Çeşmek be zen sitâre ez men mekon kenâre

yıldız göz kırp benden uzak olma...

Subscribe to RSS feed

çünkü...

çünküsü şu...

bu akşam bişey deneyeyim dedim.
alinin ve ömerin son derece uyanık, kuduruk olduğu,
yani bizim evin en hareketli olduğu,
oyuncakların ve koltuk yastıklarının havada uçuştuğu
prime-time saatimizde matmazele bulaşıp
ufak-tefek netbukumu açtım
çünkü aklımdan o annemin eteklerine süründüğüm cümle geçti
genelde ali ve ömeri uyuturken matmazel kafamın içinde döner döner
kalbimin hafızasını kurcalar
birkaç anı birkaç görüntü bırakıp gider
çocuklar rem uykusuna geçer geçmez de acele acele bir soluk yazar çıkarım
-burada aklıma bişey daha geldi, bu akşamla ve konuyla hiç alakası yok ama demezsem içimde kalır
bir zamanlar ricoys diye bir şampuanın reklam sloganı vardı hani yıka ve çık diye
işte onun azerilerdeki versiyonu çimirem- çıkirem imiş.-
neyse
benim de
günlüğümsü, zaman zaman şiirimsi, öykümsü ve aslında gizliden kalın bir roman olmaya öykünen
karakalem eskizlerimden şu sonuncusu, yazıp çıkılamayan deneyimsi olmuştur, olduğu gibi buraya astım.
ben zaten klavye kullanmaya hala alışamamış, iki işaret parmağını kalem olarak kullanan, kaleme ve deftere sarı teksir kağıdına hala inanan, tuşlara basma hızı kafasından geçenlere yetişemediği için sürekli cümlelerini unutan bir eskici olduğumdan
ali ve ömerle yazabildiğim bu birkaç cümle çok kıymetlidir.
aslında yazarken arada yaptığımız faaliyetleri de matmazelin eskilerinin arasına parantez içinde ekleseydim, yazı çok eğlenceli olabilirdi.
mesela,
birinci cümleyle ikincisi arasında ömere yemeğini yedirmek için aliyle yaptığımız soytarılıkları,
beşinci cümleyle altıncı cümle arasındaki evin içinde bisiklet sürme aktivitemizi,
birkaç satır sonraki yakalamaç oyunumuzu
son cümleden önce aliyle yaptığım çorbanı içmezsen çukulata yiyemezsin pazarlığını,
yazabilirdim.
yazarken çok eğlendim ama matmazelin kulağını da çektim, lütfen vakitsiz bulaşma bana diye.
çocuklarla bir sonraki aktivitem ancak yarım kalan masalımı onlarla tamamlamak olabilir.

bütün bu ıvır zıvırı şunun için yazdım,
o başı yıldızla işaretli, çerçevelenmiş şey alinin ilk yazısıdır. tüm bu anlattıklarımın finalinde, bilgisayarın yerini keşfedip, minik elini ustaca hem de annesinden daha hızlı, klavyenin üzerinde gezdirip yazmış ve matmazelin vakitsiz salvosuna noktayı koymuştur. ve o yazılanlar içinde aslında en anlamlısı alinin dediğidir.
vesselam...

matmazelin eskileri (bi numara yok. çünkü...)

şimdi istanbulda olsaydım falan filan yapabilirdim dediğim zamanlarda
hep keşkeli cümleler kuruyorum
ilk cümlem genelde ah biraz daha biyoloji çalışaydım şimdi cerrahpaşadaydım oluyor
sonra yine kendimi teselli ediyorum
teselli etme konusunda o kadar ustayım ki
çünkü ben iyi bir yalancıyım ve iyi yalanlar söylüyorum
mesela diyorum ki kendime
şimdi istanbulda olsaydım eğer,
steril ve korunaklı ve kusursuz annemin etekleri
hayatı öğrenmeme engel olacaktı belki
ne güzel bir yalan değil mi
hem hayatı öğrenmek de ne demek oluyor ki
onyedi yaşında bir kız çocuğu için
tek başına belediye otobüsüne binmek
yeni arkadaşlar edinip çabucak hayal kırıklıkları yaşamak
ev yemeği yiyememek
rektörlüğe gidip bir kaç resmi iş halletmek
bankaya gidip harç yatırmak
yurdun çalışma odasında en köşedeki masayı kapmak
bir üst sınıftakilerin çömez-eşek şakalarını yemek yutmak
bunlar mı hayatı(!) öğretecek sana
hiç zannetmiyorum
pek sevgili kendim, sana söylüyorum
gerçek olan ne biliyor musun
istanbula dair kurduğun şiirli şarkılı kitap fuarlı seminerli beyazıtlı sultanahmetli konserli boğazlı tüm o sosyal(!) faaliyetleri zaten yapamayacaksın
çünkü sen istanbulda da olsan orada da olsan burada da olsan
tıp öğrencisisin

