Karalama Defteri

Buruk bir duygu -- Akrabanın düşmanlığı ve dostların eziyeti, yılan zehrinden daha acıdır.Hz.Ali (R.A.)

Subscribe to RSS feed

PROF.DR.ÜSTÜN DÖKMEN den hayatımıza yön verecek tavsiyeler...


- Güvenmediğin kimseye aleyhine kullanabilecek hiçbir koz verme.

- İnsanlara doğru değer ver, hak etmeyenleri sil.

- Kimseye yalvarma.

- Asla dönüp arkana bakma.

- Sır tutmasını bil.

- Dostlarının yeri ayrı, sevgilinin yeri ayrı. Sevgilin için dostlarını, dostların için sevgilini satma.

- Kimsenin lafıyla dolduruşa gelme, ama aklının bir köşesinde de tut.

- Bir ilişkiyi kafanda bitirdikten sonra iki çift tatlı söz, iki damla gözyaşı için asla yumuşama.

- Seni sevenlerle kullananları iyi ayırt et.

- Seni dinleyip anlamaya niyetli olmayanlarla tartışma.

- Emrivaki oluşturulan dostlukları kabul etme.

- Eğer verdiğin o kişide kalmıyorsa ikinci bir sır şansı verme.

- Kendini öven insanlardan kaç.

- Karşındakinin doğruyu söylediğini varsayma.

- Kendine saygını yitirmene neden olacak hiçbir şey yapma.

- Sorunun olduğunda insanlar zaman ayırıp seni dinliyorsa onların öğütleri gözardı etme.

- Göz göre göre su birikintilerine taş atma, mutlaka üzerine sıçrar.

- Gözyaşlarının değerini bil. Onları hak etmeyenler için harcama.

- Senin zekana inanan insanları hayal kırıklığına uğratma.

- Kendini sev.

- Dışarıdaki güneşe bakıp gülümse ve önünde koskocaman bir gelecek olduğunu unutma.

- Dostluğunla yetinmeyenler için hiçbir fedakarlık yapma.

- İnsanları kaybediyorsun diye ağlayıp sızlama, ama kazandığın insanların değerini bil.

- Kimseye taşıyabileceğinden fazla değer verip bununla övünmesine fırsat verme.

- İstediğini almak için asla duygu sömürüsü yapma.

- Sana duyulan sevgiyi ve güveni istismar etme.

(Üstün Dökmen)

PROF.DR.ÜSTÜN DÖKMEN den hayatımıza yön verecek tavsiyeler...



- Güvenmediğin kimseye aleyhine kullanabilecek hiçbir koz verme.

- İnsanlara doğru değer ver, hak etmeyenleri sil.

- Kimseye yalvarma.

- Asla dönüp arkana bakma.

- Sır tutmasını bil.

- Dostlarının yeri ayrı, sevgilinin yeri ayrı. Sevgilin için dostlarını, dostların için sevgilini satma.

- Kimsenin lafıyla dolduruşa gelme, ama aklının bir köşesinde de tut.

- Bir ilişkiyi kafanda bitirdikten sonra iki çift tatlı söz, iki damla gözyaşı için asla yumuşama.

- Seni sevenlerle kullananları iyi ayırt et.

- Seni dinleyip anlamaya niyetli olmayanlarla tartışma.

- Emrivaki oluşturulan dostlukları kabul etme.

- Eğer verdiğin o kişide kalmıyorsa ikinci bir sır şansı verme.

- Kendini öven insanlardan kaç.

- Karşındakinin doğruyu söylediğini varsayma.

- Kendine saygını yitirmene neden olacak hiçbir şey yapma.

- Sorunun olduğunda insanlar zaman ayırıp seni dinliyorsa onların öğütleri gözardı etme.

- Göz göre göre su birikintilerine taş atma, mutlaka üzerine sıçrar.

- Gözyaşlarının değerini bil. Onları hak etmeyenler için harcama.

- Senin zekana inanan insanları hayal kırıklığına uğratma.

- Kendini sev.

- Dışarıdaki güneşe bakıp gülümse ve önünde koskocaman bir gelecek olduğunu unutma.

