BU GÜZEL GELENEĞİ KİMLER SÜRDÜRECEK !? Makalelerim (DENGE)
Tuesday, 29. April 2008, 21:44:14
DENGE 28. 04. 2008
Suat TUTAK
Bir güzel gelenekten söz edeceğim sizlere bugün, sevili okuyucularım. Söke’de yaşayan bir avuç sayıda; yaşı ilerlemiş olan GÖNÜL DOSTU insanının, yine bir avuç GÖNÜL İNSANINA sahip çıkması, çeşitli vesilelerle küçük etkinlikler tertipleyip, onları bir araya getirmesi, onlara; çamsakızı, çoban armağanı, günün anısına uygun küçük hediyeler vermesi, bir küçük yemek partisi vererek, günün anlamına uygun konularda anı, şiir, fıkra türü yazılar okunup kutlanması, anılması olayıdır.
Biliyor musunuz bunu, kaç yıldır yapmaktalar? Bu etkinliklere katılanlarınız bilir amma ben, yine de söyleyeyim. Tam kırk yıldır bu güzel gelenek aksatılmadan sürdürülmekte, yaşatılmaktadır. Ben bile; geçen şu onbeş sene içinde, 8-10 tanesine katılmışımdır. Hala; o mütevazi toplantı ve etkinliklerinin kazandırdığı küçük, mütevazi, maddi değeri az ama manevi değeri büyük olan, verilmiş hediyeleri bir anı olarak, büyük bir ödül olarak saklamaktayım.
Biliyor musunuz; bu küçük ama anlamlı, 25-30 kişilik toplantıların bir eşine daha Türkiye’de, belki dünyada rastlayamazsınız. Yalnızca, Söke’de olur ancak… Size bir şey itiraf edeyim mi; o manevi dünyaya hitap eden toplantılara, etkinliklere katılanların dudaklarında canlandırılan tebessüm, o gizemli, o anlamlı gülümseme, yüreklere ılık ılık eriyip akan dostluk sevgisinin ateşi, hiçbir kelime topluluğuyla ve Alfabe’nin, sözlüklerin içindeki sözlerin yan yana dizilmesiyle anlatılamaz. Ancak yaşanır.Yaşatılır…
İşte size bu tür bir etkinlik beraberliğinden söz edeceğim şimdi… Her zamanki hassasiyetiyle, heyecanı ve titizliği ile yine Muzaffer İŞLEKEL ağabeyimizin organizesi, aracılığında Söke’nin köklü ailelerinden, sevgili dost kişiler, “HAYDARAKİ” diye, tanınan Ali AKKAYA, İbrahim AKKAYA, Orhan AKKAYA ve çocukları Mustafa AKKAYA kardeşlerin konukseverliği, misafirperverliği ile onların bahçesinde, bir yemekli etkinlik düzenlediler.
Kırk kişiye kadar davetlinin içinden 25-30 kişi civarında konuk katıldı… Bu amaçsız; sıradan bir toplantı, sözüm ona sıradan bir yemek etkinliği değildi. Gündemiyle, kurallarıyla, konusuyla hazırlanıp gidilen, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’yla başlanan anlamlı ve gurur verici bir toplantı idi.
Konusu; “ATATÜRK VE 23 NİSAN” dı. Katılan konuklar genelde belirtilen konuda eserler veya yazdığı eserlerini okuyup, anılarını anlattılar. Manevi duygular yeniden şahlandı. Duygulandık. Coştuk. Hatta zaman zaman gözpınarlarımızda gözyaşları toplaştı…
Ben de, şehit olmuş ve Cumhuriyet döneminde yaşamış, bir askerimizi anlatan “Cumhuriyet Çocuğu…” adlı şiirimi okudum. “Canımsın Türkiye’m” adlı, ikinci şiir kitabımdan seçtiğim, 107 ve 108. sayfasında yer verdiğim bir şiirimdi bu… Mikrofonsuz okunmasına rağmen hepimiz çok duygulandık.
Hatta sayın İlçe Jan. Komutanımız…….. olayları yaşadıkça çok duygulandı. Etkilendi. “Olmaz böyle bir şey. Hiçbir yerde böyle güzel bir etkinlik yoktur. Yaşamadım. “ şeklinde sözleriyle, ruh halini dile getirdi.
