Skip navigation.

exploreopera

| Help

Sign up | Help

Pinhani Günlüğü

www.pinhanifansite.com

sanırım

insan birçok şeyden emin olamıyor . aynı şeyle ilgili tutarsız düşünceleri oluyor . dün bir konser verdik . çok olumlu ve çok olumsuz şeyler okudum bu konserle ilgili . ben de emin değilim . sanırım güzeldi , sanırım güzel değildi ... eminim daha güzel olabilirdi :smile:
albümle ilgili de farklı düşünceler var . sanırım güzel oldu , ama eminim daha güzel olabilirdi . iki albüm var , kıyaslama yapmak şimdilik kolay gibi duruyor . biri eski , diğeri yeni . aradan yıllar geçtiğinde belki 6 albüm daha yaptıktan sonra onlar "Pinhâni'nin ilk albümleri daha güzeldi be abi" diye anılacaklar belki de . şimdi rakipler , o zaman bir dönemi birlikte temsil edecekler .
albümle ve konserlerle ilgili yorumlar iki kanaldan bize ulaşıyor . biri bize atılan mailler ya da çevremizdekilerin yine sadece bize ulaştırdığı yorumlar . yani bir kısmı sadece bize ulaşan yorumlar . diğerleri de herkesin okuyabileceği , gazete , dergi gibi şeyler (ki bu albümle ilgili neredeyse hiç yazı çıkmadı) ve internetteki forumlar , sözlükler vs . sadece bize ulaşan yorumların %99'u olumlu . herkesin okuyabildiklerinde ise genelde olumsuz eleştiriler var . bunun sebebi konusunda çok iyimser değilim . belki bizim kızacağımızı düşünen bu insanlar bizden korkup yüzümüze hep olumlu şeyler söylüyorlar . ama sanırım bu fark , bize "haddimizi bildirmek" isteyenlerin çokluğundan değil , motivasyonundan kaynaklanıyor . tabi bundan da emin değilim :smile:
ilk albümün hatrına , ikinci albüm henüz basında kendine yer bulamamasına rağmen büyük müzik marketlerde en çok talep gören albüm haline geldi . buna şaşırmadım desem yalan olur . belki bir daha hiç yaşamayacağımız birşey bu , bu ikinci albümün beğenilmesine bağlı . bugün günlük yazısı yazarak bu anı da tarihe düşmüş oldum .
bu arada ne kadar dinlemediğim albüm varsa hepsi en çok satılan albümler listesinde :smile: tabi araya karışan güzel albümler de var . umarım bizimki de onlardan biridir ...
sanırım benden başka da bu günlüğe yazan olmayacak , tamam anladım şarkı sözü yazmak zor geliyor da , şuraya iki satır karalayın be birader ( zevkliymiş ha böyle herkesin okuyacağı şekilde mesaj yollamak , böyle BBG gibin , Ünlüler Çiftliği gibin bişeymiş :smile: )

sinan

sonunda

sonunda hastalandım , beklenen son . 17sinde albümü ve kapağını teslim etmek için haftalardır doğru düzgün uyku uyuyamadım , 18inde de konserler başladı , tüm tedbirlere rağmen vücut iflas etti . yarın ise önemli bir konser var . zaten herşeye verdiğim aşırı önem beni bu duruma getirdi:)
bir şekilde yerimizi alacağız elbet , hep iki solistli bir grubum olmasını istedim ama kısmet olmadı , aslında bir dönem öyle bir grubumuz oldu ama , insanın doğası gereği bu grup çok yaşamadı , yazın tatile gittim ve döndüğümde gruptan atılmıştım . halbuki şimdi iki solistimiz olsa , konsere de bensiz çıkıverirlerdi , en azından kenarda yalandan gitar çalardım . şimdi kolaysa bu vaziyette 20 küsür şarkı çal söyle :smile:
sonunda albüm de çıktı . gidişat ilk albümdekinden farklı gibi dursa da , aslında çok benzer şeyler oldu . ilk albümde talep olmadığı için albüm gecikmişti . çıktıktan sonra da uzun süre çoğu şehre gitmemişti . bu defa konser talebinden dolayı kaydı geç tamamladık . tamamladıktan sonra da gecikmeler oldu . bu defa eldeki baskı , talebi karşılamıyor diye albümün çıkışı birkaç gün gecikti . aslında geçen salı - çarşamba çıkabilirdi . normalde bugün de çıkmayacaktı ancak çok ısrar ettim . hasta hasta beni kırmadılar ve albüm çıktı . pazartesiye kalsaydı heralde çok moralim bozulurdu . ticaretin müziğin bu kadar içinde olması ve albümü henüz dinlememiş kişilerin albümle ilgili söz sahibi olabilmesi çok garibime gidiyor . böyle şeyler benim olduğu gibi müzikle uğraşan herkesin müziğe olan ilgisini törpülüyordur sanırım . önümüzde bolca açık hava konseri var ve benim acilen iyileşmem lazım . umarım bu defa uzun sürmez ama hiç kısa sürmedi ki benim hastalığım ...

