Skip navigation.

Elveda.....

Son sözümüz olmadi elveda.
son sözler beynimde hala.

Bizi ayıran caresizlik oldu.
Hayatimiz hasretle doldu.
Son sözler gözlerde boğuldu.
Beni böyle birakip gidimiyorsun diye sordu.
Elden ne gelir.....Elveda....
Bir daha dönermisin diye sordu.
Ya Rab bir care.....Nasipse.....Elveda..
Hakkini helal et.....elveda.....
Helal olsun Sende helal et...Elveda....
Onu son görüşüm oldu.
Ben Gittim O Beklemedi.
ben döndüm O yoktu.
İzleri vardı orada burada...kendi yoktu...
Sözleri kalmış kıyıda köşede...Sesi yoktu...
Kokusu vardı bir yerlerde...bedeni yoktu...
kokladım Son nefesini...Toprağın kokusu yoktu...
gözlerimle ısladım....toprağını.
Artık kafamı okşayan elleri yoktu..
Ben sustum, gözlerim susmadı.....
Elveda...
Elveda.....
Elveda....
(AnneAnnem için.) -Suat.-

Ziya bey 80 Yasinda

, , ,

Ziya 80 yasinda, yine oturmus her zaman ki cam kenarinda.
Disariyi seyrediyor, düsuncelere daliyor.
akli hep eski aci tatli hatira larin da.
Nerede oldugunu biliyor, bir bakim evinde.
Ne zaman geldigi kimin umurunda?
Bir delikanli beliriyor Ziyanin yaninda.
Tanidik geliyor bu yabanci delikanli.
Cikaramiyor, belki aklinin, belki de dilinin ucunda.
Ziya; "Siz kimsiniz?"
Yabanci; "....Ben....se....og... tanidinmi?"
Yas ermis kemale kulaklari da duymaz olmus yaslanmis ziya.
Bir vakit oglu getirmisti bakim evine.
Oglu bir geldi, iki geldi ziyaretine,
sonra bir mektup yazmis, ziya hatirliyor simdi son satirlari
"kusura bakma baba, zamanim yok, islerim bitince gelirim bir ara"
Ziya nin yureginde bu satirlar bir yara.
Bir yabanci delikanli beliriyor Ziya nin kenarinda.
Ziya bakiyor yabanci ya, delikanli da Ziya ya.
Bu genc tanidik geliyor ziya ya,
ziya cikaramiyor, ya bir arkadas ya bir akraba.
Ziya; "Siz kimsiniz bey efendi?"
Delikanli yine anlatiyor "..en nin ....lunum.....tanimadinmi?......"
Ziya yorgun, delikanliyi dinlemiyor, aklina cok sorular takiliyor.
Ziya; "Oglumu görür seniz selam soyleyin gelsin, cok ozledim... söylersiniz degilmi?"
Yabanci onaylar sekilde gözleri yasli kafasini salliyor.
Ziya selam göndermenin rahatligi icerisin de tatli bir uykuya daliyor.
O sirada Hemsire geliyor "Babaniz uyumus uzerini ortelim, Yine mi hatirlamadi sizi.
Delikanli gözleri yasli "yine hatirlamadi canim babam, bu gunde hatrlamadi beni babam."
Hemsire "Yaslilik, artik biraz zor hatirlar, Onun tek avuntusu gecmiste kalan hatiralar."
...............
......
..


Suat y.

Wiew Denmark from my eyes

, , , ...

Denmark with, Beautiful sunsets an snow covered streets This is the sights i have been witness to, i fell lucky to see such a beauty.

Golden cage dreams.

, ,

Have you ever lived in a place you never liked? Did you always dreamt of some other distant land, but never got the chance to live there? But have a hope to be there someday?
I feel like I am a bird in a golden cage with a dream of thorny bushes. Then of course I am thinking of the birds situation to, do birds have a dream? Do they feel strange to life's in cage? Even if they were born there? I don’t know, maybe they do, may be they don't, I have to be bird to understand the situation. One and only thing I know, it's hard to live like that for me. I tried to love my cage, I kept telling my self that my cage was golden, warm, there is lots of stuff to eat and drink and there was newer to cold, or to hot. My heart won’t listen to me. I don’t know what to do, if I listen to my heart and fly away from my comfy cage, then I would maybe die in the cold and brutal but even so beauty land. The land itself is not actually cold and brutal, it's just because I am strange to the land. But I could be lucky and learn how to fly. Maybe my heart will burn in joy and melt the coldness in the land, make warmth to my wings and bring the spring to the cold land in my dreams. Then again even if I died, I would die happy.
suat

YASALAR

, ,

WOLLOUGHBY YASASI
Birine bir makinenin çalışmadığını kanıtlamaya
çalışırsanız, makine o anda çalısacaktır.