- Dostluğunla yetinmeyenler için hiçbir fedakarlık yapma.

- İnsanları kaybediyorsun diye ağlayıp sızlama, ama kazandığın insanların değerini bil.

- Kimseye taşıyabileceğinden fazla değer verip bununla övünmesine fırsat verme.

- İstediğini almak için asla duygu sömürüsü yapma.

- Sana duyulan sevgiyi ve güveni istismar etme.

(Üstün Dökmen)

Yararlı Debug Attributeleri

Yararlı Debug Attributeleri
Debug işlemleri yaparken işimize yarayacak 3 adet Attribute'ü aşağıdaki örnek üzerinden incelersek ;

DebuggerDisplay attribute'ü ilgili sınıfdan nesne örneğini incelediğimizde debug penceresinde istediğimiz şekilde görünmesini sağlayabiliriz.



DebuggerStepThrough attribute'ü ile de F11 ile kod debug edildiğinde bu kod satırların debug işlemi sırasında dikkate alınmayacağını belirtir. Örneğin

Ogrenci o = new Ogrenci();
o.Name = "ali";
o.No = 22;

gibi bir kod satırında o.Name="ali"; satırında iken F11 'e bastığımızda Name özelliğinin set metoduna dallanacağını biliyoruz. Fakat DebuggerStepThrough attribute'ü set için uygulandığından bu dallanma gerçekleşmeyecek o.No=22 satırından itibaren debug işlemi devam ecektir. (Laf aramızda süper bir atrribute'müş kendisi yahu wink )

DebuggerBrowsable isminden de açıkça belli olduğu üzere bu attibute'ün uygulanmış olduğu nesnenin X özelliği debug ekranında görüntülenmeyecektir.





[DebuggerDisplay("Ad ={Name},No = {No}")]
public class Ogrenci
{

private string _name;
public string Name
{
[DebuggerStepThrough]
get { return _name; }

[DebuggerStepThrough]
set { _name = value; }
}

private int _no;
public int No
{
get { return _no; }
set { _no = value; }
}
private int _x;
[DebuggerBrowsable(DebuggerBrowsableState.Never)]
public int X
{
get { return _x; }
set { _x = value; }
}
}

Kaynak

Sana yapılmasını istemediğini sen de başkalarına yapma

Eskilerin söylediği özlü sözler üzerinde biraz düşünüldüğünde ne kadar çok şeyi özetlediğini ve ne kadar önemli noktalara değindiğini fark ediyor insan. İlkokul yıllarında anlatılan, öğretilmeye çalışılan özlü sözlerden biri ''sana yapılmasını istemediğini sende başkasına yapma''. Şimdilerde çok klasik çok klişe geliyor insanlara ama hayatın içinde yaşadıkça, öğrendikçe, insanlarla ilişkilerini daha anlamlı hale getirmeye ve dostluklar oluşturmaya çalıştıkça bu klişe sözün manasını çok daha iyi anlıyor.

Bu özlü sözü biz ne kadar uygulamaya çalışsakta olayın bizde bitmediği ve birde karşı tarafın davranışları dikkate alındığında anlaşılıyor ki uygulaması pekte kolay değil. Siz ne kadar size yapılmasını istemediğiniz şeyi yapmamamakta dikkatli olsanız da karşınızdaki şahsi muhterem kişiler bunu hiiiiççç dikkate bile almadan kendi doğrusuyla hareket edip, size göre yanlış olan birşeyi size uygulayabiliyor.

Bilmiyorum atalarımız bu özlü sözü söylerken ‘’empati’’ kavramını biliyorlar mıydı?smile Bu klişe sözün özünde çok duyduğumuz çok kullandığımız bir kelime olan empati var bence. Empati, bir insanın, kendisini karşısındaki insanın yerine koyarak onun duygularını ve düşüncelerini doğru olarak anlamasıdır diye tanımlanıyor en sade haliyle. Yaptığımız hareketlerin sonuçlarının ne olacağını düşünmemizde, sorgulamamızda çok faydası var empatinin. Bu sonuçlar başka neleri doğururu, kimler nasıl etkileniri düşünerek davranışların frenlenmesinde başrol oynuyor. Empati karşılıklı yapıldığı takdirde amacına ulaşan davranış biçimi, aksi halde ne kadar uygulamaya çalışsak da, mahkemede herkese sende haklısın diyen Nasreddin Hoca hissiyatına mazhar olmaktan başka bir işe yaramayabiliyor.