sinan

albüme çeyrek kala

albüm son günlerde çok hızlı ilerliyor . şarkıların bazıları hazır , bazılarının biraz işi var . albümün ön kapağı da bugün hazır oldu gibi . nisan ayında konserlere tekrar başlayacağız , inşallah o zamana kadar albüm bitmiş olur , çok zaman da kalmadı . geçen albüm kaydında çok kar yağmıştı ve kayıtlar aksamıştı , zaman zaman fırtına çıkmış ve deniz otobüsleri de iptal olmuştu . bu defa böyle aksilikler fazla olmadı . ilk albüme katkım bu albüme göre çok daha az olmuştu , bu yüzden çok sevinçliyim . ancak katkı yaparken çok ciddi tereddütler yaşıyorum . karar vermek zor bir iş , geri dönülmez kararlar almak çok zor geliyor . yapılan albümün tüm grubun içine sinmesi için çok dikkatli olmak lazım , bu da zor bir görev gerçekten . ama neticede yapılan şey bir albüm , memleketi kurtarmıyoruz , çok da abartmamak ve keyfini çıkarmak lazım ...

sinan

şapka ve carpe diem

buraya yazacak çok şey birikti , geçen ay Akın Abi'yle verdiğimiz Trio konserleri çok hoş bir deneyim oldu , şimdi bir tanesinin kaydını dinliyorum , harika bir hatıra . bu ay arada sırada Murat Çelik'e eşlik ettim ,onun da bana çok faydası oldu . albüm kaydı sürüyor . geçen albüme 12-13 şarkıyla girmiştik , 10 tane kalmıştı , bu sefer 10 taneyle başladık . neyse ki hepsi albüme giriyor , en kritik dönemi atlattık . bazıları şimdiden albümdeki hallerini aldılar . bazılarının biraz daha renge ihtiyacı var , ama temelleri sağlam oldu . sanırım ikinci albüm çıkınca konserimiz renklenecek , çünkü insanlar bilmedikleri şarkıya katlanamıyor ve biz de sürekli insanların bilmediği şeyler çalıyoruz . bu günlük sadece ben yazdığım sürece pinhâni günlüğü olmaktan çıkıyor , ilgi(siz)lere duyurulur:) ayrıca pinhâni yazarken artık ısrarla şapka koyuyorum . bir hata yaptık , yavaş yavaş düzeltelim .
ek: eskişehir'deki tüm konserlerimizi verdiğimiz Carpe Diem bugün kapanıyor . Son zamanlarda Eskişehir'in yaşamak için çok güzel bir yer olduğunu düşünmeye başlamıştım . Carpe Diem kapanınca garip bir şekilde Eskişehir'in cazibesi azaldı gözümde . Umarım başka güzel yerler de vardır Eskişehir'de , ya da açılır . Türkiye'de kendimize en yakın bulduğumuz yerlerden birinin kapanması hepimiz için üzücü oldu . Bundan son anda haberimiz oldu ve bu yüzden orda son bir defa daha çalamadık , kısmet değilmiş ...

