Skip navigation.

exploreopera

| Help

Sign up | Help

Kırmızı Gül

Dün,"Bugün",yarındı

Şehzade Mustafa Mersiyesi-Taşlıcalı Yahya Bey

meded meded yıkıldı bu cihânın bir yanı
ecel celâlileri aldı mustafa hânı

tolundı mihr-i cemali bozuldı dîvânı
vebale koydular âl ile âl-i osmânı

geçerler idi geçende o merd-i meydânı
felek o âanibe döndürdü şâh-ı devrânı

yalancınun kurı bühtânı buğz-ı pinhânı
akıtdı yaşımızu yaktı nâr-ı hicrânı

cinâyet itmedi itmedi cânî gibi anun cânı
boğuldı seyl-i belâya tağıldı erkânı

n'olaydı görmeye idi bu macerâyı gözüm
yazuklar ana revâ görmedi bu râyı gözüm

Tonandı ağlar ile nûrdan menâra dönüp
Gûşâde- hâtır idi şevk ile nehâra dönüp

Görindi halka dıtahrt-ı şükûfedâra dönüp
Yürüdi kulları ardınca lâlezâra dönüp

Tururdı hiddet ile şâh-ı cihân nâra dönüp
Otağı haymeleri karlu kûhaâra dönüp

Müzeyyen idi bedenlerle âkhisâra dönüp
El öpmeğe yüridi mihr-i bî-karâra dönüp

Tutuldı gelmedi çünkim o mâh-pâre dönüp
Görenler ağladılar ebr-i nevbahâra dönüp

Bir ejderhâ-yı dü-serdür bu hayme-i dünyâ
Dehânına düşen olur hemîşe olur hemîşe nâ-peydâ.

Ömer Hayyam'dan bir dörtlük

Dünyada akla değer veren yok madem,
Aklı az olanın parası çok madem,
Getir şu şarabı, alsın aklımızı:
Belki böyle beğenir bizi el alem!

Yunus Emre-Bana Seni Gerek Seni

Aşkın aldı benden beni
Bana seni gerek seni
Ben yanarım dün ü günü
Bana seni gerek seni

Ne varlığa sevinirim
Ne yokluğa yerinirim
Aşkın ile avunurum
Bana seni gerek seni

Aşkın âşıklar öldürür
Aşk denizine daldırır
Teselli ile doldurur
Bana seni gerek seni

Aşkın şarabından içem
Mecnun olup dağa düşem
Sensin dün ü gün endişem
Bana seni gerek seni

Sufilere sohbet gerek
Ahilere ahret gerek
Mecnunlara Leyla gerek
Bana seni gerek seni

Cennet cennet dedikleri
Birkaç köşkle birkaç huri
Sen istiyene ver gil anı
Bana seni gerek seni

Eğer beni öldüreler
Külüm göğe savuralar
Toprağım orda çağıra
Bana seni gerek seni

Yunus'durur benim adım
Gün geçtikçe artar odum
İki cihanda maksûdum
Bana seni gerek seni

Yunus Emre-Şöyle Garip Bencileyin

Acep şu yerde varm'ola
Şöyle garip bencileyin
Bağrı başlı gözü yaslı
Şöyle garip bencileyin

Gezdim Urum ile Sami
Yukarı İlleri kamu
Çok istedim bulamadım
Şöyle garip bencileyin

Kimseler garip olmasın
Hasret oduna yanmasın
Hocam kimseler duymasın
Şöyle garip bencileyin

Söyler dilim ağlar gözüm
Gariplere göynür özüm
Meğer ki gökte yıldızım
Şöyle garip bencileyin

Nice bu dert ile yanam
Ecel ere bir gün ölem
Meğer ki sinimde bulam
Şöyle garip bencileyin

Bir garip ölmüş diyeler
Üç günden sonra duyalar
Soğuk su ile yuyalar
Şöyle garip bencileyin

Hey Emre'm Yunus biçare
Bulunmaz derdine çare
Var imdi gez sardan sara
Şöyle garip bencileyin

Adile Sultan-Gazel



Aşkta kanun imiş âşıklara cevr eylemek
Âşık oldur kim cefâ-yı yâre sabretmek gerek

Aşk nâz ü şîve evvel gösterir âşıklara
Âşık ol demde ona cânı fedâ etmek gerek

Âşıkın ancak murâdı dostunun maksâdudur
Çekse de bin derd ü mihnet hep sebât etmek gerek