Yazılar, şiirler, anılar ve ilgili fıkralardan, anekdotlardan sonra etkinliğin ikinci bölümü olan, yemek faslına geçildi. O fasıl da ayrı bir güzellikteydi. Herkesin memnuniyetini, duygularını yüz ifadeleri anlatıyordu. Sözle anlatmaya gerek yoktu. Çeşitli fotoğraflarla güne nokta konulup, anılar sayfasına işlenmiş oldu…
Eğer yanılmıyorsam bu etkinliğe katılanların listesi şöyle oluşuyordu :
İlçemiz Emniyet Müdürü Sn:…………, İlçemiz Jandarma Komutanı Sn:………., A Takımımızın önderlerinden Eczacı Halil Özşar-lak, A Takımının temel direklerinden ve müdavimlerinden sevgili Fahri Sevil, Kameraman yazar ve gazeteci dost sevgili Cevdet Üzüm, A Takımının vazgeçilmez büyüklerinden Süleyman Kara, Yine A Takımının ve Söke’nin centilmenlerinden Mızrap Nazlı, A Takımının temel taşlarından ve bu sanatsever treninin Lokomotifi sevgili Muzaffer İşlekel ağabey, her fırsatta “Ben artık Sökeli’ yim..” diyen,Söke’ye birçok ödüller getirip, adını yurdun dört bir yerinde duyuran usta şair ve kalemlerimizden Abdülkadir Güler, bendeniz naçizane dost sevdalısı Suat Tutak, yine Söke’mizde yaşayan şairlerin içinde hece veznini, ağız tadı ile şiirde sunan, Söke’mizin usta şairlerinden sevgili dost Aşır Tunca, ilçemizde doğup büyüyen Söke’de uzun süre SÖKELİ DENİZLİLER DERNEĞİ’ ne kurucu Başkanlık yapan ve yine Söke’ye “PAMUKKALE” Dergisi’ ni kazandıran, şuan Söke Ekspres Gazetesi’ nde birlikte KÖŞE YAZARLIĞI yaptığımız, sevgili dost Ali Sarayköylü, Yine A Takımının vazgeçilmezlerinden, eski futbolcu, emekli muhasebeci, güzel insan Özkan Onur ağabeyimiz, Söke’de yerleşip kalan ve artık Sökeli olan, Söke Vergi Dairesi eski Müdür Yardımcılarından güzel dost, değerli arkadaş Orhan Gündüz, Eski Belediye başkanlarımızdan, Söke’ye çok emek ve hizmet vermiş, Karakaşlar şirketinin kurucusu ve Söke’de güzel olan her şeye destek veren, A Takımının DUAYEN AĞABEYİ Ekrem Karakaş, Söke’nin çok eski yıllardan beri Fotoğrafçılığını yapan, Söke’de TRT’ nin tek temsilcisi, fotoğraf sanatı ve habercilik duayenlerinden ve Fotoğraf sanatındaki Söke’deki profesyonellerinden sevgili dost Zeki Kemiklioğlu (Foto Kent ), Yine Söke’nin köklü eski ailelerinden, eski esnaflarından güzel bir insan, Haluk Kutlay, Yine Söke’de haklı olarak saygın bir yere gelen, kentimizin güzel evlatlarından Hilmi Fırat Anadolu Lisesi Müdürü Kazım Alp, Yine Söke’mizin Yavuz Selim Lisesi eski Müdürlerinden şair ve sevgili dost, Halil Güven olmak üzere bu etkinliğin konuğu olduk.
Bizleri ağırlayan, hoşça birkaç saat yaşamamıza fırsat veren güzel insanlar, Söke’nin tanınmış köklü ailesi ve güzel insanları Ali, Orhan, İbrahim Akaya kardeşler ve oğulları Mustafa Akkaya’ ya sonsuz teşekkürler ediyorum.Katılımcı arkadaşlara da ayrıca bu nazik katılımları için teşekkür ediyorum.
