Tuesday, February 14, 2012 10:29:19 PM
satır arası, bir fincan kahvenin hatırı, Mehmed Kırkıncı, kahve
...
Bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı varsa; acaba insan olarak yaratılmanın hatırı ne olmalıdır?Mehmed Kırkıncı
Tuesday, February 14, 2012 10:24:57 PM
yalnızlık, Ebu Zer, satır arası, kötü arkadaş
...
Yalnızlık kötü arkadaştan; iyi arkadaş da yalnızlıktan iyidir.Ebu Zer
Monday, February 13, 2012 9:53:47 PM
satır arası, camın ardındaki hayatlar, eğitim, çikolatalı kek
...
Bir camın ardından seyretmek hayatı,
Dokunamamak ellerinle, hissedememek yüreğinle,
Sadece hayal etmek ve hayatı bir pencereden seyretmek.
Böyle bir şey olmalı, büyük şehir de çocuk olmak.
Cam bir fanusun içinde, steril bir hayatı yaşamak
Gönlünce koşamadan, dizlerin bile kanamadan
Düşme riskine rağmen bir ağaca tırmanmadan
Bir ağacın tepesinde evcilik oynamadan
Ellerini ısırgan otlarına kaptırmadan,
Kedilere bir hayvanat bahçesinde,
Ancak gözlerinle dokunabildiğin,
Bir çocukluğun ardından, fazla korunmuş bir zayıflıkla
Doludizgin bir yetişkinliğin içinde bulmak kendini
Hazırlıksız ve deneyimsiz...
Özgürlük tutkusuyla doğar bir çocuk
Sonsuzluk ister, sonunu düşünmeden koşmak ister
Her bir şeye önce elleriyle, sonra yüreğiyle dokunmak ister
Hiç durmadan sürekli hareket etmek ister
Oysa ki büyük binaların arasındaki hayat,
Hiç de harekete yer bırakmaz
Kocaman apartmanların içindeki küçücük yürekler ancak,
Sınırları belli bir parka gittiğinde koşabilir
Özgürlüğü ilk defa koşarken fark eder insan
Kollarının arasından tutmaya çalışan rüzgarın inadına
Kapatıp gözlerini sürekli koşmak ister.
Etrafı çevrili bir yerde ne kadar hissedilir ki bu duygu...
Bu dünyanın çocukları için hayatın temposu erken başlar
Sabahın serinliği içinde daha küçücükken kreşe giderler
Baba gibi annede çalışır, annede yorgundur buralarda
Annenin vicdanı, çocuğun bakışına saplanır da,
Kimsenin sesi çıkmaz
İçindekileri dinlerse, yapamayacağını bilir annenin yüreği
Her sabah ağlar çocuk, gitmek zorunda olduğunu bilmesine rağmen
İşe yaramadığını gördüğünde vazgeçer bağırmaktan
Orada arkadaşlarıyla oynar, sosyalleşir, becerileri gelişir de,
Şu koşuşturmaca olmasa,
Her sabah ve her akşam bir şeylere yetişme paniği,
Hayat buralarda ne kadar da hızlıdır aslında,
Bir sabah olur, bir akşam,
Hızlı olduğu kadar, çabuk da tükenir buralarda ömür.
Buralarda çocukların her şeyi olur,
Kıyafetler, oyuncaklar, boyalar ve renk renk kitaplar
Güzel ve temiz elbiseler giymek güzel de
Hiç düşünmeden kirletebilsem der çocuğun yüreği
Annem her istediğimi alıyor da bana
Keşke bu kadar yorulmasa,
Bu kadar bıkkın olmasa bakışları...
Eve geldiğimde bana kapıyı açsa, ya da camda beklese
Bir de bana çikolatalı kek yapsa ne güzel olurdu.Psikolog-Psikoterapist Banu Yaşar
Monday, February 13, 2012 9:42:54 PM
satır arası, otorite, baba ve oğul, baba ve kız
...
Genellikle ilk otorite kaynağı babadır. Onunla kurulan ilişki daha sonraki yıllarda hayatına giren tüm otorite unsurları ve kadere bakış açısının da temelini oluşturur. Babasına öfke duyan, yakınlık kuramayan, ondan sadece korkan ve sevgisini ifade edemeyen çocuk büyüdüğünde otorite olan her şeyle sorun yaşayabilir. Tepki gösterir, sorun çıkarır ya da dışarıdan pasif ve silik, içinde öfke taşıyan bir insan oluverir.
Babanın arkadaşlığını ve sevgisini alarak büyüyen çocuklar, hayata daha güvenle başlar, bilir ki babası onun hep arkasında ve destekçisi olarak kalacak. Attığı adımlarda ona güvendiğini söyleyecek, ona inanacak. Baba oğul, erkek erkeğe dolaşmak ya da bir iş yapmak en tatlı anılar olarak kalacak zihninde. Onunla özdeşim kuracak, onun gibi olmaya çalışarak erkeklerin dünyasını öğrenmeye başlayacak.
Bir kız çocuğu için hayatındaki ilk erkek olan babasıyla ilişkisi eş seçimini, kendinden hoşnut olup olmamasını bile etkileyecek, onda gördüğü davranışları diğer ilişkilerine de genelleyecek, çevresini ve insanları algılamasında, yorumlamasında temel oluşturacaktır.
Bu sebeple, özellikle ilk yaşlarında çocuğun büyüme serüveni kaçırılmamalıdır. Bu yaşlara şahitlik ve tanıklık etmek, kendi büyüme serüvenimiz ve olgunlaşmamız içinde gerekli olacaktır.Psikolog-Psikoterapist Banu Yaşar