Friday, 14. December 2007, 10:42:04
kadın, şiir, poem
s a n a/ b e n z e r/ a y a/ b e n z e r/ s a n ı r ı m/ b i r a z/ y ı l d ı z l a r a/ b e n z e r/ u m u d a/ b e n z e r/ u m u t s u z l u ğ a/ b i r/ d e/ g ö ğ e/ b e n z e r/ h e r k e s e/ k o n m a d a n/ g e z e r/ h e r/ d e m/ a s u d e/ h e r/ d e m/ s a f a l ı/ d e v a m l ı/ h o k k a b a z/ p e r v a n e l e r/ h a n ı m e l l e r i/ k o k a n/ b a h ç e l e r d e/ g e z e r/ s e v d a l ı l a r/ k a h/ e l/ e l e/ k a h/ s i z l i/ b i z l i/ r a k s e d e r/ g ö k t e/ y ı l d ı z l a r/ a h e n k l i/ b i r e r/ b i r e r/ v a z o d a n/ k o p a n/ ç i ç e k l i/ t a r l a l a r/ y i n e/ a y r ı l ı k/ d ü ş t ü/ i s e/ t e n e/ d u r m a k/ o l m a z/ k a ç m a k/ g e r e k/ k a ç a r k e n/ d o y a s ı y a/ a ğ l a m a k/ k ı z/ ç o c u k l a r ı n a/ i n a t/ b a ğ ı r a/ b a ğ ı r a/ d ö n m e/ d o l a p l a r d a/ g ü l e n/ ç o c u k l a r/ k ı z/ ç o c u k l a r ı/ k o r k u n c a/ b a b a l a r ı n ı/ a r a r l a r/ b a k m a z/ o n l a r a/ b a b a l a r ı/ i s t e r l e r/ g ö z l e m e k/ g ö z l e r i/ e r k e k/ ç o c u k l a r ı n d a/ b i r ş e y/ o l m a s ı n/ e r k e k l i k l e r i n e/ a p ı ş/ a r a s ı n d a/ e n/ ö n e m l i/ o r g a n l a r ı/ k ı z/ ç o c u k l a r ı/ k u t l a y a m a z l a r/ u t a n ı r l a r/ i l k/ a d e t l i k l e r i n i/ s ü n n e t/ o l m u ş/ e r k e k/ b a b a n ı n/ e r k e k/ ç o c u k l a r ı/ v a r/ k ı z/ ç o c u k l a r ı n/ k a n a y a n/ y a r a s ı/ s e n/ b e n i/ s e v/ g e r i s i/ y a l a n/ z a t e n/ b u/ d ü n y a d a/ ü ç t e/ i k i s i/ s u/ s u l u/ b i r/ d ü n y a/ s u s u z l u ğ u m a/ s u/ o l/ ç a r e s i z l i ğ i m e/ ç a r e/ i ç i m d e/ i ç i n d e/ ü z e r i m d e/ ü z e r i n d e/ h e r/ y a n ı n d a/ u ç/ u ç/ b ö c e k l e r i/ u ğ u r/ g e t i r s i n/ s a n a/ o l d u ğ u n/ g i b i/ g e l/ g e l d i ğ i n/ g i b i/ o l/ e l v e d a/ b i r/ t a n e m/ g i t m e/ k a l .
kok
la
mak
is
ti
yo
rum
se
ni
kendimikokunabulaştırmak..
(insan iki kişi olmalı, değil mi
en azından iki kişi
sen yalnızsın
yalnızlığın her zamanki ikindisi... demiş zamanında Edip Cansever)
hiç bir şeyim kalmadı bana bıraktığın,
izden
başka...
bilirim,bilirim de söyleyemem;
keşke en azından bunun için koklayıp sevseydin beni...
ve yaşam devam etmekte,
'' benim seninle işim ne '' de
söyle bana ve n'olur beni sevdiğini,
bir kez söyle.
felaketim
ellerinde,
kaderim
gözlerim
gibi
değil
sevdamız
gibi
kara...
ben istedim, sen istemedin..ikimiz birden istemedik yalnızca büyük bir aşk yaşamayı.