Ve diyorum ki; bu güzellikler, bu güzel insanlarla sona ermesin… Bilmediğimiz Söke’nin bu gibi güzel insanlarına sesleniyorum… Gelin artık sizler de, bir adım atın. Bu bayrağı yere düşürmeyin.Dalgalanmasını sağlayalım…Bu güzellikler öncülerinin gitmesiyle sona ermesin. Sahiplenelim. Geleceğe ve dünyaya örnek olalım. Güzelliklerin öncüsü unvanı bizde kalsın. Mutluluğu ve gururu da…[/FONT]
Suat TUTAK
Bir güzel gelenekten söz edeceğim sizlere bugün, sevili okuyucularım. Söke’de yaşayan bir avuç sayıda; yaşı ilerlemiş olan GÖNÜL DOSTU insanının, yine bir avuç GÖNÜL İNSANINA sahip çıkması, çeşitli vesilelerle küçük etkinlikler tertipleyip, onları bir araya getirmesi, onlara; çamsakızı, çoban armağanı, günün anısına uygun küçük hediyeler vermesi, bir küçük yemek partisi vererek, günün anlamına uygun konularda anı, şiir, fıkra türü yazılar okunup kutlanması, anılması olayıdır.
Biliyor musunuz bunu, kaç yıldır yapmaktalar? Bu etkinliklere katılanlarınız bilir amma ben, yine de söyleyeyim. Tam kırk yıldır bu güzel gelenek aksatılmadan sürdürülmekte, yaşatılmaktadır. Ben bile; geçen şu onbeş sene içinde, 8-10 tanesine katılmışımdır. Hala; o mütevazi toplantı ve etkinliklerinin kazandırdığı küçük, mütevazi, maddi değeri az ama manevi değeri büyük olan, verilmiş hediyeleri bir anı olarak, büyük bir ödül olarak saklamaktayım.
Biliyor musunuz; bu küçük ama anlamlı, 25-30 kişilik toplantıların bir eşine daha Türkiye’de, belki dünyada rastlayamazsınız. Yalnızca, Söke’de olur ancak… Size bir şey itiraf edeyim mi; o manevi dünyaya hitap eden toplantılara, etkinliklere katılanların dudaklarında canlandırılan tebessüm, o gizemli, o anlamlı gülümseme, yüreklere ılık ılık eriyip akan dostluk sevgisinin ateşi, hiçbir kelime topluluğuyla ve Alfabe’nin, sözlüklerin içindeki sözlerin yan yana dizilmesiyle anlatılamaz. Ancak yaşanır.Yaşatılır…
İşte size bu tür bir etkinlik beraberliğinden söz edeceğim şimdi… Her zamanki hassasiyetiyle, heyecanı ve titizliği ile yine Muzaffer İŞLEKEL ağabeyimizin organizesi, aracılığında Söke’nin köklü ailelerinden, sevgili dost kişiler, “HAYDARAKİ” diye, tanınan Ali AKKAYA, İbrahim AKKAYA, Orhan AKKAYA ve çocukları Mustafa AKKAYA kardeşlerin konukseverliği, misafirperverliği ile onların bahçesinde, bir yemekli etkinlik düzenlediler.
Kırk kişiye kadar davetlinin içinden 25-30 kişi civarında konuk katıldı… Bu amaçsız; sıradan bir toplantı, sözüm ona sıradan bir yemek etkinliği değildi. Gündemiyle, kurallarıyla, konusuyla hazırlanıp gidilen, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’yla başlanan anlamlı ve gurur verici bir toplantı idi.
Konusu; “ATATÜRK VE 23 NİSAN” dı. Katılan konuklar genelde belirtilen konuda eserler veya yazdığı eserlerini okuyup, anılarını anlattılar. Manevi duygular yeniden şahlandı. Duygulandık. Coştuk. Hatta zaman zaman gözpınarlarımızda gözyaşları toplaştı…
Ben de, şehit olmuş ve Cumhuriyet döneminde yaşamış, bir askerimizi anlatan “Cumhuriyet Çocuğu…” adlı şiirimi okudum. “Canımsın Türkiye’m” adlı, ikinci şiir kitabımdan seçtiğim, 107 ve 108. sayfasında yer verdiğim bir şiirimdi bu… Mikrofonsuz okunmasına rağmen hepimiz çok duygulandık.
Hatta sayın İlçe Jan. Komutanımız…….. olayları yaşadıkça çok duygulandı. Etkilendi. “Olmaz böyle bir şey. Hiçbir yerde böyle güzel bir etkinlik yoktur. Yaşamadım. “ şeklinde sözleriyle, ruh halini dile getirdi.
