Skip navigation.

Günde bin kez ölmenin FİRAK koymuşlar adını!

Keşke diyorum, bir yağmur gibi tazelenebilse ömrüm

ÖZLÜYORUM

Özlü(yorum)

Neyi hatırlatıyor bu bakış?
Bu yağmur kimden hediye?
İçimin derinliklerine, ruhuma dolan bu gramofon sesinde hangi acılar saklı?
Bir ben miyim yaşadığı zamana sığmayan?
Türk filmlerinde izlediğim sevgi dolu zamanlar bir beni mi unutmuş?
Bu mekan, bu insanlar neden bu kadar yabancı?
İçimde derin bir özlem bilmediğim zamanlara ve hiç gitmediğim yerlere...

Özlüyorum güzellikleri...
Bazen bir ağacı delice, koparılmamış bir çiçeğin kokusunu...
Tertemiz bir havayı ciğerlerime çekmeyi .
Simsiyah bir gecede yıldızlara bakmayı ve bembeyaz umutlar doldurmayı içime , hayaller kurmayı , gülüşmeyi dostlarımla , türküler söylemeyi sözlerini unutarak hep bir ağızdan...

Özlüyorum...

Ayın doğuşunu izlemeyi ve dans etmeyi ay ışığında ...
İlk gurbete gidişimi, ailemi ilk özleyişimi....

Özlüyorum...

İşsizliğin olmadığı yüzü gülen insanların olduğu bir ülkeyi...
Sokağa terk edilmeyen çocukların mendil, sakız satmadığı , elma şekeri yiyebildiği yerleri...

Özlüyorum...

Sırtıma çantamı alıp “ben özgürüm “ diyebileceğim zamanları...
Gezmeyi ülkemi adım adım ve bilmediğim ülkeleri görebilmeyi...
Dünya denen şu evrende ne kadar varım ve ne kadarı bana ait bu evrenin anlayabilmeyi...

Özlüyorum..

Doyasıya sevmeyi bir çocuğu, evcilikler oynamayı, kaybolmayı masallarda ve prenses olmayı bilinmeyen ülkelere...
Varyemez Amca’yı, Çılgın Pilotu, Kupa Kraliçesi’ni...
Susam Sokağını aramayı çıkmaz sokağımızda..

Özlüyorum...

Komşunun külüne muhtaç olup çekinmeden çalabilmeyi kapısını...
Gecenin bir yarısı sarhoş küfürleri duymadan uyuyabilmeyi, insanların birbirini rahatsız etmeden yaşamayı öğrenebileceği zamanları...

Özlüyorum...

Sokaklarda rüzgarın yaydığı çiçek kokularını ciğerlerime çekmeyi...
Ağaçların kesilip apartman dikilmediği , yeşilin betona tercih edilmediği o umutlu zamanları...

Özlüyorum...

Beyinlerin paraya endekslenmediği, bir yüreği olduğunu keşfedip, kendi içinde yolculuklara çıkarak, ruhunu zenginleştiren insanların çok olduğu ve değer bulduğu , o yaşanmış , belki de hala bir yerlerde saklı, unutulmuş zamanları...

Özlüyorum...

Ayakkabı boyacısının şevkle boyadığı ayakkabıdan aldığı hazzı...
Uçurtma uçurmayı maviliklerde ve oturup kayalıklara izlemeyi denizi, doyasıya içime çekmeyi kokusunu , kumlara adımı yazmayı ve kalp çizmeyi bir yanı hep kırık ve sorularla dolu...

Özlüyorum...

Mektup almayı sevdiğimden…
Heyecanla mektubu açmayı ve okumayı yürek değmiş her kelimeyi, hissetmeyi yanımda ve cevap yazmayı bütün sözcükleri hasrete bulayarak...

Özlüyorum...

Mevsimleri yaşamayı...
Sonbaharda dolaşmayı dökülen yaprakların arasında ...
Kurumuş ağaçlara umut bakmayı ve beklemeyi ilk çiçek açışını erik ağacının...
Bembeyaz bir gelinlik giymişçesine karla örtülmesini doğanın....
Buz tutmuş küçük su birikintilerine basıp çıtır çıtır kırmayı buzları...
Acemice kardan adam yapmayı ve ıslanmayı sırılsıklam...
Sobanın arkasına kurulup, babamdan masallar dinlemeyi…

Özlüyorum..

Kokulu silgilerimizi paylaşmayı ilkokul sıralarında.
İlk kavgamı sıra arkadaşımla ve ilk sevdamı içinde çocuksu düşlerimi barındıran...

Özlüyorum...

Telefon beklemeyi sabırsızlıkla... Kıpır kıpır edişini yüreğimin, o tatlı aşk heyecanını...

Özlüyorum...

