Skip navigation.

....CAN BLOG'TAN GELİR.....

by sakurahi

Adres değişikliği || www.pietlosojos.blogspot.com

, , ,


Efendim adres değişikliği ve uzun bir aradan sonra ilk göz ağrımada bir şeyler yazayım dedim. Sık sık olmasa da burayada bireşeyler karalayacağım.. Yeni adresime de beklerim..

www.pietlosojos.blogspot.com


Read more...

Sonunda kavuştuk....

Evet efendim...sonunda eğitim di çalışmaydı derken vatana döndük..Öyle fazla konuşmayacam Kanada hakkında; yok adamlar kule dikmiş 190 metre, yok çok düzenliymiş,off acayip saygılıymışlar diye anlatmayacam...
Ama kesinlkle adamlar ot gibi yaşıyor bize göre...Ne trafikde dolmuşcuları , ne Sabahların sultanı Seda Sayanı,ne Ajdar hele hele Jess'in ünlü taklasını ne de Recep İvedik'i bilmiyorlar..ben bunlar olmadan yaşayana yaşıyor dermiyim??? DEMEM.....
neyse biz başlığımıza dönelim...Uzun zaman dır kendisini arzuluyordum hatta metroda gidip gelirken yada nezaman otobüs yolculuğu yapsam kendi kendi yanımda olsa ne güzel olurdu diye çok sayıklamışımdır..
Ve artık benimde bir adet PSP'im var....yanında da "God of War" efsanesinin son oyunu..Değmeyin keyfime...Bunun için uzun uzun konuşabilirim..adamlar yapmış...15 saatlik yolculuk boyunca bir dakka elimden düşüremediğim kendisine büyük bir aşkla bağlandığım PSP'ye artık sahibim....
Neyse fazla konuşmayayım ve kendimi PSP'nin serinletici konsoluna atıyorum...

Youtube'a şükür....

Valla bu google ve youtube muazzam siteler...Kutsal görüntü kaynağımız youtube da dolaşırken çok sevdiğim eski şarkıları bulabiliyorumm..ve bunlardan biriside Falco'nun "Jeanny" si ...kim ne derse desin Falco abimizi saygıyla anıyorum..Bu şarkıyı dinlerken Almanca'ya karşı olan sevgim artıyor:)

Gelmeyen ..... olsun:)

Güzide ülkemin yaklaşık 35 ilini gördükten sonra bana bu yetmezmiş gibi şimdide yurtdışına açılıyorum..Cumartesi itibariyle kısa bi süreliğine Kanada'ya gidiyorum..Aslında hep o yapraklı bayrağıyla dikkatimi çekmişdir.Neyse gidip görecez...
Herkese Güle güle...Ankara'ya ve Bloguma ii bakın......:smile:
yazabilirsem ve ekleyebilirsem resimleri yine yazacam...

.........Çok iken bir şeydik, bir iken çok şey.........



Bu arada; hiç başımızdan eksik olmayan gökyüzüne, günün karanlık saatlerine, ara sıra kopsa da fırtınalara, bir gün boğulacağımız denizlere, eski günlere, neler olacağını bilmesek de geleceğe, kötülüklerle dolu olsa bile tarihe, tarihin akışını düze çıkarmaya çalışan tüm güzel yüzlü çocuklara, Donkişotlar 'a, ateş hırsızlarına, Ernesto "Ç´e" Guevara'ya, yollara-yolculuklara, sevgililere, sevişmelere, sadece düşleyebildiğimiz olamamazlıklara, üşürken ısınmalara, her şeyden sıcak annelere, babalara ve tadını bütün bunlardan alan şarkılara kendi sıcaklığımızı gönderiyoruz. Kötü şeyler gördük. Savaşlar, katliamlar, ölen-öldürülen çocuklar gördük. Kendi dilini, kendi kültürünü, kendisini kaybeden insanlar, topluluklar gördük. Yanan köyler, kentler, ormanlar, hayvanlar gördük. Yoksul insanlar, ağlayan anneler, babalar, her gün bile bile sokaklarda ölüme koşan tinerci çocuklar gördük. Biz de öldük. Ama her şeye rağmen bu yeryüzünde şarkılar söyledik. Teşekkürler dünya.

Çok iken bir şeydik, bir iken çok şey... Acı biber turşusu yedik. Otuz metre karede herşeyle çok seviştik... Toprak sahipleri, çok uluslu şirketleri ve işbirlikçi yerlileri, çete sahipleri ve yalakacıları, baş ve bakanları, miletlerin bekçileri ve sürülerinin olduğu yerde yer kavgası vermedik... Hiçbiryerdeydik...

Kazım KOYUNCU


Kazım Koyuncu'yla ilgili Herşey http://mjoraste.spaces.live.com'da ....

