Skip navigation.

Piramitler Uygurlar Eski Mısır ve Mu Ne alaka demeyin



Çin'in xi'an kenti yakınlarında Uygur medeniyrtinden kalma piramitler bulunmaktadır fakat bu piramitlerin üzerine belli olmasınlar diye yaprakları dökülmeyen ağaçlar ekilmiştir tabiki sebebide Çin tarihi ile yakında ilgi ve alakası bulunmayan bu piramitlrin ortaya çıkmasını engellemek aslında bilen tarihçiler biliyor velakin Çin yönetimi bu eserlerin varlığını bilen kişilerin çoğalmasını istemiyor.
Baştada belirttiğim gibi çinlilere ait değil bu pramitler eğer onların olsaydı şimdiden tertemiz hale fetirip turizm rant ve gelirleri elde etme yolunda reklamlar yapıyor olurlardı asıl korku Uygur Türklerinin varlığı ve o piramitlerin Uygur Türk tarihine ait olması.Ve bu piramitler içinde bir piramit varki beyaz piramit olarak adlandırılıyor özelliği ise dünyanın en büyük piramiti olması ama tarih kaynaklarındada en büyük piramit olarak geçmiyor çünkü yapı Uygur Türk'ü nün yapısı ve hala çin yönetimi tarafından gizlenmekte.



Şimdi piramitlerini sadece insan gücüyle ve ilkel inşaat araçlarıyla yapıldığını ileri sürenler büyük bir yalana ortak olmaktadırlar kanıtlar bu iddanın yalan olduğunu göstermekte İşte o yalanda insanların mağaralarda avcılık toplayıcılık yaparak ve daha sonra sırasıyla maden devirlerini yaşayarak günümüz teknolojisine ve yaşam standartına kavuşmuş olduğu yalanıdır aslında Uygur Türk devleti teknolojinin bizim şuan yaşadığımız devirdende ileri olduğu batık Mu adasının dolayısıyla Mu medeniyetinin kolonisi dir.
Mu kıtasında oluşturulmuş olan medeniyetin teknolojik olarak bizden ileri oldukları kesindir çünkü hala mısır piramitlerinin dahi nasıl yapıldığı mağara hikayeleri anlatan arkeolog ve tarihçiler tarafından isbat edilememiştir.Gerek Uygurlara ait piramitlerde gerekse mısırlılara ait piramitler Mu medeniyetinden göç edip Hindistan'dan Türkistan'a yayılan insanların imzası vardır alttaki resim Mu'dan yapılan göçleri göstermektedir.



Eski Mısır tarihindede ünlü bilge Osiris vardır ki bu kişininde Atlantiste eğitim aldığı ve daha sonra Mısıra gelerek bir takım reformlar yaptığı bilinmektedir.Mısır insanı piramitleri kenti mimari birikimlerin sonucu mu yoksa ithal mi olduğu bundan sonra yapılacak tarafsız tarihçilerin araştırmalarına bağlıdır Uygur ve Mısır piramitlerinin yüksek bir teknolojiyle yapılmışolduğu açık ve gerçektir
Bu söylediklerimi kavraya bilmek için meteryalist tarih kitaplarının mağara hikayelerinden kurtulup araştırma yapmak gerekir




işte Uygur piramitlerinden bir resim daha çin liler üstüne ağaç dikmişler işte kanlı çin ideolojisinin ırkçılığı(SÖZDE IRKÇILIĞA KARŞI İDEOLOJİLERİ VAR!!!!)

Katre-i Matem






Kateri-i Matem gerçekten iyi bir roman olaylar lale devrinde geçiyor lale devrinin karmaşasını o zamanki insanların ve devletin kurumlarının ne durumda olduğunu bizlere çok iyi bir biçimde anlatıyor.İskender Palanın bu el yazmasını Türk edebiyatına kazandırması çok önemli bir durum yoksa belkide bu kitapdan haberimiz olmayacak atalarımızın mirası raflarda tozlu olarak kalacaktı.Kitabın omurgasını bir cinayet oluşturuyor eşinin yanıbaşında öldüğünü gören genç cinayeti işlemiş olarak gösterilince işlemediği bir suçtan ötürü gizlenerek gerçek katilleri bulmaya çalışıyor.Dahası eşi ölü olarak gördüğünde avcunda sıkıya tutmuş olduğu lale soğanınıda bulunuyor.Okumanızı tavsiye ediyorum çünkü bir polisiye romandan fazlası var mesela laleler ve patrona halil isyanı osmanlı kurumlarında önemli mevkideki insanların çıkarları için oluşturdukları rant ve cinayet üçgeninide anlatıyor aslında.Bu kitapdan öğrendiğin ilginç bir bilgide var lalenin Hollandaya bizden gitdiği evet Bit jan efendi lale soğanı alıp beraberinde götüyor
Romandaki olaylardan bir çoğu gerçek yaşamdan alınma bence mutlaka okuyun tavsiye ederim4e

Şu şiirdeki asalette bir bakın

Bizdik o hücûmun bütün aşkıyla kanatlı;
Bizdik o sabah ilk atılan safta yüz atlı.

Uçtuk Mohaç ufkunda görünmek hevesiyle,
Canlandı o meşhûr ova at kişnemesiyle!

Fethin daha bir ülkeyi parlattığı gündü;
Biz uğruna can verdiğimiz yerde göründü.

Gül yüzlü bir afetti ki her bûsesi lâle;
Girdik zaferin koynuna, kandık o visâle

Dünyâya vedâ ettik, atıldık dolu dizgin;
En son koşumuzdur bu! Asırlarca bilinsin!

Bir bir açılırken göğe, son def'a yarıştık;
Allaha giden yolda meleklerle karıştık.

Geçtik hepimiz dört nala, cennet kapısından;
Gördük ebedî cedleri, bir anda yakından!

Bir bahçedeyiz şimdi şehidlerle berâber;
Bizler gibi olmuş o yiğitlerle berâber.

Lâkin kalacak doğduğumuz toprağa bizden;
Şimşek gibi bir hâtıra nal seslerimizden.
Yahya Kemal Beyatlı
Download Opera, the fastest and most secure browser
December 2009
M T W T F S S
November 2009January 2010
1 2 3 4 5 6
7 8 9 10 11 12 13
14 15 16 17 18 19 20
21 22 23 24 25 26 27
28 29 30 31