Yatağıma uzandığımda düşünmeyi bir insanı bütün sorunlardan uzak...
Hayaller kurmayı uçuk kaçık ve derin derin bakmayı sevgilinin gözlerine...
İlk kavuşmasını ellerin , sarılmayı sımsıkı , yaslanmayı bir kucağa tereddütsüz...
Ve paylaşmayı yüreğimi...

Özlüyorum...

Vefasızlığı bilmeyen, paylaşılan anların değerini bilip, hatırlayan, hatır bilen, yürek paylaşan dostları...
Televolelik yaşamların özenilmediği, insanların basitlikleriyle değer bulmadığı, emeğe saygının, insana saygının olduğu, insanlığın değer bulduğu bir dünyayı...

BEN GALİBA BANA YAŞAMA SEVİNCİ VEREN, TÜM ÇİRKİNLİKLERİNE RAĞMEN İNSANLARI SEVDİREN, ASLINDA YAŞAM DENİLEN OLGUNUN TÜM GÜZELLİKLERİNİN SENDE SAKLI OLDUĞUNA İNANDIĞIM SENİ ÖZLEDİM…

Herşeyi yaşasak da özlediğimiz birşeyler her zaman olacak...Ya kaybedilenleri özleyeceğiz ya da sahip olamadıklarımızı , yaşamadıklarımızı....

Sonuçta hep özleyeceğiz...
Hep özleyeceğiz....
Abdullah Karaman

ÖZLÜYORUM....

İLK DEFA TÜRK OLDUĞUMDAN UTANDIM!

LÜTFEN GÜLÜMSE BANA

Sen Hep Gülümse Bana
Öyle güzel gülüyorsun ki…
Sen güldükçe ben ancak avaz, avaz susuyorum.
Sen güldükçe ben susuyorum, sustukça sana susuyorum.
Sen hep gülümse bana.
Sen güldükçe güller özeniyor sana
İçim içime sığmıyor
Sen güldükçe baharlar hep benden yana.

Ne kadar da güzel,
Yanındayken bile sana bir özlem gizlemek.
Ne kadar da güzel,
Yüreğimde yıllardır özlenen bir aşkı,
Şimdi gözlerinde izlemek.

Gözlerin hep gözlerimde kalsın,
Bu sevda beni benden aldıkça alsın istiyorum.
Sen hep gülümse bana
Sen gülümse ki
Bakışlarına eşlik etsin alev dudakların.
Sen ey sevgili
Sen nazlı gülü asil toprakların.

Oğuzhan Atar


ADI EFKAN












KİMDİR PEKİ O?
ADI: EFKAN
SOYADI: ŞEŞEN

1963 yilinda Istanbul`da dogan Efkan Sesen, Arhavi`li bir ailenin ogludur. O yillarda babasi Hava Astsubayidir ve çocuklugu Kadiköy`de geçer. Ilk, orta ve liseyi basariyla tamamlar.

70`li yillarin sonunda dönemin gençlik hareketlerinde yer alir ve 1980-1987 yillarini Istanbul Cezaevlerinde geçirir. Müzige olan yetenek ve ilgisi burada açiga çikar. 1986-1990 yillarinda Grup Yorum`un solistligini yapar.

1991 yilinda bu süreçten kopan sanatçi, yasamini müzikle devam ettirir. Enstürman olarak Gitari seçer. Kisa sürede ögrenir ve sözleri, ezgileri kendisine ait eserler üretmeye baslar. 1995 yilinda Didar Sesen ile evlenir.

Ayni yil Dokuz Alti Yollarinda adli albümü Hades Müzik Yapim tarafindan piyasaya sunulur. Sirasiyla; 1995 yili sonunda Gün Agarirken, 1996`da Göçer Oldum, 1997`de Merhaba, 1999`da Gözleri Hala Çocuk adli albümleri çikar. 2001 Ekiminde de son albümü Dar Kapilar piyasadadir.

1996 yilinda esi Didar Sesen`in albümü Sitem, söz ve müzikleri, düzenleme ve yönetmenligi kendisine ait özel bir çalismasidir. Her ne kadar kendi çalismalari disinda özel bir ugras içinde olmasa da, 2001 yilinda çikan Engin Karademir`in Tuzak adli albüm çalismasinin aranjörlük ve yönetmenligini de yapmistir.
Sanatçinin Ezgi adinda kizi, Sinan adinda bir oglu vardir.

Efkan Sesen için en temel olgu Ailesi, gitari ve emek verdigi üretimleridir. Gençlik yillarinin onda yarattigi kisilik, popüler kültürün disinda mütevazi aile yasami ve müzige gönül vermisligidir. Gerek yasaminda gerekse eserlerinde bu bütünlük gözden kaçmaz. Ona temel kazandiran bu geçmis, çalismalarinda, kendi özgünlügünü samimi sunmasini getirir.

