turizmciden sevgi ve sevda dolu

neden siz de turizmci olmuyorsunuz?

Subscribe to RSS feed

Acı Çekmek

Ben seni seviyorum...
Niye mi?
Bilmiyorum
Aşık oldum...
Ve senin için ağladım
Dünya'ya ağladığım zannedildi
Senin için yıkıldım, sen anlamadın!
Yandım, korkum söylendi durdu
Söyledim, anlaşılmadım, anlaşılamadım
İlaç denileni içtim, zehirdi
Ve ben sonrasında öldüm;
Ve seni sevdiğimi sildim
Çünkü ben buldum sardığımı
Ama bana kimse demedi
öldüm, ama kimse bilmedi
Ve kalbim aşkı örmedi
Aşka gül dermedi
Kalbi, onun uğruna sermedi
Yapacağını o görmedi
Kalbim aşka güdülmedi
Son olsa da sana ölmek ve gelmek
Sana kalmak ve dalmak
Eğer yapacağım kül olsa da
Ben mezarımda gül olsam da
Belki kül olsam da
Bil ki; buram buram tül olsam da
Beni, sende bulsam da
Bu yalnız ve tek olacak
Ben sek sek oynayacağım
Burada, tek tek oynayacağım
Ve sen, evet sen; çeke çeke oynayacaksan
Hadi, oyna!
Çünkü beni bulamayacaksın
Ve şuna buna sataşacaksın
Belki sende, seninle olacağım
Ama yine beni bulamayacaksın
Bütün kirlere bulaşacaksın
Kirlerle bulanacaksın
Bende isti'nat bulacaksın
Uzun menzillerde maşuk-u namzet olacaksın
Güze uğramış goncaya döneceksin
Hücre hücre öleceksin
Ve tel tel döküleceksin
Yaprak yaprak söküleceksin
Boynu bükülümüş güle döneceksin
Lâkin bunların olmasına
İzin vermeden sana geleceğim
Ve seni olduğum gibi;
Seni olduğun gibi seveceğim,
Ve ben öleceğim...

Yalnız Adam'a

yalnızım
Bimem sanmak kolay mı?
Zamana adam diyorum...
Sanma ben karanlığım
Belki en safi yönden zaafım
Ve ben kimseye sızdım
Sonsuza kucak, yokluğa dudak kapadım
Tamam kabul etmemek
Selam vermek,
Sevmek
Hepsi bana, hepsi bende
Küstüm, rüzgardaki tüydüm
Sevdim son noktaya
Küldüm, ateşimdeki aşka
Güldüm, saf ve sap noktaya
Tek kayalara
En hızlı ve sıkı halimle
Kafa atıyorum
Tüh, ben neden böyleyim?
Ağlıyorum
Elimden geleni bilmiyorum
Ve ben haddi aşıyorum
Ya had beni aşıyor
Çok zorum
Evet, sana zorum..
Ve ben ölmeden önce sonum
Ve ben sensiz son'um
Şimdi yalnız, yarın ansız
Sonra sansız, belki şansız
Güneş'le tansız, güneş gibi vatansız
Azrail gibi apansız, ölüm: haksızlığa zulüm

Bilinmeyen



Biliyorum hasta beklemiyor sabahı
Buraya kadar çok emek haracandığını
Biliyorum mezar beklemiyor taze ölüyü
Bu emeklerin boşa olmadığını
Ama bir şeyi bilmiyorum biliyor musun?
Apaçık bir şekilde olan kabul edilme hedefini
Sanıyorum, şeytan beklemiyor günahı
Kalb olunacağım belki;
Devam edebilme, tenbellik damarıyla
Devam edememek künhüne vâkıf olmayla
Zaman olan kaderi yaratanı
Biliyorum ve öyle güzel ve hayır
Vermesini istiyorum olanı

Sana Öğretilen



Sabah uyanıp, beyaz örtüye
Öğle olmadan uyanık; böceğe, börtüye
Emin ol ki son tüye
Seni yalnız seni öğreteceğim

Tükenmeden güneş ışığı
Karın getirdiği beyaz kışı
Ve seni unutmayan bu bakışı
Sana yalnız sana öğreteceğim

Sevda topal kalbe para
Öpülmemiş yanağa yara
Biliyorum, sensizlik bana kara
Sende yalnız sende öğreteceğim

sana yalnız sana karar vereceğim

Hikâyesi Aşk

Bir vardı, bir yoktu
4-5 yaş ya var, ya yok bir çocuk vardı
Aşka müptelâ, kendi yaşıtına iki adım vardı
ve bir gün uzak diyara, kız gidiyordu
ve toprağa yüz tutmuş yüzler oldu
ve çocuk hüzne boğuldu
Yaş 9'a vurdu
Solmuş anılar yeşerdi, zihne doldu
ve sonra o kız az da olsa çocuğun yanında bulundu
ve sonrası hikâye, karartı, zulümle doldu
Sevgi oldu, tüm usa aşkla doldu
Oturuş aşka,kalkış aşka
Hayat, aşka oldu
ve gözler soldu
İki damla yaş doldu
Evet, çouk toktu
Aşk onu doyurmuştu
Zaman ölmüş, aşk gömülmüş, ateş sönmüştü
Sonsuza giden; muhabbet
bir damla sohbet
gezdim karsı, sincanı, afyonu, ıspartayı, eskişehiri
görmedim iman kadar güzel yari

aldım elime ışık ışık eserleri
tepeden tırnağa buldum harı

ben hep doğruluk doluyum

ve dolu doluyum
May 2013
M T W T F S S
April 2013June 2013
1 2 3 4 5
6 7 8 9 10 11 12
13 14 15 16 17 18 19
20 21 22 23 24 25 26
27 28 29 30 31