Skip navigation.

aşk,deliliktir biz delinin delisiyiz.. (rumii)

BARIŞ SEMBOLÜ

BARIŞ SEMBOLU İLK NE ZAMAN KULLANILDI


Bu barış sembolü ilk kez 1958 yılında İngiltere'de, Nükleer Silahsızlanma Kampanyası (CND) tarafından kullanıldı. Sonradan 1960'ların savaş-karşıtı hareketi tarafından uluslararası bir amblem olarak benimsendi. Aynı zamanda dönemin karşı-kültürü tarafından da benimsendi.

Bu barış sembolü profesyonel bir tasarımcı olan Gerald Holtom tarafından tasarlandı ve 21 Şubat 1958 tarihinde tamamlandı. Holtom bu sembolü, Nükleer Silahsızlanma Kampanyası'nın Londra'dan, nükleer silah araştırma tesisinin bulunduğu Aldermason'a düzenlendiği dört günlük yürüyüş için tasarlamıştı.

Bu sembol bayrakla işaretleşme dilindeki "N" ve "D" harflerinin birleşmesinden oluşuyor. Bu iki harf "Nükleer Silahsızlanma" anlamına gelen "Nucleer Disarmament" sözcüklerinin baş harflerine işaret ediyor. Bayrakla işaretleşme dilinde "N" harfi bayrakların aşağı doğru tutulmasıyla oluşturulurken, "D" harfi ise bir bayrağın aşağı ve diğer bayrağın ise yukarı doğru tutulmasıyla oluşturuluyor.

rumi...


BEN’İN ÖLÜMÜ / RUMİ

Yıllar boyu kendi varlığımı hiçlikten devşirdim. Sonra bir hamlede, bu iş bitti. Ve böylece, bir zamanlar her kimsem, ondan kurtuldum, bulunuştan kurtuldum, korkudan ve ümitten kurtuldum, sonu gelmez isteklerden kurtuldum.

Benden gayrı herkesle olduğunda, hiçkimseylesin
Yalnız benimle olduğunda, herkeslesin
Herkese böylesine bağlanmaktansa, herkes ol
Bu çokluk haline geldiğinde, hiçbir şeysin. Bir boşluk.

Allah’a ilişkin bir şeyleri bilmek nedir? Allah’ın huzurunda yanmak. Yanmak.

Bismillah —Allah’ın adıyla— de: tıpkı bir hayvana, kurban edilirken dendiği gibi. Gerçek adını bulmak için, eski benliğine — Bismillah.

Senin ateşine atılmış işe yaramaz bir odun parçasıyım ve çok geçmedi ki dumandan ibaret kalıverdim. Seni gördüm ve hiç oluverdim. Bu hiçlik varoluştan daha güzel, varoluşu eritip bitiriyor; ve fakat bu hiçlik geldiğinde, işte o zaman, varoluş serpilip gelişiyor ve daha fazla varoluş yaratıyor!

Gökyüzü mavi... Dünya, yol üzerine çömelmiş kör bir adam... Ama her kim senin hiçliğini görürse, mavinin ötesini ve kör adamın ötesini görür... Aşk gökyüzünde yitip gitmek içindir...

“Sana getirecek bir şey arayıp durdum, hem de nasıl, bunu tahayyül edemezsin. Uygun düşecek bir şey yok gibiydi. Altın madenine altın, Umman Denizi’ne bir damla su getirilir mi hiç! Ne düşündüysem getirmek için, kimyonun geldiği Kirmanşah’a kimyon götürmekten farksız olacaktı.... Bütün tohumlar var senin ambarında. Hatta benim aşkıma ve nefsime bile sahipsin, sana bunları da getiremezdim. Ve işte sana bir ayna getirdim. Kendine bak ve beni an.”

Giysisinin altına sakladığı yerden aynayı çıkardı. Varlığın aynası nedir? Yokluk. Her zaman bir armağan olarak bir yokluk aynası getir. Başka bir armağan getirmek mi — bu aptalca bir şey olur.

Benliği dövülen bir duvar gibi yıkılır. Allah’la bir olur, capacanlı ama beşeriyetinden arınmış olarak.

Bencilliğini, bu sınırlar ötesindeki bir sese doğru eritip, yok et.
January 2010
M T W T F S S
December 2009February 2010
1 2 3
4 5 6 7 8 9 10
11 12 13 14 15 16 17
18 19 20 21 22 23 24
25 26 27 28 29 30 31