adam ve kadın
Wednesday, 8. October 2008, 14:01:08
Elinden tuttu Kadının, “gidip bir kıyı bulalım da bol bol düşünelim” dedi Adam.
Rahat konuşmaları için de zaman biraz yavaşladı.
Kadın: “İyi de ben bugün düşünmeye hazır değilim ki.”
Aradaki mesafe kuş tüyü kalınlığı kadardı.
İkisi de, gözlerinden yola çıkarak, yerküreyi iki kez katedip, konuşlandıkları yerde duruverince, Adam, dilini, Kadının kulakları üstünde gezdirdi.
Zamanda hafif bir hızlanma başladı.
Yürüdüler.
Yerkürede bugünlerde çok rüzgar vardı.
“rüzgarı biraz kısalım mı?” dedi Kadın, ağzını adamın ağzına iyice yaklaştırarak.
“saçlarını düzelteyim de önce.”
Yerkürenin ajanları o esnada y(-ık)aln derilerini değiştiriyorlardı.
Ve bulutlar saçlarından uzaklaşıruzaklaşmaz da Kadın, “bin kayığı kıyıya çekmeden d, bakmayacağız değil mi gemilere?” dedi Adama.
Telefonlar hiç çaldı.
Kurumuş günler satan marketlerin önlerinden geçtiler.
Bilgisayarların çoğu sıfıra ayarlıydı, kırık matematikliydi, yaslanacak dün’süzdü; yarın kesinkes köklü olmalıydı.
Kımıldanan tel örgülere baktılar.
Bir kara duvar haytalarını karartıyordu.
Alanlardan geçtiler.
İki ses tek oldu ve bu ses çok ses oldu.
Yeşil türküler çağırdılar.
Ve kayıkları güneşe boyuyorlardı.
Nuri Pakdil- otel gören defterler 1’den…