Empati konusunda özellikle dikkatimi çeken husus şudur; bazı kişiler empatiyi karşıdan beklerken genellikle kendileri bunu yapmayı unuturlar ya da unutmayı tercih ederler. Bilge bazı arkadaşlar karşısındaki kişi ona yanlış gelen birşey yaptığında o kişiyi yerden yere vurup, bunu yaparken veya söylerken benim ne düşüneceğimi nasıl kırılacağımı tahmin etmeliydi diye yorumlarken, aynı davranışı kendisi yaptığında ise; böyle hissettim ve bu nedenle yaptım veya söyledim. Eğer düşündüğümü söylemeseydim ve yapmasaydım yalan söylemiş ve yanlış davranmış olurdum ki bu hiç bana göre değil. Ben düşüncelerimi açıklıkla paylaşmaktan yanayım diyebiliyor. Bu durumda karşısındaki kişinin ne düşündüğü onun için önemli değildir, önemli olan kendi düşündüğü ve düşündüğünü yaparak tatmin olmasıdır.

Empati doğuştan kazanılır deniliyor. Yanında bir bebeğin ağladığını gören diğer bebek ağlamaya başlar, yere düşen arkadaşının dizinin kanadığını gören çocuk dizini sıvazlar vs. Ben ise bazı kişilerin emptayi doğuştan, bazılarının ise sonradan, bazılarının ise kazandığını sanıp ne kadar çabalasa da empati adına hiç birşey öğrenemediklerini düşünüyorum. Çünkü bu kişiler o kadar çok ben merkezcil yaşıyorlar ki karşısındaki kişiler umurlarında bile değil. Tabi bunu herkes için bu şekilde uygulamayabiliyorlar. Çok çok değer verdiği insanlar için empatik olmaya çalışabiliyorlar ama diğerleri yani çevresindeki diğer kişiler hiç önemli değildir onlar için. Önem verdikleri kişileri kaybetmeme duygusu (yine kendi egoları vardır ön safhada) nedeniyle empatik olmaya çalışırlar.

Bu noktada önemli olan da zaten kişinin iletişim kurduğu insanların hepsi ile bunu başarmaya çalışmasıdır.

Bu demek değildir ki ben hep karşımdaki kişinin hassasiyetine göre kendimi kastırmalı ve ona göre davranmalıyım. İnsan empati kurcam diye de kendini yok edecek, silecek kadar baskı altına almamalıdır elbette. Kendini tamamen başkasının yerine koymaya çalışırken insan kendisi olmaktan çıkabilir. İşte burada önemli olan empati yapılırken dengenin iyi ayarlanmasıdır, aksi takdirde ihtiyaç gibi görünüp zamanı geldiğinde insana zarar veren bir alışkanlığı; farkında olmadan beraberinde ödün vermeyi getirebilir.

Özetle diyebilirim ki; empatinin fazlası paranoya, azı da egoizme yol açıyor. Kişi karşısındaki kişilerin hassasiyetlerini dikkate almalı. Onun için hiç önemli olmayan şey karşısındaki kişi için hayatının anlamı olabilir. Şayet o kişilerle ile ilişkisini devam ettirmek istiyorsa, onların bu hassasiyetlerine önem vermeli onları ezip geçmemelidir. Eğer bunu yapmıyor ise birde bakar ki yanında hiç kimse yok. Bütün olanlara rağmen hala kendini sorgulamıyor, yanlışı nerede yaptığının farkına varmıyorsa bu daha da vahimdir. Çünkü kendisi bile yolunun sonunu görememektedir.

imza:BİRCAN

Kalbin Mühürlenmesi

Öteden beri insanları meşgul eden bir meseledir kalbin mühürlenmesi. Sık sık konuşmalarda geçer, kitaplarda, dergilerde geçer. Acaba bu kalbi mühürlenenler kimlerdir ve bu mührü basan kimdir? Kısmet olursa, yazımızda bu olaya değineceğiz. Sık sık işitiriz: “Gözleri vardır görmezler, kulakları vardır işitmezler, kalpleri vardır hissetmezler” diye. Acaba neler oluyor da gören gözler görmez oluyor; işiten kulaklar işitmez oluyor; aslî vazifesi duymak, düşünmek, hissetmek olan kalp, kaskatı kesiliyor.