***(l9ç.öi
-I?İu. hlczxJKUHYGFDSWFETR54.Şulçökjmhngbfdzsw3qs5tr4e321"öm nbgfvocı3sxy21zt"a<r4ew^'Q! ")

matmazelin eskileri (beş)

ranzanın üst katından mektuplar-iki-


sevgili ranza komşum
sana bu mektubu amfinin en arka sırasından yazıyorum
buradan herkesi ve herşeyi rahatlıkla görebiliyorum
ihtiyacım olan ne varsa aldım yanıma
kantinden çift plastik bardakla çay,
istanbuldan 'Dergah' ve 'İsmet Özel'
geçen yıldan ajandam,
ve güzel yazdığı için 'bic'marka tükenmez kalemim...
ders boşmuş, sanırım bunlarla idare edebilirim
henüz yeni tanışıyoruz sınıftakilerle
herkes uzak şehirlerden gelmiş ve herkes annesini özlüyor
ve herkesin bir mensubiyeti var
mensubiyet nedir diye sorarsan
bu aralar böyle değişik laflar kullanmayı seviyorum
şu-cu ya da bu-cu da diyebilirdim
ama böylesi kulağa daha hoş geliyor.
annemler bana herhangi bir mensubiyeti uygun görmediği için
şu-cu ya da bu-cu ların evlerinde kalmıyorum zaten
galiba derslerimin etkileneceğini düşünüyorlar ne bileyim
aynı burası gibi, amfinin en arka sırası gibi yani
eşit uzaklıktayım herkese
aslında bir yerlere intisab etme konusunda çok hevesliydim
şimdi de intisab dedim biliyorum o da mensubiyete benzer bişey işte
lisedeyken okul kapısına gelip seyyar kitap satan abi,
hani başıma şu ismet özeli saran adam
ya hu okuyorum okuyorum bi daha okuyorum
bilmece çözer gibi
çözdükçe dolaşıyorum dolaştıkça bi daha okuyorum
hiç lisede ismet özel okunur mu
yakup kadri halide edip okuyup roman özeti çıkarırken
insanın eline ismet özel tutuşturulur mu
işte o abi
bir kitap daha verdiydi bana
su üstüne yazı yazmak diye
kitabın ismi ne güzel değil mi
evet kitap da çok güzel muhakkak okumalısın
ne diyecektim
hani intisaba meylim var demiştim ya
sebebi o kitaptır aslında
tasavvuf, mürşid, derviş...
annemler duymasın ödleri kopar
neyse
birazdan gidip üç dört sıra önümde oturan kızlarla tanışacağım
adın ne nerelisin kaç kardeşsiniz gibi sorulardan sonra
nerde kaldığımı soracaklar biliyorum
ben de onlara böylesi daha güzel diyeceğim
hepinizi seviyorum diyeceğim sonra...


sevgili ranza komşum,
gelirken elektrikli su ısıtıcı almayı düşünüyorum
biliyorum yasak ama olsun
bir de
sallama çay mı, yoksa kahve mi seviyorsun
sohbetin yanına

doğum günü

ondört asırdır değişen bi’şey yok Efendim…

hala çocuklar namazı oyun sanıyorlar. namaz kılanların secdesini kolluyorlar, sırta tırmanmak için…

ali, bu konuda oldukça başarılı, hiç düşmedi şimdiye kadar. ömer ise yavaş yavaş tutunup ayağa kalkabiliyor ama o da yakında öğrenir.

keşke diyorum, akşamleyin bize gelseniz Efendim… ali ve ömerle tanışsanız… akşam namazınızı bizde kılsanız sırtınızda aliyle…

keşke diyorum, akşamleyin bize gelseniz Efendim… doğum gününüzü birlikte kutlasak…