Wednesday, 24. June 2009, 14:21:22
KADERİM KADERİNE KELEPÇELENMİŞ

Yaşadıklarım bir rüyâ gibi gelip geçti.
Yaralı kalbimi yeni baştan delip geçti.
Sensizlik ruhumu ödünç aldı ezip geçti.
Hayalleri kurutulmuş şair gül biçer mi?
Sen gittin ışığım söndü karanlıkta kaldım
Çok geceler dolunayda izini aradım.
Belki her şeyi zamana bırak demek kolay,
Hayalleri kurutulmuş şair gül biçer mi?
Çöle düşmüş Mecnun'dan da beter durumdayım,
Kendi kendimle her gün seni konuşuyorum.
Çilesini tüten yanardağa dönüp çıktım;
Hayalleri kurutulmuş şair gül biçer mi?
Nedense yapyalnız kalmış bir garibim şimdi,
Yarınlar hep yarınlar dedim durdum yıllardır,
Beklediğim habercilerim çıkıp gelmedi.
Hayalleri kurutulmuş şair gül biçer mi?
Her sabah, her akşam yanıp ağlasam kime ne?
Ömrümce tutuşup yanmaktan başka ne yaptım?
Derdi, rengi olmuş karanfil benden ileri;
Hayalleri kurutulmuş şair gül biçer mi?
24 Haziran 2009
Oyhan Hasan Bıldırki
Wednesday, 10. June 2009, 17:07:15
KADERİM KADERİNE KELEPÇELENMİŞ

Ben suskun bir yanardağım için için yanıyorum
Umutlarım bağlamış yakamı, alev alev
Tütemiyorum
Haziranın dördünde sicim sicim yağmur yağıyor
Sen yoksun diye olmalı mevsimler değişiyor
Boğazımda yumruk yumruk hüzünler
Ben suskun bir yanardağım için için yanıyorum
Tütemiyorum
Ben kül tutmuş bir ateşim çıt çıt yanıyorum
Kalbimi ateş basmış, duman duman
Tütemiyorum
Gözbebeklerimde hayal meyal resimler
Sayısız trenler, sıralanmış otobüsler
Hiçbirisine el edip binemiyorum
Ben kül tutmuş bir ateşim çıt çıt yanıyorum
Tütemiyorum
Ben türkülerini unutmuş bir bülbülüm ışık ışık yanıyorum
Gül bahçelerini kilitlemişler, dem çeke çeke
Tütemiyorum
Yolumda sıra sıra başı dumanlı karlı dağlar
Geçit vermez tepeleri tutmuş kırk haramiler gibi
Yola düşmek istesem de önüm sıra set oluyor
Ben türkülerini unutmuş bir bülbülüm ışık ışık yanıyorum
Tütemiyorum
Ben uçmasını unutmuş bir turnayım kanat vura vura yanıyorum
Mavi gökyüzünün özlemini çekiyorum sadece
Tütemiyorum
Hasret oklarıyla delik deşik olmuş bağrım
Kafdağı’nın ardına saklanmış sevdalım
Doludizgin atlarım da yok şimdi yangınlardayım
Ben uçmasını unutmuş bir turnayım kanat vura vura yanıyorum
Tütemiyorum
Ben güle tutunmuş bir çiy tanesiyim süzüle süzele yanıyorum
Ferhat gibi zorlu dağları yara yara
Tütemiyorum
Aklımda bin bir umut kol geziyor
Kalbimde tuhaf rüzgârlar esiyor
Denize inmiş yakamozlar aynı yerde yine
Ben güle tutunmuş bir çiy tanesiyim gün vurdukça yanıyorum
Tütemiyorum
Ben sende tutuklu kalmış bir şairim mısra mısra yanıyorum
Gözlerimde hayalin, kulaklarımda sesin çın çın
Tütemiyorum
Hatıralarımızın ağır yükü omuzlarımda
Senden uzak saatlerimin en amansızında
Bu doğum günümde yine sensiz tükeniyorum
Ben sende tutuklu kalmış bir şairim mısra mısra yanıyorum
Tütemiyorum
10 Haziran 2009
Oyhan Hasan Bıldırki
Sunday, 31. May 2009, 11:19:09
KADERİM KADERİNE KELEPÇELENMİŞ