Read more...

Huzur vermeyen huzur bulamaz.

Tezcan&Nadiye

Şems-i Tebrizi

‎* Bir şey yap, güzel olsun.
Çok mu zor ?..
O vakit güzel bir şey söyle..
Dilin mi dönmüyor..?
Öyleyse güzel bir şey gör veya güzel bir şey yaz.
Beceremez misin ?..
O zaman güzel bir şeye başla ama hep güzel şeyler olsun..
Çünkü ;
Her insan ölecek yaşta...*

Yapabilirsiniz Çünkü Yapmalısınız ...

• Heyecan duyulmadan büyük işler başarılamaz.
• Üşenmeyin, ertelemeyin, vazgeçmeyin.
• Hayatın gerçek amacı bilgi değil eylemdir.
• Kurnaz insanlar okumayı küçümser, basit insanlar ona hayran olur, akıllı insanlar ise ondan faydalanır.
• Uğraş, didin, düşün, ara, bul, koş, atıl, bağır.
• Durmak zamanı geçti, çalışmak zamanıdır. (Tevfik Fikret)
• Karamsarlığa kapılan kalpler çözümleri düşünmeye fırsat bulamazlar.
• Başarısızlık yapamamak değil, yapamayacağını sanmaktır.
• Düşünce yeteneğini öldüren en büyük düşman alışkanlıklardır.
• İnsanlar hayalleriyle yaşarlar ve biraz yaşamaya başlayınca tüm hayallerini kaybederler. (Voltaire)
• Nereye gideceğini bilmiyorsan hangi yoldan gittiğinin hiçbir önemi yok.
• Alışkanlık anahtarı kaybolmuş bir kelepçedir. (Amos Porris)
• İnsan öğrenmeyi bıraktığı gün yaşlanır. (Henry FORD)
• Biz bu ülkede 18 yaşında yaşlanıyoruz 30’larda ölüyoruz, 70 yaşında gömülüyoruz. (Ahmet Şerif İzgören)
• Akıllı insan için her gün yeni bir hayattır.
• Bundan 20 yıl sonra yaptıkların değil yapamadıkların için üzüleceksin.
• Oturarak başarıya ulaşan tek yaratık bir tavuktur.
• Öteki insanlardan daha akıllı ol fakat bunu onlara söyleme.
• Başlamak için en uygun zamanı beklerseniz hiç başlayamayabilirsiniz.
• Mükemmel zamanı beklemeyin.
• Rüzgarın ve havanın doğru olmasını beklerseniz, hiçbir şey ekemez ve hiçbir ürün alamazsınız.
• Beklemeyin zaman asla doğru olmayacaktır.
• Olmamız gereken şeyi olduğumuz gibi kalarak olamayız.
• Erdem, çıkarların çarpıştığı yerde belli olur. (M. Morgan)
• Hiçbir zafere çiçekli yollardan gidilmez. (La Fontaine)
• Hedefsiz gemiye hiçbir rüzgar yardım etmez. (Montaigne)
• Taşı delen suyun kuvveti değil, damlaların sürekliliğidir.
• Zor iş zamanında yapmadığımız kolay işlerin birikmesiyle oluşur. (H. Ford)
• Şans hazırlıklı olan zekayı tercih eder.
• Kabul edilen yanlışlık, kazanılmış zaferdir. (Gascigne)
• Eğer yürüdüğünüz yolda güçlük ve engel yoksa, bilin ki o yol sizi bir yere ulaştırmaz. (B. Show)
• Haklarımız, görevlerimizi yerine getirdikçe artar. (Anonim)
• Çevrelerine uymak için kendilerini yontanlar, tükenip giderler. (R. Hull)
• En büyük zaman hırsızı, kararsızlıktır. (C.Flory)
• Hiç kimse başarı merdivenlerini elleri cebinde tırmanmamıştır.
• İşler asla zor değildir. Yeter ki onları küçük parçalara bölebilelim.
• Bir liderin en önemli görevi, umudu yaymaktır.
• Size istediğim şeyi yaptırmamın tek yolu, size istediğiniz şeyi vermektir.
• Mucize, enerjinizi korkularınıza değil, rüyalarınıza verdiğiniz zaman başlar.
• Bir insanın kalitesini anlamak istiyorsanız, sorduğu sorulara bakın. (Ergün Güler)
• Dünyada değişmesini istediğiniz ilk şey kendiniz olmalıdır. (Mahatma Gandi)
• Başarılı olmak için tutunacak bir şey , sizi motive edecek, size ilham verecek bir şey bulmanız gerekir. (Tony Dorsett)