ANDREW YOUNG YASASI
Eğer 100 işadamı yasal olmayan bir iş yapmaya karar
verirlerse, o iş yasal olur.

AXWELL'IN GIKARDIGI SONUC
Eğer havayı soluyabiliyor ama suyu içemiyorsanız
geri kalmış bir ülkedesinizdir. Oysa, suyu içebiliyor
ama havayı soluyamıyorsanız kalkınmış bir ülkedesinizdir.

LOFTA'NIN GOZYASLARI
Hiç kimse sizi kendinizi iyi hissettiğiniz zaman
terketmez.

FANT YASASI
Bir eliniz dolu iken diğer elinizle kilitli bir
kapıyı açmak zorunda kaldığınızda, anahtar kesinlikle
elinizin dolu olduğu taraftaki cebinizdedir.

MONLY'NIN KURALI
Mantık, yanlış sonuca özgüveninizi yitirmeden
sistematik bir biçimde ulaşma yöntemidir.

GOODWIN'DEN HATIRLATMA
Gözle görülen eleştirilmeye mahkumdur.

FULTON'UN YERCEKIMI YASASI
Düşen bir nesneyi sakın tutmaya çalışmayın. Bırakın
düşsün, daha az zarar görecektir.

CAIMPELL YASASI
Ne kadar az iş yaparsanız, işleriniz o kadar yolunda
gider.

KOVACI'IN YASASI
Telefonda yanlış numara çevirdiğinizde, asla meşgul
çalmaz.

ANONIM BIR YASA
Beklenmedik bir yerden gelen para, beklenmedik bir
harcamaya gider.

MURPHY'NIN ONARIM KONUSUNDAKI YASASI
Ufak bir arızayı gidermeye çalışırken, daha onemli
bir arızaya neden olursunuz.

ONEMLI INSANLAR KURALI
Büyük hayranlık ve saygı duyduğunuz insanların derin
düşüncelere daldığını gördüğünüzde, büyük olasılıkla
öğle yemeğinde ne yiyeceklerini düşünüyorlardır.

YASENEK'IN GOZLEMI
Öpü şen insanlar birbirlerine o kadar yaklaşırlar ki,
birbirlerinin hatalarını göremezler.

ARLEN YASASI
Bir yerden ayrılırken, insanların size ne kadar iyi
davrandıklarını görmek çok ilginctir.

Karanlık ve aydınlık

, ,


Belki ben karanlığı küçümsedim.
Oysa karanlık aydınlığın kardeşiydi.
Mercimek tanesi beynimle karanlığa hüküm giydirdim,
bir lanet, bir boğuntu, bir olumsuzluklar alemi olarak.
Oysa karanlık olmadan aydınlığı anlayamazdım.
karanlığa anlattım isyanlarımı, aydınlığı şikayet ettim.
Kardeşi kardeşe düşman kıldım.
aydınlığı sevdim, karanlığı aydınlığa şikayet ettim.
karanlığa söverken, aydınlığı övdüm.
Aydınlığa tebessüm, karanlığa göz yaşımı döktüm.
En büyük sırları karanlığa bahşettim.
En büyük mutlulukları aydınlığa neşrettim.
Aydınlık sırlarımı ele verir, karanlığı sırdaş seçtim.
Oysaki karanlığın sırları, benim sırlarımdan daha keskin.
Aydınlığın neşesi, benimkinden daha şendi.
Ne karanlığa kırgınım, ne aydınlığa kızgınım.
Burada en iki yüzlü ben çılgınım.
Hem aydınlığa, hem karanlığa haksızlık edenim,
ve haksızlığa devam edeceğim......
Karanlıkta, aydınlıkta, beni bilsin istedim.

Suat.