, An Roozha III, An Roozha IV ve An Roozha V olmak üzere beş albümlük albüm serisi yayımlandı. Ayrıca sanatçının Golha Orkestrası adlı kolektif bir albüm de eserleri arasında yayımlandı. Parçalarında kendisine piyanoda eşlik eden isim Abdi Yamini'dir. Anroozha serisinin ilk dördünde işittiğimiz piyano ezgileri de Abdi Yamini'ye aittir. Daha sonraları ise kendisine piyanoda eşlik eden bir başka isim de eşi Mitra Tavakkoli Farjad'tır. Eserlerinde sadece keman ve piyano Kullanan Farid Farjad . Keman ile piyanonun müthiş harmonisinden oluşturduğu An-Roozha (O Günler) adlı 5 CD'den oluşan seri albümü vardır. Albümleri Anroozha 1 (1989) Anroozha 2 (1989) Anroozha 3 (1990) Anroozha 4 (1997) Anroozha 5 (Eylül, 2006)

ATATÜRK'ÜN GENÇLİĞE HİTAB'I



GENÇLİĞE HİTABE

Ey Türk gençliği ! Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyeti'ni, ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir.
Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek dahilî ve harici bedhahların olacaktır. Bir gün, istiklâl ve Cumhuriyet'i müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şerâitini düşünmeyeceksin! Bu imkân ve şerâit, çok namüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklâl ve Cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hattâ bu iktidar sahipleri, şahsî menfaatlerini, müstevlîlerin siyasi emelleriyle tevhid edebilirler. Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir.
Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi vazifen, Türk istiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!

Gazi Mustafa Kemâl ATATÜRK
20 Ekim 1927


Deutsch

Türkische Jugend!

Deine erste Pflicht ist es auf immer die türkische Unabhängigkeit und die Republik Türkei zu beschützen und zu verteidigen!

Sie ist die Grundlage deiner Existenz und deiner Zukunft. Diese Gründung ist dein wertvollster Schatz. In der Zukunft mögen böswillige Kräfte im Inneren des Landes und von außen auftreten die versuchen werden dir dein Geburtsrecht abzuerkennen. Wenn Du eines Tages gezwungen sein wirst Deine Unabhängigkeit und die Republik zu verteidigen darfst Du nicht über die Bedingungen und die Möglichkeiten der Situation in der Du dich befindest um deine Mission zu erfüllen nachdenken. Diese Bedingungen und Möglichkeiten mögen widrig erscheinen. Die Gegner die es auf deine Unabhängigkeit und deine Republik abgesehen haben mögen einen Sieg errungen haben wie es ihn in der Welt noch nie gegeben hat. Alle Festungen und Waffenlager unseres geliebten Vaterlandes mögen mit Gewalt oder List eingenommen worden sein alle Armeen zerstreut und jeder Winkel des Landes besetzt worden sein. Ja noch erschreckender und furchtbarer als das: Diejenigen die die Macht im Lande in der Hand halten und ausüben mögen einem großen Irrtum einem groben Fehler oder sogar Verrat verfallen sein. Diese Inhaber der Macht mögen sogar ihre persönlichen Interessen mit den politischen Absichten der Invasoren in Übereinstimmung gebracht haben. Die Nation selbst mag in Elend gefallen erschöpft und verwüstet sein.

Ihr die zukünftigen Söhne und Töchter der Türkei!

Selbst unter diesen Umständen und Bedingungen ist es Eure Pflicht die türkische Unabhängigkeit und die Republik wiederherzustellen! Die Kraft die Ihr benötigt ist in dem edlen Blut das in euren Adern fließt enthalten.