Vefasız....

Vefasız.....

İnsanlar, dostluk, arkadaşlık ve akrabalık ilişkilerinde neler yapıyor?

Değerlerini biliyor mu, biricikliğini, benzersizliğini anlayabiliyor mu?

Yoksa hayatı sonsuz, fırsatları sayısız sanıp kendini hep ileride bir gün karşılaşacağı sandığı bir başkasına ,bir yenisine ertelerken HAYAT yanından geçip gidiyor mu?

Her zaman arkanızda hissettiğiniz veya karşımıza zamansız çıkmış insanları yolunuzun dışına sürüklerken birgün geri dönüp onu deliler gibi arayacağını hiç hesaba katmıyor mu?

Hayat her zaman cömert davranmaz bize, sizlere, tersine çoğu kez zalimdir, her zaman aynı fırsatları sunmaz, toyluk zamanlarınızı ödetir. Hoyratça kullandığınız arkadaşlıkların, eskimeden yıprattığınız dostlukların, savurganca harcadığınız aşkların hazin hatırasıyla yapayalnız bırakır bir gün.

Bir akşamüstü yanınızda kimse olmaz, ya da olanlar olması gerekenler değildir. Yıldızların bizim için parladığını göremeyen gözleriniz, gün gelir hayatınızdan kayan yıldızların gömüldüğü maziye kitlenir.

TeZCaN

EŞEK

Bir gün, bir çiftçinin eşeği kuyuya düşer.
Adam ne yapacağını düşünürken, hayvan saatlerce anırır.
En sonunda çiftçi, hayvanın yaşlı olduğunu ve kuyunun da zaten
kapanması gerektiğini düşünür ve eşeği çıkartmaya değmeyeceğine karar
verir. Bütün komşularını yardıma çağırır. Her biri birer kürek alarak kuyuya toprak atmaya başlarlar. Eşek ne
olduğunu fark edince, önce daha beter bağırmaya başlar. Sonra, herkesin şaşkınlığına, sesini keser.
Birkaç kürek toprak daha attıktan sonra, çiftçi kuyuya bakar. Gözlerine inanamaz. Eşek, sırtına düşen her kürek toprakla müthiş bir şey yapmakta, toprağı aşağıya silkeleyerek yukarı çıkmasına basamak hazırlamaktadır.
Bir süre sonra, komşular toprak atmaya devam edince, herkesin şaşkınlığı altında eşek, kuyunun kenarından dışarı bir adım atıp, koşarak uzaklaşır!

Hayat üzerinize hep toprak atacaktır; her türlü pislik ile.
Kuyudan çıkmanın sırrı, bu pisliği silkeleyip bir adım yükselmektir.


Sıkıntılarımızın her biri bir adımdır. En derin kuyulardan bile yılmayarak, usanmayarak çıkabiliriz.
Silkelenin ve biraz daha yukarı çıkın.
February 2012
M T W T F S S
January 2012March 2012
1 2 3 4 5
6 7 8 9 10 11 12
13 14 15 16 17 18 19
20 21 22 23 24 25 26
27 28 29