Grup Yorum`la birlikte oldugu yillarda, grubun özgün çikisinda sesiyle yeralan sanatçinin bu özelligi her dönemin gençligince belleklerde taze kalmistir.
1991 yilinda bu özelligini, gitarda yogunlasip, söz ve müzikleri kendisine ait eserler üretmekle bütünlestirir. Kisa sürede ögrendigi bu enstürmanla bir yil özel bir müzik evinde kurslar verir.

Ilk eserleri baslangiçta slowdur. Yogun süreçlerin disina çikmis ve içinde yasadigi kosullarda kendi iç dünyasini yansitmistir daha çok. Bu samimiyet sonraki albümlerinde de degismeyen bir özelliktir ve Efkan Sesen`in müzik piyasasinin insani kosullayan, kaliplara sokan handikaplarindan uzak, popüler olmayan kendisine özgü bir üslup yakalamasi ve devam ettirmesinin de nedenidir. Bu üslup, bir kisminin disinda olsa bile, gerçegin bütününü gözeten ve kendisi gibi yasayanlarin paylastigi ve sevdigi üretimlerinin; konu, içerik, ezgi ve düzenleme biçimleri farkliliklar tasisada ( hatta albümler farklilassada ) bir ifade ortakligini olusturur. Çünkü yasamin, her biri degisime ugrayan ( kendisinide içine alan ) farkliliklarinin adi gerçek ise; üretimlerindeki degismelerinde buna sadik kalis samimiyetide, degismeyen özelligi olmustur sanatçinin. Kendisi, yasami, eserleri ve sevenleri kalici bir uyum olusturmustur.


Gün Agarirken albümü, onun elestirileride görmezden gelmediginin kanitidir. En çok sevilen albümüdür sanatçinin. Ilk albümünde daha çok bireyin iç dünyasini yansitan sanatçi, bu çalismasi ile toplumsal içerigi ön plana çikarmis ve yalin bir düzenleme ile türkü formu agirlikli bir çalisma sergilemistir.

Sanatçi, bir sonraki Göçer Oldum ile yenilik arayislarina girmis, düzenlemeleri ilk defa kendisi yapmis ve genis bir alt yapi kullanmistir. Ardindan sirasiyla çikan Merhaba ve Gözleri Hala Çocuk adli albümler biraz daha dinamik ve popüler müzige yakindir. Ama öz olarak, temel degerlere tutunma özelligi tasirlar. Seyrekte olsa dinleyicilerinden gelen bir elestiri, Gün Agarirken gibi bir çalisma olmayisi idi. Bu albümü sevenlerin çoklugu ve yaptiklari tercihe sanatçi, samimiyetini sunar: "Ben ne yasiyor, ne görüyorsam onu hissediyor ve üretimlerime yansitiyorum, bundan vazgeçemem". Yani, çevresinde, yasaminda ve kendindeki birbirine bagli degismelere, kisaca gerçege bagli kalmak. Bunu umuda, yasamin güzel tarafina sarilmayi ( aci ve hüzne ragmen ) ihmal etmeden yapmak. "Cilveloy", "Vakitsiz", "Yaraliyim", "Gözleri Hala Çoçuk", "Rüzgar Ol" vb eserler vazgeçilmez güzellikleri hüzün ve coskuyla verir. Ama sanatçinin da inkar etmedigi bir sikinti vardir gizliden gizliye.. Yozlasmanin , çürümenin boyutlarinin daha bir derinlesmesi, toplumsal ve insani degerlerin, hizla yok olmaya yüz tutmasi.

Bunun yansimalarini son albümü olan Dar Kapilar`da çok net görmekteyiz. "Gitmeliyiz", "Mor Daglar", "Yana Yüregim Yana", "Ey Civan", "Dönecegim Birgün", "Dar Kapilar", "Sevgi", "Istemedin Ya", vb eserler, çürümek ile öz degerleri korumak ve onlara dönmek noktasindaki ikilemde kesin tercih zamani oldugunu anlatir.
Efkan Sesen, Artvin yöresi derlemelerini, enstürmantal bestelerini, türkü ve bati formundaki üretimlerini ayri projeler seklinde biçimlendirmeyi düsünürek çalismalarini sürdürmekte. Ayrica Anadolunun birçok yöresinde konserler vermeye ve etkinliklere katilmaya devam etmektedir

Bu faaliyetler, zorluklara karsin, ticari bir olgu olmasindanöte daha çok gönül ve kültür isidir. Ama yasamini müzikle sürdürmeye çalisan bir sanatçinin, gittikçe bozulan bir organizasyon ahlaki karsisinda ayakta kalmasi da zordur.

Efkan Sesen, herseye karsin, kendisini sevenlerle paylastigi o güzel atmosfere duydugu sevgi ve saygiyla yoluna devam ediyor....
Download Opera, the fastest and most secure browser
January 2010
M T W T F S S
December 2009February 2010
1 2 3
4 5 6 7 8 9 10
11 12 13 14 15 16 17
18 19 20 21 22 23 24
25 26 27 28 29 30 31