Arzâ-yı dü-cihândan geçmedir aşka nişân
Terk-i cân edip reh-i cânâna azm etmek gerek

Âftâb-âsâ bilip her zerresin nâr-ı safâ
Her belâ dosttan gelir kim merhabâ etmek gerek

Havf-ı a’dâ eylemez olan müsellah aşk ile
Yanmadan Hakka erilmez pertev-i tevhîd gerek

Nefsle cehd et tecellî eylesin aşk-ı Hudâ
Beyt-i kalbi Âdile ma’mâr ü pâk etmek gerek

Ruh-Süryanice bir şiir

RUH

Ey küçük güvercin! Eğer yüceliklerle gururlanıyorsan,
Ve onları toplamak için çaba harcıyorsan,
Bol ışınlara sahip olan güneş gibi parlayacak,
Ve melekler gibi ruhun ışınlarıyla yetkinleşeceksin.

Teori ve pratiklerle süslenecek olursan,
Ve yücelme doruğunda kendini sabitleştirir,
Somut özdeğin köleliğinden özgürleşebilirsen,
Göksel özgür kişilere çabuk eşlik edeceksin.


Bar Ebroyo (Abulfaraç) " Süryanice şiirinden"

FUZULİ-Beni Candan Usandırdı Cefadan Yar Usanmaz mı?




Beni candan usandırdı cefâdan yâr usanmaz mı
Felekler yandı âhımdan muradım şem’i yanmaz mı

Kamu bimarına cânan devâ-yı derd eder ihsan
Niçin kılmaz bana derman beni bîmar sanmaz mı

Şeb-i hicran yanar cânım döker kan çeşm-ı giryânım
Uyarır halkı efgaanım kara bahtım uyanmaz mı

Gül-i ruhşârına karşu gözümden kanlı akar su
Habîbim fasl-ı güldür bu akar sular bulanmaz mı

Gamım pinhan dutardım ben dediler yâre kıl rûşen
Desem ol bî-vefâ bilmem inanır mı inanmaz mı

Değildim ben sana mâil sen ettin aklımı zâil
Bana ta’n eyleyen gafil seni görgeç utanmaz mı

Fuzûlî rind-i şeydâdır hemîşe halka rüsvâdır
Sorun kim bu ne sevdâdır bu sevdâdan usanmaz mı

Yunanlı kızdan Santur sefası......

İsimsiz bir mektuptan bir bölüm

,

..........Hayatı olduğu gibi kabullenmekten mi yoksa farklı bir şekilde yaşamaktan mı sorun çıkıyor?Bana kalırsa sorun her ikisinden de kaynaklanıyor.Evet hayat bir oyundur ve her oyunun olduğu gibi bu oyunun da belli kuralları vardır.Bu oyunu olduğu gibi kabullenmeyipte oyuna yeni kurallar getireceğim diye oyundan atılma riskimiz var evet bazen bu risk eldeki bütün kazanımı da yok edebilir.Hayatta belli tabular mı var?İnsanlık tarihinden beri aynı şeyleri mi yaşıyoruz?Belki evet belki de hayır.Bir nevi evet çünkü hepimizde aynı duygular aynı hisler süre gitmekte belki de hayır çünkü hiç birşey gerçekte aynı olamaz.Zaman ,mekan,insan,hisler bir karmaşaya girerek ilerliyor.
İşin kısası bir oyun dedik yaşadıklarımıza;insanlığın doğuşuyla Ademin yeryüzüne indirilmesiyle kuralları tabulaşmış bir oyun.İşin tuhaf tarafı bu oyunda kazananın yada kaybedenin bilinmemesi.Gerçek anlamda kim kazanmış kim kaybetmiş bilinmiyor.Bunu bilen bu oyunu yaratan üstün zeka.Haydi biz oynamaya devam edelim..02.04.06 pazar saat 16.47

Didar olur.Yavuz Sultan Selim..mükemmel bir çalışma

Sanma şahım-- herkesi sen-----sadıkane ---yar olur
Herkesi sen--- dost mu sandın---belki ol----ağyar olur
Sadıkane-----belki ol -------alemde bir--didar olur
Yar olur,-----ağyar olur,-----didar olur,---serdar olur




Yavuz Sultan Selim'e ait bu güzel şiirin bir farklılığı var.Dikkatli okunduğunda bunu görebilirsiniz... GÖREBİLECEKMİSİNİZ ?
September 2008
MTWTFSS
August 2008October 2008
1234567
891011121314
15161718192021
22232425262728
2930