sinan

gemlik

bizimle ilgisi olmayan kişiler para kazanmak için sahte afişler asmışlar , sahte biletler satmışlar ...
çok can sıkıcı . gemlik gibi çok dinleyicimiz olan bir yerde böyle birşeyin olması çok üzücü , henüz gitmemiştik oraya . sanırım bir insanın sadece müzik yapması mümkün değil . garip bir sürü insanla ve olayla uğraşması lazım her zaman için . ne kadar ilginç bir durum , bir ara konserlerimiz olduğunda yolladığımız posterleri asmıyorlardı , ilgilenmiyorlardı . şimdi ise sahte poster basıp her yere asıyorlar . yok mu bunun ortası ? bu insanlar aynı tip insanlar . her durumda olan bize oluyor , bu defa farklı olarak bazı dinleyiciler de mağdur oldu , tabi bu daha da üzücü ve sinir bozucu bir durum ...
sinan

hareket

doğum günleri eskiden bu kadar hüzünlü değildi , muhtemelen ilerde daha da hüzünlü olacak . geçtiğimiz yıl hayatımın en hareketli yılıydı , ama önümüzdeki senenin daha hareketli olmasını istemiyorum .
sinan

adana-mersin-antakya-antep turnesi

çalma ve uyuma dışında sürekli yemek yeme ile geçti:-)yorgun,çok tok ve epey mutluyum..
akın.

izmirden

konserler arka arkaya gelince işin zevki en azından benim için kaçıyor , bir süre sonra boğazım acımaya başlıyor . bu sefer de zorlu konserler arka arkaya geldi , beni en zorlayan balans ve bios konserleri sanırım , uzun çalmaya çalışıyoruz her iki yerde , üstüne de daha kısa bir izmir konseri daha verdik , aslında bu konseri çok büyük bir seyirci kitlesi izliyor ve televizyonda yayınlanıyor , ama biz de bu tip konserlere hep yorgun çıkıyoruz , daha dikkatli olmak lazım sanırım . dün de ufak aksilikler oldu yorgunluktan .

izmirde güzel bir zaman geçirdik her zaman olduğu gibi , van basten'den arkadaşım mehmet ve onun grubu drunk ile her sefer birlikte çalma etkinliğimizi sürdürdük . çaldıkları şarkıların bazılarını sevmiyor olmama rağmen büyük keyif alıyorum .

izmirdeki ikinci konserimizden sonra yüksek sadakat'in konseri vardı , yeni vokalistleri kenan abi , akın abinin arkadaşı olduğu için ilgiyle izledik . gerçekten birlikte ilk konserleri olmasına rağmen müthiş bir uyum vardı . bulutsuzluk özlemi'nden bir şarkı çaldılar , akın abiyi de sahneye davet ettiler , çok hoş oldu . sound baya zengindi . sonra pamela çıktı sahneye , onu da ilk kez seyrettim . bizden çok farklı bir anlayış vardı sahnede , ancak kendi içinde çok tutarlıydı , herşey şova yönelikti , enstrümanlar telsizle ses iletiyordu ve bu yüzden müzisyenler sahnede özgürce hareket ediyordu , aynı örgürlüğü bana verseler pek işime yaramaz ama pamela ile birlikte çalan müzisyenler bu özgürlüğü doyasıya yaşadılar .

konserden sonra mavi bara gittik , sowhat grubu sahnedeydi . bir gün önce de onlar bizi dinlemeye gelmişlerdi . kısa bir süre bize sahnelerini verdiler , akın abinin şarkılarını çaldık , sanırım en güzel performansımızdı , belki kısa olduğu için bana öyle geldi . gecenin sonunda alsancakta elektrik kesintisi manzaraları vardı . toplu halde insanlar barları terketti . bir anda tüm seyyar satıcıların etrafı insan doldu . biz de önce midye dolma , sonra da söğüş yedik ( her zamanki gibi yine zararsız sağlıklı besinler )

günlüğe düşeceğim son not ;
dönüşte thy bankosu önünde kimliklerimizi istediler , ben de bizim ekipten birine espiri olarak " yahu bizi tanımıyorlar mı , ne kimliği:) " dedim . güya kendimle dalga geçiyordum , bizi fazla tanıyan çıkmıyor ya , ama bu sefer öyle olmadı , diğer bankodaki görevli beni duydu ve " biz sizi tanıyoruz , cuma bios'taydık " dedi , tabi ben de bir uygulamaya daha son verdim , bundan sonra böyle espiriler yapmayacağım :smile:

sinan

telli turne

turneden aklımda kalanlar ;