Sevgi çöldeki bir damla su
Kaktüsteki el kadar çiçek
Sevgi kızıl gül tomurcuğu
Sabah güneşindeki buğu
Sevgi yaza düşen serinlik
Sebilde yürek söndüren su
Sevgi hüznü kovan derinlik
Kelebekte narin gelinlik
Sevgi gül bahçesinde bülbül
Hem dilim, hem de gönül kamçım
Sevgi yakamdaki mor sümbül
Işığım, gönlümdeki tek gül
Sofradaki bir lokma ekmek
Yakup’un döktüğü yaşlar
Sevgi kuyudakini çekmek
Sevgi Yusuf’un sabrı demek
Sevgi kalbimi kuşatanım
Bitmesi yok umut kaynağım
Puslu günde, kara gecede
Gözlerimdeki damla damlam
Sevgi senli vakitlerimde
Ruhumu kanatlarından şey
Sevgi çölde biten bir çiçek
Dile gelmiş şiirlerimde
Sevgi şiir şiir yaşamak
Leyla’da, Mecnun’da görünmek
Sevgi tek emelim, seninle
Birlik denizine ulaşmak!
31 Mayıs 2009
Oyhan Hasan BILDIRKİ
Tuesday, 26. May 2009, 07:31:32
KADERİM KADERİNE KELEPÇELENMİŞ

Anılarımız dolunayda kalsın
Işık ışık, birer birer yansın
Sevgimiz yarışa çıkmış bulutlar gibi
Sonsuza kadar yandıkça yansın
Yıldızlar kıvransın o yanışın ahiyle
Sayısız ağıtlar yakılsın dizi dizi
“Mecnun kimdir, Leyla nedir?” diyenler
Şiirlerimizde okusunlar ikimizi
Şiir şiir yazdıklarımız Mecnun’un Leyla’ya dedikleri
Arzu’nun Kerem’e ah çektikçe söyledikleri
Uzun ayrılık saatleri tükenmese de bir tanem
Aşkımız, hüznümüzü eriten bir çiçektir
Bizi harman edip savuracak rüzgârlar çok uzakta
Görmüyor musun gökyüzü bile ne kadar mavi
Som altın kanatlı kuşların dilinde vuslat şarkıları
Mahşere kadar hep söylenecek değil mi?
Bu benim sana yazdıklarım sevgiliye yazılmış
Ucu telli mektuplardan başka ne?
Gün olur ansızın çıkagelir Şehzade’n
Gerisi bahane
Sayısız asi kartallar uçuşur
Dünden bugüne başımdaki kavak yellerinin arasında
Bütün darbeleri ilaç sunan bir neşter sanki
Kalbim aşkınla tutuşur!
26 Mayıs 2009
Oyhan Hasan BILDIRKİ
Tuesday, 19. May 2009, 16:28:03
KADERİM KADERİNE KELEPÇELENMİŞ

Ah, niye benim de fırtınalı bir hayatım olmadı?
Denizime düşen yelkenlileri birer yaprak gibi kaldırıp atmadım?
Zavallı, çaresiz yüreğimle neyin peşinde dolandım?
Sevda dağında ne aradım bilmem ki?
Bu akşam, kalbimde inleyen duygularımı şiire dökmeliyim,
Öyle kıyıda köşede değil mertçe gözyaşı dökmeliyim.
Öfkemin süvarileriyle daha ne kadar doludizgin yarışmalıyım?
Zorlu sevda dağında ne aradım bilmem ki?
Yalnızca yuvarlanmayı seven korkak bir taş gibiyim,
Gönlümle aklımın arakesitindeki fırtınaları dindiremedim.
Kırık kanatlı bir avare bülbül olup çıktım şimdi;
Başı karlı sevda dağında ne aradım bilmem ki?
Saf kor kesilen kalbim daha ne kadar tutuşacak?
Daha ne kadar güneşim böyle sensiz doğacak?
Sorular, ah bu sorular aklımın vazgeçilmez kamçıları şırak şırak;
Zorlu, başı karlı, sevda dağında hep seni arayacak...
19 Mayıs 2009
Oyhan Hasan Bıldırki
Showing posts 1 -
5 of 310.