sesim sesine değeceği
zamanı beklerken,
uyumuş kalmışım..........(dedi kadın)
rüyamda gördüm sonra ikimizi;
tenim ellerinde,
sen içimde..........(dedi kadın)
hatırlayıp,
öfkeyle uyanıp telefona
her saldırışımda
ko ptun sen içimden usul usul...
karşımda manasız ve
soğuk
bir kadın sesi,
ahh yakalarsam ama
mutlaka öpecem ikinizi..........(kadın hafiften çizmeye başladı )
değdiğin yerler
şimdi çok soğuk,
sensizlik var içimde,
tanıdık bir tad gibi;
ama lanet
ama soğuk..........(dedi kadın)
bana bir ses ver
sadece bir ses
ya da siktir çık hayatımdan,
sonsuza kadar
sesini de kes..........(ve sonunda delirdi kadın)
...
atarım bilirim,kendimi
atarım boşluklara
sensiz yalnızlıklara...
ya koca bir binanın çatısından,
ya da ortaköy manzaralı boğaz köprüsünün te pesinden...
k u r t a r a m a m,
k u r t a r a m a m a r t ı k,
n e k e n d i m i v e n e d e
k a r n ı m d a k i n i... ç o k g e ç.
(dedi kadın...)
tüm bu laflar
12.12.ikibinyedi çarşamba gecesi yazıldı..saat yirmiüçotuz filan
özgür deniz
Friday, 31. August 2007, 23:02:04
yılmaz erdoğan, şiir, poem
Yeni Bir Sayfada Sana Bakmak
her şey yapılabilir
bir beyaz kağıtla
uçak örneğin uçurtma mesela
altına konulabilir
bir ayağı ötekinden kısa olduğu için
sallanan bir masanın
veya şiir yazılabilir
süresi ötekilerden kısa
bir ömür üzerine.
bir beyaz kağıda
her şey yazılabilir
senin dışında
güzelliğine benzetme bulmak zor
sen iyisi mi sana benzemeye çalışan
her şeyden
bir gülden bir ilk bir sonbahardan sor
belki tabiattadır çaresi
senin bir çiçeğe bu kadar benzemenin
ve benim
bilinci nasırlı bir bahçıvan çaresizliğim
anlarım bitkiden filan
ama anlatamam
toprağın güneşle konuşmasını
sana çok benzeyen bir çiçek yoluyla
sen bana ışık ver yeter
bende filiz çok
köklerim içimde gizlidir
gelen giden açan soran bere budak yok
bir şiir istersin
“içinde benzetmeler olan”
kusura bakma sevgilim
heybemde sana benzeyecek kadar
güzel bir şey yok
uzun bir yoldan gelen
tedariksiz katıksız bir yolcuyum
yaralı yarasız sevdalardan geçtim
koynumda bir beyaz kağıt boşluğu
her şeyi anlattım
olan olmayan acıtan sancıtan
bilsem ki sana varmak içindi
bütün mola sancıları
bütün stabilize arkadaşlıklar
daha hızlı koşardım
severadım gelirdim
gözlerinin mercan maviliğine
sana bakmak
suya bakmaktır
sana bakmak
bir mucizeyi anlamaktır
sana sola bakmadan yürüdüğüm yollar tanıktır
aşk sorgusunda şahanem
yalnız kelepçeler sanıktır
ne yazsam olmuyor
çünkü bilenler hatırlar
hem yapılmış hem yapma çiçek satanlar
bahçıvanlar değil tüccarlardır
sen öyle göz
sen öyle toprak ve güneş ortaklığı
sen teninde cennet kayganlığı iken
sana şiir yazmak ahmaklıktır
bir tek söz kalır
dişlerimin arasından
ben sana gülüm derim
gülün ömrü uzamaya başlar
verdiğim bütün sözler
sende kalsın isterim
ben sana gülüm derim
gül sana benzediği için ölümsüz
yazdığım bütün şiirler
sana başlayan bir kitap için önsöz
sana bakmak
bir beyaz kağıda bakmaktır
her şey olmaya hazır
sana bakmak
suya bakmaktır
gördüğün suretten utanmak
sana bakmak
bütün rastlantıları reddedip
bir mucizeyi anlamaktır
sana bakmak
allah’a inanmaktır
Yılmaz Erdoğan
Showing posts 1 -
2 of 18.