Ayrıca Kazım Koyuncu için Ümit Kıvanç tarafından 3 DVD'lik bir film yapıldı ..Filmi merak edenler sitesinden ziyaret edebilirler....



Ankara Dolmuşçularının "Ehlileştirilmesi" .........

Biliyorum çok zaman oldu yazacam dedim askerlik bitince yazamadım....Birazda hakkında yazacağım kişilerin "Allah'ından bulsun" demekle yetindiğim ruhumu askerden sonra nadasa bıraktığım günleri bitirdim...bu arada blog'umu da çok özlemiş...Neyse geleyim asıl konumuza...

Bu yazının başlığına bakınca anlaşıldığı gibi konu Ankara'nın tek eğitilemeyen,eğitime kapalı çoğunluğunun kendisini hala ormanda yaşıyor varsayan çoğu Dolmuş şöförlerine bir kaç laf etmek istiyorum.Son 4-5 ay'dır metro hattında oturmama ragmen iş'den dolayı Dolmuşa biniyorum ve akıl almaz şeyler yaşıorum diyebilirim....

  • Bi kere Kızılay'ın ortasında o durakları koyanlara....
  • O duraklarda o kadar insanın içinde ana-avrat küfürlü konuşan gerek dolmuşçu-gerek ayakçı diye tabir edilen insanlar....
  • Dolmuşçuluğu meziyet sanan ve alacağı 1,5 Ytl için başka araçların,insanların güvenliğini yoksayan ...
  • Yol şartları nolursa olsun slolom yapan kendini bilmez şöförlere...
  • Trafikde yol vermeyi bilmeyen,kırmızı ışığı görünce geçilecek diye düşünen...
  • Hatalı olmasına rağmen şartlar ne olursa olsun inip kavga etmeye hazır olan ve sadece arkadan gelen dolmuşçulara güvenen hayvanlara ve bunları bu halde yola salan görevlilere kendi içimden bikaç laf ediyorum.Umarım kulaklarının çınlaması ve bi taraflarının kaşıntısı hissettikçe üstlerinde o kadar tehlike atıkları insanların vebalini hissedip bunları düzeltmeye çabalarlar...


    Ama biliyorum ki aralarında çok efendi çok adam akıllı işini yapan insanlarda var.Umarım onlara bakarak biraz "EHLİLEŞİRLER"...

Lanet Osman'a bulaştı ama neden????

Efenim bilindiği üzere Osman Sen-si vatani gorevini yapmak üzere Ankara'nın güzide ilçesi Polatlı'da bulunuyordu.Osman askere gitmeden önce yanıma gelip O na bi Ankara turu attırmıştım ve O nada inşaallah Ankara çıkar demiştim ve dediğim oldu acemilik Ankara Polatlı oldu....
Hikayemizde buraya kadar herşey normal ama bundan sonrası.......
Evet bundan sonrası gerçekten acılarla geçiyor...Sen-si Osman'ı yaklaşık 10 kilo kadar zayıflatıp,soğuktan yüzü yanıncaya kadar kararan ve hafta sonlarında kendisine 'Kura da Kıbrısı çekeceksin hatta sana yerinde 28.Topçu Tugayı olacak 'diye kehanetlerde bulunduğum ve laneti başlatığım için kendimle gurur duyuyorum....
Ve Kura günü geldi ben aynı ısrarla kehanetlerime devam ettim...Neyse işyerinde otururken telefon çaldı önce Onur aradı ve Gaziantep çıktı dedi çok sevindim.Devamında Osman aradı ve 'Şom agızlı.....' le başlayan ve devam eden cümlesinde kehanetimin doğru çıktığı ve lanetin Osman'a bulaştığını anladım.
Daha bitmedi...Osman acemilikten önce ve sonra olmak üzere PES'te gereken dersi verdim...Bilmeyenlere duyurulur... :smile:

Hayat üstüne......

Ne desem boş;
okul bitti........
askerlik bitti......
işte geldik hayat hikayemize.....
Valla ne desem boş zaman çabuk geçiyor inanın bana zamanı iyi değerlendirmek lazım...neyse hayat devam ediyor...


Az kaldı az.....

Bekliyorum...susuyorum...Şu üniformayı üstümden çıkarayım ozaman bende konuşacam....
Teğmen Özgür
:jester: :jester: :jester: :jester: :jester:

Haziran'da ölmek zor be Kazım...:(

Sen göçeli buralardan iki yıl oldu....ama hep sendin şarkılarında...

Download Opera, the fastest and most secure browser
November 2009
S M T W T F S
October 2009December 2009
1 2 3 4 5 6 7
8 9 10 11 12 13 14
15 16 17 18 19 20 21
22 23 24 25 26 27 28
29 30