20. Oktober 1927


English

MUSTAFA KEMAL ATATÜRK'S ADDRESS TO TURKISH YOUTH
Turkish Youth, Your first duty is to preserve and to defend Turkish
Independence and the Turkish Republic forever. This is the very
foundation of your existence and your future. This foundation is your most
precious treasure. In the future, too, there may be malevolent people at
home and abroad, who will wish to deprive you of this treasure. If some
day you are compe lled to defend your independence and your Republic, you
must not hesitate to weigh the possibilities and circumstances of the
situation before doing your duty. These possibilities and circumstances
may turn out to be extremely unfavourable. The enemies c onspiring against
your independence and your Republic may have behind them a victory
unprecedented in the annals of the world. It may be that, by violence and
trickery, all the fortresses of your beloved fatherland may be captured,
all its shipyards occupied, all its armies dispersed and every corner of
the country invaded. And sadder and graver than all these circumstances,
thos e who hold power within the country may be in error, misguided and
may even be traitors. Furthermore, they may identify personal interests
with the political designs of the invaders. The country may be
impoverished, ruined and exhausted. Youth of Turkey's future, even in
such circumstances it is your duty to save Turkish Independence and the
Republic. You will find the strength you need in your noble blood.

Nederlands

Turkse jeugd! Je eerste taak is de Turkse onafhankelijkheid, de Turkse republiek voor altijd beschermen en verdedigen.

Dit is de eerste basis van jouw bestaan en toekomst. Deze basis is jouw meest waardevolle bron. Ook in de toekomst zullen er mensen bestaan in het binnen- en buitenland die deze bron willen afnemen.

Als je een dag jouw onafhankelijkheid en republiek moet verdedigen, denk niet na over de mogelijkheden en voorwaarden van het milieu waarin jij je bevindt om jouw actie uit te voeren.

Deze mogelijkheden en voorwaarden kunnen onvoldoende zijn. Vijanden die jouw onafhankelijkheid en republiek willen beschadigen, kunnen de vertegenwoordigers zijn van een overwinning die nooit eerder is gezien op de hele aarde.

Met veel dwang of misleidende plannen kunnen alle kastelen van jouw liefste land, alle scheepvaart ingenomen, alle legers vernietigd worden en kunnen ze jouw land binnendringen met daden.

Erger en vreselijker dan deze situaties, kunnen degenen die in het land de regering in handen hebben, zorgeloze, dwaze, verraders zijn. Meer dan dat, mensen die zo aan het hoofd staan kunnen een samenwerking met de externe vijand, die in hun land is binnengedrongen en verspreid, accepteren voor hun eigen voordelen.

Het volk kan onderdrukt en vermoeid worden in armoede en moeilijkheden.

Jullie, de jonge generaties van de Turkse toekomst!

Jouw taak is de Turkse onafhankelijkheid en republiek redden uit deze situaties.

De kracht die je nodig hebt, is te vinden in het adellijk bloed in je aders.

Gazi Mustafa Kemâl ATATÜRK
20 Ekim 1927

DOCTUS.ORG

Bilgi güvenliği;bilgisayarların son yıllarda evlerimize yaygın olarak girmesi ve bir çok işimizi bulunduğumuz yerden yapabilir duruma gelmemizle birlikte daha fazla önem arzeder duruma gelmiştir.Ancak ev kullanıcıları henüz konunun bilincinden çok uzakta bulunmaktadırlar.

Bilgi sistemlerimizde antivirüs olmasına rağmen virüsler bulaşmakta,güvenlik duvarı olmasına rağmen yine de erişilebildiğini,şifreli e-postalarımızın okunduğunu,banka şifrelerinin çalınarak hesapların boşaltıldığını ve bilgisayarımızın tamamen saldırganlar tarafından ele geçirilebilindiğini görmekteyiz.

İşte bu noktada tüm kullanıcıları aydınlatan,bilgi paylaşımını belirli bir düzen ve disiplin içerisinde sağlayan,kaliteli ve güvenilir bir site ön plana çıkmaktadır.Adı Doctus.

Doctus.org forumlarında bilgi güvenliği adına her türlü sorunlarınza çözüm bulabilirsiniz.


http://doctus.org/