Yazılar, şiirler, anılar ve ilgili fıkralardan, anekdotlardan sonra etkinliğin ikinci bölümü olan, yemek faslına geçildi. O fasıl da ayrı bir güzellikteydi. Herkesin memnuniyetini, duygularını yüz ifadeleri anlatıyordu. Sözle anlatmaya gerek yoktu. Çeşitli fotoğraflarla güne nokta konulup, anılar sayfasına işlenmiş oldu…
Eğer yanılmıyorsam bu etkinliğe katılanların listesi şöyle oluşuyordu :
İlçemiz Emniyet Müdürü Sn:…………, İlçemiz Jandarma Komutanı Sn:………., A Takımımızın önderlerinden Eczacı Halil Özşar-lak, A Takımının temel direklerinden ve müdavimlerinden sevgili Fahri Sevil, Kameraman yazar ve gazeteci dost sevgili Cevdet Üzüm, A Takımının vazgeçilmez büyüklerinden Süleyman Kara, Yine A Takımının ve Söke’nin centilmenlerinden Mızrap Nazlı, A Takımının temel taşlarından ve bu sanatsever treninin Lokomotifi sevgili Muzaffer İşlekel ağabey, her fırsatta “Ben artık Sökeli’ yim..” diyen,Söke’ye birçok ödüller getirip, adını yurdun dört bir yerinde duyuran usta şair ve kalemlerimizden Abdülkadir Güler, bendeniz naçizane dost sevdalısı Suat Tutak, yine Söke’mizde yaşayan şairlerin içinde hece veznini, ağız tadı ile şiirde sunan, Söke’mizin usta şairlerinden sevgili dost Aşır Tunca, ilçemizde doğup büyüyen Söke’de uzun süre SÖKELİ DENİZLİLER DERNEĞİ’ ne kurucu Başkanlık yapan ve yine Söke’ye “PAMUKKALE” Dergisi’ ni kazandıran, şuan Söke Ekspres Gazetesi’ nde birlikte KÖŞE YAZARLIĞI yaptığımız, sevgili dost Ali Sarayköylü, Yine A Takımının vazgeçilmezlerinden, eski futbolcu, emekli muhasebeci, güzel insan Özkan Onur ağabeyimiz, Söke’de yerleşip kalan ve artık Sökeli olan, Söke Vergi Dairesi eski Müdür Yardımcılarından güzel dost, değerli arkadaş Orhan Gündüz, Eski Belediye başkanlarımızdan, Söke’ye çok emek ve hizmet vermiş, Karakaşlar şirketinin kurucusu ve Söke’de güzel olan her şeye destek veren, A Takımının DUAYEN AĞABEYİ Ekrem Karakaş, Söke’nin çok eski yıllardan beri Fotoğrafçılığını yapan, Söke’de TRT’ nin tek temsilcisi, fotoğraf sanatı ve habercilik duayenlerinden ve Fotoğraf sanatındaki Söke’deki profesyonellerinden sevgili dost Zeki Kemiklioğlu (Foto Kent ), Yine Söke’nin köklü eski ailelerinden, eski esnaflarından güzel bir insan, Haluk Kutlay, Yine Söke’de haklı olarak saygın bir yere gelen, kentimizin güzel evlatlarından Hilmi Fırat Anadolu Lisesi Müdürü Kazım Alp, Yine Söke’mizin Yavuz Selim Lisesi eski Müdürlerinden şair ve sevgili dost, Halil Güven olmak üzere bu etkinliğin konuğu olduk.
Bizleri ağırlayan, hoşça birkaç saat yaşamamıza fırsat veren güzel insanlar, Söke’nin tanınmış köklü ailesi ve güzel insanları Ali, Orhan, İbrahim Akaya kardeşler ve oğulları Mustafa Akkaya’ ya sonsuz teşekkürler ediyorum.Katılımcı arkadaşlara da ayrıca bu nazik katılımları için teşekkür ediyorum.
Ve diyorum ki; bu güzellikler, bu güzel insanlarla sona ermesin… Bilmediğimiz Söke’nin bu gibi güzel insanlarına sesleniyorum… Gelin artık sizler de, bir adım atın. Bu bayrağı yere düşürmeyin.Dalgalanmasını sağlayalım…Bu güzellikler öncülerinin gitmesiyle sona ermesin. Sahiplenelim. Geleceğe ve dünyaya örnek olalım. Güzelliklerin öncüsü unvanı bizde kalsın. Mutluluğu ve gururu da…[/FONT]