çok yedik (gereğinden fazla yani)
çoğu zaman uykumu alamadım
konserler geçen yıla göre daha doluydu ama seyirci sayısı bazı yerlerde beklediğimizden azdı
ilk defa gördüğüm şehirler genelde beklediğim kadar güzel değildi , en çok erzurum'u beğendim , en ilginç yer orasıydı bana göre
trabzon'da gitar amplifikatörlerimizden biri radyo yayını yaptı kendi kendine , kullanamadık , neyse ki yedek bir tane buldular
bu turneden önce tellerimi biraz daha kalınlaştırdım , yeni tellere alışmam zor olacak
küçük yaştaki dinleyicilerimizde ciddi bir artış vardı (dizi müziği yapmanın etkisi olsa gerek)
dedemiz Turan Yanbeğ'in (mahlas olarak Pinhani'yi kullanan) memleketi Bayburt'tan geçtik , ailemizde Bayburt'ta doğmayan ama Bayburt'u gören ilk insan oldum ( Bayburonot denilebilir ) , dedemizin babası olan Mahmut Kemal Yanbeğ'in adının verildiği ilköğretim okulunu ziyaret ettim . ben kendimi tanıtınca okulun öğretmenleri oldukça şaşırdılar , ilk defa çalıştıkları okula ismini veren kişinin bir akrabasıyla tanışıyorlarmış (onların yorumu) :smile: yine dedemin uzun yıllar yaşadığı Trabzon'u da ilk defa gördüm

ilk defa yenilen-içilenler ;

gilaburu suyu : kayseri yöresinde yetişen bir meyvanın salamurasından yapılan ilginç bir içecek
sivas köftesi : yayvan yuvarlak az baharatlı bir köfte
cağ kebabı : ben yiyemedim , akın abi yedi galiba , erzurum'un meşhur kebabı , ama çağ değil cağ imiş , bunu öğrendim
tırnak paça çorbası : erzurum'dan , ağır olduğu için içmemize müsade edilmedi:)
akçaabat köfte : trabzonsporlu futbolcuların şehir dışındaki kamplara getirttiği sarımsaklı köfte
sucuk içi : normalde sucuğun içine konulan kıymanın tabaktaki hali
yağlama : kayseri'de midemiz patlamak üzereyken son darbeyi vuran şey , yufkadan yapılıyor galiba , yoğurtla yeniliyordu , sonrasını hatırlamıyorum

sinan








cümbüş

epeydir kimse birşey yazmamış , ben sessizliği bozayım . cumartesi kendime cümbüş aldım . perdesiz aletleri çalmak konusunda fazla deneyimli değilim ama dizi müziğinde cümbüş kullanmak istedim ve o sırada cebimde kalan son parayla cümbüş aldım, tesadüfen zeynel abidin cümbüş'ün dükkanının önünden geçiyordum , hatta biraz param eksik geldi tabi bişey demediler, neyse ki akbilim full+full , eve dönüp hemen başladım çalmaya . dün ve bugün de dizi müziği için kayıt yaptık Tanju abiyle . cümbüşte baya zorlandım ama Tanju abi çaldıklarımı derleyip toparladı her zamanki gibi , bişeye benzedi . şimdi de onları dinliyorum . çocukken basket oynayıp kameraya çekerdik , akşam da izlerdik . babam da " bütün gün haytalık yapıyorlar , akşam da oturup izliyorlar " derdi , işte şu anda yaptığım onun gibi bişey:)
sinan

May 2008
SMTWTFS
April 2008June 2008
123
45678910
11121314151617
18192021222324
25262728293031